HABER ARAMA
  • DOLAR5,2814
    % 0,08
  • EURO5,9676
    % -0,07
  • ALTIN224,3274
    % 0,64
  • BIST 100102.715
    % 0,57
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Şubat 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


14 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
5 Şubat 2019 Salı Saat: 08:35

BAL ve ARILAR

Bal, arıların çiçeklerden topladığı nektarın, vücutlarından salgıladıkları bir takım enzimlerle işlemesi sonucu, elde edilen besin değeri yüksek bir gıda maddesidir.
BAL ve ARILAR

Arıların 20 milyon yıldır bitkilerden topladıkları nektar ve salgılardan bal ürettiği bilinmektedir.
Bal üreten arılarından oluşan bir kolonide bir ana arı, on binlerce işçi arı ve yüzlerce erkek arı bulunur. Bunlar bir kovan içerisinde birlikte yaşarlar. Bal arısı kolonisi tüm faaliyetlerini, kovan içerisinde, kendi vücudundan salgıladığı balmumu ile oluşturduğu peteklerde yürütür. Nektar, genellikle çiçeklerden toplanan şeker, su ve bazı başka eser miktardaki maddeleri içeren ve arının bal kesesinde kovana taşıdığı sıvıdır.
Arılar kursaklarını bir kez doldurmak için, çiçekleri yaklaşık 1500 defa, 1 gr. bal üretmek için ise yaklaşık 180.000 kere ziyaret ederler. Arıların performansının, uçan bir arının yakıt ihtiyacının kilometre başına yarım gram bal olduğu ya da diğer ifade ile 3 milyon kilometre için 1 litre bal olduğu görülmektedir.

Market raflarına 1 kg bal üretmek için arı kolonisi 8 kg bal tüketmek ve dünyanın çevresini 6 kez dolaşacak kadar uçmak durumundadır. Üstelik arılar bunu yaparken doğal yaşamın sürmesine vazgeçilmez bir katkıda bulunurlar. Bitkilerin çoğu arılar sayesinde tozlaşarak üreyebilmektedir. (Kaynak Palparmak)

 

Balın yukarıdaki kısa hikayesinden sonra Azmi Yıldız’la bal, balcılık, arılar balı nasıl yaparlar, bal üreticilerinin sorun ve dertleri, bal birliği nedir, sahte bal nasıl anlaşılır ve daha bir çok konuda sohbet ettik. Azmi yıldız bize bal konusunda bilmediğimiz veya yanlış bildiğimiz birçok detay hakkında bilgi verdi. Azmi Bey’e ilk sorumuz:

 

Arı, balı nasıl yapar, kısaca anlatır mısınız?

Arı ilk önce kovanlarda petek, mum yapar, yavru yaprağı gözleri hazırlar, bal koyacağı gözleri hazırlar. Onları neslini çoğalttıktan sonra bal mevsimi gelir o mevsimde bal yapar. 12 ay boyunca bal yapma mevsimi bir ay, bir buçuk ay sürer. Çiçek rezervlerinden sulu tatlı aromaları toplar, getirir, rafineri tesisi gibi onu bal  yapar ve dünyanın en kaliteli vitaminine, en sağlıklı posası olmayan bir maddeye çevirir.

 

En iyi bal, sizin tavsiye edeceğiniz en yararlı bal hangi baldır?

Halk bal yemeği, tüketmeyi bilmiyor. Aslında yararlı olduğunu bilse bal tüketimi artar. Bir bireyin yılda normalde 10 k.g bal, 1 kg polen yemesi gerekir. En yararlı bal, daha doğrusu balın yararlı olması için her gece sulanıp içilmesi gerekir. Ayrıca her sabah bir kaşık yenen bal da çok faydalıdır.

En iyi bal ise yükseklik derecesi arttıkça oksijenle kalitesi artan baldır.

500 – 1000 arası ve 1500 – 2000 metre yüksekliklerde elde edilen ballar en değerli ballardır.

 ‘Ora balı, şura balı’ diye kimse aldanmasın, Edirne’den Van’a kadar her yerin kalitesi aynıdır. Önemli olan yükseklik derecesidir, nerede üretildiği değildir, balın elde edildiği yerin yüksekliği kalite yönünden birinci derecede önelmlidir. 

En iyi bal Kaçkar, Anzer balı diye bir şey yok. En yüksek bal Anzer de yetişiyor. Bundan dolayı en iyi ballardan biri Anzer balıdır.

 

Vatandaş iyi balı nasıl anlayacak.  Vatandaş ilk önce bal yemeyi öğrenecek, yedikçe damak zevki kaliteli balı anlayacak. Balı süzersin, uzatırsın, bal uzadıkça anlarsın. Akmasının bile özelliği var, ne kadar inceleceğine akarken ona göre de özelliği var. Görüntüsü, kayganlığı, kalitesini arttırır.

 

Sahte bal niye sahtedir? Nasıl yapılır? Sahte balı nasıl anlarız? Sahte bala karşı Birlik olarak neler yapıyorsunuz?

Balın sahtesi olmaz. Ama arıcıdan bir ton bal alıp 9 ton başka madde karıştırıp bazı merdiven altı kuruluşlarda yapılan bal, bal değildir, sahte bir maddedir. Ona sahte bal bile diyemeyiz. O aslında başka bir maddedir. Buna da tutup ruhsat verilmiştir, şu anda ruhsatları iptal edilemiyor. Tarım Bakanlığı’yla bir nizamız da bu. Ruhsatı verdik, iptal edemiyoruz diyorlar.  Ne demek olmuyor? Biz ne için yaylalara gidiyoruz, o zaman biz de gitmeyelim. Aynısını biz de yapalım. Dağın, ayının içine girip oralardan bal elde etme zahmeti yerine, deniz kıyısında kamp kuralım, biz de masa altı bal yapalım olsun bitsin.

 

Türkiye arıcılıkta ve bal üretiminde nereye gidiyor? Arıcılarının en zorlandığı konular neler, nelerden en şikayet ediyorlar?

Arıcıların en büyük zorluklarından biri gittikleri yaylalardaki stresleri. Yaylada herkes gelir, arıcıya karışır. Bunun önlenememesi bizi çok üzüyor. Devletimiz büyük, bize teşvik, kredi veriyor. Git Türkiye’de bütün yaylalar senin diyor. Gidiyorsun bir yaylaya, köye.. Sen nerden geldin de bizim köye kondun. Ver bana  1 milyar, 2 milyar, 3 milyar..  3.5 milyar istemiş birisi. Köyü komple satsan o kadar para etmez. O kadar para istiyorlar ki arıcılardan.. Bakanlık nezdinde, kimsenin bu şekilde para alması mümkün değil, alınırsa suç işlenmiş oluyor. Bu durumla karşılaşan arıcılarımızın suç duyurusunda bulunmalarını, bulundukları yerlerdeki kaymakamlıklara mülki idarelere bildirmelerini istiyoruz. 

İkinci olarak balı satma sorunu var. Arıcı balını satıyor, sattığı kişi üç kağıtçının biri. Geliyor, tüccarım diyor, alıyor balı. Veriyor çeki eline. Ne tüccarı.. Ondan sonra ara dur, ne bal var, ne para. Adam vurguncu. Bu benim başıma da geldi. Benim başıma gelmişse diğer arıcıları hiç düşünemiyorum. Bunların önlenmesini, önlem alınmasını, büyük cezalarla yaptırımlar getirilmesini istiyoruz. 

 

Türkiye’de bal denildiğinde neresi akla geliyor?

Türkiye’de bal deyince 60 senedir Ordu akla gelir. Ordulular tarihi belli olmayan  yıllar öncesinden gelen arıcılık geleneğini 1950’li yıllarda Ordu’da yeniden canlandırdılar. 50li yıllardan veri vatandaşlar yaylalara çıkarak gezginci arıcılık yapmaya başladı.

Türkiye arıcılığı Ordu’dan öğrenmiştir. Dünyada da arıcılık denildiğinde ilk akla Ordu gelir. Ordulu, bu alanda Türkiye’yi dünyaya tanıtmıştır. Ordu arıcılıkta dünyada da marka oldu. Daha sonra Muğla’dan Akdeniz’e açıldı ve Türkiye’ye dağıldı.

Muğla ve Akdeniz de çam olduğu için kışın oralarda çam balı üretimi gelişti ve arıcılık buralarda da büyük potansiyel oluşturdu.

Karadeniz Bölgesi’nde yayla çiçeği, kestane, orman gülü, taflan ve muhtelif çiçeklerden bal oluyor. Burada fındık ilaçlaması ve meyve ilaçlaması yapıldığından arılar olumsuz etkileniyor.

Arıcılık yazın İç Anadolu’da, sonbahar ve ilkbaharda Karadeniz, Muğla ve Akdeniz çevrelerinde oluyor.

 

Bu seneki sezona arıcılar nasıl başladı, kışı rahat, zararsız geçirebildiler mi? Yayla mevsimi ne zaman başlıyor? Bölgemizin arıcıları hangi yaylaları tercih ediyorlar? Biraz yayla hayatını da anlatır mısınız?

Ordu’da arıcılık can çekişiyor. Devletin sıfır faizli kredi vermesinin yanında, İl, İlçe Tarım Müdürlükleri arıcının her türlü sorunuyla ilgilenmeli, gezginci arıcılara karşı yapılan uygulamalara dikkat edilmelidir. Aksi takdirde arıcılık bu bölgeden çıkmak üzeredir.

 

Yayla mevsimleri ne zaman başlar? Yayla mevsimi birinci ve ikinci yayla olmak üzere iki dönemdir. Birinci yayla dönemi 4. ayda başlar -1000 metre arası.  6. ayın 15’inden sonra 9. ayın 15’ine kadar  2. yayla dönemi 1200-2000 metre yüksek yaylalarda yapılır. 

Ordu bölgesi arıcıları Türkiye’nin tüm yaylalarına gider. Ordu’da örneğin Gölköylü arıcılar Erzincan, Yozgat ve doğu illerine; merkezdeki arıcılar Ulubey, Gürgentepe yaylalarına ve doğu illerine; Perşembe ve Fatsa’daki arıcılar Doğu illerine; Ünyeliler ise Sivas’a gitmeyi tercih ediyorlar. Bu güzergahlar yol şartlarına göre uygulanmış ve tercih edilmiştir.

Yayla hayatı deyince, sağlıklı hayat akla gelir. Hayatı dolu dolu, doyasıya yaşamak isteyen, sağlıklı bir hayat sürmek isteyenler yayla hayatını tercih etmelidirler. Hayatını sağlıklı sürdürmek isteyen arıcılığı seçsin. 10 gün, bir ay en azından bir arıcının yanında kalsın, arıcılık yapsın, o zevki tatsın. Arıcıların mesleklerinin zorluklarına rağmen bu işi bırakmamalarının yegane sebebi işte bu yayla hayatıdır. Yaylaya çıkan arıcıların sağlık durumları çok iyidir, hiç hastane görmemişlerdir.

 

Yeni arıcı olmak isteyenlere neleri tavsiye edersiniz? Nasıl, nerden başlasınlar?

Gençlere ve emeklilere arıcılığı tavsiye ederim. Gençler hem sağlık, hem para kazanmak istiyorlarsa bu işe başlasınlar. Sermaye istemeyen tek meslek arıcılıktır. Ziraat Bankası sıfır faizli kredi vermektedir. Arı alımında, işletmesinde tüm masrafları tarım Bakanlığı karşılıyor.

Emeklilerin de arıcılık yapmaların tavsiye ederiz. Önce Halk Eğitim kurslarından belgesini alsın, bir arıcının yanında  bir yıl yaylaya giderek yetişsin, arıcılığı öğrensin. İkinci seneden sonra meslek sahibi olur, ister kendi başına, isterse ustasıyla işe devam eder. Yeni başlayanlar için her zaman bir usta arıcı bulunur.

 

Arılarda tercih edilen ırk nedir?

Arılarda ırk olarak Kafkas arısı tercih ediliyor.  En fazla bal yapan verimli olan, kışı sağlıklı çıkaran yazın çok fazla bal yapan en kaliteli arı Kafkas arısıdır. Karadeniz Bölgesi’nin arı ırkı da bu Kafkas ırkıdır.

 

Arı ölümlerinin nedenleri

Arı ölümlerindeki en fazla etki hava koşullarıyla, arıcının ilgisizliğidir. Arı en çok ilgisizlikten ölür. Arıcının parolası “Önce ilgi, sonra bilgi”dir. Hastalığı önlemek için en önemli faktör ilgilenmektir.

Bir kovanda 10 bin 60 bin arasında arı bulunur. Kışın bu sayı 10 bine düşer, yazın 60 bine çıkar. Bir kovanda en verimli bal üretimi 10 -30 kg arasında değişir. Bir kovanda 1 ana arı, 300-500 erkek arı vardır, diğerleri işçi arıdır.  Türkiye’de 38 bin arıcı var. Bunun 15 bini Ordu bölgesindedir.  

 

Son sözüm, Tarım Bakanlığı bizlere yasalar konusunda çok güzel kolaylıklar, teşvikler yapıyor. Yasalar konusunda sıkıntımız yok, yasaların uygulanması noktasında sıkıntımız var. İsteriz ki madem yasa çıkartılıyor, uygulansın.

Arıcılara da tavsiyemiz, arıların iyi geliştirmeleri, arı adetlerini çoğaltmaları onların en kaliteli balı almalarını sağlayacaktır. Bu nedenle kovanlarından ilgiyi eksik etmesinler.

 

Kaynak. Canik Dergisi sayı 3

Bu haber toplam 196 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : BAL, ve, ARILAR

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler