Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yirmilik Dişler
Yirmilik Dişler
2 Temmuz 2013 Salı 09:45

Hepimizin bildiği gibi ağzımızda en son süren dişler üçüncü azı dişleridir. Genelde 17 ila 25 yaşları arasında sürmeye başlarlar. Bu dişlerin ağızda bırakılıp bırakılmaması konusu tartışmalıdır. Eğer doğru pozisyonda sürerlerse ve çevre dokulara zarar vermiyorsa bu dişin yerinde kalmasında bir sakınca yoktur. Çene kemiğine kaynaşmış ve anormal pozisyonlu bir dişin (röntgenle tespit edilmiş) ileride yol açacağı zararlar göz önüne alınarak çekimine karar verilebilir. Diş arkındaki yer darlığı durumlarında dişin sürmesi dişeti- kemik ve diğer komşu diş engeline takılabilir. Yirmilik dişin çekilmesini gerektiren haller nelerdir?   

ÇÜRÜK: Tükürük, bakteri ve yiyecek parçacıkları yeni çıkmakta olan dişin açtığı yuvada birikerek hem yirmilik dişi hem de yanındaki azı dişini tehdit eder. Bu tip çürükleri fark etmek ve tedavi etmek oldukça zordur. Ağrı ve enfeksiyona yol açan ve apseyle sonuçlanan ağır tablolar meydana gelebiliyor.

DİŞETİ HASTALIĞI (perikoronit): Kısmen çıkmış bir yirmilik dişin dişetinde bakteri ve yiyecek artıklarının depolandığı bir enfeksiyon odağı oluşur. Bu durum ağız kokusu, ağrı, ödem ve trismusa (ağzın tam açılamaması hali) sebep olur. Enfeksiyon lenfler aracılığı ile yanak ve boyuna yayılabilir. Yirmilik dişin etrafındaki bu enfeksiyona yatkın zemin her seferinde kolayca enfekte olmaya adaydır. (Bakınız, Dişeti hastalıkları)

BASINÇ AĞRISI: Sürme sırasında komşu dişlere de basınç uygulanıyorsa sıkışmadan dolayı da bir ağrı hissedilebilir. Bazı durumlarda bu basınç aşınmaya yol açar.

ORTODONTİK SEBEPLER: Pek çok genç birey dişlerindeki çapraşıklıkları düzeltmek için ortodontik tedavi görmektedir. Yirmi yaş dişlerinin sürme basınçları diğer dişlere de yansıyacağından diğer dişlerde de bir hareketlilik olur, çapraşıklıklar artabilir.

PROTEZLE İLGİLİ SEBEPLER: Protez planlaması yapılan bir ağızda yirmilik dişleri hesaba katmak gerekir. Çünkü, yirmilik diş çekildikten sonra değişen ağız yapısına göre yeni bir protez yapmak gerekecektir.

KİST OLUŞUMU: Gömük bir dişin sebep olduğu kistik vakalar gözlenmiştir. Kist kemik yıkımına, çene genişlemesine ve çevredeki dişlerin yer değiştirmesine ya da zarar görmesine sebep olur. Kemik yıkımını önlemek için diş çekilmeli ve kist temizlenmelidir. Nadiren bu kist çok geniş alanlara yayılırsa tümörlere dönüşebilir veya çene kemiğinde kendiliğinden kırılmalara yol açabilir.(Bakınız, Diş Apsesi)  Hiçbir rahatsızlık vermese de kötü pozisyonlu bir yirmilik diş niçin çekilmelidir? Dişin pozisyonunun bozuk olması enfeksiyon için tek başına yeterli bir sebeptir. Böyle bir durumda bahsedilen problemler mutlaka yaşanacaktır. Üstelik bu tip problemler aniden ve beklenmeyen bir zamanda gelişirler. Yirmilik dişler, fırça ve diş ipiyle ulaşılması zor alanlarda bulunurlar. Zamanla çürümeye yol açan bakteri, asit ve yiyecek artıkları bu bölgede toplanır. Eğer diş çürür ve dolguyla restore edilmezse diş kısa zamanda iltihaplanır. Bu dişleri temiz tutmak zor olduğundan biriken bakteri ve yiyecek artıkları kötü ağız kokusuna sebep olur.Dişeti altında yatay (düşeyden sapmış) pozisyondaki gömük bir diş, diğer dişlerin hareketi, sıklaşması ve çarpıklaşması ile sonuçlanacak olan bir basınç oluşturur.Gömük dişin üzerini kaplayan dişetinin altına toplanan bakteriler enfeksiyona yol açar. Yirmilik dişlerin çekilmesi için en uygun zaman nedir?

İmpact- kötü pozisyonlu bir diş şikayete yol açsın ya da açmasın 14 ila 22 yaşları arasında çekilmelidir. Genç yaşlardaki operasyonlar teknik olarak daha kolaydır ve iyileşme daha çabuk olur. 40 yaşın üstünde operasyonlar epey zorlaşır. Ayrıca yaşın artmasıyla birlikte yan etkiler de artar ve iyileşme dönemi uzar. Akut- aktif enfeksiyonun olduğu durumlarda (perikoronitis) diş çekilebilir mi?                           

Genellikle hayır. Enfeksiyonun var olduğu bir durumda müdahale edilirse enfeksiyon çevreye yayılır, yara iyileşmesi geç ve güç olur. Lokal ağız hijyeni, antibiyotikler ve bazen de karşı çenedeki yirmilik dişin çekimi ile enfeksiyon kontrol altına alınır. Yukarı diğer diş çekimlerinden farklı mıdır?         

Yirmilik dişin konum, şekil ve boyutuna bağlı olarak uygulanacak işlemin zorluk derecesi değişir. Basit bir çekimden sonra hafif bir şişlik, ağrı ve kanama olabilir. Daha özel işlemler gerektiren bazı kompleks çekimler de uygulanabilmektedir. Diş hekiminizin alacağı önlemler ve bulunacağı tavsiyeler yan etkileri minimalize eder.Bu çekimi takiben -dry soket- denen bir iyileşme bozukluğu yaşanabilir. Çekim boşluğunda kan birikmez ve ağrı da gelişebilir. Birkaç gün içinde durum düzelir. Ayrıca diş hekiminin tavsiyelerine uyulduğu takdirde bu olayla hiç de karşılaşılmayabilir. İleri yaşlarda kemik yapısı yoğunlaştığı ve esneklik azaldığı için çekim zorlaşır, iyileşme yavaşlar.

Operasyon sonrası bakım                                

Yara yeri kurcalanmamalıdır. Yoksa ağrı, enfeksiyon veya kanama gelişebilir. İlk 24 saat boyunca o taraf ile çiğneme yapılmamalıdır. İlk 24 saat sigara içilmemelidir. Çünkü sigara kanamayı arttırıp iyileşmeyi bozar. Tükürülmemelidir. Yoksa kanama artar ve pıhtı yerinden oynayabilir. Kanama kontrol edilmeli. Eğer dikiş atılmamışsa steril gazlı bezle tampon yapılır. Pıhtı oluşumu için tampon yarım saat ağızda tutulmalıdır. Tampon alındıktan sonra kanama devam ediyorsa yeni bir tane konur. Şişkinliğin kontrolü. Operasyon sonrası bölgeye soğuk bir tampon uygulayarak dolaşım yavaşlatılır ve yüzün şişmesinin önüne geçilir. Uygulama şöyle olmalıdır: 20 dakika soğuk tampon- 20 dakika ara- tekrar 20 dakika soğuk tampon şeklindeki periyotlarla devam edilir. İlk 24 saatten sonra her 2 saatte bir ılık tuzlu suyla ağzı gargara yapmak gerekir. Karışım 1 bardak ılık suya 1 çay kaşığı tuz koymak suretiyle hazırlanır.

20'lik diş problemi ve tedavisi

Halk arasında akıl dişleri de denilen 20'lik dişler çoğu insanın başına gerçekten büyük problem olabiliyor. Nasrettin Hoca'nın acısını anlayamayan ama kendisine yardımcı olmak isteyen kalabalığa söylediği meşhur deyişi ''Bana damdan düşeni getirin!'' sözündeki gibi bu acıyı ancak çeken bilir tabi ki. Ben de bu 20'lik dişlerden maalesef epeyce acı çekmiş biri olarak, toplum içinde de sık karşılaşılan bu problemi sizler için araştırdım ve bu konu hakkında bildiklerimi sizlerle paylaşmak istedim. Hepimizin bildiği gibi ağzımızda en son çıkan dişler üçüncü azı dişlerimiz olan bu 20'lik dişlerimizdir. Genellikle 17 ila 25 yaşları arasında çıkmaya başlarlar. Ancak çeşitli nedenlerle ağızda diğer dişlerimiz gibi yerini alamayan bu dişler gömülü şekilde kalırlar. Ve kişide zaman zaman ağrılara neden olurlar. Bu ağrılar kimi zaman, o bölgede oluşan enfeksiyon, şişme, çürüme, dişeti rahatsızlıkları ile dayanılmayacak boyutlara ulaşabilir. Bu dişlerin ağızda bırakılıp bırakılmaması konusu tartışmalıdır. Eğer uygun pozisyonda çıkıyor ve çevre dokulara zarar vermiyorsa bu dişin yerinde kalmasında bir sakınca yoktur. Ancak çene kemiğine kaynaşmış ya da en arkadaki darlık durumundan dolayı anormal pozisyonla gelen bir dişin ileride yol açacağı zararlar göz önüne alınarak çekimine karar verilebilir. Peki nedir bu dişin derdi? Hiç merak etmediniz mi? Neden çıkmaya çalışıyor, zaten kullanışlı değil, çıkmasa olmaz mıydı? Eminim ki siz de benim bir dönem yaşadığım bu problemden dolayı cevabını merak ettiğim bu soruları soruyorsunuzdur. Nedeni ise insanoğlunun çene yapısındaki yıllar içindeki geçirdiği değişimle açıklanıyor. Yüzyıllar önce atalarımızın yeme alışkanlıkları bizim çağımızdaki gibi değildi elbette. Çeneleri ve dişleri daha sert yiyecekleri yemeye uygundu. Be nedenle çene kemikleri daha büyük dişleri daha güçlüydü. Ancak yüzyıllar geçtikçe çene kemikleri gittikçe küçülmeye başladığı halde azı dişlerinde sayıca bu azalma tam olarak gerçekleşememiştir. Bunun sonucu olarak günümüz insanının ağzında son çıkan bu dişlere genellikle yer kalmamaktadır. Ve ne yazık ki bizlere de kendisine de sıkıntılar çektirmektedir. Peki nedir bu sıkıntılar? Önceden de söylediğim gibi, bu dişlerin gömük kaldığı o bölgede basınçtan dolayı yarattığı şiddetli ağrı en büyük şikayettir. Ayrıca 20'lik dişler, fırça ve diş ipiyle ulaşılması zor alanlarda bulundukları için zamanla çürümeye yol açan bakteri, asit ve yiyecek artıkları bu bölgede toplanır. Dolayısıyla ağrının yanında dişeti problemlerine, komşu dişlere zararlara, apselere ve kötü ağız kokularına yol açabilirler. Çoğu diş hekimi, bu gömülü azı dişlerinin çekilmesi için mutlaka problem yaratmalarını beklemenin yanlış olduğunu düşünmekte. Şikayete yol açmayan gömülü üçüncü azıların erken dönemde alınması ile nedeni tespit edilemeyen çene ağrıları ve diş eti hastalıkları gibi bazı riskler de ortadan kalkacaktır. Benim görüşüme göre de; tabi ki diş hekiminizin de önermesi koşuluyla, erken dönemde yapılacak çekimlerin ileride doğabilecek pek çok problemi önleyeceğini unutmayınız. Çünkü genç yaşlardaki operasyonlar teknik olarak daha kolaydır ve iyileşme daha çabuk olur. Yaş ilerledikçe operasyonlar da epey zorlaşır. İleri yaşlarda kemik yapısı yoğunlaştığı ve esneklik azaldığı için çekim zorlaşır, yan etkiler artar ve iyileşme dönemi uzar. Aktif enfeksiyonun olduğu durumlarda ise, enfeksiyonun çevreye yayılma riskine karşı çekim ertelenmelidir. Eğer ertelenmezse yara iyileşmesi de geç ve güç olacaktır. Lokal ağız hijyeni, antibiyotikler ve bazen de karşı çenedeki yirmilik dişin çekimi ile enfeksiyon kontrol altına alınır. Çekim kişinin çene yapısı ve mevcut gömülü dişin pozisyonuna göre bazı kişilerde çok kolay bazı kişilerde ise zorlu olabilmektedir. Gömülü dişin üzerindeki dişeti dokusu açıldıktan sonra kemik ve diş üzerindeki bağlayıcı dokular uzaklaştırılır. Ardından diş çekilir ve açılmış olan dişeti dikilir. Bu operasyondan sonra hastanın diş hekimi tarafından önerilecek ağrı kesici, antibiyotik gibi bazı ilaçları alması gerekebilir. Genellikle 5-7 günden sonra dikişler alınır. Çekim sonrası size önerebileceğim bazı detaylar; - Yara yeri kurcalanmamalıdır. Yoksa ağrı, enfeksiyon veya kanama gelişebilir,

- Çekim sonrası o bölgeye konulan tamponu eğer kanama devam ediyorsa ikinci bir steril tamponla değiştirin,

- Çekim sonrası doktorunuzun önerdiği belli bir süre zarfında sıvı ve katı yiyecekleri ertelemeliyiz. Amaç çekim boşluğundaki pıhtının korunarak yara iyileşmesini hızlandırmaktır,

- Kanamayı arttırabilecek aspirin gibi ilaçları kullanmayın,

- Diş hekiminiz önerdiyse, çekimden belli bir süre sonra ağız gargaraları ile ağzınızı çalkalayabilirsiniz,

- Şişliğin ve ağrının azaltılması için, yine diş doktorunuzun önerisiyle soğuk tampon kullanılabilir. Evet değerli okuyucular, umarım sizlere fayda sağlayacak beğendiğiniz bir yazı kaleme almışımdır. Dilerim bilgi olarak faydalandığınız kadar okurken keyif de almışsınızdır. Diş hekimi değilim ama yorum ve sorularınız olursa tıp doktoru olarak elimden geldiğince cevaplamaya çalışırım. Yazıma son verirken şunu da belirtmeden geçemeyeceğim, bu yazı bu problem hakkında ilgilenen kişiler için paylaştığım bir bilgi yazısıdır. 20'lik diş problemi olan kişilerin öncelikle diş hekimlerine başvurup, mevcut gömülü dişleriyle ilgili problemleri için onlardan bilgi ve tavsiye almaları elbette daha doğru olacaktır. 20lik diş çekimi normal diş çekiminden farkı var mıdır? Evet, farklıdır. Yirmilik dişlerin çene kemiğindeki konumu, duruş pozisyonu, büyüklüğü, üzerinin kemikle kaplı olması veya mukoza ile kaplı olması çekimi zorlaştırabilir.·                                 

Bu bölgede kolay bir çekimden sonra hafif şişlik, ağrı ve kanama görülebilir. Bu çekimi takiben bu bölgede çekim boşluğuna kan toplanmaz ve ortam kuru kalırsa alveolit-kuru soket-dry soket – denen bir iyileşme sorunu yaşanabilir. Birkaç gün sonra bu durum düzelir. Eğer diş hekiminizin tavsiyelerine uyulursa iyi bir postoperatif (işlem sonrası) bakımla gerek ilaç, gerek doktorunuzun gözlem ve pansumanıyla hastada bu sorunlarla karşılaşılmayabilir.

İleri yaşlardaki hastalarda kemik yapısı yoğunlaştığı ve esneklik azaldığı için çekim zorlaşır, iyileşme yavaşlar.

Özel Ünye Karayalman Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği

Diş Hekimi Onur Özdemir




YORUMLAR
Bu Habere Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.