HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
6 Aralık 2020 Pazar
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
17 Kasım 2020 Salı Saat: 08:37

Ünye’ye Çerkes Göçü 21 Mayıs 1864 Bir Adige yerleşim yeri Ünye Döşemedibi Köyü

Cemal UYSAL
Ünye’ye Çerkes Göçü  21 Mayıs 1864  Bir Adige yerleşim yeri  Ünye Döşemedibi Köyü

Bilim adamları; Çerkes halkının yaklaşık 6000 yıldır Kafkasya'da var olduğu konusunda hemfikirdir. Çerkesler, Kafkasya'da doğup gelişimini tamamlayan otokton-yerli halklardır. Yani, Kafkasya'ya ne Ortadoğudan, ne de Ortaasyadan gelmişlerdir. Türkler, Yunanlılar, Araplar ya da Moğollarla herhangi bir ırksal akrabalıkları yoktur.

 

Çerkes halkının en kalabalık kabilesi "Adıge"lerdir. Adıgeler de kendi içlerinde boylara ayrılmakta olup, başlıca boyları şöyledir:

Abzeh, Besleney, Bjedugh, Çemguy, Hatıkuey, Jane, Kabardey, Mamxegh, Şapsığ. Ayrıca, Abhazlara ve Adıgelere komşu olan ve onlarla aynı kökenden gelen "Ubıh"lar da bir Çerkes boyudur. Kısacası, "Çerkes" kelimesini, kökene dayanan bir açıklama ile "Adıge, Abhaz-Abaza ve Ubıh" olarak tanımlayabiliriz.

Adıgeler, Rusya Federasyonu dışında, çoğu Türkiye'de (1 milyondan çok) olmak üzere Irak 72.000,Suriye 225.000,Ürdün 124.000,İsrail (11.000),Mısır 643.000,Sudan 35.000, Libya 6.500 (Mısrat'a yakınında "Kabilet-üs Sirakes"),Kıbrıs 9.600,Bulgaristan 22.500 (1.300;Varna yakınında 4 köy), Kosova 1.400,AB ülkeleri (Almanya 200.000,Hollanda 40.000,Belçika 17.000,Fransa 28.000,Avusturya 17.000,vb),İsviçre 8.600,ABD 90.000 (New York New Jersey, California), Kanada 20.000, Avustralya 6.000 ve 40 kadar değişik ülkede yaşarlar. (Vikipedia)

 

           

Çerkeslerin göç sebebi
Ekonomik, dini, siyasi ve kültürel sebepler yanında tarih boyunca en çok karşılaşılan sürgün sebebi savaşlar olmuştur. Rus savaşlarının Çerkesler aleyhine mağlubiyetle sonuçlanmasıdır.

Göç güzergahı
1859–1864 yıllarında yurtlarından sürülen Çerkesler deniz yoluyla, Kafkasya'da, Taman, Tuapse, Anapa, Tsemez, Soçi, Adler, Sohum, Poti, Batum vd. limanlardan bindirilip Osmanlı Devleti'nin Trabzon, Samsun, Ünye, Sinop, İstanbul, Varna, Burgaz ve Köstence limanlarında indiriliyordu. Sürgün yolunda çekilen çileler Yolda telef olanların feci durumları Trabzon'daki Rus konsolosunun, tehcir işlerini idare etmekte olan General Katraçef'e yazdığı raporda şöyle anlatılır: ''Türkiye'ye gitmek üzere Batum'a 70.000 Çerkes geldi. Bunlardan vasati olarak günde 7 kişi ölüyor. Trabzon'a çıkarılan 24.700 kişiden şimdiye kadar 19.000 kişi ölmüştür. Şimdi orada bulunan 63.900 kişiden her gün 180-250 kişi ölmektedir. Samsun civarındaki 110.000 kişi arasında her gün vasati 200 kişi can veriyor. Trabzon, Varna ve İstanbul'a götürülen 4650 kişiden de günde 40-60 kişinin öldüğünü haber aldım." İşte bu suretle peş peşe sürüp gelen felaketlerin ve musibetlerin darbeleri altında inleyen ve eriyen bu kahraman ve faziletkâr milletin bedbaht bakiyesi de Dobruca, Bulgaristan, Sırbistan, Arnavutluk, Suriye, Irak gibi daima tehlikeye maruz bulunan ve daima emniyetsizliğin hükümran olduğu yerlere iskân edilmiştir (Berkok, 1958: 529).
Çarın Kafkasya naibi olarak atadığı kardeşi Grandük Mişel, 1864 Ağustosunda Batı Kafkasya sakinlerine şu fermanı tebliğ etmişti: ''Bir ay zarfında Kafkasya terk edilmediği takdirde, bütün nüfus savaş esiri olarak Rusya'nın muhtelif mıntıkalarına sürülecektir:" (Berkok, 526).
İşte bu yüzden,  Çerkesler, güzel vatanlarını terk etmeye mecbur kalmışlardır.!" (Berkok, 524).


Bu göçte Adigelerden bir grup ta Ünye’ye çıkarılmış bunlar Döşemedibi köyüne yerleştirilmişlerdir.

Döşemedibine ait bilgileri geçen sayıda Tamer Uysalı’ın kaleminden okumuştuk bu sayıda da eski milletvekili Cemal Uysalın kaleminden aktaracağız

 

BİR ADİĞE YERLEŞİM YERİ

DÖŞEMEDİBİ

VE İKİ TARİHİ BELGE

                    

      Ele aldığımız yerleşim yeri; Döşemedibi mahallesidir.(Köy statüsünde iken 1992 yılında mahalle olmuştur.) Köyün Adığece adı esasında “NAVRIZIKO HABL”dir. Ancak bu ad çoktandır telaffuz edilmiyor. Bu gün, mahallenin dere içindeki bölümüne  “KULAGE”, yüksekte bulunan ve denize bakan bölümüne ise “TAME” denilmektedir.

         1992 yılında mahalle olmadan önce 15 hanede 80 nüfuslu bir Adiğe (Vubıh) köyü idi. Mahalle olunca, şehir istikametinde satılan arsalara yapılan evler ve yeni yerleşimler, nüfusun artmasına sebep olmuştur. Köyde bulunan aileler; Guj, Şhaplı, Veşe, Rupa, Kobli ve Vazdan (Abaza) sülalelerine mensupturlar.

          Köyle ilgili olarak son yıllarda iki tarihi belge elde edilmiştir. Bunlardan birisi 1937 tarihlidir. Bu belge esasen Cumhuriyet Halk Partisi adına, öğretmen merhum Burhan Hanhan tarafından yapılan, birçok köyü kapsayan “Ünye Merkez Nahiyesinde Siyasal Bakımdan Etütler” başlıklı 5 Eylül 1937 tarihli köylerle ilgili siyasal ve sosyal incelemedir. Ordu Halkevi’nin 3 no’lu neşriyatı olarak 1937 yılında yayınlanan bu belgenin Döşemedibi Köyüne(Mahallesine) ait olan bölümü tam metin olarak aşağıdadır.

 

      “DÖŞEMEDİBİ KÖYÜ: Köy, Ünye kasabasının cenubu garbisinde ve şehre 3–5 km uzaklıktadır. Köprübaşı Irmağını teşkil eden iki küçük tabiin kıyısına kurulmuştur..

       Döşemedibi, 1272 tarihinde, Kafkasya’dan gelen muhacirler tarafından tesis olunmuştur. Buraya iskân edilen muhacirler 35 hanede 250 kişi kadar varken, mahallin sıtmalı olması yüzünden ya ölmüşler veya etrafta daha iyi havalı yerlere dağılmışlardır.

       Köyün her tarafında, eski devir medeniyetine ait mühim mabet bakayasına tesadüf edilmektedir. Köy hali hazırda 15 hanede 100 nüfustan ibarettir. Nüfus gittikçe azalmaktadır. Bunun sebebi köyün sıtmalı olmasıdır.

       Kendi aralarında ekseriyetle Çerkesçe görüşürler, mamafih Türkçe konuştukları da vakidir. Atatürk’e ve İsmet İnönü’ye karşı, yakın tarihin verdiği misallerden doğma, derin bir sevgileri ve bağlılıkları vardır.

       Köyün havası pek vahim olmasına rağmen toprağın bitgel olması yüzünden, iktisaden birçok inkişaflara mazhar olabilir. Yalnız zirai istihsal kredisine ve sıtma mevsiminde de hükümetçe alınacak koruma tedbirlerine muhtaçtırlar. Köyde işsiz yoktur.

         

           İkinci tarihi belge daha eski olup 1870 tarihlidir. Yani köy halkının Kafkasya’nın Soçi yöresinden Osmanlı topraklarına sürgün edildiği tarih olan 1864 yılından 6 yıl sonraki tarihte tanzim edilmiş olan devlete ait bir arazi tahsis belgesidir. Osmanlıcası yukarıda görülen belgenin, tercümesi aşağıdadır.

         “Ünye kazasına tabi Gürecülü karyesi hududunda, Döşemedibi demekle maruf arazi haliyenin bir tarafı Avcıoğlu deresi ve bir tarafı Katranyalağı ve bir tarafı Elmalık başı ve bir tarafı Emirdamı ve bir tarafı Kirazlık deresi hududundan Balavuzlara Baklaçukuru döşeme üstündeki zeytun seyiri, iş bu hududu sitte ile hudutname ile mahdud ve tahminen iki yüzeli dönüm arazi, muhacirini çerakiseden ve Şapsığ Kabilesinden Habiç Sülalesi, takımı on beş hane yüz nüfus oldukları halde efrade alesseviye teslim olunmak üzere uhdelerine ihale olunup defterhane-i Amireden tuğralı tapu senetleri vürut… Vürut eden, ben işbu muvakkat ilmühaber merkumun yetlerine ita kılındı. Fi 16 Zilkade sene 287 ve fi 2 Kanuni Sani sene 86 Binbaşı Erkânı Harp Me’muru Teftiş-i Muhacirin.”

Bu haber toplam 1.215 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler