HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
26 Eylül 2020 Cumartesi
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
5 Eylül 2020 Cumartesi Saat: 11:21

Ünye Kalesinin Dehlizlerinde Ne var?

AHMET DERYA VARİLCİ
Ünye Kalesinin  Dehlizlerinde  Ne var?

Şimdiden kalenin dehlizleri temizlenirken neyle karşılaşacağımızı hayal ediyorum.

Geçen hafta bu tünellerde muhtemelen "vaftiz odaları" olmayacak, demiştim.

Çünkü, kalenin hakimi Pontus Kralı 6. Mithridates (Eupator), Romalı komutan Pompeius'a yenilince Ünye Kalesi dahil, bölgedeki bütün kaleler tahrip edilmişti.

"Romalılar Pontos'ta bu ve buna benzer birçok tahkimli kale ele geçirdiler. Pontos Dağlarındaki müstahkem konumları yüzünden zapt edilmeleri zor olan kale ve garnizonlar daha sonradan haydutluk ve isyan amacıyla dağlara çıkanlara yararlı olmasın ve Romalılara karşı kullanılmasın diye Pompeius'un emriyle yakılıp yıkıldı. İçlerinde barındırdıkları sarnıçlar ise, büyük kayalarla dolduruldu."

(Murat Arslan, Roma'nın Büyük Düşmanı Mithridates VI Eupator, Odin Yay. Sayfa 483, İst. 2007)

 Pompeius, MÖ. 63'te Ünye Kalesi'nin sarnıçlarını doldururken

Hz. İsa henüz doğmamıştı.

 Hristiyanlık tarihinin ilk 300 senesi zulümlerle doludur. Buna rağmen Hristiyanlar Roma İmparatorluğu'nun hükümran olduğu coğrafyanın neredeyse tümünde çoğalmayı başarmışlardı. Hz. İsa'nın havarileri ilk dönemden başlayarak en ciddi yayılışı Anadolu'da göstermişler ama Pagan ilahlara adanmış tapınaklarda toplanmayı reddettiklerinden "saklı" kiliseler oluşturmayı yeğlemişlerdir.

 Ünye Kalesi'ne ilişkin tahminimiz, Pompeius'tan sonra kalenin paganlar tarafından "kutsal alan" olarak bir çeşit antik mezar (nekrapol) gibi kullanıldığıdır.

 M.S 312 yılında İmparator Konstantin’in fermanıyla Hristiyanlık serbest bırakılmış ve bir süre içerisinde resmi din olarak öne çıkmıştır. Bu tarihten sonra Ünye Kalesi'ne de bugün hala kalıntıları mevcut olan bir kilise inşa edilmiş ve Pontus mirası üzerine kilise kültürü ikame edilmiştir. Kale üzerindeki Tetrasil Kaya Mezarı kenarına iki taraflı resmedilen freskler (kilise resimleri), buraya bu dönemde yapılmış olmalıdır.

 Hristiyanlığın yasak olduğu dönemde

Ünye'de "saklı kiliseler" var mıydı?

 Hristiyanlığın yasaklı olduğu ve eziyet gördüğü dönemde Hristiyanlar Anadolu'nun çeşitli yerlerinde gizli ibadet yerleri ve sığınaklar oluşturmuşlardı. Ünye'de de  benzer sığınaklar ve "saklı" kiliseler bulunmaktadır. Kale'nin hemen karşısında, yüksek bir yerde bulunan Kızılkaya mevkii oldukça eski (prehistorik) bir yerleşim bölgesidir ve üzerindeki iki mağarada çok fazla tahrip edilmiş olmasına rağmen kilise freskleri bulunmaktadır.

 Benzer bir mağara, Ordu Kurul Kayaları yakınında da bulunmaktadır.

 Karadeniz'in ulaşılması güç pek çok mağarası bu dönemde Hristiyanlar için ibadet amaçlı kullanılmıştır. Bu amaçla kullanılan mekanların Anadolu'da en gelişmiş örnekleri Kapadokya'dadır; bu bölgede yüzlerce yer altı sığınağı, gizli barınaklar ve kiliseler bulunmuştur.

 Vaftiz odaları yahut "çile odası" denilen Hristiyan ritüelleri ise, Sümela Manastırı gibi saklı yahut aleni kilise - manastır oluşumlarında karşımıza çıkmaktadır. Bir nevi "arınma" anlamına gelen vaftiz işlemi suyla yapılır ve her Hristiyan için zorunlu bir işlemdir.

 Ünye'de Hristiyanlığın yasaklı olduğu dönem sonrasında da bölge halkı dış tehlikeler karşısında gizlenmiş ve muhtemelen ibadetlerini yine bu tür mağaralarda yerine getirmişlerdir. Örneğin Türklerin yahut Moğolların bölgeye akınlar düzenlediği dönemlerde bu tür yerler kullanılmış ve yine bu dönemde Ünye Kalesi askeri tahkimatla yeniden eski azametli günlerine kavuşturulmuş olabilir.

 Roma İmparatorluğu ve Hristiyanlık...

Aslında Roma İmparatorluğu, Hz. İsa ve Havarilerinin dinsel yayılması için iyi fırsatlar içeriyordu. Pagan inanışı şemsiyesi altında herkes Roma vatandaşı olarak eşit sayılıyordu. Dini inançlar Roma imparatorluğunun her tarafında kolayca yayılabiliyordu.

 İlk dönemde Hristiyanlar Yahudilerin bir parçası gibi kabul ediliyor, onlarla eşit muameleye tabi tutuluyorlardı. Romalı yöneticiler Yahudilere sağlanan hakların bir benzerini Hristiyanlara da tanımaktaydı. Havarilerden Pavlus ve Petrus'a ait kiliselerin Roma'nın göbeğinde yıllarca ayakta durabilmesi, Pax Roma döneminin karakteristik özelliğidir. İmparatorluk yönetimi çeşitli nedenlerle sarsıntı geçirince, yönetimin baskısından Hristiyanlar da  nasibini alıyor, üzerinde baskı uygulanan toplulukların başında Hristiyanlar geliyordu. Örneğin büyük Roma yangınında herkes İmparator Neron'u suçlarken, Neron Hristiyanların yaşadığı semtte yangının az olmasını bahane ederek Hristiyanları suçlayabiliyor, sonrası malum; arenalarda aslanlara parçalattırılan imanlı Hristiyanlar...

 Hristiyanlara uygulanan baskılar Neron'la bitmiyor, Roma yönetimi altında  çoğu zaman insanlar sırf Hıristiyan oldukları için ölümle cezalandırılabiliyordu. Cladius ve İmparator Diokletian yönetiminde Hıristiyanlara yönelik katliamlar doruğa tırmanır.

 300 yıl süren bu dönemin ardından Roma yönetimi (felsefesi), ezip yok etmeye çalıştığı Hristiyan dinine karşı yenik düşer. Büyük Konstantin döneminde (MS. 312) Hıristiyanlık Roma devletinde resmî din olarak desteklenmeye başlanır. İmparator Iulianos'un pagan inanışını yeniden ihya etme çabaları yetersiz kalr, Hıristiyanlık Roma coğrafyasında iyice güçlenir. 391 yılında imparator I. Theodosius, Hıristiyanlık dışındaki bütün dinleri yasaklar. Kısa zamanda Hristiyanlık dünyanın en güçlü dinsel kurumu haline gelir.

 İmparator Konstantin’in fermanıyla özgürleşen Kilise, kısa zamanda resmi din olarak öne çıkar. Konstantinepolis (İstanbul) önceleri Ayasofya kilisesi ile bu dinin öncülüğünü üstlenirken, Roma'daki kiliselerle "evrensel" kilise olma rekabetine girerler. Kiliseler dinsel törelerin ve siyasi hiyerarşinin etkisi altında kalarak ayrışmaya başlar. Roma’daki gelişmelerden rahatsız olan Doğu’daki kiliseler 1054 yılında ‘Doğu Hristiyanları’ olarak Roma’dan kopup Konstantinopolis merkezli Ortodoks mezhebini oluştururlar. (Katolik - Ortodoks ayrışması.) Bu şekilde Orta Çağdaki Hristiyanlık bölünmüş ve oldukça siyasete karışmış olur ki bu durum sonraki yıllarda haçlı seferlerini doğuracaktır.  1517'de Martin Luter ile Protestan akımı başlar ve kiliseler krallıklara göre biçimlenir.

 Ünye Kalesi'nin sırrı?

Biz yine Ünye Kalesi'ne dönecek olursak, kale sarnıçlarının Hristiyanlık öncesi dönemde Pompeius tarafından doldurulması belki de tarihsel bir şanstır. O tarihten bu yana kalenin dehlizleri o günkü haliyle muhafaza edilmiş oluyor ki, ciddi bir çalışma yapılabilirse bu bölgede Pontus Krallığına ait çok önemli belgelere rastlanabilir. Hele Amasyalı coğrafyacı Strabon'un sözünü ettiği Mithridates'in hazinelerinin gizlendiği Chorion Kalesi, gerçekten Ünye Kalesi ise...  

Yeni bir Ünye projesinde buluşmak üzere, saygılar.

Bu haber toplam 2.232 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Ünye, Kalesinin, Dehlizlerinde, Ne, var?

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler