HABER ARAMA
  • DOLAR6,0576
  • EURO6,7672
  • ALTIN248,3436
  • BIST 10085.310
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
22 Mayıs 2019 Çarşamba
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
11 Nisan 2019 Perşembe Saat: 08:48

Çanakkale Savaş Alanları Ve Mezarlıklar Kırk yıl kapalı kaldı

Çanakkale’de savaşmış Avustralyalı yaşayan subay, savaştan 30 yıl sonra 1945 yılında savaştığı yerleri görmek ister. Bunun için Türkiye’ye gelir.
Çanakkale  Savaş Alanları Ve Mezarlıklar Kırk yıl kapalı kaldı

Yaşar KARADUMAN

Ancak o yıllarda savaş alanlarını gezmek yasaktır,  savaş alanları savaştan sonra 38 sene ziyaret edilmemiş, savaş alanlarının bazı yerleri köylülere tarla olarak verilmiş. Tarlaları sürerken ortaya çıkan mühimmatlar hurdacılara yok pahasına satılmış adeta tarih yağmalanmıştır.

1950 yıllarından sonra dönemin hükümeti kıyılara vurmuş olan savaş gemilerini jilet fabrikalarına,  topları da hurdacılara satmıştır. Çanakkale’nin tarihi yok edilmiştir.”Bugün sergilenenler gerçek savaş sırasında kullanılan silahların çok azını oluşturmaktadır.

Çünkü Çanakkale Savaşı’nın geçtiği yerler, yani Gelibolu yarımadası 38 yıl girilmesi yasak bir yer idi. İlk sivil ziyarete açılması da Adnan Menderes’in başbakan olduğu 1953 yılında gerçekleşmiştir.

O savaştaki tabyalarda kullanılan, bizim dirilişimizin belgeleri olan ve tüm kaynaklarda geçen büyük 137 top, kocaman gövdeli, asansörlü raylı dev makineler ne yazık ki öncelikle devlet eliyle, sonrasında toprak açmak amacı sırasında köylüler ve hurdacılar tarafından yağmalanıp yok edilmiş, köylüler, sayısız şehit kemiklerinin yanındaki mermi kovanlarını, silah parçalarını da toplayıp hurdacılara satmışlardır.

1970′li yıllara kadar çevre köylülerinin geçim kaynağının önemli bir kısmını, hurda mermi, top, tüfek, silah, kurşun, savaş araç ve gereçleri oluşturmuştur.

 

Daha acı olanı bu savaşın anıtlarının yok edilme faaliyetleri 1923 yılında çıkarılan 78 sayılı kararname ile devlet eli yapılmıştır. Devlet hurdaları İtalya’ya ihraç etmiş, daha sonra demir, bakır, kurşun, kalay, alüminyum ve nikel hurdaları sonra  yurt içinde kullanılmıştır.

 

Müfettiş

Devlet eliyle ve hurda toplayıcılarının marifetiyle Çanakkale Savaşı’nın gelecek kuşaklara kalması gereken anıtsal belgeleri yok edilirken, Cemalettin Seber isminde bir maliye müfettişi 1965 yılında iki ay kadar Çanakkale’de teftiş amaçlı görevlendirilir. Bu görevi sırasında, Çanakkale Savaşı’ndan kalan topların hurdacılar tarafından toplanıldığını görür. Bir rapor hazırlar ve satışın durdurulmasını sağlar. Bu duyarlı maliye müfettişi daha sonra ismini değiştirir. Biz kendisini şair Cemal Süreya olarak tanıdık.

Kaynak:Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Fen Fakültesi Tarih Bölümü Üyesi Yrd. Doç. Dr. Muhammet Erat’

 

Bir başka yazardan Çanakkale

Çanakkale bütün bir milletin Çanakkale'si. Çanakkale'de bir ırk yok ki, bir renk yok ki, Türk, Kürt, Arap, Laz, Boşnak, Çerkez hepsi var. Osmanlı'nın bütün unsurları orada. Gayrimüslimler dahi orada, Yahudi doktorlar, Rum eczacılar, Ermeni zanaatkârlar var. Kürtler, Araplar; özellikle Halep bölgesinden iki tümen var, bunun yanında gönüllüler var, Azerbaycan, Dağıstan ve Trablusgarp'tan, Rumeli'den gönüllüler gelmiştir. Varna ve Dobruca bölgesinden gelenler büyükelçiliklere gelerek "Biz savaşa katılmak istiyoruz" diyen insanlar var ve bu insanlar 1ci Dünya Savaşı'nın çeşitli cephelerinde savaşmışlar.

Hatta Arnavutlar "Çanakkale içinde aynalı çarşı" türküsünü Arnavutça versiyonunu gittikleri yerlerde söylemişler ve yaymışlardır. Kosova'dan gelenler  var, orada halen Çanakkale hatıraları anlatılır. Kaynak Muzaffer Albayrak

 

Çanakkale Kapalı İdi

Evet, maalesef Çanakkale'ye girmek yasaktır bir zamanlar. Askeri bölgeydi, ziyaret etmek yasaktı, 1970lere kadar. Çanakkale'ye 1933'te Romanya ve Bulgaristan tarafından muhacirler getirildi. Oradaki insanların uzun yıllar en büyük geçim kaynağı, Çanakkale Savaşı'ndan kalan o metal malzemeyi satmak olmuştur. Elin oğlu savaştan kama malzemeyi en güzel şekilde korurken, biz, Çanakkale'den bize yadigar kalan o malzemeye "hurda" dedik son derece ucuza sattık.. Kaynak Muzaffer Albayrak

 

 

Yabancı Mezarları Yapılışı

Britanya Savaş Mezarları Komisyonu savaş mezarları üzerinde 1918'de imzalanan Mondros Mütarekesi sonrasında çalışmalara başlamıştı. Gelibolu’ya gelen uzmanlar savaş bölgesini adım adım dolaşarak, savaş koşulları içinde rastgele gömülmüş olan ölülerin yerlerini belirlemişlerdi. 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması imzalandığında, Britanya Savaş Mezarları Komisyonu, Arıbumu-Conkbayırı (Anzak) alanında 4300 mezar içeren 29 mezarlık, ile, Cape Helles ve Conkbayırı anıtlarını tamamlamıştı. 

Fransızlar ise, 3236 mezar ve bir anıt içeren Fransız Mezarlığı'nı 1926'da tamamlamışlardı. 

 

İlk Mezarları İngilizler Yaptılar

Çanakkale kara savaşlarının yaşandığı alanların büyük bölümü Gelibolu Yarımadası’nda yer almaktadır. Bu savaşlardan kalan siperler, muharebe meydanları, şehitlikler ve buralara daha sonra dikilen anıtların da büyük bölümü buradadır.

 

 

Gelibolu Yarımadası’nda 1918-1926 yılları arasında İngilizler ve Fransızlar ölen askerlerinin anısına çeşitli anıtlar ve mezarlıklar yaptılar. Türkiye ise savaştan sonra yaptığı birkaç anıt ve şehitlik dışında bölgede pek bir çalışma yapamadı.

 

 

 

Bizimle Çanakkale'de savaşan İngilizler ve Fransızlar, savaş sonrası 1919 yılında hemen bölgeye heyetler göndermişler, kendi askerlerinin kemiklerini toplayıp taşıyarak mezarlıklar yapmışlardır.

İngilizler 1919'dan 1924'e kadar 31 tane mezarlık yapıyorlar, 3 tane de anıt yapıyorlar. Fransızlar ise daha az asker göndermişler Çanakkale'ye, Seddülbahir'in boğaza bakan kısmında Morto Koyu'na bakan, kendi mezarlıklarını yapmışlar, isimlerinin tespit ettiklerinin isimlerini mezar başına yazmışlar ve abide dikmişler.

Biz Çanakkale'de ilk anıtı 1932'de Cesarettepe de bugün Mehmet Çavuş anıtı dediğimiz yerde yaptık..

 

 

Her yıl binlerce insanın ziyaret ettiği, doğum yeri itibariyle Osmanlı İmparatorluğu Ordusu içerisinde savaşan ve bugün Türkiye dâhil, otuz ülkeden hayatlarını kaybeden insanların bulunduğu, karşı taraftan ise doğum yeri itibariyle on dört farklı ülke sınırları içerisinde bulunan topraklarda doğmuş ve Çanakkale Savaşları’nda hayatları kaybetmiş insanlardan hatıralar barındıran bu topraklar böylece “tarihin insanlığa mirası” olarak tescillendi

Bu haber toplam 524 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler