HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Beğenmedim
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Haziran 2019 Pazartesi
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
3 Haziran 2019 Pazartesi Saat: 08:56

Çamlık’taki Mezarlarda Kim var?

Osmanlı özelliği olan mezarların ve baş taşlarındaki “gül, taç, sarık, fes veya kavuk” gibi unsurlar; mezardaki şahsın cinsiyeti, mesleği, mensup olduğu zümre, tarikat, bölük, taşıdığı unvana işaret eder.
Çamlık’taki  Mezarlarda Kim var?

Harun KIRIK

(Lisans Tezi)

 

Bir Osmanlı özelliği olan mezarların ve baş taşlarında görülen “gül, taç, sarık, fes veya kavuk” gibi unsurlar; mezardaki şahsın cinsiyeti, mesleği, mensup olduğu zümre, tarikat, bölük, taşıdığı unvana işaret eder.

Mezar taşı süslemelerinde gül başta olmak üzere lale, karanfil ve sümbül gibi çiçeklerle servi,  hurma ağacı ve nar ile incir gibi meyve motiflerinin kullanılması estetik tercihleri yanında birbirinin sembolik anlamlarıyla da irtibatlıdır.”

 

Bu mezarlarda sadece Ünyeli olanlar değil Hopa’dan, Çarşamba’dan, Perşembe’den, Trabzon’dan, Görele’den ve Batum göçmenleri de gömülü bulunmaktadır.

Buradaki mezar taşları 2007 yaz ayları, 2007 Aralık ayı, 2008 Ocak ve Mayıs aylarında da incelemeye tabi tutulmuştur.

 

Ünye’nin çamlık mevkiinde bulunan fener altı mezarlığı bölgede ilgi çekici bir özelliğe sahiptir. Hakkında çok çeşitli rivayetlerin bulunduğu mezarlık, güzel bir konumda, deniz kenarında, deniz fenerinin hemen üstünde yer almaktadır. Ünye taş işçiliğinin çok güzel örnekleri bulunan fener altı mezarlığında iki tür mezar yapısı bulunmaktadır. Birinci grup, münferit planlı olup baş ve ayak şahidesinden (taşlarından) mütevellittir. İkinci grup ise mezarlıkta en çok karşımıza çıkan plan türüdür ki şekil olarak lahitlere benzemekle beraber üst kısmı kapalı değildir. Mezarlıkta bilinen en erken tarihli taş bir erkek baş taşı olup H.1183 -1767 yılına tarihlendirilmektedir.

 

Bir dönem Ünye ve çevresinde bir salgın hastalık olur, bu hastalığa yenik düşen insanları buraya gömülür. Kültür mirasımız içerisinde çok önemli bir yere sahip olan mezar anıtları ve taşları, sanat tarihi anabilim dalının el sanatları bölümünün plastik sanatlar kapsamı içerisinde yer alır.

 

Geçmişten günümüze değişik malzeme kullanarak çok çeşitli mezar yapıları ve taşları vücuda getirilmiştir. İlk primitif örnekler olan Orta Asya kurganlarından başlanarak günümüze kadar gelen bir mezar kültürü görmekteyiz.

 

Yapıldıkları devirler için bir vesika oluşturan mezar taşları; sadece metfun bulunan kişinin ebedi istirahatgahı olmaktan çıkarak, günümüz için geçmişin ayakta kalabilen tanıkları halini almıştır.

 

Ünye’nin bulunduğu bölge ipek yolu üzerinde bulunduğundan birçok medeniyet için yaşanılan, uğranılan ve gezilen yer halini almıştır. Bundan dolayı birçok kültür ve medeniyetin yaşam alanı haline dönüşen güzel Ünye’mizden araştırmamızın da konusu olan mezar taşlarından sadece Osmanlı dönemi mezar taşları günümüze ulaşabilmiştir

Ünye de Türk devri mezarlık ve mezar taşları üzerine dikkat çekmek bu araştırmada amaç edinilmiştir. Gün geçtikçe yok olan bu tarihi vesikaların; form, malzeme, teknik, üslup ve bezeme özelliklerinin incelenmesi ve bu dönem içinde değerlendirilmesi amaçlanıp, bunun yanında yok olmadan yukarıda da bahsettiğimiz gibi tespitlerinin yapılması ve bizden sonraki araştırmacılar için bizim araştırmamızın iyi bir kaynak oluşturması hedeflenmiştir.

TÜRKLERDE MEZAR VE

MEZARLIK ANLAYIŞI

 

Mezar, ölünün gömüldüğü çukur, “sin” olarak ifade edilmektedir. Mezar denince aklımıza ilk gelecek olgulardan biri ise üzeri bir yapıyla kapatılmamış olan, münferit planlı yapılar olmalıdır.

Orta Asya da Türk öncesi devirlere ait taş ve kayalardan yontulmuş anıtların, Göktürk ve Uygur anıtlarına benzediğinden bunların ilk Türk mezar taşları olabileceği düşünülmektedir. Mezar anlayışının gelişiminde, kurgan yapımının da çok önemli bir faktörü vardır. Sadece önemli insanlar için inşa edilmiş bu mezar yapılarında ölen kişinin yanına günlük eşyaları, ziynetleri ve hatta atı bile gömülmekteydi. Bu bilgi ise bir sonraki hayata inancın emaresi olarak karşımıza çıkmaktadır. Kurganların yanında Türklerde görülen ilk toplu mezarlıkların primitif örneği olan ahlât mezarlığı ve mezar taşları karşımıza çıkmaktadır. Ahlât mezarlığı, burada bulunan mezar taşlarıyla ün yapmış ve aynı zamanda Türk mezarlık kültürünün oluşumu açısından önemli bir merkez olmuştur.       

 

İslamiyet öncesinde çeşitli tarzlarda icra edilen defin gelenekleri ve anıt mezarlar İslamiyet ile birlikte kümbet ve türbe olarak devam etmiştir. Kümbet ve türbeler işlevsel olarak kurganlar ile aynı özelliği taşırlar. Daha ziyade din ve devlet büyükleri için yapılan kümbet ve türbelerin yanında halkın yaptırdığı mezar taşları büyük yekün teşkil ederek karşımıza çıkmaktadır.

       

1071 Malazgirt zaferinden sonra, Anadolu’da görülen Türkleşme faaliyetlerinin hız kazanması ile Selçuklulardan önce gelişigüzel konulmuş mezar taşları “ilk defa Selçuklu döneminde baş ve ayakucuna ayrı ayrı konulmuştur.”  Türklerde mezarlıklar özellikle İslamiyet’ten sonraki dönemde ibadet mekânı olan cami etrafında gelişmiştir. Şehirlerin de en önemli yerinde, merkezinde bulunan camilerin etrafında toplanan halk mezarlıkları bize şehrin yapısı hakkında da bilgi vermektedir. Mezarlık anlayışı açısından kendinden önceki devirlerden çok fazla farkı bulunmayan Osmanlı döneminde mezar; mezar taşları açısından ise tam bir değişim göze çarpmaktadır. Lale devrinden itibaren başlayan batı kaynaklı unsurların Türk sanatına girmeye başlamasıyla şahide tiplerinde ve mezar formlarında değişiklikler olmuştur.

 

Bir Osmanlı özelliği olan ve baş taşlarında görülen “ gül, taç, sarık, fes veya kavuk gibi unsurlar mezardaki şahsın cinsiyeti, mesleği, mensup olduğu zümre, tarikat, bölük, taşıdığı unvana işaret eder. Başucu taşına göre daha sade tutulan ayak taşları genellikle süslemesiz olup yazısı da bulunmamaktadır. Mezar taşı süslemelerinde gül başta olmak üzere lale, karanfil ve sümbül gibi çiçeklerle servi, sama sarılmış servi, hurma ağacı ve nar ile incir gibi meyve motiflerinin kullanılması estetik tercihleri yanında birbirinin sembolik anlamlarıyla da irtibatlıdır.” Osmanlı son dönemlerinde birçok sanat akımının da yansıtıldığı mezar taşları, Türk sanatı içerisinde yerinin bulmuş ve kendi içinde güzel örnekler oluşturmuştur.

 

Not: Fotoğraflar mezarlar restore edilmeden önce çekilmiştir.

Bu haber toplam 218 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Çamlık’taki, Mezarlarda, Kim, var?

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler