HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Beğenmedim
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
27 Haziran 2019 Perşembe
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
8 Haziran 2019 Cumartesi Saat: 08:46

Mübadele 1924 Kışın Geldiler Rumların gidişi

Lozan anlaşması gereğince Yunanistan’la Türkiye arasında Yapılan insan değişimi.
Mübadele 1924 Kışın Geldiler Rumların gidişi

Yaşar KARADUMAN

 

Ünye’ye ilk sevkiyat Yunanistan’dan 1923 Kasım ayı sonlarında başlamıştı. Aralık ortalarında Reşit paşa vapuru ile Ünye’ye gelen 1047 kişi, yoğun kar yağışı altında limana demirleyen vapurdan mavnalarla karaya çıkarıldılar. Ünye ve havalisinde yıllardan beri görülmemiş bir kış yaşanıyordu. Barınma ve yemek işlerinde sorunlar çıkmıştı. Ünye’ye çıkarılan göçmenler, şehir içinde barınacak yer olmaması nedeniyle çok acil gidecekleri köylere ve iç kesimlere sevk ediliyorlardı.

 

İki hafta üst üste Ünye’ye boşaltılan Selanikli 801 mübadil 150 hayvan, Dramalı 854 mübadil 92 hayvan 10 araba, Terme, çevre köyler ve Akkuş yolunun kardan kapalı olması nedeni ile yollar açılıncaya kadar Çınar ağacının etrafına kurulan çadırlarda kaldılar. Ünye halkı bu insanlara evlerinden yemek taşıdı.

Peşinden İnönü vapurunun Samsun’a boşaltması gereken 1250 kişi de Ünye’ye çıkarılınca tam bir felaket yaşandı.

 

Türkiye-Yunanistan arasında

İnsan mübadelesi veya değişimi,

1923 yılında Lozan Antlaşması'na ek protokol uyarınca Türkiye ve Yunanistan'ın kendi ülkelerinin yurttaşlarını din esası üzerine zorunlu göçe tabi tutmasına verilen addır. Bu uygulamaya Lozan Antlaşması sırasında karar verildiği için kısaca Lozan Mübadelesi de denir. Göçe tabi tutulan kişilere ise Mübadil denir.

Mübadele ile 1.250.000 Ortodoks Hıristiyan Rum Anadolu'dan Yunanistan'a, 200.000 (500.000?) Müslüman Türk de Yunanistan'dan Türkiye'ye göç etmek zorunda kalmıştır.[kaynak belirtilmeli] Mübadele kapsamına giren kişiler ile mübadele kapsamına girmeyen kişiler arasındaki ayrımın ana kriteri ırk ya da dil değil din olduğu için Rum denilenlerin arasında, Türkçeden başka dil bilmeyen ve konuşmayan Türk Ortodoks Hıristiyan Gagavuzlar ile Karamanlı Ortodoks Hıristiyan Türkler, Yunanistan'dan gelen Müslümanların arasında da Türklerin yanında Bulgarca konuşan Pomaklar, Romence konuşan Ulahlar, Rumca (Yunanca) konuşan Patriyotlar ve kendi dilleriyle konuşan Arnavutlar da bulunmuşlardır.

Türkiye-Yunanistan nüfus mübadelesi kapsamında Türkiye'de sadece İstanbul kenti ile Gökçeada ve Bozcaada'da oturan Rumlar, Yunanistan'da ise sadece Batı Trakya Türkleri mübadeleden muaf tutulmuşlardır[1].

Mübadelede Yanya, Selanik, Drama, Kavala, Vodina ve Girit'ten Türkiye'ye gelen nüfus Doğu Trakya ve Batı Anadolu'da Rum azınlığın ayrılışı ile boşalan yerlere iskân edilmişlerdir. Mübadillerin yoğun olarak iskân edildikleri şehirler Adana, Edirne, Balıkesir, Samsun, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, İzmir, Kocaeli, Mersin, Manisa, Çanakkale ve Bursa idi.[2].

Değişimin çok büyük bir bölümü 1923-1924 yıllarında gerçekleşmiş, ancak geriye kalan az sayıda olayda 1930 İnönü-Venizelos sözleşmesine dek zorunlu göç uygulamasına devam edilmiştir. Zorunlu göç gerek Türk gerek Yunan ekonomisinde yaklaşık 20 yıl süren ağır bir krize yol açmıştır. Vikipedia

 

Nasıl Geldiler?

Kurtuluş Savaşı, Mustafa Kemal ve Türk Ordusunun zaferiyle sonuçlanmıştı. Meclis açılmış, yeni cumhuriyet yaralarını sarmaya çalışıyordu. Yeni cumhuriyetin en çok başını ağrıtan sorun Yunanistan’la yapılan insan değişimi, yani mübadele olmuştur.

 

Kurtuluş savaşından sonra çok sayıda Rum Anadolu’dan kendiliğinden Yunanistan’a gitmiş, Yunanistan bu yükün altında ezilmeye başlamıştı, Milletler Cemiyeti’nden 350 bin Türk’ün Anadolu’ya nakledilmesini istedi… Buna karşılık Türkiye açısından da Mübadele zorunlu hale gelmişti. Yunanistan sistemli olarak Türkleri yok etme siyaseti izliyordu.

Lozan da 30 Ocak 1923 tarihinde anlaşma imzalandı.  Vapurla insanlar getiriyor, insanlar götürüyordu. Her iki tarafta da bir facia yaşanıyordu. İnsanlar evlerinden doğdukları topraklardan koparılıp bilmedikleri yerlere gönderiliyorlardı. Gelenler Karadeniz’de Sinop Samsun Ünye Ordu Giresun gibi limanlara çıkarıldılar. Samsun ve Ordu’da yığılma olduğu zaman çıkarma Ünye’ye yapılıyordu.

 

Türkiye'den 1.200 bin Rum Yunanistan'dan da 600 bin Müslüman Türk doğup büyüdükleri, âşık olup evlendikleri, yakınlarını gömdükleri topraklardan sökülüp atılmıştı

İlk sevkiyat Yunanistan’dan 1923 Kasım ayı sonlarında başlamıştı. Aralık ortalarında Reşit paşa vapuru ile Ünye’ye gelen 1047 kişi, yoğun kar yağışı altında limana demirleyen vapurdan mavnalarla karaya çıkarıldılar. Ünye ve havalisinde yıllardan beri görülmemiş bir kış yaşanıyordu. Barınma ve yemek işlerinde sorunlar çıkmıştı. Ünye’ye çıkarılan göçmenler, şehir içinde barınacak yer olmaması nedeniyle çok acil gidecekleri köylere ve iç kesimlere sevk ediliyorlardı.

 

Göçmenler Samsun ve Ordu limanlarında büyük yığılmalar yaşandığı, Akkuş ve Niksar’a ulaşımın daha kolay olması nedeni ile Ünye’ye boşaltılıyordu. Günlerdir yağan kar ve fırtına tüm köylere giden yolları kapatmıştı. Ünye içinde dahi dolaşmak imkânsızdı.

İki hafta üst üste Ünye’ye boşaltılan Selanikli 801 mübadil 150 hayvan, Dramalı 854mübadil 92 hayvan 10 araba gitmeleri gereken Terme, çevre köyler ve Akkuş yolunun kardan kapalı olması nedeni ile yollar açılıncaya kadar Çınar ağacının etrafına kurtulan çadırlarda kaldılar. Ünye halkı bu insanlara evlerinden yemek taşıdı. Peşinden İnönü vapurunun Samsun’a boşaltması gereken 1250 kişi de Ünye’ye çıkarılınca tam bir felaket yaşandı. Kayıtlar doğru dürüst tutulamadı, kimin nereye verildiği tam olarak yazılamadı, gelenler, bir an önce kendi başlarının çaresine bakmak için şehir içinde ve civar köylerde, beş yıl önce Ermeni tehcirinde boş kalan evlere ve giden Rumların evlerine rast gele işgal ederek yerleştiler. Gelenlerin normal işleme göre, nereden geldiği ve nereye yerleştirildiği yazılıyor, kendilerine göçmen olduklarına dair bir de kimlik veriliyordu. Genel de Ünye’ye gelecek olanların yerleştirileceği yerler tespit edilmiş ve verilecek arazi ayrılmıştı. Samsun’a çıkacakken yoğunluk nedeni ile Ünye’ye indirilen ve Samsun’daki listeye göre Bafra ve Alaçam bölgelerine gidecekler, soğuktan donmamak için kendi başlarına, boş buldukları evlere ve köylere dağılınca her şey birdenbire karıştı. Daha sonra bunların işgal ettikleri yerlere yerleştirilecek asıl kafile gelince birbirlerini öldürmeye kalktılar.

 

Ünye’ye resmi kayıtlı olarak gelen ilk kafile mübadiller Rumların terk ettiği Yılmazlar Mahallesindeki evlere yerleştirildiler. Bunlar uzun yıllar, göçmen veya muhacir veya macir denildi. Sonra geçen zaman içinde unutuldular ve çoğunlukla kendilerini sakladılar.

Gelenler geldikleri yerlerden hiçbir yenilik getirmediler, hepsi fakir ve küçük çiftçilerdi.. Toprakları verimsizdi, Türkiye onların için bir cennet olmuştu, tek dertleri doğup büyüdükleri toprakları bırakmış olmaları idi.

 

Gidenler yani Rumlar, Ünye’de el sanatlarını, elinde bulunduran esnaftı. Ayakkabıcı, fırıncı, nalbant, bakkal, tüccar, demirci, terzi, idiler. Gittikleri zaman Ünye birden çöktü gelenler bu meslekleri öğrenene kadar tam beş yıl geçti, bu zaman içersinde Sivas Tokat ve Niksar’dan Ermeni meslek erbapları Ünye’ye getirildiler.

 

Gidenler Ünye’yi terk etmekte daha çok zorlandılar, daha çok acı çektiler. Aralık ayında Reşit Paşa Vapurunun gelenleri boşalttıktan sonra aldığı Rumlar vapura binmek için ellerindeki küçük denkleri ile günlerce yeni vatanlarına gitmek üzere iskelede kar altında beklediler.

Yaşar Karaduman

Bu haber toplam 257 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Mübadele, 1924, Kışın, Geldiler, Rumların, gidişi

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler