HABER ARAMA
  • DOLAR6,0840
  • EURO6,8257
  • ALTIN251,3154
  • BIST 10086.072
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
27 Mayıs 2019 Pazartesi
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
28 Şubat 2019 Perşembe Saat: 08:46

Ünye Tarih Araştırma Grubu / Ünye’de suyun öyküsü

Suyun Önemi ve Ünye’de su sorunu
Ünye Tarih Araştırma Grubu / Ünye’de suyun öyküsü

Bilimsel araştırmalar, yeryüzünde ilk canlı hücrenin suda oluştuğunu gösterir. Vücudumuzun %65’i sudur. Arkaik bir deyişle  su hayattır (Aqua est vita).

Canlı organizmaların ‘olmazsa olmaz’ı su, hijyen sağlar, ekosistemleri kontrol eder. Tarım, endüstri ve enerji alanında kullanılır. Uygarlıklar, su kaynakları üzerinde kurulur.

Yer kabuğunun ¾’ü su olmasına rağmen (okyanus ve denizler), tatlı su kaynakları karada bulunur. Suyun %96,5’u denizlerde, ancak %3,5’u karadadır. %3,5’luk karalardaki suyun büyük bir bölümünü, %1,74’lük kısmını buzullar, %1,66’sını yer altı suları, geri kalan %0,10 gibi küçük bir bölümünü akarsular, göller ve yağmur suları oluşturur.

Ülkemiz ve özellikle de Ünye, su bakımından şanslı yörelerden sayılır. Ne var ki, mevcut kaynaklar yeterli verimlilikte kullanılamadığı için,  su zengini değiliz. Su zengini sayılabilmek için, kişi başına ortalama 8 ila 10,000 metreküp su düşmesi gerekir. Ülkemizde kişi başına ortalama 1,430 metreküp tatlı su düşmektedir. Bu oran, Asya genelinde 3,000; Avrupa’da 5,000 metreküptür.

Artan dünya nüfusu, daha fazla tatlı su gerektirirken; eldeki kaynaklar kirletilmekte, mevcut tatlı su miktarı giderek azalmaktadır. Tüketilen su kaynakları, gelecekte insanoğlunu bekleyen en önemli tehlikelerden biridir.

 

 

Su Yönetimi nedir,

tarihsel gelişimi nasıl olmuştur?

İlk uygarlıkların büyük akarsulara yakın olması tesadüf değildir. Mezopotamya ve Nil vadisinde tarımsal gelişme, bu akarsuların kanallarla kontrol altına alınması sonucunda sağlanır. Üretimdeki gelişme, diğer toplumsal gelişmelerin de önünü açarak, tüze kavramını ve devletin ortaya çıkmasını sağlar. Kil tabletler üzerine yazılan hiyerogliflerin çoğu su kullanımı üzerinedir.

Su kullanımı bilinçsiz yapıldığı takdirde tuzlanma ve verimsizliğe yol açar.

Her akarsuyun bir beslenme alanı vardır. Bu alana akarsu havzası denir. Akarsu havzası, bölgede yaşayan insanların sosyal, kültürel, ekonomik yapıları yanında, bölgenin ekolojik yapısı açısından da önem taşır. Öyle ki, su yönetimi denildiğinde sistemin içindeki unsurları; insanı, iklimi, bitki örtüsü, hayvanları ve doğal ekosistemleriyle bir bütün olarak ele almayı gerektirir.

“Su Yasası”, ülkemizde de gündemdedir. Tıpkı soluduğumuz hava gibi, tüm insanların ortak malı olan su, önemi artıp miktarı azaldıkça, ticari bir meta olmakta gecikmemiş, özel ellerde toplanmaya başlamıştır. Suyun ticarileşmesi sonucu; salgın hastalıklar, zehirlenmeler, bebek ölümleri ve sakat doğumlar yaygınlık kazanmıştır. İrili ufaklı, plansız programsız yapılan barajlar ekolojik dengeyi bozmuş, kültürel miras kabul edilen tarihi zenginlikler sular altında kalmıştır. Zeugma’dan sonra Hasankeyf’in de sular altında kalması kaçınılmazdır.

Tarihi kültürel mirasa verdiği zararın yanında, kamunun su ihtiyacına cevap vermekten çok ticari kaygıların ön plana geçtiği projeler çoğunluktadır. Karadeniz Bölgesinde ve Ünye’de projelendirilen veya faal durumda olan Ünye Çataltepe Suyu gibi işletmeler, kamunun kullanımına açık su kaynaklarının geleceğini etkilemektedir.  

Endüstri ve tarımda su kullanımın artışı, yer altı sularının hızla azalması, ırmakların kuruması ve nihayet akıl almaz ölçüde kirletilmesi nedeniyle su, uluslar arası bir sorun halini almıştır. Tatlı su kaynakları hızla tüketilmektedir. Öyle ki, “Geleceğin savaşları su için çıkacaktır.” Denilmektedir. (BM Genel Sekreteri Boutros Gali)

 

 

 

 

 

Ünye’de su sorunu

Ünye’de ilk insan yerleşkesi olarak tespit edilen Tozkoparan Mağaraları Ünye’nin iki büyük akarsuyundan biri olan Cevizdere Irmağı kıyısındadır. Diğeri Cüri Irmağı’dır. Halen Ünye şehir suyu şebekesi bu iki akarsudan yararlanır. Ünye içme suyu için önemli bir diğer kaynak, Asarkaya’dan gelen Acı Su’dur.

Şehir şebekesi, Cüri Irmağı’ndaki 11, Cevizdere Irmağı’ndaki 10 kuyudan çekilen suyun Kiraztepe, Çamurlu ve Nuriye depolarından ve kente dağıtım yapan irsale hattından oluşmaktadır. Toplam 21 kuyunun verimi, ortalama kuyu başına 15 Lt./Sn. dir. Ünye Belediyesi su işletmesi Müdürlüğünden aldığımız bilgiye göre, 29.742 sayaç mevcuttur. Bunlardan 23.208’i konut, 1.669 adeti ticarethane, 4.585’i şantiye ve 201 adeti inşaat, 66 tanesi Resmi daire, 48 tanesi okullara aittir. 1.836 âdeti dijital su sayacı olan sayaçlardan toplam 25.000’i aktiftir. Bu sayaçlardan elde edilen aylık ortalama su sarfiyatı 200.000 metreküptür. Ünye nüfusu 73.000 kişidir. Şu haliyle Ünye’nin su imkânı, mevcut ihtiyaca cevap verebilecek düzeydedir. Zaten 17 yıl önce, şebekeye su sağlayan kuyuların, Irmak suyunun çekilip deniz suyunun istila etmesi sonucu tuzlanması dışında Ünye, yıllardan bu yana ciddi bir su sıkıntısı yaşamamıştır. Bu göstergeyi temel alsak bile, Ünye’de su sorununun yaşanmayacağını söyleyemeyiz.

 

Ünye Çimento ve su sorunu

Ünye Çimento’nun patlayıcı etkisiyle koparıp götürdüğü alçıtaşı blokları, hem tarihi Tozkoparan Mağaralarını tehdit ediyor, hem de patlayıcı etkisiyle Cevizdere yatağında açılan çatlaklardan ırmak suyu çekiliyor. Böylelikle şebeke kuyularındaki verimlilik azalmıştır. Şimdiye dek çatlaklardan akan sular nedeniyle, 4 kuyu kapanmış ve yenileri açılmıştır. Tarihe, çevreye ve suya yaptığı zararı görmezlikten gelen ÜÇS yetkilileri, şimdiye kadar yapılan uyarılara net bir cevap vermemiştir.

Çimento fabrikasının Ünye’ye kattığı ekonomik değerin bilincindeyiz. Ancak, Cevizdere Irmağının karşı kıyısını, Denizbükü sırtlarını koparıp alan Çimento, sadece çevreye zarar vermemiş, tam da bu yükseltinin ortasında bulunan arkaik bir mağarayı (kaya mezarı) yok etmiştir. Aynı akıbet, Tozkoparan Mağaralarını beklemektedir.

Bu ve benzeri nedenlerle Ünye Belediyesi yeni su kaynaklarına yöneliyor, yeni bir projeye girişiliyor. Aynı ırmağın üst havzasında, Yeşilkent’te, 8 Metre yükseklikte bir bent yapılması düşünülüyor. Bu proje ile normal koşullarda Ünye’nin uzun yıllar su ihtiyacının karşılanabileceği ifade ediliyor.

Su sorunu karşısında başvurulan yöntemler ve sunulan benzeri çözüm önerileri ilk bakışta rasyonel gibi gelse de, beraberinde başka sorunları getirmektedir. Çevremizde ve ülkemizde sıklıkla başvurulan akarsu önüne bent veya baraj kurularak su toplama yöntemi sebebiyle, akarsular üzerinde irili ufaklı pek çok barajlar oluşmuş (HES), ekosistemlerde istenmeyen değişimler yaşanmıştır. Bir çok akarsu, denize kavuşamadan kurumuştur. Üst havzalarda ise, nemlilik oranları değişmiş, bitkisel ve hayvansal dağılım (flora ve fauna) felce uğramıştır. Bölgesel bazda elde edilen temel mahsullerde verimsizlik ve yok olma baş göstermiştir.

 

Bu haber toplam 505 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Ünye, Tarih, Araştırma, Grubu, /, Ünye’de, suyun, öyküsü

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler