Prefabrik
HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Ağustos 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
14 Haziran 2019 Cuma Saat: 08:40

Ünye’den Portreler “Deli Kaymakam” ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI (1904 - 1946)

Ünye’de yaşayan çoğu kişi, adını ve şiirlerini tam olarak bilmese de Ünye’de bir şair kaymakamdan söz eder.
Ünye’den Portreler “Deli Kaymakam” ÖMER  BEDRETTİN  UŞAKLI (1904 - 1946)

ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU

A. KABAYEL – A. D. VARİLCİ


En güzel görüntüyü yakalamaya çalıştığı Çakırtepe’den Ünye’ye kuş bakışı bakan, melankolik bir yalnızlıkla şiirler oluşturmaya çalışan bu şaire Ünyeliler “Deli Kaymakam” lakabını takmıştır.

 

  “Ünye’den Portreler” başlığı altıda sunmaya çalıştığımız isimler genellikle Ünye kökenli ailelerden gelen tanınmış kimselerdir. Bunlardan bir kısmı, babası ve dedesi Ünyeli olmasına rağmen Ünye’de doğup Ünye’de yaşamamış, hatta Ünye’ye hiç gelmemiş kişilerdir.

Örneğin Cumhuriyet’in ilk beş bestekârından biri olan Ulvi Cemal Erkin’in babası, hatta dedesi Ünyeli olmasına karşın kendisi Ünye’de hiç bulunmamıştır. Ömer Bedrettin Uşaklı ise, Ünye ile ailevi bir bağı olmamasına karşın 1932-1933 yılları arasında kaymakamlık yaptığı Ünye’de iki yıla yakın kalmıştır. İki yıl içerisinde Ünye’de önemli izler bırakan bu ünlü şairin sanatında şüphesiz Ünye’den aldığı ilhamın da özel bir yeri vardır.

 

Şairler Diyarı Ünye

Cumhuriyet’ten önce 1886-87 yılları arasında Ünye’de kaymakamlık yapan Şair Eşref, Erzurumlu Aşık Emrah (ölümü 1854) ve Bayburtlu Zihni (1798-1859) gibi şairlerin de yolu Ünye’den geçmiştir.

Erzurumlu Aşık Emrah Ünye için yazdığı uzun şiirinde “Gerçi vardır şuarası (şairleri) Ünye’nin” demesine rağmen, Ünye’den önemli bir şair çıkmamıştır. Ama şairlere ilham veren bir belde olarak, yolu Ünye’den geçen kalem erbapları Ünye için övgü dolu dizeler yaratmışlardır.

Bu şairlerden biri de Ünye’de kaymakamlık yapan Ömer Bedrettin Uşaklı’dır. Ünye’de kaldığı süre içerisinde, diğer şairler gibi Ünye’nin ikliminden, doğasından ilham alarak şiirler yazmıştır. Şairin “Benim gönlüm sarhoştur yıldızların altında”, “Eğilmez başın gibi / Gökler bulutlu Efem”, “Kapıldım gidiyorum / Bahtımın rüzgarına” ve  “Anlat bana gül bahçesi gördün mü dikensiz” gibi pek çok şiiri bestelenerek şarkı yapılmıştır.

Ünye’den Artvin’e tayin edildikten kısa bir süre sonra da Ünye için “Deniz Hasreti” şiirini yazmıştır.

 

Deli Kaymakam

1932-33 Yılları arasında Ünye’de yaşayan çoğu kişi, adını ve şiirlerini tam olarak bilmese de Ünye’de bir şair kaymakamdan söz eder. En güzel görüntüyü yakalamaya çalıştığı Çakırtepe’den Ünye’ye kuş bakışı bakan, melankolik bir yalnızlıkla şiirler oluşturmaya çalışan bu şaire Ünyeliler “Deli Kaymakam” lakabını takmıştır.

O yıllarda tek tük ağaçların yer aldığı, daha çok çıltılıkla dolu olan Çakırtepe’ye bu isim belki de tepenin çıplak olmasından dolayı verilmişti. Yine de var olan ağaçların gölgesinden Ünye’yi izlemek, o yılların Ünye’sini terennüm etmek sadece şiir yazmak için değil şiiri yaşamakla özdeşti.

Çakırtepe yıllarca şair kaymakam Ömer Bedrettin’in bıraktığı gibi kaldı. Çakırtepe’deki Ermeni Mezarlığı giderek küçülürken Türbe Mezarlığının devamı olarak genişleyen Elmalık Mezarlığı tepenin diğer yüzünü doldurdu. Bir zamanlar kent nüfusunun çoğunluğunu oluşturan Rumların mezarları ise tamamen sır…

Çakırtepe’nin doruğundaki düzlüğe 1980’li yıllarda bir kır kahvesi yapıldı. Aynı zamanda Ünye Pidesi (yavlu) yapılan bu yere, şair kaymakamın adı verildi:

Ömer Bedrettin Uşaklı Parkı.

Ünyeliler kısa bir süreliğine de olsa, şair kaymakama taktığı lakabın ayıbını silmeye çalıştı. Ancak parka verilen bu isim kalıcı olmadı, birkaç yıl sonra değiştirildi.[1]

 

Ömer Bedrettin Uşaklı (1904 - 23 Şubat 1946)

Soyadı kanunu çıktığında Gökbelen soyadını alan Ömer Bedrettin daha sonra annesinin memleketine ve doğduğu yere izafeten soyadını  “Uşaklı” biçiminde değiştirmiştir. Bir mektupta kendi yaşam öyküsünü şöyle anlatır:

 

“1904 Senesi Ağustosunun 24’ünde Uşak’ta doğmuşum. Amasya’nın Karahacip Köyü’nden Mehmet Ağanın oğlu olan babam, (Ömer Lütfü Ef) İstanbul’da medrese tahsilini , Kuzat mektebini bitirmiş, Arapça ve Acemce öğrenmiş, çalışkan, iyi ahlaklı bir adamdı; annem; Uşak’ın tanınmış ailelerinden Ali Mollazadelere mensup çok hassas bir kadındı.”[2]

 

Ömer Bedrettin ilk tahsilinin bir kısmını babasının kadı bulunduğu Uşak’ta görür. Babasından Arapça ve Acemce dersler alır, Rumeli ve Anadolu’nun çeşitli yerlerini gezerek değişik ilkokullarda okur. 1918’de geldiği İstanbul’da Nişantaşı Sultanisi leyli (gececi) kısmında okur. Oradan Kabataş’a nakledilir. Babası Sivas’a kadı olunca, annesi ve küçük kardeşiyle birlikte Yunan işgaline uğrayan Uşak’tan zorlukla kaçarak Sivas’a gelirler. Sivas Sultanisi’ne nehari devam eder. Edebiyata meraklıdır. Öğretmeni Cenap Muhittin’den teşvik görür, dönemin şairleri ve şiirleri üzerine bilgi alır. Şiire yönlenir.

1923’te tekrar İstanbul’a giderek Kabataş Lisesi’nden mezun olur.

1924’te Mektebi Mülkiye’ye girer.

Yaşam öyküsünün bu kısmını yine kendi kaleminden verelim:

 

“1927’de Mülkiye’yi bitirdim. Vilayet Maiyet memuru olarak Bursa’ya tayin edildim. Oradan altı ay kadar Maiyet memurluğu ve Türkçe hocalığı, sonra Tirilye nahiyesinde üç ay kadar Nahiye müdür vekilliği yaptım. Üç ay da Mudanya’da kaymakam vekilliğinde bulundum ve 1928’de asil kaymakam oldum. Antalya’nın Manavgat kazasında, Ünye’de, Şavşat’ta, Artvin’de kaymakamlık yaptım. Ve şimdi de üç senedir Edremit’te kaymakam bulunmaktayım.”[3]

 

Şairin doğadan etkilenmesi ve özellikle deniz üzerine yazdığı şiirler Bursa ve Antalya’da başlasa da (İlk kitabı Deniz Sarhoşları bu temayı işlemektedir) özellikle Ünye’de yaşadıktan sonra denizle olan duygusal bağı iyice artar. Ünye’den Artvin’e tayin olduğu 1933 yılı Ağustos’unda Ünye’ye ve denizine olan özlemini Deniz Hasreti isimli şiirde dile getirir. Aynı şiir 15 Nisan 1942’de Yeni Dergi’de “Denize Hasret adı ile yayınlanır. 1960’lı yıllarda Ortaokullarda Türkçe kitaplarının okuma sayfalarında yer alır.

 

Deniz Hasreti

 

Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor.

Çöllerde kalmış gibi yanıyor, yanıyorum.

Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor;

Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum.

 

Nasıl yaşayacağım ey deniz, senden uzak?..

Yanıp sönüyor gözlerimde fenerin!..

Uyuyor mu limanda her gece sallanarak,

Altundan çivilerle çakılmış gemilerin?...

 

Sevmiyorum suyunda yıkanmamış rüzgarı;

Dalgaların gözümde tütüyor mavi, yeşil...

İçimi güldürmüyor sensiz ay ışıkları;

Ufkunda yükselmeyen güneşler güneş değil!

 

Bir gün nehirler gibi çağlayarak derinden

Dağlardan, ormanlardan sana akacak mıyım?

Ey deniz, şöyle bir gün sana bakacak mıyım?

Elma bahçelerinden, fındık bahçelerinden? 

Dip Notlar:

 [1] Ömer Bedrettin Uşaklı Parkı’nın adı değiştirilerek, son günlerini burada geçiren Ünye Belediye Başkanı merhum Sami Soysal’ın adı verildi.

[2] 18 Şubat 1938 tarihli bu mektuptan M. Behçet Yazar, Edebiyatçılarımız ve Türk Edebiyatı, 1938 adlı eserinde s. 331-338 bahseder. Aktaran: Ömer Bedrettin Uşaklı, Bütün Eserleri, Yayına Hazırlayan Prof. Dr. İnci Enginün, TDK Yay. S. 149. [3] Age, s. 150

 

Bu haber toplam 393 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler