HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Beğenmedim
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
18 Haziran 2019 Salı
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
24 Mayıs 2019 Cuma Saat: 10:23

Beşik “Beşik ana kucağından sonraki yuvadır, hayata başlangıçtır.

Buradan başlayan hayat, mezara kadar sürüp gider. O yüzden insan ömrü anlatılırken: “Beşikten mezara kadar” denilir.”
Beşik “Beşik ana kucağından sonraki yuvadır, hayata başlangıçtır.

 Yaşar KARADUMAN

 

.Türk lehçelerinde de “beşik (Azerbaycan), bişik (Başkurt-Tatar), bisik ,(Kazak), beşik (Kırgız-Özbek), böşük (Uygur)” şekilleriyle görülmektedir.

Etimoloji sözlüklerinde de  beşik kelimesiyle ilgili olarak şu açıklamalara yer verilmiştir.

BEŞİK, tr. biş/beş (yansıma ses özellikle bebeklerin uyutulması için annenin

söylediği biş biş / beş beş sesleri) ik ekinde biş-ik / bişik/ beşik (anlam genişlemesiyle: bebeğin uyutulmak için yatırılıp sallandığı özel yatak yeri.

Doğu Karadeniz yörelerinde peşük, beşük, Azerbaycan bölgesinde bişik, Erzurum-Erzincan dolaylarında beşiħ, beşiğ…” )

 

 

Beşik kelimesi Türkçenin her döneminde ve bütün Türk lehçelerinde ortak kullanılan kelimelerimizden biridir. Kelime geçmişten günümüze pek çok deyimde kullanılagelmiştir.  Bir milletin geleceği, onun devamını sağlayacak olan, kendi dil ve kültürüyle yetiştirdiği nesilleridir. Millî kimliğe uygun olarak yetiştirilmeyen çocukların millî kimliğe sahip çıkmaları ve onu geliştirmeleri de düşünülemez. 

İnsanlık tarihi boyunca pek çok kavim dilleriyle, medeniyetleriyle tarih sahnesinden silinmişlerdir. Örneğin İnkalar, Aztekler, Hititler, Urartular ve daha pek çok kavim tarihte gelişmiş medeniyetleriyle görülmelerine karşın günümüze ne dilleri ne de kültürleri ulaşabilmiştir..

Beşik kelimesi geçmişten günümüze pek çok deyimde kullanılagelmiştir. Beşik kertmesi / beşik kertiği, beşik sallamak, beşikten mezara kadar, Eşiktekini, beşiktekini gordadan geçirmek vb.

13. yüzyılın sonlarında yahut 14. yüzyılın başlarında yazıldığı söylenen,  İbn-i Mühennâ Lugati’nde de “Beşik: sallanır çocuk yatağı” şeklinde geçmektedir.  Türk lehçelerinde de “beşik (Azerbaycan), bişik (Başkurt-Tatar), bisik ,(Kazak), beşik (Kırgız-Özbek), böşük (Uygur)” (Ercilasun 1992) şekilleriyle görülmektedir.

Etimoloji sözlüklerinde de madde başı olan beşik kelimesiyle ilgili olarak şu açıklamalara yer verilmiştir.

BEŞİK, tr. biş/beş (yansıma ses özellikle bebeklerin uyutulması için annenin söylediği biş biş / beş beş sesleri) ik ekinde biş-ik / bişik/ beşik (anlam genişlemesiyle: bebeğin uyutulmak için yatırılıp sallandığı özel yatak yeri. Doğu Karadeniz yörelerinde peşük, beşük, Azerbaycan bölgesinde bişik, Erzurum-Erzincan dolaylarında beşiħ, beşiğ…” (Eyuboğlu 1998)

Türk dilinin tarihi devirlerinde ve lehçelerinde görülen beşik kelimesi ve onun kullanımının bağlı olduğu bebek aileler ve milletler için millî devamlılığın sembolü olması sebebiyle çok önemli olmalıdır. Üçüncü dünya ülkelerinde doğum kontrolünü teşvik eden batılı ülkeler, günümüzde kendi ülkelerinde genç nüfusun azalmasından dolayı aile hayatını geliştirmek ve genç nüfusu arttırmak için çocuk yapmayı özendirmektedirler. Çünkü millî kimlikleri ancak doğacak yeni nesillerle devam edecektir. Nesil kesildiği zaman milletin varlığı da ortadan kalkacaktır.

Savaşlarda öncelikle genç nüfus ölmekte yaşlı ve çocuk nüfus ise savaşın acımasızlığı içerisinde en olumsuz şartlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Ancak millî kimliğin devamı ve varlığını sürdürmesi beşikteki bebeklerin, çocukların varlığı ile sağlanabilmektedir.

(N adir İL H A N  Firat Üniversitesi Fen-Adebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, Elazığ)

 

 

Genel Olarak Beşik:

Beşik ana kucağından sonraki yuvadır. Hayata başlangıçtır. Buradan başlayan hayat, mezara kadar sürüp gider. O yüzden insan ömrü anlatılırken:

“beşikten mezara kadar” denilir. Çok eskiden beri tanıdığını anlatmak için

“beşiğini sallamak” deyimi kullanılmaktadır. 

Beşik kelimsiyle başka deyimler ve birleşik kelimeler de yapılmıştır:

Beşik kertiği: “Daha beşikte iken anası babası tarafından nişanlanmış kimse.” 

 

Beşik kertme:

“Daha beşikte iken anası babası tarafından nişanlama.” Anadolu’da eskiden beşik kertme, iki aile arasındaki bağların ve dostluğun pekiştirilmesi veya mirasın bölünmemesi için anneler ve babalar arasındaki sözleşmedir. Beşik kertmeye karar verildiğinde aileler arasında, imamın da katıldığı,  bir tören düzenlenir, dualar okunur, şerbetleri içilir.  Çocuklar büyüyene kadar aileler arasında özel günlerde hediyeleşme olmaktadır. 

Beşiklik: “Beşik yapılmaya, beşik yapımında kullanılmaya uygun…” 

Beşiklik etmek: “Beşik vazifesi yapmak, bir şeyin doğup gelişmesine

yardımcı olmak.”

Beşikörtüsü: “İki yana akıntısı olan çatı.”

Beşik salıncak: “Bayram yerinde kullanılan bir tür salıncak.”

 

Beşiğin biçimi: 

Beşik, kâh az kâh çok farklılıklarla dünyanın her bölgesinde kullanılmaktadır. Asıl amaç çocuğun sallanması, sallanarak rahat yatması ve rahat uyuması olduğu için yapı bakımından genellikle birbirilerine benzerler.  Genellikle sallanmayı sağlayan iki kasnak, iki kasnağı birbirine bağlayan kollar ve tekne biçiminde bir yataktan/yatak yerinden oluşmaktadır.

Sallanmayı sağlayan kasnakların yerine bazı yörelerde yarım ay şeklinde ayaklar kullanılmaktadır. Beşik iki yana sallanır ve bu şekilde bebeğin uyuması kolaylaşır. 

Hemen hemen bütün beşiklerde üstte mutlaka ana bir kol bulunmaktadır. Çocuğu olumsuz dış etkilerden korumak,  ışığın rahatsız etmesini engellemek için bu ana kolun üzerine işlemeli örtü, kilim vb. örtülür. 

Beşiklerde görülen farklılıklar coğrafya ve yaşam biçiminden kaynaklanmaktadır. Örneğin yörüklerde, çocuklar sırtta taşındığı için, beşik pek kullanılmaz. Onun yerine hafif, pratik ve basit araçlarla ihtiyaç karşılanır. 

 

Beşiğin tarihi:

Beşiğin Türklerde çok eski tarihlerden beri kullanıldığı bilinmektedir. Orta Asya’da yapılan kazılarda M.Ö. I. yüzyıla ait bir Hun gömütünde bulunan malzemeler arsında beşik de vardır. Bulunan bu beşik günümüzde Kazak ve Kırgız Türklerinin kullandıkları beşiklere benzemektedir.

Başkurtların kayın ağacından oyma tekne gibi beşikler kullandıkları bilinmektedir. Türk dünyasının her yöresinde çeşitli tarihlerden kalma beşiklere rastlanmıştır.  Göçebeler taşıması zor olduğu için beşiğe pek iltifat etmeyip yelenbi adını verdikleri salıncakta çocuklarını büyütürler.

 

Eski Kıpçak Türkçesinde de beşik kelimesi kullanılmaktadır. 

Günümüz Türk lehçe ve şivelerinin tamamında beşik kelimesi ya da beşik kelimesinin ses değişmesine uğramış biçimleri (bişik, besik, pejik, ...) karşımıza çıkmaktadır. 

Osmanlı Dönemi’nde özellikle sarayda kullanılan beşikler değerli madenlerden ve ağaçlardan yapılmıştır. Bunlardan en ünlüsü Topkapısarayında sergilenen Altın Beşik’tir. 

 

Karadeniz Bölgesi’nde Beşiğin Yapılışı: 

Malzeme: Karadeniz Bölgesi, orman varlığı bakımından zengin sayılmaktadır. Bu yüzden beşikler mutlaka ağaçtan imal edilmektedir. Ağaç olarak çoğunlukla ceviz kullanılmaktadır. Ancak kestane, kızılağaç, kayın, lâdin ağacından da beşik yapılmaktadır. 

­Biçim: Yarım daire biçiminde hazırlanmış iki tahta, beşiğin ayak görevini üstlenir. Yine yarım ay şeklinde bükülmüş iki ince tahta veya ağaç bu ayakların üzerine yerleştirilmiştir. Ayaklar, delinmek suretiyle karşılıklı kollarla tutturulmuş, daha sonra orta bölümde bebeğin yatağının yerleştirileceği bir düzen kurulmuştur. 

Her iki yanda bulunan boşluklar ve beşiğin kol ağaçları, tahta halkalar ve boncuklarla süslenmektedir.  

Beşiğin en önemli özelliği, bebek ve çocuklar için son derece güvenli olmasıdır. 

Hangi şartta olursa olsun, çocuğa zarar vermeyecek bir yapıda ve çocuğu yaralamayacak bir biçimde yapılmaktadır. Beşiğin bütün malzemeleri yuvarlak veya ovaldır. Hiçbir parçasının dik köşesi, kesici veya delici özelliği yoktur.  İnsan vücudunu herhangi bir biçimde yaralayacak parçası bulunmamaktadır. 

Çocuk, beşiğe yörek denilen bir kumaşla sarılmaktadır. Bu kumaş çok geniş olup çocuğu iyice kavramaktadır. Beşik devrilse bile çocuğa zarar gelmesi mümkün değildir. 

 

Sonuç: 

Hızlı sanayileşme nedeniyle, geleneksel malzemelerin yerini sanayi ürünlerinin aldığı günümüzde beşik ve beşikçilik sona ermek üzere olan araç ve zanaatlar içerisine girmiştir.

Anne ve nineler bebeği uyuturken beşiğin önünde ninniler söylerlerdi. Ninnilerin edebiyatımıza kadar geçmiş çok manidar olanları vardır. Bunlarda, aslan gibi kuvvetli olmak, mektebe gidip ilim öğrenmek, vatan, millet sevgileri fikri küçük çocuğun dimağına telkin edilirdi.

Eskiden beşiğe çok önem verilirdi. Bugün Anadolu’daki köylerde azalsa da hala kullanılmaktadır.

 

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------

Bu haber toplam 238 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler