HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Beğenmedim
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
21 Eylül 2019 Cumartesi
Fındık Fiyatı


14.00 TL - 14.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
15 Nisan 2019 Pazartesi Saat: 08:54

Çanakkale Savaşında Uydurma hikâyeler, Hurafeler ve masallar

Yaşar KARADUMAN   Birkaç sayıdır yazdığımız Çanakkale Savaşları dünyanın sayılı savunma savaşlarındandır, Birinci Dünya Savaşında Türklerin çarpıştığı dokuz cepheden biridir. Diğer sekiz cepheyi kaybederek Osmanlı yenilmi
Çanakkale Savaşında  Uydurma hikâyeler,  Hurafeler ve masallar

Yaşar KARADUMAN

 

Birkaç sayıdır yazdığımız Çanakkale Savaşları dünyanın sayılı savunma savaşlarındandır, Birinci Dünya Savaşında Türklerin çarpıştığı dokuz cepheden biridir. Diğer sekiz cepheyi kaybederek Osmanlı yenilmiş olarak savaştan çıkmıştır. Tek kazandığımız cephe Çanakkale’dir.

Çünkü Çanakkale’de Mustafa Kemal vardır. O olmasaydı Çanakkale savaşını daha ilk günde kaybetmiştik.

Bazı kesimler Çanakkale’de Mustafa Kemal’i ve Türk askerini yok sayarak, evliyalar, yeşil sarıklılar ve bir sürü garip uydurma hikâyelerle hurafelerle kazanılmış bir Çanakkale Savaşı anlatırlar.

(HURAFE: mantıkla ve gerçek hayatla ilişkisi bulunmayan, akla ve ilme aykırı olan temelsiz inançlar ve halk arasında uydurulmuş masallar ve inanışlar.)

 

Çanakkale kara savaşları 24 Nisanda başlamış ve dokuz ay sürmüş ve 9 Ocakta düşman bir gece gizlice Çanakkale’den kaçmıştır.

Ben Çanakkale Savaşlarının geçtiği Gelibolu yarımadasına dört defa gittim, her mezarlığı her abideyi uzun uzun inceledim, bütün savaş alanları, abideler, mezarlıklar, yabancıların mezarlıkları ve halen duran gerçek siperler karşısında etkilenmemek mümkün değildi.

İlk gidişim 1968 yılında idi. O zaman Gelibolu’da bulunan İkinci Kolordu da askerliğimi yapıyordum. Savaş alanlarına İkinci Kolordu bakıyordu, her hafta kontrol için savaş alanına giderdik. O zaman bu günkü gibi her taraf ziyarete açılmış değildi. Gelen yabancılara rehber olarak bizi görevlendirirlerdi. Bu konuda ilk yazımı 1968 yılında döndüğümde o zaman Ünye’de yayınlanmakta olan Şirin Ünye Gazetesinde yazmıştım.

Savaş alanları ve abideler ellili yıllara kadar ziyarete kapalı idi. 1953 yılında  ziyarete açtılar.

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı adını alan savaşın geçtiği yerler, Çanakkale ili sınırları içindedir. 1973 yılında Milli Park ilan edilmiştir. Tarihi Milli Park sınırları içinde 1 İlçe (Eceabat) ile 8 köy bulunmaktadır

Geçen sayılarda Çanakkale’de

Mustafa Kemal’i yazdık.

Geçen sayıların birinde bazı kesimlerin Çanakkale’de kasıtlı olarak yok saydığı başarılarını küçümsemeye çalıştıkları Mustafa Kemal’in Atatürk’ün Çanakkale savaşlarında yaptıklarını savaşın başından beri içinde olduğunu yazmıştık.

Bugün Çanakkale Savaşında binlerce şehidi ve yaralıları gazileri esir düşenleri yok sayarak savaşın yeşil sarıklılar ve evliyalar tarafından kazanıldığını anlatan bir kesimin akıl almaz saçma sapan masallarına bakacağız.

 

Çanakkale şehitlerinin

kemikleri sızlıyor

Çanakkale Savaşı, bir takım çevrelerce, İngiltere, Fransa, Rusya gibi ülkelerin ordularına karşı binlerce şehidin ve yaralının ve büyük bir komuta ordusunun kazandığı savaş değil de, cinler, periler, ermişler, yeşil  sarıklılar ve evliyalar tarafından başarılmış bir savaş gibi gösterilmekte, bir masal, rüya  ve gerçek dışı olayların kazandığı bir savaş gibi  anlatılmaktadır.

Savaşın geçtiği yerleri gezdiren bazı rehberler bu masallarla halkımızın temiz duygularını kullanarak başka bir Çanakkale savaşı anlatmaktadırlar.

 

Çanakkale gibi yüz binlerce askerin boğuştuğu bir savaş cin-peri ile kazanılmaz. Böyle büyük bir zaferin arkasında inanç, bilgi, kurmaylık, komutanlık, eğitim, disiplin, bilinç, yurtseverlik, kahramanlık vardır. Eğer savaşlar sadece dua ile kazanılsaydı Müslümanlar hiç yenilmezdi, oysa geçmişte Osmanlı Orduları son iki yüz yılda hep yenilmişti. O zaman bu evliyalar neredeydi?

 

Savaşın geçtiği yerlerde Çanakkale’yi böyle masal gibi anlatan rehberler var kafileler halinde çocuklar, gençler savaş alanına getiriliyor, şehitlikler gezdirilirken genç beyinleri bu hurafelerle yıkıyorlar, gerçek saklanıyor hele Mustafa Kemal ağıza bile alınmıyor, insanlar gerçekleri öğrenmeden, hurafelerin yarattığı zihin bulanıklığı içinde Gelibolu’dan ayrılıyorlar.

Halk bir zaferi süslemek, için bazı hikâyeler yaratabilir, olayları biraz abartarak anlatabilir, bunlara menkıbe denilir ve gerçek olmadığı bilinir, bu nedenle tarih kitaplarında yer almaz, bunlar edebiyat ve halkbilimi bakımından bir değer taşır. Tarih okunarak kitaptan öğrenilir  Çanakkale Savaşı tarihinin doğru ve tarafsız yazıldığı yüzlerce kitap vardır..

 

Savaşı yeşil sarıklılar kazandıysa

İki yüz elli bin asker neden öldü?

O kesimlerce Çanakkale askeri bir zafer değil,  binlerce kişi boşuna şehit olmuş, tarih kitapları boşuna yazılmış.

Bu sahte menkıbeler, uyduruk hikâyeler Çanakkale Zaferi’ni gerçek olmaktan uzaklaştırıyor ölenleri, şehitleri yok sayıyor.

Peki bu cinler periler yeşil sarıklılar iki yüzyıldan beri yenilip duran Osmanlı Devleti’ne ve ordularına neden yardım etmediler? Rusya ile savaşlarda, Balkan Savaşı’nda neden hiç yardımcı olmadılar? Sarıkamış’ta, Süveyş’te Filistin’de, Kudüs’te, Suriye’de, Irak’ta, Bağdat’ta, Musul’da niye hiç yardıma koşmadılar?

 

Fatih ve Fahrettin Paşa

İstanbul’un fethinden sonra Fatih, tebrikleri kabul ediyor, gelenler şeyhlerin, evliyaların zaferdeki büyük payını anlatıyor…

Bir-üç-beş, Fatih Sultan Mehmet sinirlenmiş, çekmiş kılıcını ve bağırmış: “Ağalar, bu kılıcın zaferde hiç mi hakkı yok”

Çanakkale’de binlerce şehidin, Çanakkale’deki, komutanların, askerin ve Mustafa Kemal Atatürk’ün hiç mi rolü yok. Bu yeşil sarıklılar neden bir tek Çanakkale de ortaya çıktılar?

Türkler ve Fahrettin Paşa Birinci Cihan Savaşında Peygamberin Mezarını İngilizlere teslim etmemek için aç-susuz ve çekirge yiyerek savaşırken, açlıktan teker teker ölürlerken bu yeşil sarıklılar onlara neden yemek ve su taşımadı? Bu olaya tarihimizde Medine Savunması denmiştir, Fahrettin Paşa ve askerleri çekirge yiyerek Peygamberin Mezarını İngilizlere teslim etmemiştir, o zaman bu evliyalar neredeydi?

Bunlar bilinçli olarak uydurulmuş olup dini inançlar ve İslam ile hiçbir alakası olmayan şeylerdir.

 

 Mustafa Kemal’i  yok sayıyorlar

Bazı sözde tarihçiler Çanakkale Savaşı'nda Mustafa Kemal Atatürk'ün rolünü küçültmeye çalışıyorlar.

Türk ulusu şunu iyi bilmektedir ki, Mustafa Kemal olmadan, değil Çanakkale Savaşlarını yazmak mümkün değildir

Bu gerici çevreler, ağız birliği ederek diyorlar ki, Çanakkale savaşını kazanan asker değil, hacı hoca takımıdır. Yeşil cübbeli, sarıklı evliyalar,  cephede görev yapmış, düşmanın attığı mermileri yeri gelmiş, havada tutmuş, gerisin geriye fırlatmış, düşmanı kendi mermisiyle vurmuş, gemileri batırmışlar..

Savaş, taktik demektir. Eğitim, bilim ve teknoloji ve hazırlık işidir

Bütün bunlar, başta Mustafa Kemal olmak üzere bir komuta heyetinin, yokluklara rağmen, vatanı koruma azminin sonucudur. Kesinkes, bilinmesi gereken şudur. Mustafa Kemal ve Çanakkale’de savaşan pek çok komutan, baştan sona gerçektir. Mehmetçik, onların emir komutası altında olağanüstü işler başarmıştır.

Tarih, Çanakkale’de insanüstü, doğaüstü bir durum olmadığını, Mehmetçiğe dayalı bir kahramanlık olduğunu, bir mucize aranıyorsa asıl mucizenin bu olduğunu söylüyor.

Yabancı askeri tarih uzmanları bile Mustafa Kemal’den söz ederlerken, “Çanakkale Savaşı'nın kara muharebelerinde, Conkbayırı ve Anafartalar'da, savaşın kaderini üst üste üç kez değiştiren komutan” demektedirler.

Mucize Mustafa Kemal’dir.

 

İngilizlere bakıyorsunuz, yenilgilerini, bir başarı, bir zafer olarak sunuyorlar. Biz ise bu büyük tarihi zaferi, hurafelerle, masallarla anlatarak, evliyalar ve yeşil sarıklıların başarısı gibi göstererek, kefensiz yatan binlerce şehidin kemiklerini sızlatıyoruz.

Yerli kaynaklara inanmıyorsak, yabancıların yazdığı eserlere bakıp gerçekleri görmek mümkündür.

Tarih bu savaşı gün gün, saat saat, yazmıştır, gizli kapaklı bir şey yoktur bu tür kitaplar çoktur alıp okuyun, çocuklarınıza okutun.. (Alıntı yapılmıştır.)

 

Bu haber toplam 523 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler