HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
18 Eylül 2020 Cuma
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
8 Şubat 2020 Cumartesi Saat: 08:46

Kestane Zamanı

CANİK DERGİSİ
Kestane Zamanı

Kestane bir kış mevsimi meyvesidir. Havaların soğumasıyla birlikte tezgâhlardaki yerini aldı. Kilosu çiğ olarak 15 ila 20 lira arasında satılırken,  mangalda pişirilen kestanenin kilosu ise 50 liradan satılıyor.

 

Kış mevsimi geldiğinde şehirlerin köşe başlarına kurdukları mangallarda  kestane pişirerek satarlar buna hemen hemen  Türkiye’nin her tarafında rastlamak mümkündür. Kestaneler önce üzerleri çizilir ve altında kömür yanan bir ocağın üzerinde pişirilir. Her kestaneden kebap olmaz,

 

Kestane (Castanea Vesca) Kayıngiller familyasından; kışın yapraklarını döken, 25 - 30 metre boyunda bir ağaçtır, yaprakları geniştir, meyveleri iridir. Kabuklarının suda kaynatılması ile hazırlanan ilaç ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır Meyvesi, kasları kuvvetlendirir, bedeni ve zihni yorgunluğu giderir, damar sertliği ve yüksek tansiyon ve şeker hastalarına tavsiye edilemez.

 

Türkiye’de üretim alanları, Doğu Karadeniz’den başlayıp Marmara ve Ege kıyılarından Antalya’ya kadar uzanır. Doğu Karadeniz’de 700-800 m’ye kadar diğer orman ağaçları ile karışık, bazı alanlarda bulunmaktadır. Ege ve Marmara bölgelerinde 1000-1200 metre yüksekliklerde yetişebilmektedir. (Kaynak: Tarım ve Ziraat Bilgi Bankası)

 

Kestane ülkemizde en çok Aydın ilinde yetiştirilmektedir ve buradan hasat edilen kestaneler dış pazarlara da ihracatı yapılmaktadır. Ayrıca özellikle Aydın ilinden ihraç edilen kestaneler çok kaliteli olup, Bursa’da bir tatlı olarak imal edilmektedir.

Kestanenin vatanı Türkiye’dir. Meyveleri Eylül ve Ekim aylarında çatlayarak içindeki tohumları (kestaneleri) kendiliğinden yere dökülür ve toplanarak kurutulur, nemsiz bir yerde muhafaza edilir.  Kaynak (Bitki Ansiklopedisi)

 

Taze kestane başta nişasta ve çeşitli şekerler olmak üzere lifli maddeler, protein, düşük oranda yağ, çeşitli mineral maddeler, B1, B2 ve C vitaminlerini içermektedir. Doyurucu özelliğine paralel olarak insanların beslenmesine katkı sağlayan bir besindir.

Ayrıca kestane şekeri, kestane püresi, kestane ezmesi gibi çeşitli tatlılar da yapılmakta ve bu ürünler tek başına tüketilebildiği gibi pastalarda da kullanılmaktadırlar.

Kestaneler öğütüldüğünde, güzel ve tatlı bir un haline gelir. Bazı araştırmacılar inek sütündeki süt şekeri laktozunun çocuklar için alerjik etkisi nedeniyle çocuklara uygun tatlı ve çorbaların hazırlanmasında kestane unu alternatif bir üründür.

Şekerciler kestanenin şekerlemesini yaparak "kestane şekeri" adı altında piyasaya sürerler. Bursa’nın kestane şekeri en meşhur olanıdır.

Kestane ağacının kerestesi iyi cila kabul ettiğinden mobilyacılıkta kullanılır.. Memleketimizde yılda 10-12 bin ton civarında kestane üretilebilmektedir.

 

Kestane Köşebaşlarında

Mangallarda Pişirilerek Satılır

 

Köşe başındaki kestanecinin küçücük bir terazisi vardır. Kestane gramla satılır. Yalnızsanız 100, iki kişiyseniz 250 gram yeter. Kestaneci maşasıyla aldığı kestaneleri küçücük kese kağıtlarına koyarak tartar. Sonbaharın insanlara sunduğu en güzel hediyedir kestane.

Kömür sobasında kestane
Kestanenin Türkiye’nin kış kültüründe önemli bir yeri vardır, kış günlerinde, küçük soba üzerindeki pişirilir.
Bu ilginç yiyecek kabuklu ve sert yapraklı bir ağaçta olur ve bulunduğu coğrafyaya göre değişiklik gösteren 16 ayrı türü vardır.. 
Türkiye’de yetişen tek türü olan Anadolu kestanesi (Castanea sativa), Kuzey Anadolu kıyılarından Marmara Bölgesi’nin içlerine ve Ege’ye kadar geniş bir alana yayılmış durumdadır.

Türkiye’de meyvesi bakımından en iyi kestaneler, ünü eski çağlardan beri yaygın olan Bursa yöresinde bulunur. Bursa kestaneleri o kadar meşhur ki, Grekler (Yunanlılar) tarafından Yunanistan’a, oradan da İtalya’ya ve diğer Akdeniz ülkelerine yayıldığı biliniyor.
Kasları güçlendiren, şeker, protein,  nişasta deposu olan kestane, en çok ateşte  ya da haşlanarak tüketiliyor. Kabuklarının kaynatılmasıyla elde edilen çayın ise ateş düşürücü ve sinirleri yatıştırıcı bir etkisi olduğu bilinir.

Kestaneler bize gülümsediğinde yaz artık kesinlikle bitmiştir. Yazın son mısırları da dişlenmiş; sıra kestane yemeye gelmiştir. Çünkü yazın “taze mısıııır” diye bağıran seyyar satıcılar, şimdi “kestane kebaaaap” diye bağırmaktadır.

Köşe başlarının dekoru değişmiş; mısır arabalarının yerini kestane sobaları almıştır.  (Ünye Canik Dergisi sayı 21)

Kaynak: Dr. İlhan ÖZKARAKAŞ / Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü

 

 

Bu haber toplam 294 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Kestane, Zamanı

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler