HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
31 Mayıs 2020 Pazar
Fındık Fiyatı


24.00 TL - 26.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
8 Mayıs 2020 Cuma Saat: 09:39

Kadılar Yokuşu ve Hilmi Kadı Konağı

Yaşar KARADUMAN
Kadılar Yokuşu ve Hilmi Kadı Konağı

Kadılar Sokağı,  Kadılar Yokuşu da diyorlar. Sokağın başındaki tabelada “Kadılar Yokuşu Sokağı” yazıyor.  Son Kadı, Hilmi Kadı’nın sokaktaki dede evinde oturmuş torunu Merhum Hilmi Bey,  “Kadılar Yokuşu” denmesine kızardı ve “Buranın ismi “Kadılar Sokağı” derdi.

Sokak biraz yokuş olduğu için, anlaşılan halk “Kadılar Yokuşu” adını daha çok uygun görmüştü buraya.

 

Zaman içinde Kadılar Sokağında tarihi bir iki evler çökmek üzereydi, eskimişti,

yapılan bir restorasyan ile bütün konaklar kurtarıldı, sokak sağlıklaştırlması kapsamında yeniden düzenlendi taban taşları uyumlu hale getirildi ve ışıklandırıldı.

Sokakta Yerleşim

Sokakta yerleşim üç yüz yıl kadar önce başlamış. Üç yüzyıl kadar önce burada yerleşen bir kadıyı diğer kadılar takip ederek bu sokağı oluşturmuşlar. Sokağın daha çok yukarı çıkarken sağ tarafına konaklarını yapmışlar.

Üç yüz yıl kadar önce yerleşen ilk kadı ve onu takip eden kadıların yaptırdıkları birinci dönem konaklardan hiçbiri günümüze ulaşamamıştır. Bugün ayakta olan konaklar ikinci ve üçüncü dönem konaklardır.  Zaman içinde konaklar ve sokak hakkında bir sürü masal hikaye ve efsaneler oluşmuştur.

 

Birinci konaklardan günümüze sadece konakların giriş kapılarının taşları ve bahçe duvarları kalmıştır. Burada araştırma yapan sanat tarihçileri taşlara ve mimariye bakarak taşların ve cümle girişleri, yıllar içersinde birkaç defa onarım görmüş, üç yüz yıl öncesinden çok az bir bölüm, direk ve sütun orijinal olarak günümüze ulaşmıştır.

Evlerin ikinci ve üçüncü versiyonları da zaman içinde onarım görmüştür.

Sokaktaki son oturan kadı Hilmi Kadı olmuştur. Hilmi Kadı, Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte değişen hukuk sistemi nedeni ile emekliye ayrılarak son yıllarını bu konakta geçirmiş ve hayata burada veda etmiştir.

Mezarı  Harmandüzü mezarlığındadır. Daha sonra Hilmi kadının 125 yıl önce yaptırdığı evinde aynı adı taşıyan torunu Hilmi Bey dedesinin hatıraları arasında yaşamını sürdürmüş o da  hakkın rahmetine kavuşmuştur.

 

Ünye Kadıları ile Ünlü

Bir yerdi

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ünye’den çok sayıda ünlü kadı yetişmiştir.

İmparatorluğun başka yerlerinde görev yapıp emekli olduktan sonra bu sokakta yaptırdıkları konaklara gelerek oturmuşlardır. Onları gören başka kadılarda Ünye’nin suyu, havası ve doğası nedeniyle son yıllarını burada geçirmek için onlar da konaklar yaptırmışlardır.

Kadılardan oluşan sakinlerinden dolayı bu sokağa “Kadılar Sokağı” denilmiştir.  Cumhuriyet Meydanı’na çok yakın ve eski hamamın arkasındadır. Orijinal taş döşemeli yolu, taş işçiliğinin en güzel örneklerinin işlendiği giriş kapıları ile bir ‘müze sokak’ gibidir burası.

 

Sokakta en iyi korunmuş ev son kadı olan Hilmi Kadı’nın konağıdır. İçinde son oturan torunu, dedesinin adını taşıyan Rahmetli Hilmi Bey, konağa gözü gibi bakmıştır..

Gelenlere konağın kapılarını açmış onlara konak ve sokak hakkında bilgiler vermiştir.

Hilmi Beyi vefatından önce son defa ziyaret ettik, bize konak hakkında bilgi vermesini istedik. Bizi kabul ederek sorularımızı cevapladı.

 

Aldığımız bilgilere göre bu konak iki geçeli inşa edilmiş. 

Evin  aynısı, yani simetrisi arkaya yapılmış… Yani aynı çatı altındasırt sırta vermiş iki konak.

“Bu evin yapım parasını dedem Hilmi Kadı Şam’da görevli iken buradan göndermiş. Kardeşi, Sait Efendi de evi yaptırmış. Evin yapılmasındaki yardımlarına karşılık olarak “Sen de arka tarafa oturabileceğin kadar bir yer yaptır.” demiş. O nedenle arka taraf daha ufaktır. Giriş kapıları ayrıdır, yukarıdaki kapı ön tarafa, aşağıdaki kapı arka tarafın girişidir.

Böylelikle girenler çıkanlar birbirlerini görmezler. Bazı araştırmacılar yazılarında kapıları haremlik selamlık olarak yazarlar ki, doğru değildir. Arkada da bir konak daha olduğunu çok kimse bilmez

Evi yaptıran Hilmi Kadı, Kadızade Ahmet İzzet Efendi’nin oğludur. 1859 tarihinde Ünye’de doğmuştur. İstanbul medreselerinde eğitim görmüş ve Mektebi Nüvvab’tan yani, kadı hâkim mektebinden mezun olmuştur.

Kadı naibi (vekili) yetiştirmek için 1853 yılında Muallimhanei Nüvvab adı ile açılan okul 1884 ten sonra Mektebi Nüvvab adını alır. 1885 yılında buradan mezun olan Hilmi Kadı ilk görev yeri olan Bulgaristan’ın Tırnova kasabasına tayin edilir. 1891 de Boyabat, 1893 te Fatsa, 1895 te Havza, 1897 de Çarşamba, 1903 te Terme’de görev yapar. 1908 de Kavala’ya gönderilir.  .) 

Hilmi Kadı hukuk sisteminin değişmesi üzerine 1918 yıllarında emekli olur ve Ünye’ye yerleşir. 1924 yılında bu konakta hayata gözlerini yumar. ( Kaynak: Sadık Albayrak, Son devir Osmanlı Üleması  c.1-5 1980 İst.)

 

Ünye’de kaymakamlık yapan

Şair Ömer Bedrettin Uşaklı da

Burada oturmuştu

Bu konağın bir özelliği daha vardır.  1932 – 1933 yıllarında Ünye’de kaymakamlık yapan şair Ömer Bedrettin Uşaklı da burada arka taraftaki küçük bölümde oturmuştur. 1927'de Mülkiye Mektebi'ni bitiren, Ömer Bedrettin Uşaklı Bursa'da maiyet memuru olarak staj yapmıştır. Mudanya kaymakam muavinliğinden Ünye’ye kaymakam olarak atanmış buradan da Şavşat’a tayin edilmiştir.

Ünye Kaymakamı olduğu dönemde konağın arka tarafında dairede ailesini getirene kadar oturmuştur. O daire eşyaları ile birlikte günümüze kadar muhafaza edilmiştir.

Bize konağın önü ve arkasını gezdiren Hilmi Bey, benim Ömer Bedrettin’in burada oturduğuna dair fazla bir bilgim yok, diyor. “O yıllarda Ünye’ye tayin olunan kaymakamlar ailelerini getirene kadar geçici olarak hep burada kalmışlardır.

Ömer Bedrettin’in de burada kalmış olması kuvvetle muhtemeldir. Babam Ünye’de o yıllarda da Ünye Ticaret Odası başkanıydı ve İzmir İkinci iktisat Kongresine katılmıştı… Dolayısıyla Ünye’nin idarecileri ile olan ilgisi vardı.

Ömer Bedrettin’in de burada oturduğunu ben de zaman zaman duydum, fakat ben konuya ait bir şey hatırlamıyorum. Babamla iyi dost olduklarını, bizim bugün balık değirmeninin üzerindeki yerimize giderek o meşhur Denize Hasret adlı şiirini de burada yazdığını söylerler.

Sokak ve konaklar uzun yıllar bakımsız kalmış, Hilmi Kadı Konağından başka konaklar yıkılacak hale gelmiştir. Tarihi eser kapsamına alınmadan önce de bazıları yıkılarak yerine binalar yapılmıştır.

Uzun bir restorasyon döneminden sonra sokak eski günlerdeki şekline kavuşturulmuştur. Yeni yapıların binalarda eskiye uygun olarak giydirilerek Ünye Kültür Yolundaki önemli yerini alacaktır.

 

Kadılar yokuşu ve konaklar hakkında ne yazık ki günümüze çok fazla bilgi ulaşmamıştır, elimizde bulunan bilgiler bu kadardır.

Buraları korumak yazmak ve gün yüzüne çıkarmakta bir otuz yıl kadar geç kaldık.

Başka kasabalar bu değerleri bizden önce keşfetmiş, bize bu güne kadar kültüre tarihe değer veren yöneticiler gelmemiştir.

Safranbolu’yu ortaya çıkaran ve dünyaya tanıtan iki önemli kişi Ünyelidir. Fakat bu iki kişi Ünye’ye küskündüler. O yıllarda Ünye’ye el atsalardı biz şimdi uçmuştuk.

Bunlardan biri Turing Klübü eski Başkanı Çelik Gülersoy, öteki reklamcı Süha Arın dır her ikisinde bugün Ünye’de akrabaları yaşamaktadır.

Geçte kalsak kurtarılacak birkaç şeyimiz kalmıştır.

 

Bu haber toplam 473 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Kadılar, Yokuşu, ve, Hilmi, Kadı, Konağı

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler