HABER ARAMA
  • DOLAR5,3770
    % 0,22
  • EURO6,0848
    % -0,00
  • ALTIN213,9980
    % -0,06
  • BIST 10090.528,64
    % -0,94
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Aralık 2018 Pazartesi
Fındık Fiyatı


12.25 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
5 Aralık 2018 Çarşamba Saat: 18:46

Eşit Temsilin Takipçisi Olacağız

Ordu Barosu Kadın Hakları Komisyonu 5 Aralık Kadın Hakları Günü ile Kadına Seçme ve Seçilme Hakkının verilmesi ile ilgili basın açıklaması yaparak, “Eşit temsilin sağlanması hususunda yapılanların takipçisi olacağız.” dedi.
Eşit Temsilin Takipçisi Olacağız

Ordu Barosu Kadın Hakları Komisyonu 5 Aralık Kadın Hakları Günü ile Kadına Seçme ve Seçilme Hakkının verilmesi ile ilgili basın açıklaması yaparak, “hak mücadelesini sürdüreceğimizi , seçme ve seçilme hakkının uluslararası düzeyde temel insan haklarından olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından 1985 yılında  imzalanan Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine Dair Sözleşme  (CEDAW ) gereğince eşit temsilin sağlanması hususunda yapılanların takipçisi olacağız.” Dedi.

Kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesi ile ilgili açıklama yapan Ordu Barosu Kadın Kadın Hakları Komisyonu, “  Türkiye’de  çağdaş uygarlık seviyesini ve dünyadaki gelişmeleri takip eden , okuyan , araştıran Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK  , kurtuluş ve kuruluş mücadelesinde erkekler ile omuz omuza hareket eden ,ülke topraklarının işgaline kanıyla , canıyla  direnen Anadolu topraklarında yaşayan Türk kadınını hak ettiği yere taşımak adına ,Türk kadınına  seçme ve seçilme hakkı verilmesinin öncüsü olmuştur.” İfadelerini kullandı.

Ordu Barosu Kadın Hakları Komisyonu yazılı olarak yaptığı basın açıklamasında şunları kaydetti, “

“Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti devletinin temel ilkesi ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözünün ruhuna uygun , milletin kadın ve erkeklerden oluşması gerçekliğini hayata geçirerek , kadınları milletin iradesi içinde yer almaya teşvik etmiştir.Ülkemizde 3 Nisan 1930 tarihinde belediyelerde,26 Ekim 1933'te köy ihtiyar heyeti ve muhtarlık seçimlerinde, ve son olarak  5 Aralık 1934'te ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kadına seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.Bu nedenle 5 Aralık ‘Kadın Hakları Günü’ olarak kutlanmaktadır.Ve ancak biz , bu tarihsel gerçeklikle övünmenin ötesinde bir Türkiye istiyoruz.Aradan geçen 84 yıl boyunca , neredeyse bir asır önce seçme ve seçilme hakkı elde etmesine karşın , kadınların siyasal , sosyal , idari ve  kamusal  alanda seçimlerini dile getiremediği ve yönetim kadrolarında söz sahibi olamadığı açıktır.”

“Hayatın her alanından seçimleri yapabilme özgürlüğü kısıtlı olan kadının seçme ve seçilme hakkını kullanması  güçleştirilmiştir.Kendi hayat ve gelecekleri ile ilgili karar vermede yeterince özgür olmayan , bireysel kararları baskılanan kadınların siyasal katılımda seçme hakkının kullanılması yanında , seçilme hakkının hayata geçmesi gerekmektedir.Günümüz dünyasında  kadınların bir çok hakkı yeni kazandığı örneklerle ve hatta kadının insan olup olmadığı tartışmasında yaşanan ülkelerle karşılaşmaktayız.Biz ülke olarak hep birlikte  bu hakları önce kazanmanın gururunu yaşamanın ötesi geçmek ve kazanımlarımızı hayata geçirme ödevimizi gerçekleştirmek zorundayız.İstatistiki veriler övündüğümüz yasal düzenlemeye uzak bir somut gerçeklik yansıtmaktadır.”

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu)  verileri göstermektedir ki; 2014 yılı yerel seçimlerinde Belediye Başkanı             %  2,9, Belediye Meclis Üyesi  % 10,7, İl Genel Meclis Üyesi  % 4,8, Köy Muhtarı  % 0,3, Köy İhtiyar Heyeti % 1,2, Mahalle Muhtarı  % 2,0, Mahalle İhtiyar Heyeti  % 2,5 oranından kadınlar seçilmiştir.2016 yılında % 14,7 olan millet vekili oranı 2017 yılından yapılan seçim sonrasında  % 13,9 olmuştur.Yine Genel Seçimler sonrasında bakanların yalnızca % 7,4 ‘ü kadınlardan,  % 92,6 ‘sı erkeklerden oluşmaktadır.TÜİK Hane Halkı İşgücü araştırmasına göre 2017 yılında yönetici statüsündeki kadın oranı % 17,3 ‘tür.TÜİK verilerine göre cinsiyete göre kadın polis oranı % 6,3 iken erkek polis oranı ise % 93,7’dir. TÜİK verilerine göre cinsiyete göre kadın hakim oranı  2007 yılında % 28,2 iken 2017 yılında % 40 lara ulaşmıştır.

“Bu verilen açıkça göstermektedir ki , kadınların her ne kadar seçme ve seçilme hakkı elde edişinden uzun yıllar geçmiş olsa dahi , ülkede uygulanan politikalar ile günümüze dek , kadının seçme ve seçilme hakkının  kullanmasına mani olunmuştur.Bilindiği üzere  toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasında demokratik ülkeler ‘kota’ uygulamakta , siyasi partiler ise bu uygulamayı tam olarak yerine getirmemektedir.Yerel yönetimlerde isimleri nerdeyse anılmamakta ,milletvekili aday listelerinde kadın aday  çoğu zaman bulunmamakta ya da son sıralarda kadın adaylara yer verilmektedir.Eğitim durumu, sosyo ekonomik durumu aynı ya da benzer bireyler arasında tercihin kadından yana olmadığı  acı bir toplumsal gerçekliktir.Bu ülke nüfusunun yarısı kadınlardan oluşmaktadır.Ve ancak görüldüğü üzere kadınların yerel ve genel seçimlerde , yöneticilik kadrolarında oldukça düşük oranlarda yer aldığı , cinsiyete göre hukuk alanında hakim sayısında artışın sevindirici olduğu  verilerde yer almıştır.Yerel seçimlerin yaklaştığı günlerde , kadın adayların bu anlamda siyasi partilerce salt kadın olmalarından kaynaklı olarak engellenmesinin önüne geçilmesi ve kadrolarda yer almalarının gerektiği ; adayların belirlenmesinde  demokratik ,çağdaş , liyakata dayalı ve özgürlük çerçevesinde değerlendirme yapılması hususunda  tüm siyasi partilere çağrıda bulunuyoruz.Kadının yerinin neresi olacağının belirleyicisi salt kadın olmalıdır.”

“Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan bu hakların salt yasalarda atıl olarak yer alması değil , bu haklara kadın ve erkekler olarak sahip çıkılması , hakların yazılı olmaktan öte hayata geçirilmesi Atatürk’ün 84 yıl önce işaret ettiği muhasır medeniyetler seviyesinde olmanın bir gereğidir.Türk kadını Mustafa Kemal Atatürk’e haklarının devlet kuruluşu temellerinde yer alması nedeniyle minnettardır ve minnettar kalacaktır.Ancak salt yasada yer alan kanuni düzenlemeler hakların kullanmasını hayata geçirmeyecektir.Hak kavramı , kullanılmakla hak niteliği taşıyacaktır.Hayat seçimlerimizin toplamıdır ve hayatın içinde kadınlar vardır.

“Ordu Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak hak mücadelesini sürdüreceğimizi , seçme ve seçilme hakkının uluslararası düzeyde temel insan haklarından olduğu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından 1985 yılında  imzalanan Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesine Dair Sözleşme  (CEDAW ) gereğince eşit temsilin sağlanması hususunda yapılanların takipçisi olacağız. 

Bu haber toplam 109 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Eşit, Temsilin, Takipçisi, Olacağız

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler