HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
23 Kasım 2020 Pazartesi
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
19 Mayıs 2020 Salı Saat: 09:15

Şehirlerimizde Müzecilik

Fatih YÜRÜK
Şehirlerimizde Müzecilik

Müzeler şehirlerde tarihi, kültürel hafızayı korumakla birlikte turizmin bir parçası olarak gezilebilir noktalardan biri olmuştur. Biz yazımızda şehrimizin hem geçmişini ve kültürel zenginliğini ortaya çıkaracak hem de ziyaret yerlerinin sayısını artıracak müze konusunu ele alacağız.

Yaşadığımız şehirin geçmişini, daha önce yaşayan milletler, savaşları, eski geçim kaynakları, yapılan meşhur işler, o şehirde yaşamış meşhur kişiler gibi konularda bilgi sahibi olduğumuzu söyleyemeyiz. Bu konuları bize hatırlatan ve yaşatan müzelerdir. Türkiye’de müze sayısının çok az olduğunu, açılmış olan müzelere ilgimizin az olduğunu ve müzeciliğin bir kültür olduğunu biliyoruz. Bununla birlikte şehirlerimizde müze sayısını artırarak hem turistik nokta sayısını artırmak hem de bir zenginlik katmak gerekir.

            Bu konuda gelişmiş ülkelere göre geri kaldığımız açıktır. En ufak bir fırsatı değerlendiren batıda ilgili ilgisiz pek çok konuda müze bulunmaktadır. Hem dünya mirasına bir katkı hem de turistik bir uğrak noktası oluşmakta. Böylece adım başı müzeleri gezen turist yorulup en yakın kafe veya lokantada dinlenirken birşeyler yiyip içmekte ve para harcamaktadır. Türkiye’de şehirlerimizde bir misafiri gezdireceğimiz zaman çarşı merkezi gibi sıradan yerler haricinde bir yer yokken, batıda şehir merkezinde irili ufaklı en az 30-40 müze vardır.

            Batıda müzecilik bazen kendi değerlerinin korunması iken bazen de dünya zenginliklerinin sergilenmesi şeklinde olmuştur. Mesela hepsi dünyaca meşhur olan; İngiltere’de British museum, Fransa’da Louvre müzesi, Almanya’da Pergamon müzesi gibi müzelerde sergilenen eserlerin % 90’ı, dünyanın çeşitli ülkelerinden getirdikleri malzemelerdir. Mesela bu üç müzede anavatanı Mısır’dan daha fazla mumya vardır. Almanya’da dinazor yaşamamış ama Frankfurt’taki avrupanın en büyük doğa müzesinde başka ülkelerden getirdikleri dinazor iskeletlerinden geniş bir koleksiyon oluşmuştur.

Hollanda’da bulunan İnsan vücudu müzesinin dış görünüşüne insan eklenmiş. İnsan vücudunu bütün ayrıntılarıyla büyük boyutlarda gösteren müze hem eğitici hem eğlenceli. Dünyada örneği de yok.

 Viking müzesi, Norveç

Yaşadığımız şehirle ilgili müze düşünebileceğimiz gibi bütün dünyanın ilgisini çekebilecek evrensel mesajlar taşıyan müze de düşünülebilir. Bu sebeple; yaşadığımız şehirde müze düşünürken sadece bulunduğumuz yerle ilgili olması şartına takılarak kendimizi kilitlemeyelim. Her konuyla ilgili olabilir. Yeter ki para bulunabilsin, zekice olsun, ilgi çekici olsun.

Deniz kenarı bir şehirde yaşadığımıza göre denizle ilgili deniz müzesi düşünülebilir. Dünyada büyüklü küçüklü örnekleri bulunan böyle bir müzede açık ve kapalı alanlarda balık çeşitleri, kayık çeşitleri, gemilerde kullanılan cihazlar, gemi yönetim odası, dünyada önemli deniz savaşları görseller, anlatımlar canlandırmalar ile örnekleriyle bulunabilir. Yıllar boyunca kayık, kalyon, balık avlama aparatları, balıkçı kıyafetleri, yöremizde bulunan balıklar kurutulmuş bir şekilde sergilenebilir, özellikleri anlatılabilir. Hangi tür balık yemeklerinin yapıldığı görsellerle ifade edilebilir. Burada bir balık lokantası olabilir.

            Mesela Ünye kadı yetiştirmesiyle meşhurdur. Adalet müzesi adı altında kadılar yokuşu civarında kurulabilecek bir müzede; Ünye’nin yetiştirdiği kadılar, bir eski mahkeme canlandırması, dünyada alınmış önemli hukuk kararları, önemli haksız kararlar, sokrates ve Galile gibi haksız ceza verilmelerin canlandırılması, adalet terazisi kavramı, idam sehpası, giyotin, elektrikli sandalye, hücre canlandırmaları, dünyada ilk anayasa, ilk kanun, tarihten bugüne hukukçu kıyafetleri gibi hukukla ilgili pek çok konu biraraya getirilerek evrensel konulu, bütün dünyaya (tabi ki yabancı turistlere de) hitap eden bir müze oluşturulabilir.

Tarih boyu yaşam müzesi adı altında şehirde ilk yerleşimlerden başlayarak, ermeni ve rumlardan bugüne yaşayanların hayatı, yemekleri, giysileri, kültürleri, takıları, kap kaçak ve eşyaları sergilenebilir. Ünye’de yapılan meslekler, taş ustaları, bakır işleri, Ünye’den yetişen ünlü isimler işlenebilir. Mustafa Rakım Efendi hüsnü hat yazarken, bir nalbantın ata nal çakması birer mankenle canlandırılabilir.

Gürcü kültürü müzesi kurulabilir. Ordu ve ilçelerinde yoğun bir gürcü nüfus bulunmaktadır. Yemekleri, giysileri, tarihi, kültürleri tanıtılması gereken bir zenginliktir. Türkiyeli gürcülerin atalarının çoğunluğu, halk arasında doksanüç harbi denilen, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında anadoluya göç ettiler. Müzede göç 3 boyutlu canlandırılabilir. Göçün tarihi, yerleşilen yerler, gürcü yemekleri, giysileri adetleri ve bu zamana kadar gelişim canlandırılabilir.

 

 

Bu haber toplam 474 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Şehirlerimizde, Müzecilik

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler