Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
HEPAR İl Başkanlığı’na Ünye’den Çelik atandı
HEPAR İl Başkanlığı’na Ünye’den Çelik atandı
9 Ağustos 2017 Çarşamba 19:29
Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Ordu İl Başkanlığı’na Ünye’den Mehmet Çelik atandı.
Siyasete HEPAR’la giriş yapan ve genç yaşıyla dikkat çeken Mehmet Çelik, “HEPAR İl Başkanlığını yeniden kurup halk içerisine karışacağız. Türkiye’nin nasıl sıkıntılar içerisinde olduğunu ve bunu aşmak için Türk Milleti olarak Türk, Kürt, Çerkez, Laz ve herhangi bir etnik kimlik ayrımı yapmadan, birlik beraberlik içerisinde dik durmamız açısından bu oluşumun içerisine dâhil olduk.” dedi.

Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) Ordu İl Başkanı Mehmet Çelik, gazetemize yaptığı açıklamada, Osman Pamukoğlu’nun Kurucu Başkanlığı’nı yaptığı HEPAR oluşumunu başından bu yana takip ettiğini ifade etti.

Genel merkez tarafından kendisine Ordu İl Başkanlığı teklifi gelmesi üzerine siyasete aktif olarak girdiğini ifade eden Çelik, “Osman Pamukoğlu’nun, Atatürk’ten sonra Ordu içerisinde Türk askeriyle, er ve erbaşlarla birlikte PKK’ya karşı savaş vermiş, eline silah almış bir komutan. 1993 – 1995 yıllarında PKK dağ kadrosunun 13 bin olduğu zamanlarda iki, üç sene gibi kısa bir sürede 6 binlere kadar düşürülerek teröre büyük bir darbe vurmuş komutan. Bundan ve özellikle Türk Milliyetçi kimliğinin ağır basması nedeniyle bu oluşumun içerisine katıldım” dedi.

-“Birlik ve beraberlik içerisinde dik durmak için bu oluşuma dahil olduk”-

“HEPAR İl Başkanlığını yeniden kurup halk içerisine karışacağız.” diyen Çelik, Türkiye’nin nasıl sıkıntılar içerisinde olduğunu ve bunu aşmak için Türk Milleti olarak Türk, Kürt, Çerkez, Laz ve herhangi bir etnik kimlik ayrımı yapmadan, birlik beraberlik içerisinde dik durmamız açısından bu oluşumun içerisine dâhil olduk. HEPAR Ordu İl Teşkilatı 6 yıl gibi bir süre sonra tekrar fail duruma gelecek. Altyapı çalışmaları yaklaşık yedi aydır sürüyor. Altınordu, Fatsa, Aybastı gibi ilçelerde de aynı şekilde arkadaşlar görev alabilecekler, parti bu şekilde görev yapabilecek.” diye konuştu.

-Sloganımız; “Yaşasın vatan, yaşasın Türk Milleti”-

HEPAR Ordu İl Başkanı Mehmet Çelik, partinin özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi seçimlerinde MHP’nin tutumundan sonra ilginin arttığını ifade ederek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Partimiz özellikle başkanlık sistemindeki Milliyetçi Hareket Partisi’nin tutumundan sonra dört, beş kat daha da sempati ve ilgi kazanmaya başladı. Çünkü Türk Milliyetçisi, Atatürk Milliyetçisi bir parti. Bu ülke Türk Milleti tarafından kuruldu. Şuan ki iktidarın ağzına ‘Türk’ kelimesi bile alamadığı zamanlar bile bizim her zaman tek bir sloganımız var ‘Yaşasın vatan, yaşasın Türk Milleti.’ Bu ülke Atatürk ve silah arkadaşları tarafından kuruldu, Türk milletine armağan edildi. Bizim kimliğimiz Türk, dinimiz İslam. Biz Arap değiliz. Olursa da Türk İslam Cumhuriyeti olur.” 

- “Terör örgütleriyle siyasi mücadele verilmeli”-

HEPAR Ordu İl Başkanı olarak Ünyeli ve Ordululara seslenen Mehmet Çelik Türkiye’nin en büyük sıkıntısının terör olduğunu vurgulayarak, PKK ve diğer terör örgütleri ile silahlı mücadeleyle birlikte siyaset ile mücadele verilmesi gerektiği çağrısı yaparak şunları söyledi:

Bizim en büyük sıkıntımız terör. Sadece PKK olarak değil bunda İŞİD var, Hizbullah yeniden dirilme aşamasında şu an hatta doğuda örgütlenme aşamasında. Bizim el ele, kol kola verip Kurtuluş Savaşı’nda, Çanakkale savaşlarındaki gibi dedelerimizin verdiği mücadeleyi yeniden başlatmamız gerek. Bunun için de elimize silah alıp dağlara veya sokaklara çıkmaktan ziyade, siyaset üzerinden mücadele vermeliyiz. Ülkemiz artık demokratik bir ülke.”

-“Özgür basın maalesef yok”-

Çelik, Türkiye’de basının özgür olmadığını da ifade ettiği açıklamasında, “Şu an ülkenin içinde bulunduğu durum itibariyle özgür basın maalesef çok zor bulunuyor. Genellikle belli çıkarlar hedef eden ana, büyük televizyon ve gazeteler var. Artık özgür basından ziyade kumanda ile kontrol edebilen bir basın var. Yerel basını bu işin dışarısında tutuyorum ki bazı istisnalar var, bizim en büyük sıkıntımız bu.” diye konuştu.

- Mehmet Çelik Kimdir? -

Hak ve Eşitlik Partisi ( HEPAR)’nin Ordu İl Başkanlığı görevine getirilen Mehmet Çelik,  29 yaşında, aslen Fatsalı. Fatsa Endüstri Meslek Lisesi mezunu. 2011 yılından bu yana Ünye’de ikamet ediyor ve Ünye’de çalışıyor. Çelik evli ve iki çocuk babası.

 

- Türk halkına açık çağrı!-

 

Çelik, Anadolu ve Trakya’da yaşayan Türk halkına çağrısında şunları ifade etti:

“Artık sızlanma, şikâyet etme, ağlama zamanı geçti. Her yerde çöküntü, gayesizlik ve yanılgı havası hâkim. Bu gidiş nereye diye sormaya kalkışmak ise aymazlıktır. Artık yolun ötesi görünmüştür. Siyaset, ekonomi ve güvenlik meseleleri diz boyu olup bunları ortadan kaldırmak için cesur ve erdemli bir siyasi mücadele şarttır. İnsanların yeryüzünde görüldüğü ilk zamanlardan bu güne dek, kavgaları, çekişmeleri, ayrışmaları, savaşları, akla gelebilecek her türlü çatışma, mücadele, doktrin ve rejimlerin iki ana sebebi vardır, bunlar;

” Hak ve Eşitlik” tir.

Kuruluş sürecinde olan ve kısa bir süre sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin siyasi sahasına çıkacak olan “HAK VE EŞİTLİK” Partisinin değişmez ilkeleri, gerçekleştireceği hizmetler aşağıda sunulmuştur:

Milletvekili, üst bürokrat ve memur dokunulmazlığı kaldırılacak, herkes adalet önünde hesap verecektir.

Ülkenin baş düşmanları olan fakirlik ve cehalete, bütün kaynaklar seferber edilerek savaş açılacaktır.

Siyasi partiler ve seçim yasaları tam bir demokratik düzene sokulacaktır.

Yargıya bütün dünyada olabildiğinden de daha üst bir bağımsızlık sistemi getirilecektir.

Halkın aç gezdiği bu memlekette halkın parası olan hazineden, partilere yardım yapmak akıl dışıdır, kaldırılacaktır.

Bölücüler ve teokratik devlet peşinde koşanların önü tamamen kesilecek, Güneydoğu’daki halk teröristlerden soyutlanarak dağlar silahlı eşkıyalardan temizlenecektir. Bu milletin, evlatlarının canı bu kadar ucuz değildir. 25 yıldır süre gelen kanın akışı daha fazla devam edemez.

Yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet denilen rezilliğe hiç kimsenin tevessül edemeyeceği yasal düzenlemeler yapılacak ve tam tatbik edilecektir.

Vergi sisteminde adil ve dürüst şekilde uygulanacak düzenlemeler yapılacaktır. Emek ve alın teri her şeydir.

Ulusal kaynakların kullanımında öncelik sosyal güvenlik sistemi, eğitim ve sağlıkta olacaktır. Sosyal güvenlik sistemine dâhil edilmeyen tek kişi kalmayacaktır.

Bütün keyfi harcamalara, saltanatlıklara, ayrıcalıklara, lüks yaşama, kamu ve mahalli yönetimlerde son verilecektir. Yağma sofrası ortadan kaldırılacaktır.

Dış siyasette tek ilke olacaktır; “Başı dik devlet, onurlu millet”. Her tavır, her görüşme, her protokol, her tutanak, her antlaşmada esas budur.

1960′dan başlayarak, gerçekleşmiş veya yarım kalmış teşebbüsler halinde Ordunun siyasi sürece müdahaleleri vardır. Ordu, direkt veya dolaylı hayatı boyunca fiilen siyaset dışı kalacaktır.

Tam bağımsızlık (Tam İstiklal) ve ulusal egemenlik (Kayıtsız Şartsız Milli Hâkimiyet) bütün faaliyet ve çalışmaların temel fikridir.

Bu gün dünyada dolaşan paranın %50’si yiyecek alanında bulunmaktadır. Petrol için geri kalan paradan sadece 1/3 kullanılmaktadır. Dünyanın geleceği kıymetli tarım alanları ve suya bağlıdır. Topraklarımıza, sularımıza, ormanlarımıza sahip çıkmak çocuklarımıza yapılacak en büyük hizmet olacaktır.

Din bir vicdan işi olduğundan parti, dini dünya ve devlet işleri ile siyasetten ayrı tutmayı, milletimizin çağdaş medeniyet yolunda ilerlemesi için başlıca şartlardan bir sayacaktır. Bu ülkenin çocukları dinci, dinsiz, şu mezhepten bu mezhepten diye asla ayrılamaz, bölünme sebebi ve taraf tutmak kabul edilemez. Birbirlerine rastladıklarında: “Selamün Aleyküm” diyen de, “Merhaba” diyen de bu toprağın ve bu kültürün çocuklarıdır.

Söze, yazıya, fikre ve düşünceye hiçbir sebep ve gerekçeyle gem vurulamaz, sansür uygulanamaz.

Devletin sahibi ve efendisi millettir ve devlet millete hizmet için vardır. Devletin asli işi de, adaleti ve güvenliği sağlamaktır. Bu işini de en hızlı, en sağlam, en güven verici şekilde yapacak tarzda gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

Ülkedeki tüm eğitim ve öğretimin, müfredat konu ve kapsamları akılcı, çağdaş sistemlere uygun olacak şekilde değiştirilecektir.

Milletin kendi haklarını savunması lazımdır. Yarı bağımlı bir ülkede yaşayan bir insan, yürüyen ıztırapdır. Bir millet bağımsızlığını kaybedince, O millette herkes hiç olur.

Özgürlük her şeydir. Özgür olmayan insan cesur olamaz. Özgür olmadığından cesarette gösteremeyen insanın, başka yetenekleri olsa bile onların hakkını veremez. Demokrasi de ancak özgür birey ve toplumlar sayesinde gerçek niteliklerini ortaya koyabilir. Halkın hükümetleri denetleyemediği yerde demokrasiden bahsedilemez.

Türkiye çürük bir düzene doğru yol almaktadır. Aşırı derecede dayanıklı ve iddialı vatanperver insanlara ihtiyaç vardır.

Bu dönemde az çok okuyan, düşünen, dinamik bir insanın politika dışında kalması imkânsızdır.

Cumhuriyet ve demokrasi gözü pek muhafızlara ihtiyaç duymaktadır.

Kadın ve erkekler bu yolda müşterek mücadele etmek zorundadır. Şahsi karar ve teşebbüsün tam ve kesin damgasının vurulması gerekir. Böyle bir siyasi hareket, mizaç, ruh yapısı, mücadele metot ve alışkanlıkları bakımından farklı bir insan ister.

Her faaliyet halka dayalı, halkın içinde, halkın kültür ve ihtiyaçlarına dönük olarak ve mutlaka onu huzurlu kılmak, mutlu etmek için yapılacaktır. Millete bahane anlatılmaz!

Kitleler ateşlenmeli, coşturulmalı, fakat bu; halk kitlelerinden alınacak ateşle yapılmalı, ruhları tutuşturulmalıdır. Bunun için açık fikirli konuşmalarla hayata ait konular işlenmelidir.

Hasım kazanmanız kaçınılmazdır. Savaşçı bir karaktere sahip olmalısınız ve haklı olduğunuzu bildiğiniz zaman, asla uzlaşmaya gitmemelisiniz. Hak verilmez.

Sabırsızlık ve cesaret kaybı insanı daha kolay bir yola sapması için ayartır. Bu kestirme yollar asla işe yaramaz. Onu seçtiğiniz için de duyacağınız pişmanlık, umutsuzluk duygularınızı daha da artırır.

Halkımızın dertleri kendi derdimizdir. Duygu, düşünce ve hayallerinizi ustalıkla kaynaştırırsanız, dağlar bile eğilir.

Halk, toplumsal ve ulusal meselelere meraklı hale getirilmelidir. İnsanlarımız şahsi sorumluluklarının farkına varmadığı sürece ülkenin yenilenmesi ve gelişmesi olmayacaktır. Halkın kendi gücünün ve olanaklarının farkına varması sağlanmalıdır.

Gençliğin yakıcı ateşini söndürmek, bir millete yapılabilecek en büyük kötülüktür. Yolları açılacak.

Bir milletin kendisini unutması en büyük kusurdur. Kendi benliğini kanıtlamayan toplumlara dünya saygı duymaz.

Daha fazla geç kalınırsa görülen o dur ki, geçmişteki birkaç neslin ortak zaaflarını gelecekteki bir nesil ödeyecektir.

Halkın bir bölümü dert küpü, bir bölümü de kan uykudadır. Aldatılmaya ve avutulmaya son verilecektir.

Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN Cumhuriyetin kuruluşunda öngördüğü: “İmtiyazsız, sınıfsız, bir kitleyiz” hedefi üzerine yorulmadan, bıkmadan yürümek esastır.

Yüreği ve ruhu özgür insanlar kendi türlerinin en kıymetli örnekleridir. Titreyen ve korkan zaten yaşayamaz. Ölümün avcılık yaptığı bu dünya da özgürlük dışında hiçbir şeyin önemi yoktur.

Dünya üzerinde yamyamlık devam ediyor, sadece insanları yeni usullerle yiyorlar. Dünya siyasi tarihinden çıkan sonuç, toplumlar “Ya emir alıyorlar ya da emir veriyorlar”. Yani ya efendi ya da hizmetli durumdalar. Böyle giderse, bizim de geleceğimiz kusursuz hizmetli görünümündedir.

Halkın aklı, halkın iradesi, halkın enerjisi ile halkın fikrinin ve vicdanının uyandırılması lazımdır. Moral çöküntüsünün sonu buhrandır.

Hatıralar da dal ister, kuşlar gibi konacak!

İşte size tarihsel ve toplumsal bir dal teklif ediliyor. Ve bir milletin göğsü nefes almak için rüzgâr bekliyor. Hüküm sizin, karar sizin, vicdan sizindir ve her insan kendi hayatının mimarıdır.

Bir insanın en kıymetli en son sarılacağı şeyi onurudur. Onu kaybettikten sonra geriye ne kalır ki?

 

Yaşasın Vatan Yaşasın Türk Milleti!”



Ünye KENT Haber
YORUMLAR
Bu Habere Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.