HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
31 Mayıs 2020 Pazar
Fındık Fiyatı


24.00 TL - 26.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
11 Mayıs 2020 Pazartesi Saat: 09:13

TARİH

İrfan IŞIK
TARİH

İnsanlar dünyanın uzayda yer aldığı günden günümüze kadar geçen süre içinde yaşadığı evreleri, milyarlarca yıl süren bu evrelerdeki jeolojik değişimleri merak edegelmiş, aralıksız bir araştırma içine girmişlerdir.

 

İlk ve ortaokul yıllarımda arkadaşlarımla yaptığımız konuşmalarda, bir toplu iğne bile yapacak teknolojiye sahip olamadığımızdan, Nazilli’deki basma fabrikasıyla bir-iki şeker fabrikası dışında bir fabrikamız olmadığından yakınıyorduk. Daha 1983 yılında Ölen kardeşimi başka şehirlerde oturan akrabalara telefonla bildirmek için on saat beklemek zorunda kalmıştım bir postanede. Şimdi ilkokul öğrencilerinin bile cebinde telefon var. Çoktan beri istersek atom bombası yapacak bilgi birikimine ve teknolojisine sahip olduğumuzu konuşuyoruz.

Türk toplumu matbaayı kurma konusunda kaybettiği 300 yıllık süreyi süratle kapamaktadır.

İnsan, yarattığı bilim dallarını yeni ihtiyaçları için  çoğaltma yolundadır.

Her yeni bilim dalının gelişip mükemmele ulaşması için yeni kanıtlara yeni kanıtlarında çok sağlam dayanaklara ihtiyacı var çünkü

Konumuz olan tarih bilimini tanıtlarken :

Tarih geçmiş insan topluluklarının yaşayışlarını, kültür ve uygarlıklarını, harslarını, sosyo ekonomik yapılarını, neden-sonuç ilişkisi içinde yer ve zaman göstererek ve sahih olarak tetkik ve nakleden bir bilimdir diyoruz.

 

Tarihi yazarken, araştırmada uyulması

gereken kuralları da şöyle sıralıyoruz.

1-      Olayların neden ve sonuçlarını

2-      Olayların geçtiği yer ve zamanın belirtilmesini.

3-      Olaylarda rolü olan kişilerin katkılarının doğru değerlendirilmesini.

4-      Zamanın değer yargılarınını

5-      Tarafsız değerlendirmeyi.

6-      Kaynak taraması yapmayı

7-      Olayın üzerinden belli bir zamanın geçmiş olması gereğini göz önünde bulunduruyor;    

 

Doğanın ve İnsanlığın geçmişini

iki evrede araştırıyoruz.

1-      Tarihten önceki devirler

2-      Tarih devirleri.

Tarihten önceki insan ögeli devirleri ve tarih devirlerini de kendi aralarında devirlere ayırıyoruz.

Hepimizin kabaca bildiği bu devirleri saymağa gerek görmüyorum. Ancak tarih devirlerini ve o devir olaylarını yukarıdaki kurallar gereğince araştırırken neler yapıldığını nasıl kılı kırk yararak çalışıldığını gözler önüne sermek istiyorum.

tarih devrini, M.Ö. üçüncü bin yılın başlarında Sümerlerin buluşu olan yazıyla başlatıyoruz.

Yazı belge demektir. Yazılı belgeler tarihin en tartışmasız kanıtlarıdır. Ne yazık ki tartışmasız dediğimiz yazılı belgeler ayni zamanda kusurludurlar da.

Örneğin: Araştırdığımız olaya mesnet ve kanıt olan bir kil tablet, Asurlular’la Urartulular’ın bir savaş yaptıklarını, bu savaşta Urartu’nun önemli bir toprak kaybına uğradığını yazar. Ancak savaşın nerede, ne zaman yapıldığı konusunda bir bilgi yoktur. Savaştaki tarafların kralları yazılmıştır ama yengi ve yenilgiyi etkileyen ikinci kişilerin adı yoktur. Kaydı gereken pek çok detay zikredilmemiştir.

Bu arada beş bin yıl önceki belgelerin kalıcılığını ve bize ulaşmasını sağlayan kil tabletlerin yazı malzemesi olarak kullanılmış olmasındaki ilahi dürtüye dikkatinizi çekmek isterim. Biz, yazı için  kemik, ağaç kabuğu düz taşlar, tahta gibi dayanıksız mataryellerin de kullanıldığını kesinlikle biliyoruz. Kim bilir o dayanıksız materyellerle birlikte yok olan belgelerde hangi olaylar tarihten yitip gitmişlerdir. Oysa kil tablet doğanın yok edemediği en dayanıklı yazı gerecidir.

Tüm bilimler birbirinin eksiğini tamamlamak için yarış içindedir.

Tarih bilimi de kusursuz gelişmek için diğer bilimlerden ve ihtiyacına göre yeniden oluşturulan bilimlerden yardım alır.

 

Fizik, kimya, matematik, iklim, coğrafya, astronomi hele – hele arkeolaji, tarih biliminin emrindedir.

Bu yardımlaşmayı belirtmek için Biraz önce verdiğim örnekteki belgenin kusur ve eksikliklerini Tarih biliminin en çok zorluk yaşadığı  zamanın tespiti konusunu bir başka örnekle açıklamak istiyorum.

Antik Mısır’ın İkinci Ramses devrinden kalan tapınaklarının duvarlarına kazınmış en inanılması gereken belge niteliğindeki hiyeroglif yazılar Büyük kralın Hititlerle yaptığı Kadeş savaşının  Mısır orduları ve büyük Ramsesin  kahramanlıkları sayesinde nasıl kazanıldığını parlak şiirlerle anlatılırken kafa karıştırıcı ifadeler sokuşturulmuştur övücü metinlerin  aralarına.

 

 Mesela Mısır orduları pusuya düşürülmüştür Hititlerce.

Ordu dağılmış büyük kral muhasara edilmiştir ama Tanrı Amonun yardımıyla kral muhasarayı yarmıştır.

 Savaşın yenen ve yenileni belli olmadan iki karşı ordu ülkelerine geri dönmüştür der bu belgeler.

 Mısır için bu nasıl bir zaferdir.

       Gerçek 3200 yıl sonra, Hattuşada yapılan arkeolojik kazılarda Hitit belgeleri bulununca ortaya çıkmıştır. O belgeler:

Savaşta kesin yenilginin olmadığını söyler ama Mısır ordusunun Suriye’yi Hititlere bırakarak kaçarcasına ülkesine döndüğünü kendilerininse Suriye’yi düzene soktuklarını ve Mısırın  yetmiş yıl bir daha oraya uğrayamadığını yazar

Tarihçi gerçeğe ulaşmıştır ama büyük bir eksiklik vardır gene de. Savaş Büyük kralın beşinci firavunluk yılında yapılmıştır. ama bu beşinci yıl, bizim takvimimize göre hangi yıldır.

Bu ve bunun  gibi daha pek çok olayın bilinmeyen zamanını tespiti sorunu  1950 yılında geliştirilen C-14 Radyo karbon tarihleme yöntemi devreye  girince büyük ölçüde çözülmüştür. Bu yöntemle günümüzden 50 bin yıl önceye kadar yeryüzünde meydana gelen arkeolojik, paleo botanik, jeolojik olayların mutlak tarihlendirilmesi yapılmaktadır.

     

Görüldüğü gibi tarih ilerleyen zaman içinde teknolojik gelişme ve yeni buluşlarla giderek daha kusursuza, daha mükemmele ulaşacaktır. bildiğimiz tarihin ana hatları bu yenilenme ve doğrulanmalarla belki de değişecektir.

Antik Mezopotamya ve Mısır uygarlığının kronolojik tarihinin sık-sık değiştirilmesi, yeni bulunan belgelerle, geçmişteki göksel olayların, kuyruklu yıldız görülmeleriyle ve tam güneş tutulmalarının çatıştığı tarihler gibi, ve bunun yanında, yeni icatlar nedeniyle de oluyor.

Bunun çarpıcı örneğini bizzat yaşadım. Antik Mısır’ın insanı hayret ve hayranlıkla donduran binlerce yıl önce yapıp bıraktıkları şaheserlerini tekrar – tekrar görmek için iki kez modern Mısıra gittim. İlk gezimde piramitlerin dibinde eski Mısır’ı, İngilizce tanıtan  ve değeri on dolar olan bir kitap satın aldım. Bu kitapta, Antik Mısıra hükmetmiş 30 Firavun hanedanının yüzlerce firavununun, hangi yıllar arasında yaşadıkları, iktidarlarının kaç yıl sürdüğü yazılıydı. 6 yıl sonraki ikinci gidişimde ayni kitap yeni baskı nidalarıyla gene satıştaydı. Stantta gittim yeni baskı kitabın firavun kronolojisi sayfasını açtım

Her şeyin değişmiş olduğunu gördüm. Büyük kral ikinci Ramses’in 67 yıllık iktidarı eski kitapta, M.Ö. 1298-1235 yılları arasına tarihlendirilmişti. Bunda ise 1279-1213 yazıyordu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

        

Bu haber toplam 164 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : TARİH

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler