Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
İlk filminde başrolü kaptı
İlk filminde başrolü kaptı
30 Eylül 2017 Cumartesi 19:18
Ünyeli oyuncu Gökhan Demir’in başrolünü oynadığı ve Ünye’den de oyuncuların yer aldığı, hikayesi ve oyuncu kadrosuyla beyaz perdede adından söz ettirmesi beklenen ve fragmanları yayınlandığı günden itibaren merakla beklenen “Dua Et Kardeşiz” filmi 20 Ekim’de vizyona giriyor.
Ünye’de başladığı müzik kariyerinin yanına oyunculuğu da ekleyen Gökhan Demir, sinema deneyimini yaşadığı ilk filmde başrolde oynamanın heyecanını hemşerileriyle paylaşıyor.

Başrolünde Ünyeli Müzisyen ve Radyocu Gökhan Demir’in yer aldığı “Dua Et Kardeşiz” filmi 20 Ekim’de vizyona giriyor.

Film çekimlerine “Ters Biraderler” adıyla Ünye’de başlayan, ardından Ünyeli yetkililerin filme yeterince sahip çıkmadığı gerekçesiyle Ünye’de çekimleri durdurarak film platosunu Sakarya’nın Serdivan ilçesine taşıyan sinema ekibi, filmin adında değişikliğe giderek “Dua Et Kardeşiz” ismiyle çekimleri tamamladı.

Tamamı Ünye’de çekilmesi planlanan sinema filmi Ünyelilerin yoğun ilgisi ve desteğine rağmen film çekimleri ilçede yarıda kalmış ve film projesi iptal olmuştu. Bu olumsuz gelişmenin ardından yapımcılığını Parrot Film’in üstlendiği, senaryosu Ata Cilli tarafından yazılan “Dua Et Kardeşiz” sinema filminin çekimleri Serdivan’da tamamlandı.

Senaryosunu Ata Cilli’nin yazdığı, Yapımcılığını Parrot filmin, yönetmenliğini Hamza Yaman yaptığı filmde, Ünyeli Müzisyen ve Radyocu Gökhan Demir, Ayhan Taş, Funda Dönmez, Eray Kaman, Başak Akbay, Cihangir Şeşen yer alıyor.

“Dua Et Kardeşiz” arazilerinden yol geçeceğini öğrenen iki kardeşin hikâyesini anlatıyor.

Filme ilişkin detaylar başrol oyuncusu Gökhan Demir’le yaptığımız özel röportajda.

 

* Öncelikle kendinizden bahseder misiniz?

1981 Ünye doğumluyum ve doğma büyüme Ünye’de yaşıyorum. Ünye’yi çok seviyorum. Eşim Saadet’le birlikte 3 çocuk sahibiyim. 

 

* Ünye’de babanızla birlikte çalışırken önce müziğe sonra sinemaya merak saldınız, bu serüveni anlatır mısınız?

Babam Ünye’nin eski esnaflarından ve Kıbrıs Gazisi’dir. 11 yaşlarında müziğe merak saldım, bu süreçte aile desteği de önemli olduğu için müziği bu şekilde biraz ilerlettim. Gelen yerel tekliflerle müzik ortamının içinde kendimi buldum. Sonrasında radyo programı nasip oldu. Birkaç yıl radyo programı sundum. Radyo programına ara vermiş gibi olsam da devam ediyorum. Bu ortak noktalar birleşince klip ve albüm çalışmam oldu. Bu albüm çalışmasıyla bu ekiple bir yerde yollarımız birleşti. Sonra böyle bir proje söz konusu oldu ve kendimizi sinema sektörünün içinde bulduk.

 

* Hobiniz müzik, müzikle ilgili bir takım çalışmalarınız da oldu sanırım. Bunlardan bahseder misiniz?

Sözü müziği bana ait olan “Bir sevdaydı geldi gitti” isimli bir şarkı yazdım. Bu şarkı Ünye’de tutuldu, bunu çok rahat bir şekilde gözlemledim. Hatta bir programda okuduğumda insanların eşlik edebildiğini gördüm. Bu da beni mutlu etti ve devam etmem gerektiğini düşündüm. Sonra yine sözü müziği bana ait olan “Aşk Meleğim” isimli şarkının da beğenildiğini gördüm. Devam etmem gerektiğini düşünürken bir albüm teklifi aldım. Bununla birlikte ortaya bir albüm çıkarmış oldum. Albümün içinde Zeynep Türkeş’in düeti de var. Filmden sonra inşallah bu albümü de piyasaya sunmayı düşünüyorum.

 

* Müzisyenliğin yanında bir de artist mi olayım dediniz?

Aslında öyle bir merakım olmadı. Sadece müziği ilerletmeye çalıştım. Klip çekimi sırasında dostane bir arkadaş ortamı oluşunca bir film çekilmesi söz konusuydu. Bunu Ünye’de çekmelerini rica ettim. Gerekli şartlar oluşursa filmin Ünye’de çekilebileceği noktasında buluşuldu.

 

* İlk profesyonel film deneyiminiz “Dua Et Kardeşiz” oldu. Başrolü kaptınız, herkes böyle şanslı olmuyor biliyorsunuz? Bu rol size nasıl yapıştı? Yani nasıl bu rolü aldınız?

Bu filmde başta bana rol vereceklerini tahmin ediyordum ve küçük bir rol bekliyordum. Ama orada ki karakteri Yönetmen, ‘Bunu Gökhan’ın oynamasını istiyorum’ şeklinde oldu. Filmde Tuğrul rolünü benim oynanmam istendi, o da filmde aşırı sahnesi olan bir roldü. Film tamamen Tuğrul’un üzerine dönüyor. Burada da filmin en ağır rolü bana denk gelmiş oldu. İlk filmim olduğu için başta ciddi bir heyecan yaşadım. Bu kadar ağır sahnenin üzerinden kalkabilir miyim gibi düşüncelerim oldu. İlk filmimin başrol olması benim için büyük bir şanstı. Başka bir rol içinde beni çağırabilirlerdi. Ama filmin içinde senaryoya göre benim oynayabileceğim sadece o rol vardı. Film Ünye’de iptal olup, ekip Sakarya’ya gittiğinde benim Sakarya’ya gelmem istendi. Yaklaşık 1-1.5 ay sonra Film Sakarya’da başladı. Set yeniden kuruldu, ekibin içinde değişiklikler oldu. Sakarya’da her şey yerli yerindeydi, çok daha hızlı çekim süreci oldu, herkesin neşesi yerindeydi. Rolümü çok severek oynadım. Gerçekten keyifli bir roldü. Sette oyunculuğumdan çok memnun kaldılar. Film Ünye’de çekilseydi biraz daha zor şartlar altında yapılmış olacaktı. Ünye’de belli ki taşlar daha yerine oturmamıştı. Filmde kendimizden de bir şeyler ilave ettik. Senaryoya bağlı kalmadım ilavelerim oldu. Bunu yönetmen ve yapım ekibi olumlu karşıladı.

 

* Bu role girmek için özel bir çaba sarf ettiniz mi, bir şive çalışması, saç uzatmak, sakal salmak vb. bu karakterin oturması için özel bir çaba içine girdiniz mi?

Evet oldu. Tuğrul karakteri çok zengin ama dağınık, üstüne başına özen göstermeyen bir adam. Saçına sakalına çok önem vermeyen, aile içindeki ilişkilerini biraz daha savruk yaşayan bir karakter. Avukat bir kardeşi var, anlaşamıyorlar. Çünkü o düzgün bir yaşam sürüyor, ben biraz daha da dağınık bir yaşam sürüyorum. O karaktere uygun olmam gerektiği için biraz saçı sakalı dağıttık. Kendine özen göstermeyen bir kişi halini aldım.

 

* “Dua Et Kardeşiz” filminde nasıl bir konu işlendi, filmdeki karakterinizden biraz bahseder misiniz?

Tuğrul karakteri filmin başından sonuna kadar var. Bu benim için bir şanstı. Oyuncu arkadaşlarımız çok deneyimli oyuncular. Deniz Yıldızı dizisinde 7 yıl başrol oynayan bir oyuncumuz var. Paramparça Dizisi’nde rol alan Funda Dönmez var. Bir çok reklamlarda oynayan Bilge Hanım var. Muhteşem Yüzyıl dizisinde de anne karakterinde oynadı.

* Sanatçı Ayhan Taş hayranlığınız olduğunu biliyoruz. Hayran olduğunuz bir sanatçıyla aynı sahnede oynadınız? Heyecanlandınız mı, neler hissettiniz?

Ayhan Taş gibi bir isim var. En çok kasıldığım, heyecanlandığım sahne Ayhan Taş ile oynadığım sahneydi. Çünkü gerçekten hayranlık beslediğim, izlerken güldüğüm birisi. Ben onla tanışmaktan bile heyecan duydum hele ki aynı sahne de oynadım. Sette bana birkaç tüyo verdi. O tüyolarla daha rahat oynamamı sağladı.

 

* Sizi filmde etkileyen, en çok sizde iz bırakan sahnesi ne oldu?

Ayhan Taş ile olan sahnem en değerli sahnelerimden biriydi. O benim için hep hatıra olarak kalacak. Ayhan ağabey ile belki yine başka projelerde de buluşacağız.

 

* Sanat kariyeriniz nedir, daha önceki deneyimlerinizden bahseder misiniz?

Daha önce Antalya’da bir film çekimine katıldım. O yapımcıdan kaynaklanan bir durumdan dolayı yayınlanmadı, yarım kaldı. O filmde de rolüm bir hayli fazlaydı ama orada acemiydim. Şimdi oynadığımda ise sanki yıllardır bu işi yapıyormuşum gibi özgüven vardı bende. Ama insanlar bunu ilk defa göreceği için ben insanların gözünde ilk defa böyle proje de yer alan birisiyim.

 

* Siz Ünye’de yaşıyorsunuz. Kendinize ve yaşayacağınız şehre dair bundan sonraki hayalleriniz nedir?

Ünye’de yaşıyorum ve Ünye’de yaşamaya da devam etmek istiyorum. Oyunculuğu ileriye taşımak istiyorum. Müzik anlamında da ileriye taşımak istiyorum. İkisini de ileriye taşımak istiyorum. Benim ilgim müzik ve oyunculuğa çok daha fazla.

 

* Ünye’de belli bir proje başladı ve hayallerinizde Ünye için bir proje olabilir mi?

Ben Ünye’yi çok seviyorum. Ünye’nin doğal güzelliği çok ayrı, insanları ayrı bir güzel. Ünye’nin insanları çok misafirperverdir. Ulusal kanallara çıktığımda Ünye’nin adını duyurdum. Ben Ünye’yi, gittiğim her yere taşımak istiyorum. Çünkü bende televizyonda adını duyduğumda, yazılı veya görsel olarak gördüğümde heyecan duyuyorum. Ünye’yi gerçekten seviyorum. O yüzden Ünye’de film çekilmesi için kendi çapımda bir şeyler yapmaya çalıştım. Ben Ünye’ye küskün birisi değilim, şartlar oluşursa Ünye’de tabi ki proje yapılsın isterim. Bu yıl böyle oldu, belki seneye de böyle olacak ama bir başka sene her şey farklı olur. Bir bakmışsınız Ünye’de çok daha rahat yapılıyor olur. Ama ben şunun sıkıntısını yaşadım, ben Ünye’de yaşadığım, buranın bir evladı olduğum, burada hep insanların gözünün önünde olduğum için bir şey sunduğumuzda çok ciddiye alınmıyor. Ama dışarıdan bir insanın sunmuş olduğu teklif daha cazip geliyor. Bu ekip direk dışarıdan gelip böyle bir şeye kalkışsaydı, ‘Biz Ünye’yi çok sevdik, Ünye’de film yapmak istiyoruz’ deselerdi, Ünye’yle hiç alakası olmayan bir şey olsaydı ben inanıyorum ki bu Ünye’de yapılabilirdi.

20 Ekim’de herkesi sinemaya bekliyoruz. Ünye’deyken destek olan herkese teşekkür ediyorum. Burada bize sahip çıktılar. Bizi önemsediler, ciddiye aldılar, mahcup olmamak için ellerinden geleni yaptılar. Onlara çok teşekkür ediyorum.

“Dua Et Kardeşiz” sinema filminde bir rol alan Ünyeli Asil Mert Korkmaz ise duygularını şöyle ifade etti:

“Böyle bir çalışmanın olduğunu görence çok heyecanlanarak Ünye’ye geldim. Sonrasında yapımcımız Emrah beyle karşılaştım ve Emrah beye ‘Radyo Sinema Televizyon bölümünde okuyorum, sizinle birlikte olabilir miyim’ diyerek girdim ve giriş o giriş. Ünye’de olmadı Sakarya’da devam ettik. Onlarla birlikte olmak çok güzel bir duyguydu. Benim için de bir deneyim oldu. Hem de Ünyeli Gökhan ağabey ile birlikte de çok güzel bir filmin içinde bulundum. Benim içinde çok güzel bir anı oldu.”

 

 



Ünye KENT Haber
YORUMLAR
Bu Habere Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.