HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
24 Eylül 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
8 Eylül 2020 Salı Saat: 10:07

Ünye Şivesinde yazılmış bir anı Bubamın Düünü.. Düünlerimiz:

Bilgin HASDEMİR
Ünye Şivesinde yazılmış bir anı Bubamın Düünü.. Düünlerimiz:

Bubanızı ilk defa nikah masasında gördüm. Bakamiim ki bakim nası birisi.. Abimlen, abum evlenceksin dediler... Nerde ööle itiraz... Nikah masasındai acuk gafamı çevürüp baktım... Gara guru bi herif gibi geldi baa

 

Düünden önce, erkek evlada uygun gelin adayı aranurdu… Nerden bulcan? Golaymı ööle?  Evlencek gız, kayın peder, kayın valide, bazen de görümce ve ya görümcelerle oturmak zorundaydı.  Eve  gelecek gelin, erkek  evlada garı ama,  bi    anlamda  evdeki  yeni  beslekti…

Biraz daa başa gidelim. Önce olanın evlenmesine garar  verülmelüydü…  eliyizi   çabuk dutun…Ööle ulu orta bazı şeyler söölenmez, imalu laflar edülürdü:

-Oolanın da artuk evlenme yaşı  geldi…

-Ee hısımımım, eliyizi çabuk dutun… Ööle ha diyince gız buliinmi…

- Hemşürem biliinmu, aavu Hayriye’nin küçük gızı var  ya…  Ne gada böyümüş… Senin olan içün aklımdan geçi gı…

Özellikle  anneler itiraza başlar…Ama akl fikri, gittüğü gadunlar hamamında,   ev  gezmelerinde,  dünlerde,mevlütlerde  genç gızları  görmedeydi…   hepsinin endamına bakar, içinden bahane bulurdu…Bi  taraftan oolu evlensin istii, gızlar beyenii;   bi taraftan da oolan evlenür de  gelin, ollarını unlardan gopartur  diye  ödü patlliidu…  Hısım akrabadan biri,

-Ahretlik, filancaların Emine’nin hemşüresini  gördüm hamamda… Ne gada saygulu, ne gada hanım, ne gada sessiz…Boylu boslu… Bilin da, anası da ööle.  Vur ensesine, al elindeki ekme… Aavunu,senin İsine yapalım diim…

Ana gurum   gurum   gurulii… Oolu, sanurusun padişahın sol cebinde düşme:

      -Yok anam yok,  biz daa düşünmiiuk… Oolan askerden daa bıldır geldi… sasunrsun oolu prens.. Halbuki  gara guru bişii...

Teklifi   getüren aracı gadun, ananın oluna gız bakduunu bili.. U yüzden biraz gızgun;

Sen bilüsün, hemşürem…

U zaman evlülüklerde,  böle hayırsever  gadunlar vardı..  hoş şindi  gine de  var ya…

Bu arada çarşuda veya ev gezmelerinde, olana hısım akraba,  gonu gomşu  veya  çarşudaki böyükler dakulurlar:

-Hasan, lan … Gel senlen ‘eşşekcilik gonuşalım… Oolanın suratı olur perzü gibi…

-yok be İsiin emmi…

Mesele, ‘İSTEMEM, YAN CEBİME GOY MESELESİ aslında…

Bi arkadaşım, otuzuna gelmek üzereydi, ama anası bi türlü evlendürmiidu sabuyu… Arkadaşım da evlenmek istii… Tooma gaççak hali yok ya… Bi gün bu gonuyu  gonişuk..

Dün gece  anlasın diye anama dedim ki ‘Ana  geceleri  ayaklarım buyii, bilin mu?’ Anam mutfaa gitti. Nurşidin   başında bişiiler yaptı. Az sona içeri geldi. Elime havlu  gibi  bişii verdi…  Iscak elim yandı… Meersem,  kiremüt gırdurmuş guzinede…  ‘Goy oolum, ayaan goy,  üşümen  bi  hamlada geçer.’dedi ve gıldıradak dışarı çıktı…

Bende u zaman dedim ki,

Gen lan, cingayların Necmi Emmi’ye bi istida yazduralım. Al  git anayan ver unu… U zaman, bak nası evlendürii seni…

Döndü baa bi baktı                 

    - Hastir, lan folluk… Anam okuma  yazma bili mu? dedi.

U  arkadaşım, bi zaman sona evlendi..  Ben  de  merak  ettim. Nasıl  oldu  u    diye sordum.Cevabı   aşaa  yokarı  aavöleydi:

Apartmana   daşunduk… Anam daa  kiremütü  nerde bulsun…  Ben  ‘Ana  geceleri  buyiim’   dedükce,  gadununun içi ezildi… Önce hısım akrabalardan  haber gelürdü:

Bugün Eski  hamama gidiiuk… Sizde  gelin… Saa birini göstercem… bayılcan valla…

Hamama gidülür… çünkü gıza bakılacak, kel mi, kör mü, topal mı, savında, solunda bi şi  var mı? diye.

  Oolan anasına sorulur…  Haa, bu arada gızın anası habarlu… Gız gezünürken  hamamda, aracınan,    oolan anası birbirine işmar ederler… Yani, beyenilidi mi beyenilmedi mi  diye. Beyenilmüşse,   aracu   gadun,    gızı çaarur;

Zülfiye gel  gız borıya…  A bu deyzeyin sırtını bi sabunla… Aslan gibi oolu var.. Bakarsun seni alur…

Gızın suratı,  alı al, moru mor…  Aslına bakarsan, biri işi  gıza   çıtlaşturmuştur...

Gız, müstakbel  gaynanasını güzelce yıkar…   Ana   memnun…

Maşallah, maşallah… Allah nazardan saklasın; hayurlu gısmetler versin…

Soona, ganyana adayı  ile  aracı başalr gonuşmaya.

- Ne    diin,   gı?  Beyendin    mi    gızı?

Ne bilim, hemşürem. Eli   ayaaa düzgün…  Şey eli  de çok yenlük… Nasibse olur…   Bi de  bubasınan  gonuşiim… Bakalım u ne dii…

   Okarda anlattum  gibi, bi yolla gelin adayı bulunur, gız istemeye gidilüür…

  Nişan dokulur… Oolan  gızı, gız  oolanı ilk defa görürdü… Bi Dakka    bi Dakka…  Gız aracunun dükkanına    gider… Oolan da tesadüfen  u dükkanda olurdu… İlk kez urda  birbirlerini görürlerdi,   ama öyle utanurlar   ki  gafalarını galdurup, bakmazlardı,  birbirlerine…

Daa soona. "gızı beyendin mi" veya "Oolanı beyendin mi ? diye sorulunca gafalarınu galdurmaz. cevap bile vermezlerdi..Guzuların sessizliği içinde. bunun anlamı kesinlikle "Hee" demekti.

    Rahmetlü anam anlaturdu..

-  Bubanıza ilk defa nikah masasında gördüm. Bakamiim ki bakiim. Nası birisi.. Abimlen. abum evlenceksin dediler... Nerde ööle itiraz... Nikah masasındai acuk gafamı çevürüp baktım... Gara guru bi herif gibi geldi baa... "yakdıız beni. Aaabi. Abu" deı Perşembe günden başliidu.dim içimden. Sona eve geldük. ne göriim... kömbes gibi. yakaşuklu bi herif... bubam da bakamiimuş ama. diimuş ki. "Nikah defterine imza atmasını bilii. yanluş yapmaduk" demiş.

       Siz hiç ananızın bubanızın. birbirini ilk defa nerde ve nasıl gördüklerini biliimusuz ?

    Anam Terme'de daş mektepe gitmiş... Aradan zaman geçmiş. bubam bakmış ki. Terme'nın gızları becerüklü. akullu rahmetli Necmettin Aabime de Terme'den gelin almış... Hacı Fuat Efendinin gızı Nahide'yi... Akullu adamdı bubam... Evimize Terme'den gelin değil: bir abu. bir hemşüre. bi ana yarısı geldi... nur içinde yatsın...

    Oolana gız bulunduktan soona. nişan merasimi yapuurdu. Nişan. böyük bi evde veya sinema salonunda dakulurdu. Gençlerin nişanını takipen. gız tarafı. oolan tarafına içinde iç çamaşurları olan bohça ve bir sini baklava gönderürdü. Oolan tarafı da gız tarafına. aynı sini ile içinde altun. bilezük veya küpe olan helva gönderürdü.

  Nişandan soona. Düün hazırlıkları başlardı... Düün hazırlıklar  perşembe günden başliidu. Oolan tarafından gız tarafına ana-buba ve hısım akraba içün sini giderdi. Bu sinide evlencek gızın çamaşurları vardı. Aynı gün. gızın başı. fes rengi cemberle baaalunur. Cuma günü hamam gidilcekse. gelinin avcuna hamam parası gonurdu. Cuma günü zabahleyin gız tarafına çeyiz almıya gidiliidu. Evin küçük  çoçuklarında birisi çeyiz sanduuna oturdu. Para veriilardı çocuua. Para azsa çocuk sanduktan galkmazdı. Çeyizoolan tarafı gelür. gız tarafı oolan evinde ceyüz düzeltür ve gelenlere yemek verülüdü. Yemekte. bütyan. çorba. pilav. börek. baklavu ve u gada çok yemek oliidu ki zeytin yavlular aavorda kenarda galiidu... Cuma günü hamam dutulur ve cümbür-cemaat hamama gidilürdü. "Gelin hamamı" denen bu törene. hem gız hem de oolan tarfı gatuludu. Duyduma göre bu gelin hamamı bir alemmiş... Hamam  girmeden  önce  soyunma  yerinde  bi  düün  yapıliidu. Ben u dünleri  hiç gaçirmiidum. Okuldan eve gelür. önlüü atar yakaluu çıkartur. side side giderdim hamam. Saray Hamamı bizin evin hemen yanındaydı. Galabaluua garuşur. gafamı uzatıp seyreddim eylenceyi. Bu düünde. u günlerde Ünye'nin böyük orkestırasını oluşduran Sinem Abum defi. gızı Beyhan cümbüşü ile inletürdü hamamı. Dedim ya. hadi bu gız evlenii. Diğer gızlar n'olacak ? Bekar oolan anaları… gız bakardı.. Gümüş tas, gümüş naalin. mumlar ve ipek peştemmalla gelini giydirmek için eyni çıkartulurmuş. Ben böyümüşümki ben içeri almiilardı.

 Garılar ciciklerine filan bakarım diye heralde.   Gelin yanan mumlar,söylenen türküler eşliğinde,hamamın içine götürüliidu. Ben undan soonasını seyredemiidum. Göbek daşı podyum,   gelin manken oliimuş. Gelini, göbek daşında menkenler gibi dönderiilarmış.  Acaba diim, bu mankenlik işi Ünye'de başlamış olmasın? Bu arada tellak, tasları güm güm gurnalara atarmış. Eee, tellak diyince durcan... En büyük tellak, Miimine deyzeymiş. Miine deyzeden sona,   İyigız ünlü bir tellak olmuş. Unların yıkaduu gelinlerin, hem çok cocuu hem de mutlu bir evlülüü olurmuş.. Gelin yıkanduktan soona,  sandalyede göbek daşına oturtulurmuş. Bir sayirmiş canım, bu gelin hamamı sefası. Gelininin kafası yerde, nerdeyse sıcaktan bayılcak ama,kim dinliii?

       Cumartesi günü ööleden soona da düün yapılurdu...     Bizim evin daşlıı, geniş olduu içün,maalenin düünleri urda yapiliidu. Sinem ve gızı Beyhan, yerlerünü alur,  çal bubam çalardı. Bende okard, delülükten bakıp, oynıyanların seyredididum... Gelinin başına, delülükten yüz paralar.,tırtullu beş guruşlar atılıdu, bereket niyetine...  Ben para toplamak içün, okardan aarı, mermi gibi goşiidum. Düünde, oolan anası geline para veriidu;   gelin de çalguculara ... Yakın akrabalar da çalguculara bahşiş yavruriidu.

         Pazar günü zabahı. oolan tarafı, erkeklere yemek verür, Unda soona,  gelin almaya gidülür... Ben at sırtında gelin alma, çok az gördüm, daha çok gelin Ünye içindense, yürüyerek Terme, Fatsa veya daha başka yerdense, Buba Lütfü'nün Civanbay'ın veya Akkaş'ın makinalarlıya gidülürdü... Gelin evden çıkardan, beline fırmıza bir guşak baalaniidu. Erkek gardaşa veya hısım akrabadan biri, gelini ata veya makinaya götürüdü.

            Gelin alma,  bambaşka bir alemdi... Bizi en çok yol kesme ilgilendüriidü... Yola garşudan garşuya bir ip gerer,  bizi ezmesinler diye,   ortasına bi de türk bayrağı goyarduk... Bizim müşterilerimiz boldu...Tepe'ye gitcek gelin bizim burdan geçer,   Baabaşına gitcek gelin bizim urdan geçer ... Bizim maaleye gelen zaten bizim gendü müşterilerimiz...Paraları gapınca,kiriş ööle bi gırarduk ki,  gurşun atsan bize yetişmezdi...

            Gelin eve gelince,   yaanda goca bir goç kesülldu. Gelin - damat  ve  gelince yatak odasına gidiilardı. Damat, geline, borda 'yüz görümlülüü’' dakardı. İster inanın, ister inanmayın, bazı gelin ve damatlar   ilk    kez   birbirinr u zaman göriilarmış...

            Damat, evden çıkar, çarşuya giderdi.  Akşam,  misafürlere yemek verülür ve damat, yatsı namazından,  merasimle eve getiriilu    ve   eve girerken,  damadın sırtına veya onu gorumaya   çalusan  saadıca  verililardı  yumruu...

            Gartal Yusuf'un saaducu Paşa Niyaziydi.  Ne vurduk ama Paşa Niyazi'ye. Göden gibi yere yapıştı... Gartal Yusuf'un düünü çok kesimdi. Benim Hollanda'dan gelen  bi arkadaşım vardı... Camiden çıktık eve gada fener alayı ile gittük. İşte u Hollandalu arkadaşım, fener alayını filime çekti. Daa soona u film Hollandada televizyonda yayınlanmış.

            Düünden üç gün soona,  gız tarafı,  gelini, damadı,  damadın anasını,   bubasını ve yakın hısımlarınu yemee çaariidu. Buna 'Üç gece 'denidu. Damatla gelin yemek yerken, mızmız ederler, hiç bi  yemeğe  el  sürmezlermiş . Gız bubası durumuna göre, unlara eyi   bi hediye  verince, unlarda başlarlarmış yemek yemiye... Damat  evden   çıkarken, ayakgabısı  saklanurmuş… U  da  ya  küçük balduzuna ya  da küçük gayınbiraderine   bahşiş   vererek   ayakgabılarını gurtarurmuş.

            Taa soona,  oolan tarafı, gız tarafını yemeğe çaarumuş. Buna da’ Ters Gece'  diilarmış...

            Undan sona,  hısım - akraba gelin ve damadı yemeğe çaarur,  gelinde unlar içün hazurladu bohçaları götürüdü.  Bu bohçalara erkekler içün  goyulan  dona,  'iç donu'   diilardı. Anlamaduum bi şey var. ' Dış donu’    var mı ki’ İç donu ' olsun...

Bu haber toplam 2.033 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler