Warning: session_start() [function.session-start]: open(/home/unyekent.com/tmp/sess_5ooi1cqbs4tdlqmauqm2t3vhv6, O_RDWR) failed: Read-only file system (30) in /home/unyekent.com/httpdocs/erdem.php on line 3

Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
HEPAR’ın İl Başkanı Ordu’dan atandı
HEPAR’ın İl Başkanı Ordu’dan atandı
9 Ağustos 2017 Çarşamba 10:10
Hak ve Eşitlik Partisi Ordu İl Başkanlığına atanan Mehmet Çelik yeniden faal hale getirdikleri HEPAR için; “İl Başkanlığını yeniden kurup halk içerisine karışarak gerçek Türkiye’nin ne tarz sıkıntılar içerisinde olduğunu ve bunu aşmak için Türk milleti olarak Türk, Kürt, Çerkez, Laz ve herhangi bir etnik kimlik ayrımı yapmadan, birlik beraberlik içerisinde dik durmamız açısından önemli olduğu için bu oluşumun içerisine dâhil olduk.” dedi.

Hak ve Eşitlik Partisi Ordu İl Başkanı Mehmet Çelik gazetemiz muhabirine HEPAR oluşumu içerisine nasıl girdiğini anlatarak şu açıklamaları yaptı;”Hepar oluşumunun içerisinde parti kurulduğundan bu yana takip eden bir kişiydim özellikle genel başkanımızın Osman Pamukoğlu’nun şuan onursal kurucu genel başkan sıfatıyla partimizin bünyesinde. Geçmişe dönük baktığımız zaman Osman Pamukoğlu’nun, Atatürk’den sonra Ordu içerisinde Türk askeriyle, er ve erbaşlarla Pkk ile savaş vermiş eline silah almış ve savaş vermiş bir komutan.

1993 – 1995 yıllarında Pkk dağ kadrosunun 12.000, 13.000 olduğu zamanlarda iki, üç sene gibi kısa bir sürede 6000’lere kadar düşürülerek teröre büyük bir darbe vurmuş komutan.Bundan dolayı özellikle Türk milliyetçi kimliğinin ağır bastığından dolayı bu oluşumun içerisine katıldık. Bizede böyle bir görev geldi. İl Başkanlığını yeniden kurup halk içerisine karışarak gerçek Türkiye’nin ne tarz sıkıntılar içerisinde olduğunu ve bunu aşmak için Türk milleti olarak Türk, Kürt, Çerkez, Laz ve herhangi bir etnik kimlik ayrımı yapmadan, birlik beraberlik içerisinde dik durmamız açısından önemli olduğu için bu oluşumun içerisine dâhil olduk. Bunun içinde il başkanlığını yeniden aktif edip görev alma yetkisi verildi bizde bunu seve seve zaten kurulda da memnuniyetle kabul ettik.”

-“Birlik ve beraberlik içerisinde dim dik durmak için bu oluşuma dahil olduk”-

Çelik Partinin Ordu ve ilçe teşkilatlanmaları konsunda bilgi vererek,siyasette daha önceden  fiilen bulunduğunu belirtti; “Ordu İl teşkilatımız 6 yıl gibi bir süre sonra tekrar fail duruma gelecek. Altyapı çalışmaları hemen hemen altı, yedi aydır görüşme aşamasındaydı. Şuan resmiyete geçirme aşamasına geldik. Altyapı oluşumuda hazırlandığından dolayıda resmi olarak teşkilatlarıda kurma kararı aldık.Altınordu, Fatsa, Aybastı gibi ilçelerde’de aynı şekilde arkadaşlar görev alabilecekler, parti bu şekilde görev yapabilecek.”

 

-Sloganımız; “Yaşasın Vatan Yaşasın Türk Milleti”-

Hak ve Eşitlik Partisi Ordu İl Başkanı Mehmet Çelik partinin özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi seçimlerinde MHP’nin tutumundan sonra enpati ve ilgi kazanmaya başladığını belirtti;” 

Partimiz özellikle başkanlık sistemindeki Milliyetçi Hareket Partisi’nin tutumundan sonra dört, beş kat dahada enpati ve ilgi kazanmaya başladı. Çünkü Türk Milliyetçisi, Atatürk Milliyetçisi bir parti. Kesinlikle ve kesinlikle bu ülke Türk Milleti tarafından kuruldu. Şuan ki iktidarın ağzına Türk kelimesi bile alamadığı zamanlar bile bizim her zaman tek bir sloganımız var ‘’Yaşasın Vatan yaşasın Türk Milleti.’’ Bu ülke Atatürk ve silah arkadaşları tarafından kuruldu, Türk milletine armağan edildi. Bizim kimliğimiz Türk, dinimiz İslam. Biz Arap değiliz.Olursa da  Türk İslam Cumhuriyeti olur.” dedi.

 

-“Terör örgütleri ile siyasi mücadele verilmeli”-

HEPAR İl Başkanı olarak Ünyeli ve Ordululara seslenen Mehmet Çelik Türkiye’nin en büyük sıkıntısının terör olduğunu belirterek PKK ve diğer terör örgütleri ile silahlı mücadele yerine siyaset ile mücadele verilmesi gerektiği çağrısı yaptı; “Bizim en büyük sıkıntımız terör. Sadece doğu veya Pkk olarak değil bunda İşid var Hizbullah yeniden dirilme aşamasında şuan hatta doğuda baya bi örgütlenme aşamasında, bizim el ele, kol kola verip göğüs göğüse çarpıştığımız  kurtuluş savaşındaki gibi Çanakkale savaşlarındaki gibi yani dedelerimizin verdiği mücadeleyi yeniden başlatmamız gerek. Bunun içinde elimize silah alıp dağlara veya sokaklara çıkmaktan ziyade, siyaset üzerinden mücadele vermeliyiz. Ülkemiz artık demokratik bir ülke. Eskisi gibi eşkıyalık veya silah dayatma ile bir yere varılamayacağından dolayı biz bununla siyasi mücadele verme içerisindeyiz.” dedi.

-“Özgür basın maalesef yok”-

Çelik Türkiye’de basının özgür olmadığını belirterek; “ Şuanki ülkenin bulunduğu durum itibari ile bazı kanallarda genellikle şöyle söyleyim özgür basın maalesef çok zor bulunuyor genellikle bir yerlere yamanmaya çalışan belli çıkarlar hedef eden ana, büyük televizyon ve gazeteler var.Artık özgür basından ziyade kumanda ile kontrol edebilen bir basın var. Yerel basını bu işin dışarısında tutuyorum ki bazı istisnalar var bizim en büyük sıkıntımız bu. Bir kanala bakıyorsun her şey toz pembe çok güzel, başka bir kanalda haberleri açıyorsun ortalık yangın yeri.”diye konuştu.

 

 

 

Çelik Anadolu ve Trakya’da yaşayan Türk Halkına Çağrıda bulundu;

Artık sızlanma, şikâyet etme, ağlama zamanı geçti. Her yerde çöküntü, gayesizlik ve yanılgı havası hâkim. Bu gidiş nereye diye sormaya kalkışmak ise aymazlıktır. Artık yolun ötesi görünmüştür. Siyaset, ekonomi ve güvenlik meseleleri diz boyu olup bunları ortadan kaldırmak için cesur ve erdemli bir siyasi mücadele şarttır. İnsanların yeryüzünde görüldüğü ilk zamanlardan bu güne dek, kavgaları, çekişmeleri, ayrışmaları, savaşları, akla gelebilecek her türlü çatışma, mücadele, doktrin ve rejimlerin iki ana sebebi vardır, bunlar;

” Hak ve Eşitlik ” tir.

Kuruluş sürecinde olan ve kısa bir süre sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin siyasi sahasına çıkacak olan “HAK VE EŞİTLİK” Partisinin değişmez ilkeleri, gerçekleştireceği hizmetler aşağıda sunulmuştur:

Milletvekili, üst bürokrat ve memur dokunulmazlığı kaldırılacak, herkes adalet önünde hesap verecektir.

Ülkenin baş düşmanları olan fakirlik ve cehalete, bütün kaynaklar seferber edilerek savaş açılacaktır.

Siyasi partiler ve seçim yasaları tam bir demokratik düzene sokulacaktır.

Yargıya bütün dünyada olabildiğinden de daha üst bir bağımsızlık sistemi getirilecektir.

Halkın aç gezdiği bu memlekette halkın parası olan hazineden, partilere yardım yapmak akıl dışıdır, kaldırılacaktır.

Bölücüler ve teokratik devlet peşinde koşanların önü tamamen kesilecek, Güneydoğu’daki halk teröristlerden soyutlanarak dağlar silahlı eşkıyalardan temizlenecektir. Bu milletin, evlatlarının canı bu kadar ucuz değildir. 25 yıldır süre gelen kanın akışı daha fazla devam edemez.

Yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet denilen rezilliğe hiç kimsenin tevessül edemeyeceği yasal düzenlemeler yapılacak ve tam tatbik edilecektir.

Vergi sisteminde adil ve dürüst şekilde uygulanacak düzenlemeler yapılacaktır. Emek ve alın teri her şeydir.

Ulusal kaynakların kullanımında öncelik sosyal güvenlik sistemi, eğitim ve sağlıkta olacaktır. Sosyal güvenlik sistemine dâhil edilmeyen tek kişi kalmayacaktır.

Bütün keyfi harcamalara, saltanatlıklara, ayrıcalıklara, lüks yaşama, kamu ve mahalli yönetimlerde son verilecektir. Yağma sofrası ortadan kaldırılacaktır.

Dış siyasette tek ilke olacaktır; “Başı dik devlet, onurlu millet”. Her tavır, her görüşme, her protokol, her tutanak, her antlaşmada esas budur.

1960′dan başlayarak, gerçekleşmiş veya yarım kalmış teşebbüsler halinde Ordunun siyasi sürece müdahaleleri vardır. Ordu, direkt veya dolaylı hayatı boyunca fiilen siyaset dışı kalacaktır.

Tam bağımsızlık (Tam İstiklal) ve ulusal egemenlik (Kayıtsız Şartsız Milli Hâkimiyet) bütün faaliyet ve çalışmaların temel fikridir.

Bu gün dünyada dolaşan paranın %50’si yiyecek alanında bulunmaktadır. Petrol için geri kalan paradan sadece 1/3 kullanılmaktadır. Dünyanın geleceği kıymetli tarım alanları ve suya bağlıdır. Topraklarımıza, sularımıza, ormanlarımıza sahip çıkmak çocuklarımıza yapılacak en büyük hizmet olacaktır.

Din bir vicdan işi olduğundan parti, dini dünya ve devlet işleri ile siyasetten ayrı tutmayı, milletimizin çağdaş medeniyet yolunda ilerlemesi için başlıca şartlardan bir sayacaktır. Bu ülkenin çocukları dinci, dinsiz, şu mezhepten bu mezhepten diye asla ayrılamaz, bölünme sebebi ve taraf tutmak kabul edilemez. Birbirlerine rastladıklarında: “Selamün Aleyküm” diyen de, “Merhaba” diyen de bu toprağın ve bu kültürün çocuklarıdır.

Söze, yazıya, fikre ve düşünceye hiçbir sebep ve gerekçeyle gem vurulamaz, sansür uygulanamaz.

Devletin sahibi ve efendisi millettir ve devlet millete hizmet için vardır. Devletin asli işi de, adaleti ve güvenliği sağlamaktır. Bu işini de en hızlı, en sağlam, en güven verici şekilde yapacak tarzda gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

Ülkedeki tüm eğitim ve öğretimin, müfredat konu ve kapsamları akılcı, çağdaş sistemlere uygun olacak şekilde değiştirilecektir.

Milletin kendi haklarını savunması lazımdır. Yarı bağımlı bir ülkede yaşayan bir insan, yürüyen ıztırapdır. Bir millet bağımsızlığını kaybedince, O millette herkes hiç olur.

Özgürlük her şeydir. Özgür olmayan insan cesur olamaz. Özgür olmadığından cesarette gösteremeyen insanın, başka yetenekleri olsa bile onların hakkını veremez. Demokrasi de ancak özgür birey ve toplumlar sayesinde gerçek niteliklerini ortaya koyabilir. Halkın hükümetleri denetleyemediği yerde demokrasiden bahsedilemez.

Türkiye çürük bir düzene doğru yol almaktadır. Aşırı derecede dayanıklı ve iddialı vatanperver insanlara ihtiyaç vardır.

Bu dönemde az çok okuyan, düşünen, dinamik bir insanın politika dışında kalması imkânsızdır.

Cumhuriyet ve demokrasi gözü pek muhafızlara ihtiyaç duymaktadır.

Kadın ve erkekler bu yolda müşterek mücadele etmek zorundadır. Şahsi karar ve teşebbüsün tam ve kesin damgasının vurulması gerekir. Böyle bir siyasi hareket, mizaç, ruh yapısı, mücadele metot ve alışkanlıkları bakımından farklı bir insan ister.

Her faaliyet halka dayalı, halkın içinde, halkın kültür ve ihtiyaçlarına dönük olarak ve mutlaka onu huzurlu kılmak, mutlu etmek için yapılacaktır. Millete bahane anlatılmaz!

Kitleler ateşlenmeli, coşturulmalı, fakat bu; halk kitlelerinden alınacak ateşle yapılmalı, ruhları tutuşturulmalıdır. Bunun için açık fikirli konuşmalarla hayata ait konular işlenmelidir.

Hasım kazanmanız kaçınılmazdır. Savaşçı bir karaktere sahip olmalısınız ve haklı olduğunuzu bildiğiniz zaman, asla uzlaşmaya gitmemelisiniz. Hak verilmez.

Sabırsızlık ve cesaret kaybı insanı daha kolay bir yola sapması için ayartır. Bu kestirme yollar asla işe yaramaz. Onu seçtiğiniz için de duyacağınız pişmanlık, umutsuzluk duygularınızı daha da artırır.

Halkımızın dertleri kendi derdimizdir. Duygu, düşünce ve hayallerinizi ustalıkla kaynaştırırsanız, dağlar bile eğilir.

Halk, toplumsal ve ulusal meselelere meraklı hale getirilmelidir. İnsanlarımız şahsi sorumluluklarının farkına varmadığı sürece ülkenin yenilenmesi ve gelişmesi olmayacaktır. Halkın kendi gücünün ve olanaklarının farkına varması sağlanmalıdır.

Gençliğin yakıcı ateşini söndürmek, bir millete yapılabilecek en büyük kötülüktür. Yolları açılacak.

Bir milletin kendisini unutması en büyük kusurdur. Kendi benliğini kanıtlamayan toplumlara dünya saygı duymaz.

Daha fazla geç kalınırsa görülen o dur ki, geçmişteki birkaç neslin ortak zaaflarını gelecekteki bir nesil ödeyecektir.

Halkın bir bölümü dert küpü, bir bölümü de kan uykudadır. Aldatılmaya ve avutulmaya son verilecektir.

Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Cumhuriyetin kuruluşunda öngördüğü: “İmtiyazsız, sınıfsız, bir kitleyiz” hedefi üzerine yorulmadan, bıkmadan yürümek esastır.

Yüreği ve ruhu özgür insanlar kendi türlerinin en kıymetli örnekleridir. Titreyen ve korkan zaten yaşayamaz. Ölümün avcılık yaptığı bu dünya da özgürlük dışında hiçbir şeyin önemi yoktur.

Dünya üzerinde yamyamlık devam ediyor, sadece insanları yeni usullerle yiyorlar. Dünya siyasi tarihinden çıkan sonuç, toplumlar “Ya emir alıyorlar ya da emir veriyorlar”. Yani ya efendi ya da hizmetli durumdalar. Böyle giderse, bizim de geleceğimiz kusursuz hizmetli görünümündedir.

Halkın aklı, halkın iradesi, halkın enerjisi ile halkın fikrinin ve vicdanının uyandırılması lazımdır. Moral çöküntüsünün sonu buhrandır.

Hatıralar da dal ister, kuşlar gibi konacak!

İşte size tarihsel ve toplumsal bir dal teklif ediliyor. Ve bir milletin göğsü nefes almak için rüzgâr bekliyor. Hüküm sizin, karar sizin, vicdan sizindir ve her insan kendi hayatının mimarıdır.

Bir insanın en kıymetli en son sarılacağı şeyi onurudur. Onu kaybettikten sonra geriye ne kalır ki?

Yaşasın Vatan Yaşasın Türk Milleti!

Mehmet Çelik Kimdir?

Hak ve Eşitlik Partisi ( HEPAR)’nin Ordu İl başkanlığı’na getirilenMehmet Çelik,  29 yaşında, aslen Fatsalı. Fatsa Endüstri Meslek Lisesi mezunu. 2011 yılından bu yana Ünye’de ikamet ediyor ve Ünye’de çalışıyor. Çelik evli ve iki çocuk babası. 



Ünye KENT Haber
YORUMLAR
Bu Habere Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.

Warning: Unknown: open(/home/unyekent.com/tmp/sess_5ooi1cqbs4tdlqmauqm2t3vhv6, O_RDWR) failed: Read-only file system (30) in Unknown on line 0

Warning: Unknown: Failed to write session data (files). Please verify that the current setting of session.save_path is correct (/home/unyekent.com/tmp) in Unknown on line 0