Onyomani ne demektir?
Onyomani; alışveriş bağımlılığı ya da takıntılı alışveriş davranışı olarak tanımlanabilir. Çoğu zaman ihtiyaç dışı ve kontrolsüz bir şekilde para harcama, aşırı alışveriş yapma arzusu, alışverişi ve para harcama ile yoğun zihinsel meşguliyet şeklinde gözlemlenir. Kişi ağırlıklı olarak kızgın, üzgün ya da kaygılı hissettiğinde alışveriş yapma ihtiyacı ve arzusu sergiler; alışveriş sırasında keyif, zevk ve coşku; alışverişin kısa süre sonrasında da geçici bir rahatlık, haz ve doyum hissederken; uzun vadede suçluluk, utanç ve sıkıntı hisleri belirginleşmeye başlar. Bir süre sonra, harcanan paranın miktarının ve yapılan alışverişin başlı başına kişinin hayatı için bir problem yaratmaya başlaması ile durum patolojik bir kısırdöngü haline gelir. Kişi, hayatındaki insanlarla ve yakınlarıyla para ve harcamalar konusunda tartışmalar ve çatışmalar yaşamaya başlar. Alışverişin tutarı ve alınanların miktarı konusunda yakın çevresine yalanlar söylemeye başlar; yanında kredi kartları olmadan kendini “eksik’’, “yarım’’ hatta “kaybolmuş’’ gibi hisseder...
Ünye Rehberlik Araştırma Merkezi Psikolojik danışman Cemil Zorlu; onyomani hastalığının alkol ve madde bağımlılığında hiçbir farkı olmadığını, hastalığın tam olarak psikiyatri tanı sınıfına girmese de gelecekte oldukça önemli yer bulacağına dikkat çekti. “Hasta olan kişi alışveriş yapmadan rahat etmez, kendini huzursuz, sinirli ve gergin hisseder. Ayrıca tekrarlayıcı ve dürtüseldir” diyen Zorlu, şunları söyledi:
“Kişiler bu alışkanlığı kontrol etmeye çalışıyor ama başarısız oluyor. Günde 8-10 saat kadar vaktini alışverişe ayırır. Alışverişi yaptığı sırada madde almada alınan hazzın aynısını hisseder. Beğendiği veya beğenmediği bir şeyi alması çok önemli değil. Genelde aldıkları şeyleri kullanmazlar. Dolaplara yığar, hiç çıkarmazlar."
Onyomanin zaman içinde, kişinin özel, ailevi ve sosyal hayatında ilişkisel çatışmalara zemin hazırladığı gibi, mesleki ve maddi problemlere de neden olduğunu belirten Cemil Zorlu, “Çoğunlukla, depresyon, kaygı bozuklukları ya da bastırılmış öfke ve saldırganlık duyguları ile paralel olarak ortaya çıkan, diğer bağımlılıklarla paralellik taşıyan, alkol, ilaç ya da uyuşturucu madde bağımlılıklarından ya da yeme bozukluklarından çok da farklı olmayan bir rahatsızlıktır” dedi.
Tedavi şart…
Cemil Zorlu, kişisel ve ailesel sorunlara yol açabilecek olan bu rahatsızlıkla ilgili tedavinin şart olduğunu söyleyerek, “Hastalar kontrolsüz harcama nedeniyle büyük miktarlarda borçlanabilir. Bu evli çiftler arasında huzursuzluğa, kavgaya ve boşanmaya neden olabilir. Bağımlılara genellikle bilişsel davranış terapisi uygulanır. Ancak ilaç da önerilebilir. Çoğu bu hastalıktan habersizdir. Depresyon ve anksiyete bozukluğuna eşlik etme ihtimali de var. Aile içi sorunlara yol açtığı gibi hastanın işini kaybetmesi gibi olumsuz sonuçlar da doğurabilir. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmeli" dedi.
Alışveriş merkezlerinin bağımlılar için en cezp edici yerler olduğunu savunan Zorlu’ya göre bağımlı kadınlar giyim, kozmetik ve mücevher almak isterken, erkekler daha çok elektronik, otomotiv ve büyük ev aletlerini tercih ediyor.