HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
28 Mayıs 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


24.00 TL - 26.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
15 Mayıs 2020 Cuma Saat: 09:16

SU Suyun Siyasi Önemi

DR. ALİ COŞKUN
SU Suyun  Siyasi  Önemi

Su, iyi  bir ortam ve iyon kaynağıdır. İnsanın vücut ağırlığının yaklaşık % 65’ini (çocuklarda daha fazla), hücre ağırlığının ise % 70’ ini oluşturur.

 

 

 

Geleceğin Dünyasında savaş sebebi olabilecek 3 temel öğe  :

Açlık için yeni yiyecek kaynakları arama nedeni, hareket kabiliyeti ve ilerleme için yeni enerji kaynaklarını ele geçirme nedeni ve en önemlisi de  susuzluk için yeni su kaynakları elde etme nedenidir.

 

Bunun için tüm ülkelerin çok geçerli bir sebebi olacak : Kaynaklar sınırlı ve nüfusumuz artıyor. Dicle ve Fırat nehri üzerine kurduğumuz baraj bile Dış düşman Devlet Sözcülerinin iştahını yeterince kabartmış durumdayken, bu kadar su kaynakları olan cennet vatan ülkemiz, tüm dış düşmanların maalesef ilk hedefi olacaktır. Tabi hedef olmak önemli değil, o zaman günü geldiğinde, güçlü olmak önemlidir. Çünkü Güçlü olan her zaman haklıdır. Suyumuzu da koruyabilmeliyiz.

Fakat Orta doğuda karışıklık istendiğinden, Ortadoğu Ülkelerinin bize düşman olması istendiğinden, bizdeki su kaynakları yine düşmanlarımız tarafından bir kıymetli elmas gibi dünyanın gözü önüne serilmekte, gündem sıcak tutulmaya çalışılmaktadır. Golan tepeleri su yönünden kıymetli olduğu için paylaşılamamaktadır ve uğrunda yüzlerce Müslüman öldürülmektedir. Türkiye’mizde ise nüfusa göre oranladığımızda, suyumuz bize çok yakın bir gelecekte yetmeyecektir. Bölgede Su planlarını sinsi şekilde yürüten Ülkelerin başında İsrail gelmektedir. Hatta Türkiye’mizin su yönünden en değerli bölgelerinden biri olan Doğu Karadeniz’deki Ayder yaylasına dahi her yıl otobüsler dolusu sözüm ona İsrailli Turist ( ! ), ziyaretler yapmaktadır. Bu ziyaretlerin doğa amaçlı yapıldığını ise hiç sanmıyorum. Tek güvencem Devletimizin de bu konuda duyarlı olacağını düşünmemdir.

 

Suyun Vücudumuzdaki Önemi :

 

Su molekülünün yaşam için esansiyel yani olmazsa olmaz bir madde olması, Biyokimyasal olaylardaki aktif rolünden ileri gelmektedir. Su , iyi bir bir ortam  ve iyon kaynağıdır. İnsanın vücut ağırlığının yaklaşık % 65’ini ( çocuklarda daha fazla ), hücre ağırlığının ise % 70’ ini oluşturur.

Su,Vücut’taki yağ oranı ile ters orantılı bir ilişki içindedir. Kas kütlesi ile ise doğru orantılıdır. Dolayısıyla vücuttaki suyun oranını belirleyen faktörlerden iki tanesi de yağ ve kas kütlesidir. Genellikle de kadınlarda kas az, yağ fazla olduğundan, Su oranı da kadınlarda bu nedenle % 10 daha azdır. Kas-Su ile, Yağ ise Adeta susuzlukla eşdeğerdir.

Vücudumuzdaki suyun büyük bir bölümü ( 2 / 3,  en az % 60- 70’i ) hücre içindedir. Buna Hücre İçi sıvı denir. Doku arası ( interstisyel ) ve Damarlar İçindeki ( Plazma % 8, lenf, bos vs. ) suya da  Hücre Dışı sıvı ( % 40 ) denir. Su’yun bu hassas oranları, hem sedentar  yaşantımızda hem de aktif yaşam şekillerinde  hatta profesyonel olarak spor icrasında çok önemli işlev görür.

Günümüz sporcuları için yapılan bir çok araştırma göstermiştir ki, Bir sporcunun vücut ağırlığının % 2 ‘ den fazlasını su olarak müsabaka  veya oyun sırasında kaybetmesi durumunda, performansı düşmekte ve başarılı olamamaktadır.

 

Suyun Mideyi Boşaltma hızı ve Bağırsaklardan  Emilme hızı :

 

Ilıman iklimlerde sağlıklı kişilerde bir günde ihtiyaç duyulan su ihtiyacı yaklaşık olarak 1 ml / kcal’ dir ( 30 ml / kg / gün ). Yani 100 kg ağırlığında bir kişi günde en az 3 litre su içmelidir. Çocuklarda bu ihtiyaç % 50 daha fazladır. Hatta yeni doğanda su ihtiyacı 180 ml/kg/gün’dür. Fakat hastalık hallerinde (ateşli hastalıklar, Gastroenterit ishallerinde ve su kayıplarında , Yüksek tansiyon için Diüretik- idrar söktürücü kullanımı vs.), Aşırı kas faaliyetlerinde, sıcak iklimlerde bu ihtiyacın artacağı aşikardır.

 

Vücutta Biyokimyasal yollarla üretilen endojen su üretimi 250 ml / gün, Eksojen su alımı ise yaklaşık 2500 ml/gün olmalıdır. Fizyolojik yani normal olan su kayıpları ( Dehidrasyonlar ), Vücutta Bağlı suyun ( iyonlara ve makromoleküllere ) miktarını ( Vücut ağırlığının % 10’u ) değiştiremez. Serbest su ise Vücut ağılığının yarısını oluşturur. Serbest Su, vücut su ve iyon dengesinin muhafaza edilmesinde ( Ozmozda ) görev yapar.

İçilen suyun normal sağlıklı bireylerde tek başına  mideyi terketme hızı 15-20 ml / dakika’ dır.Yani bu hesabı daha da basitleştirirsek,yaklaşık bir büyük bardak yani 250 ml  suyun midede yaptığı dolgunluk hissi ortalama 15 dakikadır. Bir bardak su içilirse,  mideyi 15 dakikada terk eder. Yani halı sahada top oynayacak kişi maçtan 15 dakika öncesinde, bir büyük bardak su içebilir ve çok da yararlı olur.

İçilen suyun gastrointestinal sistemden emilme hızı ise 800 ml / 1 saat’dir. Dikkat edilirse, su için : mideyi terk etme hızı ile barsaklardan emilme hızı neredeyse birbirine çok yakındır. Bu durum özellikle spor müsabakalarında suyun müsabakadan en az ne kadar önce alınması gerektiğine de bir veri sunar.

Aslında suyun midede yaptığı bir şişkinlik, rahatsızlık hissi yoktur fakat yine de performans’da negatif hiçbir faktörün olmamasını isteyen mükemmeliyetçi düşünceye göre, bir-iki bardak su müsabakadan en az 15 dakika önce içilirse müsabakaya hiçbir kötü etkisi olmayacağı gibi, performansın artmasına da yardımcı olur. Mesela bir futbol maçının devre arasına girerken 2 bardak su içilmesi çok faydalı olacaktır.

 

 

 

Su İhtiyacı ve Suyun Kontrolü :

Günlük su ihtiyacı yetişkin bir insanda kilo başına yaklaşık olarak 30 – 40

ml iken, çocuktaki ihtiyaç bunun yaklaşık 5 katıdır.

Vücutta kaybedilen su miktarlarını yaklaşık olarak aşağıdaki gibi verebiliriz.

Akciğerler ve Deri yoluyla su kaybı yaklaşık 800 ml/gün’dür yani neredeyse 1 litredir.

Vücut Ateşi 380C ise 1400 ml/gün’de su kaybı olur.

Vücut Ateşi 400C ise 1600 ml/gün’de su kaybı olur.

Artmış Vücut Ateşi + ise 1800 ml/gün’de yani 2 litreyi bulan su kaybı olur.

Terleme + Artmış Vücut Ateşi + Sık nefes alıp verme’de ise 2000 ml/gün’de su kaybı olabilir.

Sıcak Havalarda hücrelerden terlemeyle su ile birlikte tuz da kaybedilir. Bunun yerine ise doku arasından saf su dolar.Yani Tuzsuz su dolar. Bu durumda hücrede Osmotik Basınç da düşer.Yani Hücre Şişer.

Bu durumlara en iyi örnek: Tuzlu Deniz suyu boğulmalarından kurtulan kişilerde, deniz suyunun aşırı ve istemsiz olarak yutulması nedeniyle, Sindirim sisteminde Tuz oranı artar  ( osmotik basınç artar ) bunu kompanse etmek için hücrelerdeki su dışarı doğru doku arasına doğru akar, bu durumda hücreler saf su kaybına uğradıkları için büzüşür ve küçülürler.

Su, hayattır ve susamadan içilmelidir. Fakat bazı durumlarda su öyle çok vücuda girer ki, su zehirlenmesi dediğimiz olay da çok nadir olarak meydana gelebilir.

 

 

Bu haber toplam 344 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : SU, Suyun, Siyasi, Önemi

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler