Fiskobirlik’in fındık üzerindeki itibarını kaybettiğini kaydeden Şirin, “Fiskobirlik’in fındık üzerindeki etkisi sıfırdır. Siz saygınlığınızı yitirmişsiniz, itibarınızı yitirmişsiniz, paranız olsa ne olur. Para bulunabilir ama itibar asla bulunmaz. Siz eğer itibarınızı kaybederseniz yıkılmış demeksinizdir. Sıfırı tüketmeden ne olması gerekiyorsa olmalıdır” diyerek uyarıda bulundu.
Ünye Ziraat Odası Başkanı İsmail Şirin, Fiskobirlik’in fındık üreticisinin olmazsa olmazı olduğuna işaret ederek, “Fiskobirlik bir üretici kooperatifi, ancak daha öncede kamuoyuyla paylaştığım gibi bu kooperatife yıllar yılı kooperatifçilik yaptırılmamış veya yapmamışlar, yapamamışlar. Ak Parti’nin 2006 yılındaki kısmi özerklik olayı gündeme gelene kadar Fiskobirlik devletin veya o günkü hükümetlerin taşeronluğunu yapmıştır. Kooperatifçilik bu değil ki, kooperatifçilik üyelerinden aldığınız fındığı siz değerlendirirsiniz daha sonra değerlendirdiğiniz fiyat üzerinden üreticiye geri dönersiniz. Ama bizde maalesef bu olmamıştır” dedi.
Kooperatif, kooperatifçiliğini yapsın
Ya küçüleceksiniz yeni baştan başlayacaksınız, ya da olduğu gibi götürmeye çalışacaksınız veyahut devleti bu işin içerisine mutlaka ve mutlaka sokacaksınız. Devlet ben alım desteği vermiyorum, alan bazlı destek veriyorum, üreticiyi böyle destekleyeceğim sen ne yaparsan yap. O zaman mademki devlet bunda kararlı ben İsmail Şirin olarak şöyle düşünüyorum, burada 250 bin üreticiden bahsediliyor, ortak olan kişi. Bütün ortakların bu kurumda hissesi var. O zaman ben bu kurumu kayyuma teslim ederim kayyum bütün varlığını, yokluğu çıkarır. Herkes hakkını alsın iptal edelim lav edelim gitsin. O zaman yeniden başka bir şey kuralım eğer bunu beğenmiyorsak veyahut böyle yürümeyecekse. Yürüyecekse, siz 250 bin ortağı olan bir kurumda 173 kişiyle genel kurul yapıp ben genel başkan seçildim diyebiliyorsanız benim size söyleyecek bir şeyim yok.”
Fiskobirliğin yöneticilerine ben şaşıyorum…
Fiskobirlik’in harcayıp, harcayıp borçlandığını belirten Başkan İsmail Şirin şu şekilde konuştu, “Şurayı satalım, borcu ödeyelim diyorlar. Satılıyor, üretim yok bir şey yok ama hayatınızı devam ettireceksiniz ne olacak tekrar borçlanıyorsunuz. Tekrar işin içinden çıkamayacak duruma geldiğinizde öbür gayrimenkulü satalım, şu fabrikayı satalım, bu araziyi satalım, yarın satacağınız gayrimenkul kalmadığı zaman ne yapacaksınız? Asıl bunu çok iyi düşünmek lazım. Sattınız tamam borcu ödedim diyorsunuz, rahata çıktık diyorsunuz, yalan söylüyorsunuz. Bugün hala üreticiye bilmem kaç milyar lira borcunuz var. Borçlu insanın baklava, börek yemesi olmaz. Siz şimdi borçlusunuz, ama elinizde bir makam aracı var beğenirsiniz beğenmezsiniz. Neymiş, Passat’mış. Passat kötü arabamı ya? Neymiş, 140 bin TL’ye Audi almışlar, olmadı ki. Yani hem borçlusunuz, insanlara hem de o kurumun parasıyla har vurup harman savurmaya devam ediyorsunuz. Bu doğru değildir.
Fiskobirlik’in yöneticilerine ben şaşıyorum. Yöneticiler derken buradaki arkadaşlarımızı kastetmiyorum. Genel merkezdeki yöneticilerine şaşıyorum. Orada nasıl oturabiliyorlar? Buradaki arkadaşlarıma da serzenişte bulunuyorum. Elli tane kooperatif var. Elli tane kooperatif yönetiminde 7’şer tane yönetici var, 350 kişi yapar. Bu arkadaşlarımız bir araya gelip de “arkadaş ne oluyor” dese bu iş çözülür diye düşünüyorum. Fiskobirlik elden gidiyor, göz göre, göre eriyor. Yarın satacağınız mal kalmayınca ortada kalacaksınız” diye konuştu.
Ödüyorsunuz da benim mi haberim yok…
Fiskobirlik yönetiminin 4 yıldan beri başta olduklarını ve ne yaptıklarını soran Şirin, “Bir şey yapmadılar. Yani bu işin ben böyle yürümeyeceğini düşünüyorum. Öyle bir kurum ki çalışan kaç kişidir, bilmiyorum ama 350 tane yönetici var. Genel manada 350 tane yöneticinin olduğu bir yerde o insanlar iyi kötü maaş alıyorlardır, yani 350 tane yöneticinin asgari ücretten maaş aldığını düşünürsek bu gideri neyle karşılanıyor?
Niyete bakmak lazım…
Ben bu işi böyle götüreceğim deniyorsa, yanlış olduğunu ifade ettim, bugünde ifade ediyorum. Bana göre 4 yıldan buyana yapılanlar bundan sonra yapılacakların teminatıdır. Yani ne yapılmışsa bundan sonra da aynı şekilde götürülecektir. Yok, Almanlarla anlaştık, şimdi tamam şurayı satıyoruz, tüm borçlarımızı ödüyoruz ama ben 2006’da fındık yatırdım 6 yıl oldu hala 3 bin 500TL alacağım var. Ödüyorsunuz da benim mi haberim yok. Bırakınız borçlarımızı tahsil etmeyi Fiskomar’dan alışveriş imkânı bile vermiyorlar. Nasıl düzelecek bu iş? Yani siz 4 yıldan beri hiçbir adım atmamış, satıp, satıp yemişsiniz. Yalanla, dolanla nereye gidilecek. Ben bundan sonra aynı şeyi yapıp götürecekler, kooperatifi bitirecekler diye düşünüyorum. Bunların doğru olmadığını ifade etmeye çalışıyorum” şeklinde konuştu.
Para bulunabilir ama itibar asla bulunmaz…
Şirin, “Sıfırı tüketmeden ne olması gerekiyorsa olmalıdır. Bugün Fiskobirlik’in mal varlığı borçlarını 3 defa ödeyecek kadar var. Yarın satılacak yer olmadığı zaman ne olacak? O zaman işin içinden çıkamayız. Ama bugün birileri bu işe el atarsa Fiskobirlik borçlarını öder. Şuanda Fiskobirlik’in fındık üzerindeki etkisi sıfırdır. Fiskobirlik ben fındık alıyorum dese kim verir? Siz saygınlığınızı yitirmişsiniz, itibarınızı yitirmişsiniz, paranız olsa ne olur. Para bulunabilir ama itibar asla bulunmaz. Siz eğer itibarınızı kaybederseniz yıkılmış demeksinizdir” diyerek sözlerine son verdi.