HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
13 Ağustos 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
4 Temmuz 2020 Cumartesi Saat: 08:31

Ünye-Onei M.Ö. 15 binli yıllara uzanan şehir

Osman Doğan (Tarih Boyunca Ünye)
Ünye-Onei M.Ö. 15 binli yıllara uzanan şehir

Türkiye'nin çeşitli İl ve ilçelerinde özellikle Antalya, Tekirdağ, Kahramanmaraş, Bafra ve Ünye'de Prehistorya kazılarında bulunan Prof. Dr. Kılıç Kökten’in 1963,1964 ve 1965 yıllarında Ünye'deki Arkeolojik kazılarında kendisine Orhan Bora mihmandarlık yapmıştır.

Çalışmaları genellikle Yüceler köyü ile Cevizdere yöresini kaplayan tabii mağaralarda Tozkoparan, Koytak kaya, Tilki mağaraları, Halpaç mağara, İnönü mağaraları ve Kale civarlarında olmuştur. Bütün bu mağaralardan çıkarılmış olan Paleolitik, Mezolitik ve Prehistorik endüstrisine ait buluntular, Ankara Üniversitesi Dil-Tarih Coğrafya Fakültesinin reyonlarından teşhir ediliyor.

 Kendisine o dönemde kazılarda yardımcı olan, Orhan Bora "Turistik Yeşil Ünye Rehberinde" belki de Kökten Hocanın yazmadıklarını yazarak bu konuya büyük katkıda bulunmuştur

İklim şartlarının değişmesi üzerine, Orta Asya'dan doğuya göç eden kavim­ler Doğu Anadolu'nun Çoruh, Kızılırmak ve Yeşilırmak vadilerini izleyerek sahilin tabii mağaralarından ve güneşli plajlarından ziyadesiyle yararlanmışlardır.

Sondaj mahiyetindeki arkeolojik kazılarda ele geçen buluntular, yukarıdaki teoriyi desteklemektedir. Gerek Cevizdere ve gerekse Tilki mağaralardaki kazılarda ele geçen ilkel endüstri verileri tahminlerin çok daha üstünde olmuştur. Bu kesimlerde yerleşen insanlar MÖ X-XV bin yılları arasında uygarlık kurmuştur ve daha sonraları birkaç kol halinde Cevizdere yöresine sokulmuşlardır.

Çevrenin ormanlık olması insanların burada uzun süre kalmasına yol açmıştır. Cevizdere yöresinde, Tozkoparan mağaraları sondaj mahiyetinde yapılan kazılarda dip tarih insanlarının,  deniz  ürünlerinden yararlandıklarını göstermiştir. Kül yığınları arasında çeşitli fosilleşmiş, hayvan kemiklerine, midye kabuklarına ve çanak-çömlek parçalarına rastlanmıştır.

 

Sıtma O zaman da vardı

Tabi mağaraları barınak olarak kullanan dip tarih insanlarının, uzun yıllar sıtma hastalığından mustarip olduğunu göstermiştir. Derenin durgun kesimlerinde çoğalan sivrisinekler insanlara aman vermemiş ve onların başlıca düşmanları olmuştur. Sıtma hastalığının yaygın bir hale gelmesi sonucu, insanlar çevredeki 200-300 m yükseltisindeki tepelere taşınarak tümülüsleri (şehir) kurmuşlar. Bu tümülüsler kazı yapılan yerden rahatça görülmektedir. Kendilerini bu nedenle emniyette gören insanlar, zamanla çoğalarak sahile kadar inmişler ve denizler­den son derece yararlanmışlardır.

Bu oluşum, insanları MÖ XV bin yıl önce deniz hayvanlarından yararlandıklarını açıkça göstermiştir. Zaten yapılan sondajlar bu konuyu da destelemektedir. Deniz ürünlerinden ve çevre hayvanlarından yarar­lanan insanların, kemikleri süs araçları olarak kullandıklarına dair kesin işaretlere rastlanmıştır.

 

Ömürleri Çok Kısaydı

Uzun yılların yaşantısı ve uygarlığın gelişimi sonucu, insanların killi toprakları işleyerek bugünkü mutfak eşyalarının yapımına çalıştıklarını göster­miştir. Kazılar sırasında ele geçen çanak çömlek parçaları, Ünye tarihine ışık tutması yönünden küçümsenemeyecek bir olaydır.

Kül kalıntıları ve fosiller arasında çıkanlar insanı hayrete sevk edecek kadar bol ve o nispette de orijinaldir. Anılan çağın insanları, en çok 40-50 yıl boyunca hayat sürerlermiş.

Nitekim kazılarda ele geçirilen bir kafatasının incelenmesi, Profesörü bu olumlu sonuca ulaştırmıştır.

Yıllar geçtikçe ve uygarlık ilerledikçe, insanlar arasında toprağa bağlılıkta o derecede arttırmıştır. Toprağın cömert ve verimli oluşu insanları toprağa daha fazla bağlamaya sebep olmuştur. Yeşil çayırlar, büyük ormanlar ve bol güneşli plajlar onları bir hayli oyalamıştır.

 

Cevizdere'nin Ünye'ye uzanan tarlaları ise klasik çağa ait şehir kalıntılarını hala saklamaktadır. Suni mağaralar ve mağara üzerindeki çeşitli resimler, anılan şehirlerin varlıklarını çözümlemektedir. Şehirlere hakim olan kral veya kraliçeler öldüklerinde mağaralara yerleştirilir. Uzun zamanda kutsallıklarını devam ettirirlermiş. Bu çeşit mağaralara Kale, Tozkoparan, Sırma, Karlı tepe ve Dizdar okulunun doğu yönündeki yamaçlarda rastlanmaktadır. Mağaralar genel­likle oyularak yapılmış ve kapılarının her iki yanına hayvan resimleri konulmuştur.

 Yukarıda da açıklandığı üzere Ünye dip tarihi MÖ XV bin yılına dek uzanmaktadır."

 

Ünye'de bundan önce arkeolojik araştırmalar ilk defa dünyaca ünlü arkeolog Hamilton tarafından yapılmıştır. Hamilton Ünye'de Halibialılar'ın kullandığı madenleri araştırdığı gibi Ünye'de bulduğu taşlar hakkında da bilgi vermekte­dir.

Ünye'de bulunan bir gümüş kap E. Akurgal tarafından MÖ VI. Yüzyılın sonuna tarihlendirilmekte ve Kimmer sanatının son eserlerinden biri olarak nitelendirilmektedir.

Ayrıca, Ankara Anadolu medeniyetler müzesinde antik baş takıları  bölümünde sergilenen Küpe İÖ. 4. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilmiştir. Sade, büyük halkanın uçları telkari ve granüle bezeli topun içine girerek kapatılmıştır. Top ortadan ince altın telle bölünmüştür. Topun bir tarafında halkayla birleştiği yere ince bir altın tel sarılmıştır. Ünye'nin Denizbükü mevkiinde müsadere yoluyla elde edilen bu takı da Ünye tarihine az da olsa ışık tutmaktadır.

Ünye kenti'nde ciddi olarak arkeolojik çalışmalar yapılmadığından Ünye'nin eskiçağ tarihindeki sis perdesi daha aralanamamıştır.. 

Bu haber toplam 6.186 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Ünye-Onei, M.Ö., 15, binli, yıllara, uzanan, şehir

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler