HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
13 Nisan 2021 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
22 Nisan 2020 Çarşamba Saat: 09:42

Doğanın meydana getirdiği bir sanat eseri Dikilitaş ve Ünyelilerin çok sevdiği bir balık Tirsi–Thirissa

CANİK DERGİSİ
Doğanın meydana getirdiği bir sanat eseri Dikilitaş ve Ünyelilerin çok sevdiği bir balık Tirsi–Thirissa

Doğanın meydana getirdiği bir sanat eseri

          Dikilitaş

Burada, yüzünüz denize dönük durduğunuzda sağ tarafınız (Mitrapolis) Midrebolu  Argonotların altın postu aramadan dönerken mola verdikleri İason Burnu’dur. Sol tarafınızda ise  fok balıklarının mağarası FEGA vardır. FEGA Ünyelilerin fok balıklarının yaşadığı mağaraya verdikleri bir isimdir.

Ünye’nin çıkışında Topyanı’ndan gelen bu kayalıklar adını biraz aşağıda falezlerin altında, deniz kenarındaki sivri bir kayadan almaktadır.

Dikilitaş ve bu kaya oluşumları iki milyon yıl önce üçüncü zaman olan,  dağların tepelerin oluştuğu jeolojik zamanda meydana gelmiştir. Kayalar bazı yerlerde bıçak gibi keskindir ve içlerinde bulunan demirin, tuzlu suyla temasından dolayı renkleri pas rengidir. Volkanik kökenli bu taşlar, magma’nın ve büyük parçaların yeryüzüne çıkıp soğuması sonucu oluşmuş, bazalt ve andezit adı verilen taş türleridir.

 

Dikilitaş’taki kayalar denize diktir, uç tarafları keskindir, çıplak ayakla yürünmesi zordur. Fok mağarasına bakan tarafta düz bir bölüm vardır, kayalar burada bir havuz oluşturmuştur, yazın deniz berrak, durgun ve su temizdir.

 

Dikilitaş’tan fener tarafına manzara doyulmaz güzelliktedir.

 

Dikilitaş doğanın ender meydana getirdiği bir sanat eseridir, o kadar muntazam işlenmiştir ki özellikle buraya dikilmiş hissini verir. Burada, yüzünüz denize dönük durduğunuzda sağ tarafınız (Mitrapolis) Midrebolu ve uzaklarda görünen, Argonotların altın postu aramadan dönerken mola verdikleri (İason)  Yason Burnu’dur. Argonotlar Ünye koyunda da mola vermişler ve gemilerini onarmışlardır. Sol tarafınızda ise aşağıda Fok Balıklarının Mağarası (FEGA) vardır. FEGA Ünyelilerin fok balıklarının yaşadığı mağaraya verdikleri bir isimdir. Fok balıkları ellili yıllara kadar burada yaşamışlar ve bu mağarada üremişlerdir. Son fok balığı Ünye’de ellili yılların başlarında görülmüştür.

Buradan sonra sırası ile deniz kenarından sola doğru Fok Mağarası, Fokfok kayalıkları, (Fok Fok kayalıklarının fok balıkları ile bir ilgisi yoktur, burada bulunan bir kayanın altından fırtınalı havalarda dalgaların vurması ile çıkan sesten dolayı verilen bir isimdir.) Feneraltı doğal havuzları, Çamlık mesire yeri ve Uzunkum Plajları gelmekte ve uzaklarda Çaltı burnu görünmektedir. Denizden çıkılması zordur, kayalıkların üzeri fundalıktır. Hastane virajının yoldan görünmeyen alt tarafıdır. Yeşil otlarla kaplanmış bir açıklıktan sonra kayalar inilir. Kayalar denize diktir, uç tarafları keskindir, çıplak ayakla yürünmesi zordur. Denize girilebilecek en güzel yerlerden biridir. Doğanın ender meydana getirdiği bir sanat eseridir.

 

Ünyeliler geçmiş yıllarda sepetlerine kahvaltılıkları doldurur harika deniz manzarası eşliğinde temiz hava da burada kahvaltı yaparlardı. Cumartesi Pazar günleri de aileler çocukları ile birlikte pikniğe gelirlerdi. Ayrıca Ünye’de el tezgâhlarında dokuma sanatının yaygın olduğu ellili yıllara kadar evlerdeki bu tezgâhlarda dokunan halı ve kilim benzeri eşyalar, sağlam olması için denizde yıkanır ve bu kayalıklarda kurutulurdu. Burası halen eski güzelliğini korumaktadır. 


Ünyelilerin çok sevdiği bir balık

Tirsi–Thirissa

Tirsi eski Ünyelilerin çok sevdiği bir balıktır. Eskiden Ünye ve çevresinde çok miktarda yakalanırdı. Çok yağlı olması nedeniyle daha çok ızgarası yapılan bir balıktır. Bugün yine balık tezgahlarında bu aylarda görülür

Tirsi, Yunanca bir isimdir aslı “Thrissa” dır. Bize bu isim burada yaşamış Rumlardan kalmıştır.

Tirsi hamsi ile akraba bir balıktır. Küçüğüne Papalina orta boyuna Sardalya ve büyük boyuna da tirsi veya Sardalya azmanı da derler. Bir Karadeniz balığıdır. Sürü halinde kıyılara yakın yaşar. Çok kılçıklı yağlı bir balıktır.  Ünyelilerin zevkle yedikleri bir balık türüdür. Ünye ve açıklarında bol miktarda yakalan tirsi eskiden çömlek kaplarda tuzlanırdı.

 


Ünye Tirsisi-Alosafinta
Tirsi balığının Ünye ve yöresinde yakalan türünün Latince adı Alosafinta’dır. Norveç’ten başlayan ve Akdeniz'den geçerek Karadeniz'e kadar uzanan bölgede bulunur. Bilimsel adı Alosa Alosa’dır. Ünye ve civarında yakalananların boyları 30 cm. yi geçmez.
Tirsi balıkları denizlerin ılıman ve az soğuk bölgelerinin nehir ağızlarına yakın sahalarında yaşarlar. Orta sularda büyük sürüler halinde gezerler. Sürüdeki balıklar eşit aralıklarla ve aynı hızla, adeta askeri bir düzenle ilerlerler. Akdeniz ve Marmara’da Gelibolu ve Çanakkale’de sardalya, Karadeniz’e geçince büyürler tirsi olurlar.


Gövdesi yassı olan tirsi balığı elips şeklindedir. Kafası ve gözleri biraz irice, ağzı ufaktır.  Solungaç kapaklarında etrafa ışın gibi yayılan hafifçe kabarık çizgiler görülür. Sırtı koyu mavi ve yeşilimtırak, yanları gümüşümsüdür.  Gövdesi gümüşümsü pullarla kaplıdır.
Tirsi planktonla beslenir. Boğazındaki besini ayırmak için ilginç bir süzgece sahiptir. Solungaç yapraklarının çok miktarda bulunması bunların küçük planktonları ayırmasını sağlar, suyu tülbentten geçirircesine süzer.  Küçük balıkları da kolayca kapar.
Tirsi balıklarının üreme mevsimi ilkbahardır. Sürüler halinde toplanır ve yumurta dökmek için nehirlere girerler.  Kılçıklı olmasına rağmen çok lezzetli bir balıktır. Izgarası nefis olur. Ayrıca tuzlanır. Iğrıp, manyat, gırgır,  ve sade ağlarla yakalandığı gibi çapariyle de avlanır.  
Tirsi balıkları denizlerin ılıman ve az soğuk bölgelerinin nehir ağızlarına yakın sahalarında yaşarlar. Orta sularda büyük sürüler halinde gezerler. Sürüdeki balıklar eşit aralıklarla ve aynı hızla, adeta askeri bir düzenle ilerlerler.

Sardalyalar ile yakın akraba olan tirsi bir Karadeniz balığıdır ama İstanbul boğazı'nda Marmara denizi'nde ve Akdeniz'de de bulunabilmektedir. Sürü halinde kıyılara yakın yaşar. Üreme zamanı olan ilkbaharda yumurtlamak için nehirlere de girer. Tüketicilerin sevdiği ve taze, tuzlama ya da tütsülü olarak yedikleri, ekonomik değeri olan bir balıktır.

 

Bu haber toplam 862 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler