HABER ARAMA
  • DOLAR6,0929
  • EURO6,8548
  • ALTIN251,7262
  • BIST 10086.072
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
27 Mayıs 2019 Pazartesi
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
8 Mart 2019 Cuma Saat: 08:40

İRFAN IŞIK / Ünye Kalesi Kale tüm bu uluslar tarafından kullanılmıştır

     Kalemiz hakkında hiçbir zaman dikkatli ve bilimsel bir araştırma yapılmamıştır. Arkeolojik bir kazı ise düşünülmemiştir bile. Yazılıp söylenenler, birkaç arkeolog ve gezginin kaleyi karşıdan görüp yazdıklarından ibarettir.
İRFAN IŞIK / Ünye Kalesi Kale tüm bu uluslar tarafından kullanılmıştır

     Kalemiz hakkında hiçbir zaman dikkatli ve bilimsel bir araştırma yapılmamıştır. Arkeolojik bir kazı ise düşünülmemiştir bile.

Yazılıp söylenenler, birkaç arkeolog ve gezginin kaleyi karşıdan görüp yazdıklarından ibarettir. Son zamanlarda yazanlar da, Osman Doğan’ın Tarih Boyunca Ünye isimli kitabını referans alarak bu kısa ve bilimsel olmaktan uzak notları derlemiş, yayınlamışlardır.

 Üç ana yanlış vardır bu yazılıp söylenenlerde.

Ünye kalesi bir volkan konisi üzerine kurulmuştur

    2-   Romalılar, Bizanslılar, Pontus’lular zamanında yapılmıştır.          

    3-   Kale dehlizinin içine attığımız taşların dibe inen merdivenlerde çıkardığı gümleme sesini hayret ve zevkle dinlemek için kaleyi biz doldurduk.

Denilmektedir.

Dört yıldır bu üç bilginin büyük bir yanlışlık olduğunu kanıtlamağa çalıştım.

Kalemizin kurulduğu 200 m. Yüksekliğindeki tepe volkan konisi değil tortul külte olan yoğun bir kalker kayasıdır. Yani, beyaz kireç taşı

Çevresi erozyona uğrayıp, yoğun bir kireç taşı tepesi olarak şekillenen Ünye Kalesi’nin çekirdek kayası böyle ortaya çıkmıştır.

Volkan konileri, bizim kalemizin kurulduğu minicik bir tepe gibi değil, devasa dağlardır. Yurdumuzdaki, Nemrut, Süphan, Büyük ve küçük Ağrı, Erciyes, Hasan Dağı sönmüş volkanlarının konileri, onlarca Km. kare tabanlı, 3000-5000 m. Yüksekliği olan dağlardır. Dünyanın çeşitli yerlerindeki volkan konilerinin oldukları gibi.

Her volkanın çevresi püskürük kültelerle kaplıdır.

Vezüv volkanının püskürttüğü lavlar Herkülanyum kentinin üstünde 20 metre kalınlığında çelik kadar sert bir katmam oluşturmuştu. Pompei kentini ise gevşek ve ince bir tüf ve ponza taşı katmanıyla örtmüş, adeta konserve etmişti.

Volkan patladığında, dağın yarısı havaya uçmuş, böğrü, baştan ayağa yarılmıştı

Sönmüş Erciyes ve Hasan Dağı volkanlarının püskürttükleri mağmatik maddeler, çevrelerinde, harika oluşumlar yaratmışlardır.

Birçok volkan konisinin yarısı patladığı anda havaya uçmuştur. Bazılarının kraterlerindeki göllerde kayıklar yüzer. Nemrut’ta olduğu gibi.

Ünye kalesinin çevresinde hiçbir püskürük maddeye rastlanmaz. krater olması gereken zirvesi 25-3o metre kare kadardır. Böyle bir volkan konisi düşünülebilir mi? 

      Bu jeolojik bilgileri dört yıldır defalarca yazdığım halde, geçenlerde Ordudaki Kurul Kayası hakkında verilen bir birifingte Ünye Kalesinin kurulduğu tepe bir volkan konisidir dendiği Ünye Kent gazetesine haber olmuştur.

Ünye kalesi hakkında görüş ileri süren pek az kişiden kimi, kalenin yapılış zamanını Romalılar, kimi Bizanslılar, kimi de Pontus’luların Anadolu’da yaşadıkları zamanlara tarihlemektedirler.

Kale tüm bu uluslar tarafından kullanılmıştır. Ancak, Bunlardan biri tarafından yapıldığı şüphelidir.Bu şüpheyi benimle birlikte taşıyan Bilge Umar, Ünye kalesinde Potern (kent ve kale surları içinden dışarı çıkan çok amaçlı gizli tünel) vardır demekle sözü Hititlere getirmiştir ama onu Hititlerin yapmış olacağına ihtimal vermemiştir .

Kalemizde var olduğu bilinen potern on iki basamakla çekirdek kayanın içinden aşağı inen, sonra yatay bir yolla sur dışına çıkan tünel olarak tarif edilmiştir. Bulunduğu yer bilinmemektedir.

Ünye kalesinin poterni halk tarafından efsaneleştirilmiştir. Efsane der ki: Kalenin zirvesinden basamaklarla dibe inen dehliz, toprak altından devam ederek Aynigola falezinin bilinmeyen bir yerinde denize ulaşır.

 Her Hitit kentinde potern oluşu ve bu gizli çıkışın onlar tarafından icat edildiği, ve  yalnız onlar tarafından kullanılmış olması epeyce kafa karıştırıcı bir unsur değil midir?                 

Kalemizin bedeninde bir Likya kaya mezarının oluşu ve bu mezarın ikinci Mitridat’a ait olduğu iddiası Kale inşaat tarihini, Pontus Krallığının kuruluş yıllarına kadar geri götürür.

Ancak bu mezarda yatanın 2. Mitridat olduğu kesin değildir.

Kesin olarak bildiğimiz, Pontus kralı altıncı Mitridat’ın, Azak’tan Sinop’a kadar güney ve kuzey Karadeniz sahilleriyle, Kelkit ırmağı boyunca Tokat – Amasya, oradan  Bolu yörelerine kadar iç Karadeniz bölgelerinin çıkılması güç, sarp ve dik tepelerine,75 ila 150 adet kale yaptırdığıdır.

Pontus’luların adına KOZOFULOS ya da KOZOFİLAKİA  dedikleri  bu kalelerin hepsi Ünye kalesi formunda yapılmışlardır ama hiç biri onun kadar kusursuz değildir. Ve hiç birinde potern vardır diyen bir kayda rastlanmaz.

Yani Ünye kalesi 6. Mitridat tarafındanda yapılmamıştır.  Ondan önceki Pontus’lular tarafından yapıldığına dair de bir kayıt yoktur.

Ünye Kalesi bir prototiptir 6cı Mitridat kalelerine.

Yukardan beri anlatılanların söz geliminden de anlaşılacağı gibi, Ünye Kalesini Hitit’ler yapmış olabilirler demek istiyorum.

Üstelik bu şüphemi çok kuvvetle kanıtlar mahiyette bir gerçek vardır.

Demir.

Demiri ilk işleyen ulus Hititlerdir. Çağdaşları olan antik Mısır Firavunları Hititlerden, yana yakıla işlenmiş demir istemektedirler. Bunların en güçlüsü olan ikinci Ramses, Kayın pederi Hitit Büyük Kralından akrabalık hatırına olsa bile demir alamamıştır. Demir altından değerlidir o tarihte.

O kadar ki: Hitit Büyük krallarından biri, Vasalı olan bir krala, Demirden tahtıma oturdum sana bu mektubu yazıyorum diyerek demire verilen önem ve değeri belirtmiştir.

Ünye kalesi civarında ki dağlar, demir madeni filizleriyle doludur. Hititler Kara deniz sahillerinin halkı Kaşkalar’la bitmez tükenmez savaşlar yapmışlardır tarihleri boyunca. Bu savaşların birinde  Ünye’yi de içine alan Kaşka ülkesinin bir bölümünü istila etmişlerdir.

Demiri işleyen ilk ulus olma onurunu taşıyan bir imparatorluk, Ünye’de bolca bulunan demir madeni filizlerine duyarsız kalabilirler miydi? Üstelik madenle dolu bu bölgenin ortasında Kale olmağa çok elverişli sarp ve yüksek bir kaya kütlesi varken

Hititler onu Kale yapmazlar mı?

 

(Ünye Kalesi civarındaki demir madenleri, Hititlerden bin yıl sonra bile, Karadeniz’in yerli halkı Khalipler tarafındanda işlenip zamanlarının devletlerine ihraç edilmiştir. Bu gün, kale köyünün neresini kazarsanız kazın, oradan demir curufu çıktığını görürsünüz. Kalenin 2 ila 4 bin yıllık yaşına kıyasla daha dün gibi yakın bir tarihte, 1836-1840 yılları arasında Anadolu’da araştırmalar yapan Hamilton, kalenin hemen yanında. İlkel  şekilde var olan bir demir ocağını gözleriyle gördüğünü söyler.)

 

Bu kale onlara, maden yataklarıyla ocaklarını kanatlarının altına alan bir kartal yuvası olacak; Ayrıca  kuzey Anadolu dağlarını aşıp iç Anadolu’ya ulaşan üç geçitin en kısa ve en güvenlisi olan Ünye-Niksar yolunu kontrol edecekti ki Kaşkalar, bir daha kendilerini bu geçitten yararlanarak taciz etmesinler. 

      

Tarihe ters olan üçüncü yanlış bilgi ise, zirveden dibe açılan dehlize,  merdivenlerinde çıkardığı gümleme seslerini dinlemek için attığımız taşlarla kalemizin içini biz doldurduk söylemidir.

Kalenin içi, 6. Mitridat’ı yenerek Anadolu’yu Pontus’lulardan kurtaran Roma orduları Baş kumandanı Pompeius’un emriyle doldurulmuştur. MÖ. 1063

Kalemizde özlemle beklediğim bir arkeolojik kazı tüm bu bilinmezleri ve varsayımların doğrusunu gün ışığına çıkaracaktır.

Temennilerimin hepsi, ölmeden önce o günü görebilmek üstünedir.

 

 

 

 

Bu haber toplam 502 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler