HABER ARAMA
  • DOLAR5,8354
  • EURO6,5586
  • ALTIN240,0164
  • BIST 10096.861
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
22 Nisan 2019 Pazartesi
Fındık Fiyatı


14 TL-15 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
31 Ocak 2019 Perşembe Saat: 08:48

YAŞAR KARADUMAN /Terme - Temiskyra

Terme'nin tarihi M.Ö. 1000 yılına kadar inmektedir. Bazı tarihçiler M.Ö. 1200 yıllarında şimdiki Terme Çayı kıyısında efsanevi kadın savaşçılar Amazonların yaşamış olduklarını ileri sürerler.
YAŞAR KARADUMAN /Terme - Temiskyra

Terme adının, Thermodon (bu günkü Terme Çayı)’dan geldiği söylenir. İlçenin en eski halkının Gaskalar olduğu sanılmaktadır, sonra, Hititler, Frigler, Medler, Persler ve Romalılar ve  395 yılında itibaren Terme Doğu Roma (Bizans) hakimiyetine girmiştir..

Amazonlar gerçekten yaşamışlar mıdır?  Homeros onların Truva savaşlarına katıldığını yazar. Heredetos, coğrafyacı Strabon da onlardan söz ederler.

Mitolojide Amazonlar, savaşçı kadınlardır. Thermedon Çayı yakınlarında kurdukları Themiskyra kentinde yaşadıkları belirtilen Amazonların daha iyi ok atabilmek için bir göğüslerini kestikleri rivayet edilir.

Savaş aletleri ok, yay, kargı ve "labrys" denilen iki ağızlı baltadır. Çoğu efsanelerde Amazonların, Karadeniz'de Terme (Thermodon) çayının kıyısında Themiskyra şehrini kurdukları rivayet edilir…

Ha-mazan-Oirpata-Amazon

Amazon kelimesi muhtemelen Farsça, savaşçılar anlamına gelen “Ha-mazan” kelimesinden türetilmiştir. Klasik Yunanca’da etimolojik olarak ‘mazos’ kelimesi ‘göğüssüz’ anlamındadır..

Bazı efsanelere göre Amazonların erkeklerle ilişkiye girmesi yasaktı ve Amazon bölgesinde erkekler yaşayamazdı. Ancak soylarının devamı için Amazonlar komşu kabile Gargareanları yılda bir kez ziyaret ederler, doğan çocuklardan erkek olanlar öldürülürdü. Sadece kız çocuklar büyütülürdü.  (Vikipedia)

İskitler bunlara “Oirpata” derlerdi, Yunanca karşılığı ‘erkek öldürenler’ demektir.

Bugün Terme ve civarında bu halka ait hiçbir iz yoktur. Ancak, her yıl Terme’de adlarına festival düzenlenir.

 

Gelişmiş Terme

Tarihçilerin “Thermedon” dedikleri Terme çayı şehri ikiye böler. Önceleri şehrin iki yakasını bağlayan tek bir köprü vardı, şimdi büyüyen Terme’nin ihtiyacını karşılamak için köprüler çoğalmış. Terme son yıllarda gelişen, modernleşen çehresiyle dikkatleri çekmektedir. Yeni caddeler açılmış, şehir merkezi baştan sona bakımdan geçmiş,  şirin bir şehir hüviyetine bürünmüştür. Terme Çayı’nın iki kenarına yapılmış gezinti yerleri ve düzenlemeler biraz bakımsız olmasına rağmen ileriyi gören bir şehircilik anlayışının ürünü olduğunu ortaya koymaktadır.

Şehir merkezindeki köprünün başındaki ahşap cami korunmuş, restore edilmiş ve bu günkü kuşaklara kadar getirilmiştir. Hemen yanındaki eski mezarlık ta düzenlenip koruma altına alınmıştır.

 

Kaptanın vasiyeti

Belediyenin ahşap caminin yanındaki türbe ile ilgi olarak koyduğu tabelada; burada yatmakta olan kişinin bir kaptan olduğu, gemisinin fırtınada Terme Çaltı burnunda battığı ve cesedinin kıyıya vurduğu anlatılmaktadır.

Ayrıca; kıyıya vuran bir cesedin kuşağında bir muşamba içersinde biraz altın ve bir yazı bulurlar. Bu yazı bir vasiyettir, altın ile bir cami yapılmasını vasiyet etmektedir. Ve altın ile bu cami yapılır, bulunan cesedi de caminin yanına defnederler.

Yıllar içinde mezarın üzerine bir türbe yapılır, türbenin duvarında caminin yapılış tarihi ile ilgili bir metin yer alır, bu metinde caminin 1840 yıllarında yapıldığı yazar.

İç kısımları dişbudak dış kısımları kestane ağacından yapıldığı için tahta cami de denmektedir.

 

Terme Pidesi

Pide Karadeniz şehir ve kasabalarının karakteristik sofra türüdür. Her öğünde, günün her saatinde yenilebilir. Yapılışı şekli ve malzemesi arasında farklılık göstermesine karşın ana maddesi un ve sudan oluşan hammaddesi hamurdur.

Ünyeliler pideye “Yavlu” (Yağlı)  ve “Hamur” derler. Özellikle Pazar günleri kahvaltı olarak fırınlarda evlerde hazırlanan içle yaptırılır.

Biz bir Pazar günü Terme sokaklarında yaptığımız araştırma gezisinden büyük bir zevk duyduk, acıktığımızda karnımızı sebzeli ve yumurtalı Terme pidesi ile doyurduk.

Bu arada Genel Yayın Yönetmenimiz Yaşar Karaduman’ın devamlı bir yeri aradığını fark ettik. Yolda halinden eski bir Termeli olduğu anlaşılan birine bir şeyler sordu, adam eli ile bir yeri işaret ederek   “O senin dediğin ev kırk yıl önce yıkıldı. İşte şuradaydı, o evin sahibinin dört tane kızı vardı, üçü Ünye’ye gelin gitti. Biri Terme’de” dedi…

Ünye’ye gelin gitti… Ünye’den gelin geldi… Fatsa’ya gelin gitti… Fatsa’dan gelin geldi…

İşte böyle Terme Ünye Fatsa ve Canik dağlarına doğru içerdeki yerleşim yerleri… Aynı bölgede, birbiriyle ortak kader ve hayatı paylaşan insanların buluştuğu bölge.

 

Bu haber toplam 352 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : YAŞAR, KARADUMAN, /Terme, -, Temiskyra

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler