HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı
13 Nisan 2021 Salı Saat: 15:56

Ünlü Kaplumbağa Terbiyecisi Tablosu

Bir Ünyelinin Evinden Çıkmıştı Tablonun Hüzünlü ve Garip Hikâyesi

Türk sanatının en önemli eserlerinden, Osman Hamdi'nin 1906 tarihli Kaplumbağa Terbiyecisi isimli tablosu, birçok iddiaya ve araştırmaya konu olmuştur. Uzun yıllar saklı kaldıktan sonra keşfedilmesi 1970'lerin başına rastlar.  Ünlü tablo, hayat hikayesi ile atmışlı yıllarda tüm Türkiye'nin gündemini işgal eden Ünyeli armatör Süleyman Saim Birkök'ün evinden çıkmıştı.

 Tablonun ilk sahibi iş adamı Süleyman Saim Birkök Ünyeli Eğri Mehmet Kaptan’ın oğlu olarak 1891 yılında Ünye’de dünyaya geldi.

Yedek subay olarak katıldığı Birinci Dünya Savaşı'nda yaralanır ve hastaneye kaldırılır.,hastane de başka bir Ünyeli yedek subay la tanışır, dost olurlar, adını ve kim olduğunu bulamadığımız bu Ünyeli yedek subay’ın bir oğlu olur ve adını  Saim Birkök’le olan yakın dostluğu nedeniyle Saim koyar. Saim Birkök bu çocuğu kendisinin çocuğu olmadığı için evlat edinir ve yetiştirir onun tüm masraflarını karşılar; önce İsviçre'de,  okutup inşaat mühendis çıkmasını sağlar.

Bu çocuk, sonradan Yök eski başkan vekili Kemal Karhan'ın da İTÜ de sınıf arkadaşı olan Saim Gökdoğan'dır.

3 Haziran 1966'da, İstanbul Haliç Balat'ta babasından kalan büyük bir tersane işleten Saim Birkök ve manevi oğlu Saim Gökdoğan ile onun dışarıda yaptığı ve yerine getirmediği inşaat taahhütleri, kefil olduğu diğer işleri, adına verdiği taahhüt mektupları, kumar ve diğer borçları nedeni ile büyük bir tartışma içine girer. 

Yıllarca evlatlığı Saim'in bu tür davranışlarını sineye çekmiştir. tartışma gittikçe büyür, evlatlık Saim manevi babası Saim Birkök’e saldırır ve Saim Birkök korkutmak için bir el ateş eder kurşun evlatlık Saime isabet eder ve yaralar ve Saim Birkök telaşla  "hemen hastaneye yetiştirin, ölmesin!" der. Ancak  Saim Gökdoğan yolda ölür. Yıllarca her türlü imkanı sağlayarak okuttuğu ve gelecekte işini bırakacağı üvey evladını öldürmüştür. Evlatlık Saim 45, Saim Birkök 76 yaşındadır.

 Evlatlık Saim Ünyelidir

Evlatlık Saim’in yedek subay olan babası ve annesi de  Ünyelidir. Annesinin adı Nursude veya Nursade’ Gökdoğan dır. Cenazesi Ünye’ye getirilmiş ve Ünye’de gömülmüştür. Uzun yıllar süren araştırmalarım ve çalışmalarımda  evlatlık Saim’in mezarını ve annesinin babasının hangi köyden olduğunu bulamadım on yıldır halen arıyorum.

Tutuklanan Birkök hapse girer,  hapis cezasını çekmeden önce girdiği sağlık kontrolünde kanser olduğu anlaşılır, Ünyeli Profesör Necmettin Polvan’ın yardımı 1971 yılında durumu ağırlaştığı gerekçesiyle salıverilir ve aynı yıl içerisinde kanserden vefat eder.Kaplumbağa Terbiyecisi

Tablosunun Bulunuşu

1850 yıllarında Ünye'den İstanbul'a gelerek burada bir tersane kuran "Kaptanlar" lakaplı Ünyeli Eğrizade Mehmet Kaptan’ın dört çocuğundan biri olan Süleyman Sami Birkök, resme meraklı bir resim koleksiyoncu idi. Şişli’de yaşadığı köşkte dünyaca ünlü iki yüz civarında tabloyu toplamıştı.

Hürriyet gazetesinden yazar Emel Armutçu’nun makalesini belge kabul ederek derlediğimiz kadarıyla olay şöyle gelişmiştir.
1960'ların başında, Profesör Mustafa Cezar, araştırma sırasında, Şişli'de mühürlenmiş bir evde beş Osman Hamdi tablosu olduğunu öğrenir.

Köşk cinayet nedeni ile mühürlenmiş, sahibi hapistedir. Tabloların fotoğrafını çekmek için köşkün sahibinden izin alınması gerekmektedir.
Köşkün sahibi Süleyman Saim Birkök, bir sanatseverdir, hiç evlenmemiş, bir askerlik arkadaşının kendi adını verdiği oğlunu evlat edinmiştir.  Okuması için İsviçre'ye bile gönderdiği evlatlığı Saim, hayırsız çıkmış.

1969 yılında, Balat'taki tersanede çıkan bir tartışma sırasında, Saim manevi oğlunu korkutmak isterken kazara öldürmüştür.

Prof. Mustafa Cezar onu Sultanahmet Cezaevi'nde ziyaret ettiğinde, ağır çene kanseri hastasıdır ve profesöre istediği izni verir.
Prof. Cezar, tabloların fotoğraflarını çekecek gazeteci, mahkeme hakimi, zabıt katibi, avukat ve köşkün bekçisiyle birlikte, mührü sökerek içeri girer, Köşkün ışıkları yanınca, toz toprak arasında inanılmaz bir hazine çıkar, biri Kaplumbağa Terbiyecisi olmak üzere beşi Osman Hamdi'ye ait, 200'den fazla tablo vardır içeride. 

Saim Birkök kısa bir süre sonra, hakkında bir hüküm verilemeden ağır hastalık nedeni ile tahliye edilir ve 1971'de ölür.

 

Kaplumbağa Terbiyecisi'nin

Uzun Yolculu da böylece başlar.
Birkök, sağlığında 1962'de yaptığı vasiyetinde mal varlığını adına kurulacak bir vakfa bırakmıştır.  Ancak ölümünden sonra yaklaşık elliye yakın mirasçısı çıkar, vasiyetin iptali için açılan davalar uzar. Vakıf, ancak yirmi yıl sonra kurulabilir.

Ünye’de adına bir okul bulunan Ünyeli Prof. Necmettin Polvan’ın yardımı ile hastaneden çıktıktan kısa bir müddet sonra vefat eden Birkök’ün Ünye’den de olmak üzere bir sürü mirasçısı vardır. Mahkeme sonunda bütün servetini vasiyeti üzerine kurulan Birkökler Vakfına bırakılmasına karar verir.

Bu arada tablolar Resim Heykel Müzesi'ne teslim edilir ve Kaplumbağa Terbiyecisi Tablosunu, bir sürü serüvenden sonra 2002'de beş buçuk milyar liraya İstanbul Tepebaşındaki Pera müzesi satın alır.

 Ünyeli Profesör Necmettin Polvan

Saim Birkök

Dünyanın en ünlü tablolarını Şişli’deki müze gibi konağında toplayan bu Ünyeli tersane sahibinin halen Ünye’de yaşayan akrabaları vardır.

Öldürdüğü evlatlığı olan Saim Gökdoğan vurulduğu yıllarda kırk yaşlarında bir makine mühendisi idi. Firdevs isimli bir bayanla evli ve İstanbul’daki Fransız okullarından birinde okuyan iki erkek oğlu vardı. Eğer yaşıyor olsaydı bugün 95 yaşlarında olacak olan evlatlık Saim’in annesi ve babası da Ünyeli idi. Öldürüldüğü sırada, iki oğlu 15 yaşlarında idiler. Bu çocukların bugün tahminen 60-65 yaşlarında olmaları gerekir.

Cenazesi Ünye’ye getirilerek bilemediğimiz bir yerde toprağa verilmiştir.

Uzun yıllar süren çalışmalarımda bu Ünyeli aileyi ve evlatlık Saim’in gömüldüğü köyü ve mezarını bulamadım, araştırma bu yüzden  yarım kalmıştır. .

Bu konuda bilgisi ve duyumu olanlar, olayı hatırlayanlar veya evlatlık Saim’in annesi Nurside veya Nursade  Gökdoğan isimli bayanı veya Ünye’deki ailesini tanıyanlar bize yardımcı olurlarsa seviniriz.

Kaynak: (Yaşar Karaduman, Esrarlı Tablo)

 Peki tablo ne anlatıyor?

Tabloda gördüğümüz kırmızı kaftan giymiş, derviş kıyafetleri içinde sakallı, kambur yaşlı bir adam figürü tablonun ressamı Osman Hamdi Bey’in kendisidir, bakımsız bir odada, marul yiyen kaplumbağalara bakıyor.

Tablodaki kaplumbağalar; devletin hantal işleyen bürokrasisi ve değişime direnen, ağır aksak ilerleyen toplumu anlatmaktadır. Tablo renklerin ve ışığın kullanımı, derinliği ile çok kıymetlidir.

Kaplumbağa terbiyecisi tablosu halen İstanbul Tepebaşındaki  Pera Müzesi'ndedir

 Son Olarak

Saim Birkök olayı ve Kaplumbağa Terbiyecisi Tablosunun bu ilginç hikayesi beni en çok uğraştıran araştırma olmuş ve on senedir halen bitmemiştir.

Saim bey’in Ünye’de halen hepinizin çok iyi tanıdığı akrabaları yaşamaktadır. Kazara öldürdüğü evlatlığının annesi ve babası Ünyelidir fakat halen hangi köyden olduklarını bulamadım. Cenaze Ünye’ye getirilmiş ve burada şu anda halen bilmediğimiz bir yerde toprağa verilmiştir.

Olayın üzerinden elli yıl geçmiştir olayı hatırlayan çok az insan kalmıştır tesadüfen bu olayla ufakta olsa bilgisi olalar beni ararlarsa çok sevinirim.

 

 

Bu haber toplam 605 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Ünlü, Kaplumbağa, Terbiyecisi, Tablosu

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler