HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Beğenmedim
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
26 Haziran 2019 Çarşamba
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
11 Ocak 2019 Cuma Saat: 08:54

Bilgin HASDEMİR / Ünye şivesinde yazılmış bir biyografi -hikâye “Zaman Tünelimde Ünye”

“ Ben Bilgin Hasdemir. Ünye eşrafından Avcı Gadir’in sekiz çocuundan biriyim. Ünye sokaklarında başı gabak, ayak yalnayak böyüdüm…İngilizce’yi turislerde, Ünye’de örenmeye başladım; Gazi Eğitim Enstitüsü’ne gidip, 1968’de
Bilgin HASDEMİR / Ünye şivesinde yazılmış bir biyografi -hikâye  “Zaman Tünelimde Ünye”

“ Ben Bilgin Hasdemir. Ünye eşrafından Avcı Gadir’in sekiz çocuundan biriyim. Ünye sokaklarında başı gabak, ayak yalnayak böyüdüm…İngilizce’yi turislerde, Ünye’de örenmeye başladım; Gazi Eğitim Enstitüsü’ne gidip, 1968’de İngilizce ööretmeni oldum”

 

Bilgin Hasdemir, çocukluğunda ve gençlik yıllarında Ünye’de yerli halk tarafından konuşulan Ünye ağzını unutmamıştır. Yıllardır Ünye dışında yaşamasına rağmen Ünyeceyi her fırsatta büyük bir zevkle dillendiren Bilgin Hasdemir, ayrıca Ünyece ile kitaplar yazmış, bu dili ölümsüzleştirmiştir.

Bütün Ünye kendisine minnettardır.

“Bazı Ünyelüler diilar ki, “Bu Domuzcu Gadirlerin Bilgin u gadar büyük şeyir görmüş emme adam olamamış, baksaa haala bizim gibi gonişi.”

Bakalım haalâ nasıl gonişîmuş, bi görelim:

Daa öce sööledüüm gibi, ilgokula gadar sınırlarım, rahmetli  Dovanlar’ın evi, Saray Hamamı ve Saray Camisi arasıydı…

 Zabaın  köründe galkiidum. Havlimiz ufakdı, ama gendü gendüme  bişiler yapiidum urda.

 

 Kimilerini göriidum işe gidilardı.

  Kireztepesi tarafından, sırtlarına bohcalarını yüklenmiş cemberciler geçidu. Hani gadunlar başlarına dakii ya, u cemberlerden. Ünye’de cember atelyesi bizim maalledeydi. Berber Yusuf, Acemler, Çamaşlulardan Yalçın ve Engin Aabiler, Rahmetlü Civan Aabi (Civan Aabi ne baalama çalidu ,biliimun?) Recayi Çavuş, Halis Genç, Hasan ve İhsan Tokatlu gardeşler, Avni Çavuş, Maasebeci Küçük Ali, Dovan’ın bubası Cezmi Amca, Baalamacı Sami, Bahri Şentepe, Agah Bey’in Fuat Aabi, Tabak Basri, Berber Hasan ve bubası Yayla, Ayaggabıcı Ömer Aabi ve bubası Azmi Emmi bir bir sökün edilardı okardan aarrı..

  Tepe’den aşşasa, urgan yapan ipçilerde cemberciler gibi  sırtlarında yükleriyle, Buda Lütfü, İsmayil ve Aptulla Boran, Hicabi ve Mamut Us, Haşim’in Seyit, Nadi Aabi’nin bubası Memed Amca ve aabisi Yakup Aabi, Fırıncı Ali, Enverin aabisi Yakup Aabi, Fırıncı Ali, Sırmabıyıklar, Enver Gündüz,Topçu, Nalbant Arif, Nalbant Nabi. Bi gısmı sanki ateş almıya gidiimuş gibi fızlım fızlım, bi gısmı da ayaanı sürte sürte gidiilardı…

     Saat on’a dooru, bizim evin garşusundagı Paşabaççesine giden aradan Hamit Bey veya Aptullaa Aabi, iki direm bi çekirdek giyinmiş, yavaş yavaş inerdi. Tam bi beyefendiydi ikisi de…

       Agâh Beyler’den ise Taasin Emmim dükyanı açmak için anakdarlarunu çıkatur, kepengenin dibine eyülür; Müslüm Emmim de dış gapıdan dışarı sokaa adımını atardı. Nebaat Ablam da güccük sürgülü camı açıp, una bişiler söylerdi.

         Bizim evin Aamet Emmimler tarafından bazen Taasin Emmimlerin bahçesine bakiidum. Urda tek gatlu bi bina vardı. Zaayi Hanım’ların hemen bütüşüünde. Gısa boylu, pire gibi bi adam, u binaya girip girip çıkiidu. U adam Foturafcı Hacı’ydı.(Öndersev) Garuşdurun evdeki albümleri bakın bakalım bubaazla, anazıın resimlerini kim çekmiş? Hele benim yaşımdakiler, sizin evlülük resmiizi kim çekti? Ya sünnet resimleriizi…? Bugün, aşşa yukarı Ünye’nin her evinde “Foto Öndersev” damgalu bi sürü resim asuludur. Anıtlar vardur bi yerde, bi de anıt insanlar. Hacı Aabi, bi anıttı Ünye’de.

Bubamnan Necmiddin ve Bedri  Aabilerim de erkenciydi. Bedri aabim u zaman, Teggirez’in filan haftasına gidiidu. Bubamnan Necmiddin Aabim de gidiimuş urlara, ama ben hatırlamiim.

Çarşamba günü, bilisuuz Ünye’nin haftası. Okarlardan adlarını hatırladuum büyüglerim, u gün ellerinde sepet ve gıdıglarnan geçerlerdi bizim evin önünden. Saat on’a dooru, dolu sepetleri ve gıdıgları ; delüganlı  oolları evlerine  daşırdı alınan öte-beriyi.

Bazıları da bazardan alduklarını heye goyar hamalnan gönderürlerdi evlerine.

İnsanların, gonuşa gonuşa çarşuya dooru birligde yürümeleri; gelen geçene, şööle yüregden “ Selamın Aleyküm”’lü iyi gün dilekleri, “ Aleyküm Selam”’la garşuluk görmeleri, buram buram samimiyet; dolu dolu dostluk yaraturdu benim Ünye’m böylece.

Erkekler çarşuya gidince, gadunları aliidu bi telaş. Öölene ne bişürceyük diye.

Ara sıra seslenmeler duyuliidu.:

-Huu, gız, Nahide! N’apin gı?

-Makarna kesim, abu!

- Andur galsın senin makarnan! Yalu’ya çelük gibi hamsi gelmiş…

 

Bizim, Ünye’lüler biraz bokbovaz’dur.

 “Hepten hırtlakdur bu Ünyelü’ler, anam, hırtlak.” Garılar sarma sarar; unlar dutar nemüslü börek ister. Garılar büryan büşürür; unlarsa fınduklu şekerlü kesme makarna ister. Garılar kâa böree yapar; unlar mendek pürüşlüsü ister; fasile pürüşlüsünün yanında mutlaka ham balcan turşusu olcak. Kimi tirmit ister. Gazyak turşusu da istenür, hamsi çıtıratması da; işlü tava yapılur, balık bırastusu istenir; pırasa sulusu da olcak, sütlücan gayganası da; işgembe gavurması da aranur sofrada, yarımca börek de… Tefek bulamazsın, galem sarması yaparsın, olmaz! Dedim ya bizim Ünyelüler hırtlagdur. Sofralar ne su böreksüz olur; ne de pilavsız… Yanına ya ayran, ya da erük sulaması… Kim bakiidu çayın yüzüne! Galkulur mu sofradan… Gıvırma, gadayıf, baklava… Gısacası, bizim Ünyelülerin madası bişii çekti mi mutlaka u yencek.

 

Biz gopillere garpuz fazla yedümezlerdi.

-          Çok yeme! Gece balık dutarsın yogsa.

-          Daa bi dilim yedim, acuk daa yiim.

Ya da bi başka şeyi:

-          Çok yeme lan, amel olursun.

-          Daa bi dene yedim valla, acuk daa yiim.

 

Sevdüümüz bişi oldu mu, bi hamla da yiip bitüriduk.

 

Sofra bezi serilcek… Üstüne eleg oturtulacag … Sini de unun üstünde gonacak… Tencire siniye goyulacak … Gaşuk meydan maarebesi başlıcak birden bire.. Kim kimi tanır? Buba bi yandan, ana bi yandan, gopiller bi yandan, Salduuuur!

Takda gaşuklar, demürd gaşuklar, bakırdan saanlar, çömleg desdiler, bazan bazar ekmee, bazan mısır ekmee demürbaşıydı u zamankı sofraların..

 

Dedük ya analarımızın, “Gomşu gomşu huuuu!” baarışları arasında bütün gomşular Anadolu Haber Acansı gibi, haberleri geçerlerdi birbillerine….

-          Duydun mu, filancının görümcesi şöööle şöööle demiş filanca içün..

-          U galuk da gonuşmasın, gendüne baksın önce!

-          Öööle deme gı, haklu valla…

-          Nasibetsiz nasibetsiz gonuşma. Şaşumuşun sen!

-          Bilmiin mu, bıldır…

-          Sen una zaten toz gondurmasın… Çok sevme gı u galuu, soona sıçalak  olur…

-          Öööleden sooona,  Tepe’ye gidiyuk. Gelin mi?

-          Yok, eltimler gelcek otumaya.

-          Gız, eltin gine gebeymiş. Dooru mu?

-          Allah bu milletin mustaını versin. Yok, bee!

“ Fışkıyın garuştuma.” Diilardı arada bi. U ne demekti ki?

 

 Biz Avcı Gadirlerdük.

Başga isimler de geçiidu gonuşmalarda …

İlemooları,Tacibatlar, Goginalar, Kuşcalular, Barıtcı Bekiller, Acemler, Ürerler,Tabak Basriler, Agah Beyler, Ceylan Güssüm, Paşalar, Haşimin Seyitler, Saru Mıstafalar, Dişci Seyitler, Bazarbaşılar, Çolakooulları, Gahraman Aaalar, Darakçıooulları, Gomitooulları, Çolakerler, Garipooulları, Gavakluooulları ,Kürt Hamzalar, Otuzbirooulları Haznedarooulları,Torunooulları, Saaniooulları, Tahmazooulları, Hakkı Hocalar, Muammer Tekinler, Çolak Kaptanlar, Hasan Kalafatlar, Güdekler, Vidinlüler, Garadumanlar, Ebrüşümler, Gısa Atıflar, Deryaooulları, Belediye Reizi Rahmi Beyler, Hüsref Beyler, Bayrakdarlar,Hanhanlar,Tapçılar, Hacı Hafızlar, Hamamcı İsmailler, Şahmuratlar, Tatar Mahmudlar, Hasip Gaptanlar, Derebeyler, Galemenler, Helvacı Gadirler, Tüfekçinin Hacı Beyler, İlyasooulları, Ellibeşler, Çömlekçi Adil Ustalar, Topcular, Ekmekçiler, Canbullat İsmailler, Kısacıkooulları, Çuvacılar, Ormancı Ali Efendiler, Nalbant Seyitler, Şahinbaşlar, Sırmabıyıklar, Cinbaşlar, Tokatlular, Boranlar, Muhsin Yıldızlar, Hacı Seyitler, Arabaliooulları, Kürdooulları, Loliler, Dokgözler, Hıdırooulları, Özler, Ruşen Efendiler, Fırıncı Mustafa Aliler, Lüleciler, Keleşooulları, Kel Cemaller, Becooulları, Emin Hocalar, Kandazlar, Fenerciler, Gündüzler,….Daa bi sürü isim… geçerdi gonuşmalarda.


 

* Bu metin “Zaman Tünelimde Ünye” isimli kitabın,  “Sokaklarda Gördüklerim Sokaklarda Duyduklarım” bölümünün 35 ve 40’ncı sayfalarından alınmıştır.

             

 

Bu haber toplam 739 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler