HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
5 Aralık 2020 Cumartesi
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
19 Kasım 2020 Perşembe Saat: 08:29

Köylerde Fırınlar

Recep ÖZCAN
Köylerde Fırınlar

Köylerdeki bizden önce yaşanılan hayatı tanımamız gerekir. İnsanlarımız nasıl yaşamışlar, ne yapmışlar, nelerle meşgul olmuşlar, bizlere neler bırakmışlar bu bizim için önemlidir. Eskiden yaşamı süsleyenlerden biri de fırınlardır.

            Karadeniz bölgesindeki köylerde fırınlar aynı amaçla kullanılır. Fırınlar evlerin önlerinde, evlerin bahçesinde veya en yakınlarında yapılmıştır. Ambarlarda evin yanında yapılmıştır. Bazı evlerin yanında her ikisi de yan yanadır. Fırınla ambar birbirlerinin tamamlayıcısıdır. 

Fırınlar taş yapılardır. Ön kısım bel seviyesindedir. Önünde çardak gibi yer vardır. Fırında kurutulan yiyecekler bazen buralara alınır. Fırının ağzının üst kısmı yuvarlaktır. Fırınların içinin alt tabanına da cüruf kullanılır. Cürufun üstüne ise beton dökülür. Cüruf sıcaklığı koruma amaçlı konur. İç yuvarlaklığı ise tuğla ile örülüdür. Fırının iç yüksekliği genelde iç tabanının uzunluğunun yarısı kadardır veya az fazlasıdır. Ön kısımda dumanın çıkması için baca olduğu gibi arka tarafta ise bir delik bulunmaktadır. Fırının üst çatısı eskiden oluklu kiremitle örtülü idi. Daha sonraları ise beton yapılmıştır.

            Bildiğiniz gibi köylüler kışlık yiyeceklerini yazdan hazırlamak zorundaydılar. Kış döneminde yiyecek bulmak zordu. Bu zorluğu açmak için yaz döneminde yetişen ürünleri kışa hazırlamak gerekiyordu. Bu hazırlama işinde fırınlar bir numaradır. Daha doğrusu yiyecekleri kurutarak çürümesini önlemektir. İşte köylerde fırınlar bu işlevi en tamamlayan bir yerlerdir.

            Mısırı bizin oranın değişiyle darıyı bilmeyeniniz yoktur. Eskiden köylerin ana ekmeğidir. Halende insanlarımız tarafından sevilmektedir. Mısırı sütlü olarak fırına atılıp orada kurutulur. Bunun adı fırın mısırıdır. Diğer bir ifadeyle fırın darısıdır. Kor gibi kızgın olan fırınların karşısına geçip sütlü darı pişirmek zordur. Fakat o pişen o sütlü darıları yemek de o kadar lezzetli ve zevklidir.

            Fırın darısından çekuntü yapılır. Karadeniz bölgesinin diğer bölgelerinde darı yarması denir. Çekuntü pancar sarmasının içinin malzemesidir. Pancarda kışın bol olduğu için insanlarımızın aç kalma korkusu olmazdı. Sarmayı tereyağlı yapılınca da tadına doğulmaz tabi.

            Darı unu pancar yemeğinin içinin lezzet vericisidir. Köylerde ve yöremizde balık, hamsi kızartmada önemli yer tutar. Çok eskileri fırın mısırı; güzelce kavrulur sonra balla (pekmez) karıştırılıp helva bile yapılırdı. En önemlisi ekmeği yapılırdı.

            Gabuklu bölceler bu fırınlarda kurulur. Fasulyeler taze iken toplanır, taze taze fırınlara atılır, güzelce fırınlarda piştikten sonra güneşe serilerek kurutulur. İşte buna gabuklu bölce denir. Gabuklu fasulye kış havasının güzel yiyeceklerindendir. Düğünlerinde de yemek olarak verilirdi. Düğünlere giderken düğün sahibine katkı olsun diye bile götürülürdü.

            Elma, armut, erik gibi meyveler yazın bu fırınlarda kurutulup kışın hoşaf şeklinde yendiği gibi çerez olarak da yenmekteydi. Düğünlerde ekmek pişirmek için kullanılırdı. Yuvarlak olarak pişirilen toramanlar düğün sofraları yemeklerinin katığıydı.

            Fırınları olmayan mahalleliler, komşularının fırınlarından faydalanırlar. Fırınlar belli mevsimlerde çalıştığı için, ilk ısınmasında fırın atacak komşular odu verirler. Fırınlar günlük sıra ile atılırdı. Fırınlar değirmenler gibi sıra usulü ile atılırdı.

            Fırın ustalığı ayrı marifettir. İçteki tuğlaları yuvarlak şekilde örmek gerçek ustalık işidir. Bunu yaparken özel toprak kullanılır. Bu özel toprak tuğlaların birbirine iyi yapışmasını sağlar, ısıcağı gördüğünde tuğlalar birbirinden ayrılmazlar. Kısa sürede iç kısmını toparlamak sakıncalıdır. Bazı ustalar çabuk bitirmek isterler, toprak kurumadığı için yıkılma söz konusudur. Becerikli olmayan ustalar tarafında yapılan fırınların yıkılma derdi mevcuttur.

Ustanın biri; köyden Mehmet emminin fırını yapmaya başlar ve fırının yapımını çabucak bitirir. Yaptığı bu fırının yıkılacağını anlayınca da sırtını fırına dayar Mehmet emmiye şakayla karışık “Paramı ver, paramı vermezsen fırını yıkarım” der. Parasını alır tabi birde bahşiş olarak üzerine tavuğunu da alır. Bitişik köy yoluna doğru giderken fırın yıkılır.

            Ustalar yaptıkları işleri yaptıktan sonra “paramı ver yoksa yıkarım” diye şakalarını şimdi bile sürdürmektedirler. Fırınlar hala kullanılmaktadır. Bu kültür şimdilik devam etmektedir.

Bu haber toplam 1.189 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Köylerde, Fırınlar

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler