HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
7 Mart 2021 Pazar
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
16 Şubat 2021 Salı Saat: 17:20

Metin Uzbay’ın Yetmiş yıllık hikayesi

Ünye’de her mesleğin olduğu gibi şekerciliğinde bir geçmişi vardır. Bu geçmişte yer alan şekerci ustalarından biri de mesleğin Ünye’de son temsilcisi Şekerci Metin Uzbay’dır.

1940 yıllarda küçük bir çocukken başladığı meslek hayatına bugün halen mesleğin yaşayan son temsilcisi olarak devam etmektedir. (Metin Uzbay geçtiğmiz Pazar günü hayatını kaybetmiştir.)

Şekerci Metin bu yetmiş yılı aşan meslek hayatı dışında bir Ünye aşığı ve iyi bir gözlemcidir. Ünye’nin yetmiş yıllık ticari, sosyal ve kültürel hayatına tanıklık yapmıştır.

Bu mesleğin son temsilcisi ile Canik Dergisi adına  bir  röpartaj yapmak istediğimizde bizi kırmadı, sorularımıza içtenlikle yanıt verdi.

 Kendinizi tanıtır mısınız?

Ben Metin Uzbay 1935 yılında Ünye’de Çamurlu mahallesinde doğdum doğdum. İlkokulu Anafarta ilkokulunda okudun.

Şekercilik mesleğine 12 yaşında başladım. Bu işi öğrendim. Zamanla ticaretle uğraşmak’da zevkli gelmeye başladı.

Kaç yılında başladınız?

1942 yılında Niyazı Ustanın yanında başladım. Bizim zamanımızda okul tatil olduğu zaman herkes çocuklarını bir usta yanına çırak verdirdi, bir yeri, işi olsun aylak aylak gezmesin, nerede olduğu belli olsun diye.

Babalarının dükkanı olan çocuklar babalarının yanında çalışır dükkanın önünde kibrit, gazoz, satarlardı.  Okul tatili o zaman dört aydı. Haziranda kapanır, Ekimde açılırdı

Bir gece yarısı Niyazı ustamın koluna kaynar şeker kazanı düştü ve kolu yandı. Bu yüzden bazı işler bana kaldı, o nedenle biraz çabuk öğrendim.

Ben bir zaman sonra Niyazi Usta’nın yanından ayrıldım, kendim kurabiye yapıp kurabiye satmaya başladım.

Daha sonra askere gittim, askerliği Bayburt’da yaptım. Askerlik bittik’den sonra Ünye’ye gelince Niyazı Usta ile karşılaştım” ortak olalım” dedim. Niyazı usta ile ortak olduk 4 senelik bir mukavele yaptık, ben sorunsuz bir şekilde iki yıl sonra ondan ayrıldım,  ondan sonra Karadeniz Eczanesinin yanında Tokatlı’nın yeri vardı, ben oraya 1957 yılında ilk dükkanım olan Gür Şekerleme’yi açtım orayı uzun bir zaman  işlettikten sonra şimdiki yerime geldim .

 Eskiye Göre Şimdiki Şeker Satışları Nasıl?

Burada şeker satışları her zaman var ama şimdi düştü artık eskisi gibi değil çünkü artık marketler açıldı, bir sürü pastaneler var, okulda bile şekeri pastası herşey var.

Annenizin ve babanızın adı neydi ne iş yaparlardı?

Annemin adı Nigar Babamın adı İsmail, babam lokantacıydı.

Kaç çocuğunuz var, nerelerde ne iş yapıyorlar, isimleri nedir?

Benim üç çocuğum var, bir tanesi Profösör Albay, bir tanesi Ziraat Mühendisi, diğeri de bura’da benim yanımda. Benden sonra eğer devam ettirirse bu mesleği o devam ettirir.

Bugün ürettiğiniz bir şey var mı, yoksa hepsini hazır mı alıyorsunuz? Bu günümüzdeki şekerleri İstanbul da yaptırıyorum.

Bu mesleğe ilk başladığınız yıllarda en çok hangi tür şekerleri üretiyordunuz?

 Biz önceden şekerlerimizi kendimiz üretirdik,  önceden ürettiğimiz şekerler halka, nane, peynir, susamlı, orta mektep, akide ve mevlüt şekerleri idi.

Orta mektep şekerini Türkiye’de bizden başka bilen yoktur. Mevlüt şekerini’de biz bulduk , eski zamanlarda bizden başka bilen yoktur.

Orta mektep şekerinin adı, eski zamanlarda orta mektep vardı. Orta mektepe şapka ile gidilirdi. Bu şapkanın üzerinde sarı bir çizgisi vardı, orta mektep şekeri de adını burdan aldı.

Ailenizde sizden başka bu mesleği yapan var mı?

Ailede ise bu mesleği benden başka yapan yok, benden sonra bana yardım eden oğlum yapabilir..

Yetiştirdiğiniz ustalar var mı?

Yanımda yetiştirdiğim kişiler oldu ama bu işi yapamadılar ve bıraktılar.

O yıllardaki Ünye’den bize kısaca bahseder misiniz?

Önceden bizim yaptığımız Ünye lokumu Kurban ve Ramazan bayramlarında yapılırdı  bunu sadece evlerde kadınlar yaparlardı.

 Lokumu bayram haricinde yapılıp satılmazdı. Lokum bayramların demirbaşıydı. Bayramlarda eve bir misafiri geldiği zaman lokum ikram ederlerdi.

Bir de fındıklı pasta vardı.  

Bunları Ünyelilerden başkası pek bilmez. 

O zamanlar Ünye de en iyi şekerci şekerci Tahsinlerdi, ondan sonra gelen Şekerci Ahmet Efend.  

O zamanlar bir’de İbrahim Usta vardı, o pastacıydı pastalar yapardı şeker yapmayı pek bilmezdi.

Bunları ben hala yapıyorum, isteyenler de var ama şu anda Ünye durmuş halde, yakın zamanda üretimini yapmaya başlayacağım.

Burası 70 senelik bir firma, kolay değil. Buranın değerini ileride anlayacaklar.

Bugünlere çok zorluklarla geldim, sıfırdan başladım. Çok şeyler getirirdim kimse pasta almazdı, pasta yaptırırdım, para yoktu bu zamana kolay gelmedim tabi.

 Ben burayı açtığımda bana:”Burası arka sokak burada ne yapacaksın niye açtın” dediler. Komşum yanındaki binada Doktor Şevket Bali vardı geldi: “Sen ne yapacaksın burada?” dedi bana.

 Bende dedim ki burada postane var, hamam var, okul var, banka var, hükümet konağı var, meydan yakın birde bütün bayram şusu busu herşeyi meydanda oluyor. Meydanda olmayan zaten hiçbir yerde olmaz, hiç gelmezse günde bir tane olsun müşteri gelir dedim.

 Eskiden Bayram günleri şekercilerin önü kuyruk olurmuş, müşteriler dükkana sığmazmış, şimdi bayramlar nasıl geçiyor, bayramda daha çok neler alıyorlar? Yoksaa o eski bayramlar geçti mi?

Eskiden Bayram günü en azından 15 gün bayram temizliği yapılırdı bayrama hazırlık şekerler yapılırdı, bizim yaptığımız akide şekeriydi. Önceden kalabalık olurdu bayram günleri şekerciler, benim dükkanımda kuyruk olurdu, bazen kimisi kendisi alıp şekerini doldururdu, çok kalabalık olurdu bayramlarda, ama şimdi eskisi gibi değil.

 Kızamık şekeri neydi?

Ham maddesi şekerdir, içine koku katılır tarçın karanfil gibi, Kızamık şekerini şekerciler yapardı. İstanbul’da Hacı Bekir yapardı bizde satardık kızamık şekeri çocuklar kızamık olduğunda çocuklara yedirilir, kızamık hastalığına iyi gelir.

Loğusa şekeri neydi?

Eski büyükler evde kaynatır şerbet haline getirirdi. Şerbet donup şeker haline gelirdi. Hem süt yapar hem de bebeğe faydası var, eskiden düğünlerde de dağıtılırdı.

 Kaynana şekeri nedir?

Hanımlar gün yaparken alır. Bu şeker sütle pişer,  Gerçek adı Erden şekeridir ama kadınlar kaynanasının ağzına birer tane verirmiş ağzı tatlı olsun çok konuşmasın konuştuğunda da iyi konuşsun diye bu yüzden adı kaynana şekeri kalmıştır.

 Şekerci Niyazi Aktuğ’un yanına 10 yaşında çırak giren Metin Uzbay, 1935 Ünye doğumludur. Dört yıl yanında çalıştığı ustası Niyazi Aktuğ’dan ayrılarak, evde imal ettikleri pastaları seyyar tablalarda satar.  1960’da Gür Şekerleme adıyla kendi iş yerini açar.

Metin Uzbay, bu mekanda otuz yıl pastacılık ve şekercilik yapar. Ünye Lokumunu ticari anlamda piyasa süren O’dur. 1990’da yine aynı cadde üzerindeki yeni iş yerine geçen Uzbay, halen bu mekanda şekercilik ve pastacılık mesleğini sürdürmektedir.”  Kaynak A. Derya Varilci

 

 

 

Bu haber toplam 1.622 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Metin, Uzbay’ın, Yetmiş, yıllık, hikayesi

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler