Yüce Allah’ın Kuran-ı Kerim’de “yüce bir ahlak üzere” olduğunu belirttiği ve tüm insanlara rahmet elçisi olarak gönderdiği, peygamberlik zincirinin son halkası olan Sevgili Peygamberimiz(sav)’in hicri takvime göre doğumu vesilesiyle kutladığımız Mevlid Kandili’ni 03 Şubat Cuma gününü Cumartesi’ye bağlayan gece idrak edeceğiz.
Sevgili Peygamberimizi anlatan en güzel kavram şüphesiz rahmettir. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Resul-i Ekrem’e hitaben: “Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ 21/107) buyrulmuştur.
Bugün Hz. Peygamber’in, merhamet ve müsamaha hususunda insanlığa sunduğu zengin mirastan yararlanmak ve sosyal yapımızda aksayan unsurların çözümünde bu dinamik değerleri harekete geçirmek gerekmektedir.
Dünyanın sanal ve geçici meşgalelerinin ve sonu gelmez heveslerinin bütün hayatımızı ve geleceğimizi ipotek altına aldığı modern dönemde, Rabbimizin rahmet yüklü mesajı Kur’an-ı Kerim’i ve âlemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamberimiz (sav)’in Sünnetini daha iyi anlamaya, bunun için de gönlümüzü Kur’an’a açmaya ve Sevgili Peygamberimiz(sav)’in örnek hayatını ve ahlakını rehber edinmeye ne kadar çok ihtiyacımız var.
O halde bu geceyi iyi değerlendirelim. Kur'an-ı Kerim okuyarak, namaz kılarak, dua ederek, geçmişimizle ilgi muhasebe yapıp hatalarımız varsa günahlarımızın bağışlanması için Allah'tan af dileyerek, dini sohbet ederek ya da dinleyerek, sevgili Peygamberimize bol bol salât ve selâm getirerek, hastaları, yaşlıları ziyaret ederek; yoksulları, öksüz ve yetimleri sevindirerek, anne ve babamızı arayıp dualarını alarak, eş, dost ve yakınlarımızla tebrikleşerek, dargın ve küskünleri barıştırarak, Allah ın yarattıklarını tefekkür ederek değerlendirebiliriz.
Bu duygu ve temennilerle, Mevlid kandilinin bütün insanlığa rahmet ve huzur getirmesini, Peygamberimizi ve insanlığa getirdiği en büyük hediye olan Kur’an’ı yakından tanımamıza vesile olmasını Yüce Mevlâ’dan niyaz eder, vatandaşlarımızın, soydaşlarımızın ve bütün İslam âleminin Mevlid Kandilini tebrik ederim.