HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
14 Ağustos 2020 Cuma
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
14 Temmuz 2020 Salı Saat: 08:47

Mimar Sinan’ın Kayıp Kafatası

Yaşar KARADUMAN
Mimar Sinan’ın Kayıp  Kafatası

Mimar Sinan Mezarında başı olmadan yatıyor.

Bir araştırma için mezardan çıkartılan kafatası yerinme konulmadı.

 

Mimar Sinan

Bugün konumuz Kanuni döneminin ilginç isimlerinden dünyanın hayran kaldığı Mimar Sinan’dır. Mimar Sinan hakkında  değişik tarihi görüş vardır, bazı tarihçiler  Ermeni asıllı olduğunu iddia ederler

Mimar Sinan’ın bazı kaynaklara göre  asıl adı Sinanendin Yusut’tur.

29 Mayıs 1490 günü Kayseri'nin Kesi bucağına bağlı Ağırnas köyünde doğmuştur. Acemi Oğlanlar Ocağındaki adı Yusuf Sinânüddin bin Abdülmennan olmuştur. (Gayrimüslim çocuklarının babaların adı söylenmez, Abdullah veya Abdülmennan denirdi). Yeniçeri ocağında neccarlık (marangozluk) sanatını seçti. İştirak ettiği seferlerde köprüler ve gemi bile yapardı. Sinan'ın kökeni tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı'ya göre Rum’dur


Yaşadığı devirde Anadolu çocukları köylerinden, alınır saraya getirilirdi buna devşirme sistemi denirdi Saray okulu Enderun da  eğitilen bu çocuklar, sonradan yeniçeri olarak veya devlet işlerinde görevlendirilirdi 
Sinan, Yavuz Sultan Selim zamanında devşirilerek İstanbul'a getirildi Sarayda acemi oğlanlar okuluna verildi Bu okulda okuma ve bazı sanatlar  öğretiliyordu Sinan marangozluğu seçti Ünlü ustaların yanında cami, han, çeşme ve hamamların yapımında çırak olarak çalıştı Sonra askeri mimar olarak görev yaptı Osmanlı Ordusunun Besarabya seferi sırasında Prut nehrinde sıkışması üzerine  bu nehir üzerine onuç günde bir asma köprü yaparak dikkati çekti. Orduyu karşıya geçiren Sinan bundan sonra baş mimar oldu.

Bu seferde babası ile Mihrimah Sultan’da vardı, Mihrimah Sultan babası ile bazı seferler katılmış bir sultan kızıdır. Sinanı padişahın huzuruna getirirler Mihrimah Sultan beyaz bir kıyafetle babasının yanında oturmaktadır. Sinan’ın onüç günde bu köprüyü kurarım demesi üzerine Mihrimah Sultan Sinan’a dönerek “Bunu onüç günde yapmak için de deli olman gerekir yaş aşık der. Ve Sinan’ın Mihrimah’a olan hüzünlü ve acı sevdası burada başlar.

Eserleri
Sinan'ın 315 eseri vardır, bunun 73'ü cami, 49'u mescit, 50'si medrese, 7'si kitaplık, 17'si imaret, 6'sı hastane, 7'si su kemeri, 7'si köprü, 18'i kervansaray, 5'i buğday deposu, 31'i hamam, 18'i türbedir
 
İlk eseri Kanunî Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Mehmet adına 1543 yılında yaptığı Şehzade Camii'dir Cami 1548 yılında bitti, İstanbul Şehzade başı semtindedir. Süleymaniye Camisini 1550-1560 yılları arasında tamamladı bunun için kalfalık eserim der. Caminin yapımı tamamlanınca anahtarını camiyi açması için Kanuni Sultan Süleyman’a verir Kanuni ise:

-Yapımını gerçekleştirdiğin bu Tanrı evini   açmak sana düşer Dedi 

Mimar Sinan’ın yapıtlarındaki özellik  bir cami için yaptığı  plan başka bir  camide kullanılmamıştır.

“Çıraklığımı İstanbul'daki Şehzade Camii'nde yaptım. Kalfalığımı da Süleymaniye Camii'nde tamamladım. Fakat bütün gücümü bu Sultan Selim Han camiinde sarf edip ustalığımı ayân ve beyân ettim” dediği Edirne’deki Selimiye camisini seksen yaşlarına geldiği zaman Hürrem Sultan’ın oğlu sonra padişah olan 2ci Selim için 1569-1575 yılları arasında yapmıştır. Her minarede bulunan üç şerefeye üç ayrı merdivenden çıkılması, dünya mimarisinde o güne kadar uygulanmamış bir işlemdi 

Selimiye’nin yerden yüksekliği 43.28 metredir. Kubbesinde Ayasofyayı geçmiştir çapı 31.30 metredir.

Sinan, Selimiye Camii’ni yaparak tek kubbe altındaki en büyük yapı olan Ayasofya’nın kubbesini geçmiştir. . 

Mimar Sinan, şöhretine ve servetine rağmen, geride bir şey bırakmamış, kazandıklarını kurmuş olduğu vakıflara bırakmıştı.

 

Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı  beş kızı ve iki oğlu olduğunu yazar. Sinan'ın Gülruh ve Mihri isimli iki eşi olmuştur.

Mimar Sinan’ın bilinen eşi Mihrî Hatundur. Mihrî Hanımdan oğlu Mehmet ile Ümmihan ve Neslihan isminde iki kızı olmuştur. Oğlu Mehmet, savaşta şehit oldu. Bugün köyünde  akrabaları olduğunu iddia eden kişiler vardır..
Mimar Sinan'ın evi İstanbul'un Süleymaniye semtinde idi; adına bir okul ve bir sebili vardı
 Öldükten sonra Süleymaniye Camiinin bahçesindeki türbesine gömüldü 

Aksaray semtinde adına hiç kimsenin bilmediği  minyatür bir Cami yapmıştı adı da  Mimar Sinan Camisi.

Türbesi

Süleymaniye Camii 'nin eski ağalar kapısının karşı köşesinde, yol ayrımında üçgen bir alandadır. Türbe daha sonra aslına uygun olarak restore edilmiştir. Önde som mermerden yapılmış bir sebil görülmektedir. Sebilin arkasındaki ufak mezarlıkta 6 sütunlu, üstü örtülü ve etrafı açık türbede Mimar Sinan'ın mezarı bulunmaktadır. Türbesini ölümünden önce kendisi yapmıştır. 1933 yılında Mimar Vasfi Egeli tarafından restore edilmiştir. Sandukanın uçları ile üzerindeki burma kavuk, mermerdendir. Sokağa bakan demir parmaklıklı bir pencereden türbe görünür.

Sinan’ın Kafatası

Mezarında Yok

Mimarın türbesi 1935 yılında Türk Tarihini Araştırma Kurumu'nun (Bugünkü adı ile Türk tarih Kurumu) seçtiği bir heyet huzurunda açılır. Geçen 350 yılda iskeletin büyük bir kısmı bozulmuştur. Sağlam kalabilmiş iskelet parçaları ve  kafatası incelenir.  Sinan Türk müydü, Ermeni ya da Rum mu?

Sinan'ın kafatası Türk ırkının brakisefal (yassı-yuvarlak kafalı) yapısına uygun özellikte çıkar, Sinan Türk ırkının özelliklerini taşıyordu.

Neticede memnuniyetle mezar kapatılır. Ancak Sinan'ın kafatası kurulacak Antropoloji müzesinde muhafaza edilmek üzere heyet tarafından alıkonulur.

İbrahim Hakkı Konyalı'nın naklettiğine göre, 1940′larda bu hadiseden habersiz olarak türbeyi restore edenler mezarı açtıklarında Mimar Sinan'ın iskeletinde kafatasının olmadığını görünce telaşe kapılırlar. Araştırma yapılır ama bulunmaz.

Koca Sinan'ın kafatası çalınmıştır.

 

 

Kaynaklar: 
Suphi Saatçı, Bir Osmanlı Mucizesi Sinan

Yusuf Karabıyık,Mimar Sinan ve Selimiye

Haldun Hürel, Mimar Sinan’ın İstanbul’u

 

 

Bu haber toplam 1.248 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Mimar, Sinan’ın, Kayıp, Kafatası

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler