HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Beğenmedim
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
27 Haziran 2019 Perşembe
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
23 Mayıs 2019 Perşembe Saat: 08:32

Aya Nikola’dan Yason Burnu’na

Ünye’nin Taşane Burnu’ndan ya da Feneraltı’ndan batıya doğu baktığınızda; Çamlığın bittiği Uzunkum Plajlarının başladığı kıyıda neredeyse karayla birleşmiş bir adacık görürüsünüz.
Aya Nikola’dan Yason Burnu’na

Ünye Tarih Araştırma Grubu

Ahmet Kabayel-Ahmet Derya Varilci

 

 

Ünye’nin Taşane Burnu’ndan ya da Feneraltı’ndan batıya doğu baktığınızda; Çamlığın bittiği Uzunkum Plajlarının başladığı kıyıda neredeyse karayla birleşmiş bir adacık görürüsünüz. Bu adacık bir zamanlar yapay setlerle karaya bağlanmış, şimdilerde deniz çekildiğinden kıyı ile birleşmiş küçük bir yarımadır. Bu adacığa Ünye’de Ayanikola denir.

 

 

Bir zamanlar burada Aya Nikola adında bir kilise vardı. Kiliseden günümüze temel ve duvar kalıntıları, karşı kıyıda yıkık bir kulübe oyuğundan başka bir şey kalmadı. Aya Nikola Kilisesi, Ünye’deki diğer kiliseler gibi 1923 Lozan Mübadelesi’yle mi, yoksa çok daha uzun yıllar önce mi terk edildi, bilmiyoruz. Bu kilisenin tarihinde Karadeniz’in hırçın dalgalarına maruz kaldığından birçok defa hasar gördüğü ve ciddi onarımlardan geçtiğini biliyoruz.

Ünye’nin ayakta kalmayı başarabilen tek kilisesi geçtiğimiz yıl restorasyon programına alındı. Son dönem düğün salonu olarak kullanılan Yalıkahvesi’ndeki bu kilise ve diğer yandan 2012’nin başında başlayan Meçhul Asker İlköğretim Okulu inşaatı, dikkatlerimizi yeniden bu tarihi mekânlara çevirdi.

Meçhul Asker İlköğretim Okulu inşaatı temel çalışmalarında çok sayıda eski mezar ve mezarlar içinde kemikler bulundu. Kilise Tepesi denilen bu yerde 1956 yılında yıkılan, Ünye’nin bir başka kilise vardı. Şu anda Anıtlar Yüksek Kurulu’nun denetiminde sürdürülen temel çalışmaları nedeniyle, nihayet tarihi eserlere hak ettiği değerin verildiğini görmekteyiz

Aynı ilgiyi Aya Nikola da yıllardır beklemektedir. Defineciler dışında kimsenin ilgisini çekmeyen bu tarihi adacık öyle bir tahribe uğramıştır ki, 50-60 yıl öncesine ait bir fotoğrafı olmasaydı, burada bir kilise binası olduğuna kimseyi ikna edemezdik.

 

Aya Nikola’nın Öyküsü

 

Ünye sahilinde karayla bağlantılı küçük bir ada üzerinde kurulu Aya Nikola kilisesi hakkında fazla bir şey bilmiyoruz. Sadece denizcilerin Galabozu’nda karaya çıkarak Derya Hamamı’nda yıkandıklarını ve temiz giysilerini giyerek Aya Nikola Kilisesi’ne ayine gittiklerini bilmekteyiz. Ayrıca bu kilisenin bölgede önemli bir kilise olduğu, Hıristiyanlar için hacılık mekânı kabul edildiği, papazlarından birinin Türk olduğu biçiminde bilgiler mevcuttur.

Bu tür bilgi kaynaklarının güvenilirliği elbette sorgulanabilir. Ancak kilise faaliyetlerini ve yönetim hiyerarşisini içeren kodeksler mevcuttur. Kilise kodeksleri düzenli olarak bağlı bulundukları merkezlere gönderilirler. Katolik-Ortodoks ayrımından önce merkez tekti ve Roma (Vatikan) idi. Kiliselere ve eski Hıristiyan azizlerine ait bilgiler Vatikan’da bulunmaktadır.

Bölgemize ait bu tür araştırmaların en önemlilerinden biri merhum Mimar Erdoğan Vata tarafından yapıldı. 2004 Yılında yayınlanan bir habere göre Mimar Vata; Vatikan Kütüphanesi, Haidelberg ve Geotheburg Üniversiteleri’nde yaptığı araştırmalardan Orta Karadeniz’de yaşayan bir Aziz Nikola’ya ulaşmıştır. Adı aslen Sarı Saltuk olan bu Türk asıllı bu azizin, Çarşamba ile Perşembe asında faaliyet sürdüdüğü tespit edilmiştir.

Erdoğan Vata’nın işaret ettiği coğrafyada Aya Nikola adında Ünye dışında bir yer yahut kilise mevcut değildir. Muhtemelen Aziz Nikola bu kilisenin banisidir yahut sonradan Aziz Nikola adına inşa edilmiştir. Her iki ihtimali de göz önünde bulundurarak, Ünye’nin Aya Nikola adacığı, Erdoğan Vata’nın çizdiği rotadan yeniden ele alınmalıdır.         

 

Yason Burnu   

 

Açık havada Ünye Feneri’nden doğuya doğru baktığımızda, denizin ufuk çizgisindeki en uç noktada Yason Burnu’nu görürüz. Muhtemelen kadim denizcilerden kalan “Yason Burnu” adı, şimdilerde en önemli Karadeniz mitolojisiyle bağlantılı ele alınıyor; İason ve Argonotlar.

Günümüzden 3.000 yıl önce Yunanistan’dan başlayan İason (Yason, Jason) ve arkadaşlarının Altın Post’u ele geçirme yolculuğu, Ünye’ye kuş uçumu 37 km. ötedeki bir buruna isim sahipliği yapmış.

Yunanistan’ın Teselya bölgesindeki Iolkos kralı Alson’un oğlu Yason, tahtı ele geçiren amcası Pelias’tan tahtı geri ister. Pelias ise, taht karşılığında Yason’dan  Altın Post’u bulup getirmesini ister.

Kral Althamas’ın oğlu Phriksus’un Zeus’a kurban ettiği kanatlı koçun postu olan Atın Post Kafkasya’daki Kolkhis krallığında kutsal bir korulukta hiç uyumayan bir ejderha tarafından korunmaktadır.

Yason, Argo adlı efsanevi bir gemi yatırıp, aralarında Herakles ve Orfeus gibi mitolojinin 55 ünlü kahramanını da yanına alarak ölümcül bir yolculuğa çıkar. Çarpışan Kayalar, deniz canavarları, Amazonlar ve daha birçok macerayla karşılaşırlar. Kolkhis’e varınca da kral Aietes’in verdiği bir dizi başarılması imkânsız görevle karşılaşır. Aietes’in kızı büyücü Medeia sayesinde güçlükleri aşarlar. Yason kendine aşık olan Medeia’yı ve Altın Post’u alarak kaçmayı başarır. Dönüş yolunda, Yason adıyla bilinen bu burunda mola verirler.       

Yason Burnu, adını böyle bir mitolojik öyküden alıyor. Ancak iddia edildiği gibi, İason dönüş yolunda gerçekten bu yarımadaya uğramış mı?

Ve ismini verecek kadar kalmış mı?

Elimizde bu iddiayı doğrulayacak hiçbir veri yok.

Ne var ki, Perşembe’nin 15 km. batısında, Çaytepe Köyü’nde yer alan bu burun 1. derece arkeolojik, 2. derece doğal sit alanıdır. Şimdilik yüzey araştırması yapılan Yarımada’da önümüzdeki dönemde arkeolojik kazıya başlanması bekleniyor.

Yason Burnu’nda görünürdeki tek tarihi eser, 1869 yılında inşa edilen bir kilisedir. 1923 Lozan Mübadelesi sonrası terk edilen bu kilise yakın zamana kadar harabe halindeydi. 2004’te restorasyon programına alınan kilise bugün ziyaretçi akınına uğramaktadır.

Kilise dışında, yarımadada Antikçağ’dan kalma olduğu bilinen balık havuzları ve kiremit atölyesi kalıntıları bulunmaktadır. Bu nedenle yarımada, Kiremit Burnu adıyla da bilinmektedir.       

 

Mitolojiden Gerçeğe

 

Azra Erhat’ın tanımıyla mitoloji; tabiat kuvvetlerinin kişileştirilmesi, canlı varlıklar veya ölümsüz tanrılar halinde tasarlanmasıdır. Yunanca’da söz, öykü anlamına gelen mitoslar, ilkel insan topluluklarının evreni, dünyayı ve tabiat olaylarını yorumlama biçimidir. Tabiatüstü ve fizikötesi kuvvetlerle ve tabiat kuvvetleriyle savaşa giren kahramanların destanlarıdır.Henüz sırrını çözemedikleri hayatın ve evrenin çeşitli görüntülerini bir anlam kolaylığına bağlamak ihtiyacından doğmuştur.

Günümüzde artık masallarda yahut kurgu filmlerde kullanılan mitolojik yaratırlar; sentorlar (öyküde Yason’u yetiştiren yarı at yarı insan yaratık), uçan atlar (kanatlı Pegasus), tek boynuzlu at Unicorn, Simurg (Zümrüdü Anka kuşu), yılan saçlı Meduza, tepegöz devler, deniz kızları, amazonlar ve onlarca çeşit canavarlardır.

Mitolojik öykülerin içinden gerçeği bulup çıkarmak neredeyse imkansızdır. Çünkü bu öyküler Mitoloji adlı eserin yazarı Philip Wilkinson’a göre bugün bile ağızdan ağza anlatılmaya ve şekil değiştirmeye devam etmektedir. Yaşar Kemal’e göre insanoğlu bugün, belki Antikçağlardan da fazla kendi mitosunu yaratmaktadır. Yine de her öykü, ne kadar akıl dışı olaylar ve yaratıklarla dolu olsa da gerçeğin soyutlanmasıdır. İçinde örtülü bir biçimde gerçeği barındırır.

Mitolojik öyküleri araştıran bayan gazeteci Erla Zwingle, İason ve Argonotları anlatırken “Son yıllarda Gürcistan’daki kazılarda çıkarılan İÖ beşinci yüzyıldan kalan incelikle işlenmiş altın takılar Yunan mitolojisinde sözü edilen altın hazinelerin gerçeğe dayandığını gösteriyor.” demektedir. (National Geographic Dergisi, Eylül 2002)

1870 Yılında Alman tüccar ve amatör arkeolog Henrich Schliemann’ın define hırsı olmasaydı, Homeros’un İlyada Destanı’nda geçen Çanakkale’deki Troya kenti bulunamazdı.

Mimar Erdoğan Vata’nın izini sürdüğü Aziz Nikola ise, mitolojik olaylara göre dünkü hadise sayılır.  Ünye’de Aya Nikola adıyla bilinen kiliseyle bağlantısı çok daha somut verilere dayanır. Vata’nın yaptığı araştırmayı geliştirmek ve bu konuda kayıt altına alınmış belgelere ulaşmak gerekir.

 

Bu haber toplam 345 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Aya, Nikola’dan, Yason, Burnu’na

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler