HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
18 Eylül 2020 Cuma
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
10 Şubat 2020 Pazartesi Saat: 09:04

Ünye’nin Arnavut Kaldırımları

İrfan IŞIK
Ünye’nin  Arnavut  Kaldırımları

Aslında Anadolu ve Balkanlardaki kaba taşlarla yapılan Türk yollarının kaldırımları,  ayni taşlarla Arnavut işçiler tarafından yapıldığından,  hem yollara hem de kaldırımlarına, Arnavut kaldırımı deniyordu.

 

Ortaokul yıllarımda, evden okula-okuldan eve giderken, basacağım yere bakmadan yürüdüğüm yol, sadece eski kameriyeli parkımızın bitiş noktasıyla Yalı Kahvesindeki , denize doğru uzanan sinema binasına kadar devam eden rıhtım dediğimiz kaldırımdı.

 

 

Rıhtım bir taş duvarla dikine örülerek, denizden iki metre yukarıya kaldırılmış, şimdiki yalı yolunun kaldırımından biraz dar tutularak yapılmış, üstü sahan taşı dediğimiz kireç taşı karolarıyla döşenmişti.

Sahil yolu, parkın içindeki, kavak dibinin hemen karşısındaki küçücük belediye binamızın önünden başlar, şimdiki 100. Yıl tesisinin önünde faleze tırmanır, inişli çıkışlı, virajlı zikzaklar çizerek Terme’ye doğru giderdi.

Yol, silindirlerin ezip güzergahda kalın bir katman oluşturuncaya kadar sıkıştırarak gömdüğü tenis topu iriliğindeki kırma kireç taşlarından yapılıyordu. Bu sistemle yapılan yollara, Makadam yol, yaygın adıyla da şose deniyordu.

Rıhtım işte denizden iki metre yüksekten geçen bu yolun kaldırımıydı.

Ünyeliler, ilk yapıldığında gayet düzgün olan bu yolu çok sevmişlerdi ama, kısa bir süre sonra silindirin altında kırılarak ufalanmış kireç taşının yağmur ve rüzgar erozyonuyla savrulmasından sonra delik-deşik olmuş, üstünde yürünmesi işkenceye dönüşmüştü adeta. Ayrıca yağmurlu, karlı günlerde bu delik-deşik olmuş yol, binlerce küçük gölcükle dolar, yürümeyi imkansızlaştırırdı.

Şükür ki yolun deniz yönündeki kaldırımı sahan taşı döşeliydi. O kaldırımda yürümek ve oynamak zevkti çocuklar için.

Belediyenin önünden ikiye ayrılarak biri hükümet, ikincisi belediye caddesi ismini alan yollar geniş, mahalle aralarındaki sokaklarsa daha dar Arnavut Kaldırımı tarzında döşenmiş yollardı.

 (

Caddelerin genişliği üç metreydi. Sokaklarsa, genelde iki iri taşının yan yana döşenmesiyle 80 Cm. genişliğinde yapılmışlardı. Bu iki iri taşın arasındaki boşluklar daha küçük ırmak taşlarıyla doldurulmuş olurdu. Büyük Cami önünden Çınarlık mevkiine giden cadde bile 80 cm. genişlik hesap edilerek, düzgün bir geometriyle yolun iki yanına döşenmiş iri taşlardan oluşturulmuştu.

 

Bu yüzden motorlu araçlar Ünye’nin ancak iki caddesinde kullanılabiliyordu.

O zamanlarda, Ünye’de kullanılan araçlar, boyunduruk bağlantılı,  kızaklı öküz arabalarıydı. Yani iki tekerleği arkada, önü kızaklı kağnılar…    

Onlar bile sokakların Arnavut kaldırımlı yollarında ancak bir tekerleği taş döşeli yolda, diğeri yol dışında olmak üzere gidebiliyorlardı. Zavallı öküzlere eziyet edilerek.

Ortasına  80 Cm. genişliğinde taş döşenmiş geniş güzergahlı yollarda kağnılar döşemeye hiç yanaşmaz yolun toprak olan yanlarından geçerek zemini delik-deşik eder, yağmurlu havalarda buraları balçık bulamacına dönüştürürlerdi.

Dar Arnavut kaldırımı tarzında döşenmiş sokak ve caddelerde, özellikle yağışlı günlerde yürüyen insanlar, görülmeğe değerdi.

Herkes, başı yerde, gözleri basacağı taşı seçer durumda, uzunlu-kısalı adımlarla zıplayarak yürümek zorundaydı. Islak ve çamurlu taşlarda ayak kayar, taşlar arasındaki çukurlara iner, orada birikmiş çamurlu sulara batar, Pabuçlar, üst-baş kirlenirdi. Daha kötüsü ayaklar bilekten burkulur, sakatlanılırdı.

Ünye gelişip büyümeğe başlayınca motorlu araçlar da çoğaldı.

Arnavut kaldırımı yollarımız bu araçları kaldıramaz duruma düşünce, alternatif yol kaplama arayışı başladı.

Ordu yakınlarındaki bir granit taş ocağından, parke taş kestirmek için anlaşmalar yapıldı . İlk granit parkeler geldi.

Önce Yalı Kahvesi’nden belediye önüne kadar olan makadam yol, daha sonra da Belediye den sonra ikiye ayrılan Hükümet ve Belediye caddelerindeki arnavut kaldırımının kaba ırmak taşları söküldü.  Parke taşlar, taş ustası Mevlüt Bıyık, oğulları Hamza ve Mustafa Bıyık tarafından genişletilen bu caddelere döşendi. Giderek de tüm cadde ve sokaklarımız, granit parkelerle kaplandı.

Kentler büyüdükçe, granit parke temini hem güçleşti hem de daha düzgün ve estetik yollar yapma ihtiyacı doğdu.

Bu ihtiyacı karşılamak için, kilit sistemli fabrikasyon döşeme taşı yapımı icat edildi. Çimento harçla seri halde imal edilen bu parkeler uzun ömürlü olmamakla birlikte, yollara kolayca döşenip daha kusursuz bir kaplama sağladığından ve istenilen şekilde yapılabildiklerinden tercih edilir oldu.

Granit parkeli yollar söküldü.

 

Ünye de bu modaya uydu. Sonsuz süre kullanılabilir ömrü olan parkeler yerine, fabrikasyon kaplama taşlar döşendi. Henüz iki-üç yıllık olan bu yollar,  kırılıp dökülmeğe başladı. Yakında yenilenmeleri kaçınılmaz olacak.

Sökülen granit parkeler, belediyenin başına dert açmış olacak ki satılığa çıkarıldılar. İzmir Büyük Şehir Belediyesi talip oldu parkelerimize.

Bir söylentiye göre o taşlar şimdi Alsancak Meydanı’nın çevresindeki yollarda döşeliymişler.

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber toplam 337 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Ünye’nin, Arnavut, Kaldırımları

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler