Prefabrik
HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
25 Ağustos 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


16 TL - 16,50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
21 Haziran 2019 Cuma Saat: 08:55

Gagauzlar “Gökoğuzlar” Hristiyan Türkler

Gagauzlar, Moldovya’da “Gagauzya” adında özerk bir devlet kuran Hıristiyan Türklerdir, asıl adları Gökoğuzdur.
Gagauzlar “Gökoğuzlar”  Hristiyan Türkler

Yaşar KARADUMAN

Gagauzlar, Moldovya’da  “Gagauzya” adında özerk bir devlet kuran Hıristiyan Türklerdir, asıl adları Gökoğuzdur. Türkçeleri bize en yakın

olan Türkçedir, ön isimleri Rusça, soyadları Türkçe’dir. Maria Marangoz, Natali Çakır,  Dimitri Sarı, Nataşa Demirci, gibi.

 

 

Karadeniz’in kuzeyine yüzyıllar önce göç eden, Oğuz boyundan gelen soydaşlarımız Gagauz (Gök Oğuz) Türkleri, bugün Türklüğü büyük bir bağlılıkla yaşamaya çalışıyorlar.

Yoğun çabalarıyla, güçlüklere ve baskılara rağmen kurdukları özerk yönetimle Moldova’da kendi bayrakları altında yaşamak için çabalıyorlar.

Ata yurtlarından ayrılmak, Slav etkisi altına girmek ve çok defa çeşitli baskılara, oyunlara maruz kalmak, onların öz değerlerine sıkı sıkıya bağlı kalmalarını sağlamış.

Böylece, diğer Oğuz boylulardan ayrılalı yüzlerce yıl geçmesine rağmen, inadına Türk bilincini yaşıyor, yaşatıyorlar.

 

 

Gagavuz- Gökoğuz

Oğuzların atası olarak kabul edilen Oğuz Kağan’ın adından hareketle, “Gök–Oğuz” adından türeyerek oluştuğu düşünülen “Gagauz” adının kökeni hakkında farklı düşünceler de vardır. Yapılan araştırmalar, Gagauz Türklerinin Peçeneklerle çok yakın ilgisi olduğunu ortaya koymaktadır. Yaklaşık 11. yüzyılda Tuna’yı geçerek Balkanlar’a doğru göç eden Gagauzlar, daha sonra Ortodoks Hıristiyan olmuşlar, bir dönem Osmanlı hâkimiyetinde kaldıktan sonra 18–19 cu yüzyılda yaygınlaşan bağımsızlık hareketlerinden etkilenerek yeniden Tuna’ya doğru göç etmişlerdir.

Sovyetler Birliği Gagauzların yerleşmesi için Tuna Nehri’nin çevresinde bir yer ayırmıştır. O dönemden beri bugün Komrat diye adlandırılan topraklarda yaşayan Gagauzlar, şu anda Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla kurulan Moldova Cumhuriyeti’ne bağlı “özerk” bir devlet olarak varlığını sürdürüyor.

Bir “halk ayaklanması” biçiminde özerlik hakkını elde eden Gagauzlar‘ın kendi bayrakları, ulusal marşları, sınırlı yetkiler çerçevesinde yasama – yürütme – yargı erklerinin toplandığı bir meclisleri ve milletvekilleri bulunuyor. Her ne kadar Moldova Anayasası’nda belirlenen sınırlılıkları aşamasa da bu özerk devlet, kendi içinde düzeni sağlayabilecek güce sahip.

 

Bugün yaklaşık olarak 250.000 Gagauz Türkü’nün yaşadığı söyleniyor. Bu nüfusun hepsi Gagauzya’da yaşamıyor. Başta Moldova ve Ukrayna olmak üzere Rusya, Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye’de de Gagauzların yaşadığı biliniyor. Gagauzya (Gagavuzya) adı verilen özerk devletin yüzölçümü 1.832 km2 civarında. Yüzölçümü bakımından pek büyük değil ve topraklar da pek verimli değil.

Halkın gelir düzeyi orta seviyede. Moldova Lirası (ML) geçerli para birimi olarak kullanılıyor. Kurak iklim ve verimsiz topraklar nedeniyle tarım pek yapılamıyor; fakat hayvancılık ve şarap üreticiliği ekonomide önemli yer tutuyor. Gagauzya’da yaşayan Türkler, milliyetlerine çok bağlı insanlar ve çoğu Türkiye Türklerini oldukça seviyor.

Gagauzların en dikkat çekici özellikleri, Hıristiyan olmalarıdır. Bugün dünyadaki bütün Türklerin büyük kısmı Müslüman’dır. Gagauzlar ise, Altay, Tuva, Çuvaş, Yakut… Türkleri gibi Müslüman değillerdir.  Ortodoks Hıristiyanlığını benimsemiş bir Türk topluluğudur.

Balkanlar’a Karadeniz’in kuzeyinden göç etmeleri ve göç yolları üzerinde Müslüman toplumlarla karşılaşmamaları nedeniyle gittikleri yerde yaşayan Slavların dininden etkilenmiş ve Hıristiyan olmuşlardır. Hıristiyanlıkları oldukça eski tarihe dayanmaktadır. Benimsedikleri din, normal Ortodoks Hıristiyanlığından oldukça farklıdır. Hıristiyanlığa ters düşecek inanışları da bulunmaktadır. Çünkü Gagauzlar, eski Türk inancı olan “Gök Tanrı Dini” (Şamanizm) ile Hıristiyanlığı birleştirip, özgün bir inanç yapısı oluşturmuşlardır.

Örnek vermek gerekirse, Hıristiyanlıkta “kurban” kesme ibadeti yoktur. Hatta bu pek uygun görülmez; fakat Gagauzlar eski Türk inancında “Iduk” (Adak) kabul edilen Tanrı için her yıl kurban keserler. Bunun yanında Şamanizm‘deki doğaya verilen değer, Gagauzlar‘da da devam etmektedir. Gagauzlar, din konusunda tıpkı soylarına düşkün oldukları gibi bağlılık gösterirler. Kendilerine özgü inanç yapılarını, her zaman savunurlar. Çoğu zaman klasik Ortodoks öğretilerine ters düşebilecek inanışları benimserler; fakat bunu hiçbir zaman yanlış görmezler. Onlar için “aforoz” edilmek hiçbir şey ifade etmez. Yani, aslında Ortodoks olmalarına rağmen, eski dinlerine ait inançlarını da terk etmemeleriyle yeni bir yapı oluşturmuş, bu yapıya da sıkı sıkıya bağlı kalarak kendilerine doğru gelen bir inanışa sahip olmuşlardır.

 Gagauzca diye adlandırılan Gagauz Dili, Türkiye Türkçesine en yakın dillerden biridir. Türkiye Türkçesini bilen birisi, bir Gagauz Türk‘ü ile çok rahat anlaşabilir. Çünkü sözcüklerin çoğu ortaktır ve Türkiye Türkçesine çok yakındır. Türkiye Türklerinin İslam’ı benimsemesiyle birlikte Arapça – Farsçadan sözcüklerin dilimize girmesi nedeniyle, bizim dilimizde Gagauz Türkçesinden daha çok Arapça – Farsça etkisi görülmektedir.

Bizde yabancı kökenli olan birçok sözcük, Gagauzca’da öz Türkçe kökenlidir. Örneğin dilimize Arapçadan geçen “meclis” sözcüğü için Gagauzlar “topluş” sözcüğünü kullanırlar. Buradan da anlaşılacağı üzere, Gagauz Dili, alınmazsa eski Türkçeye daha yakındır, yani daha az bozulmuştur.

Bugün Gagauzya’da üç tane resmi dil vardır. Bunlardan birincisi, Gagauzlar‘ın öz dili olan Gagauzça, yani Türkçe diğer ikisi ise Moldovca (Romence) ve Rusçadır. Fakat Gagauzlar öz dillerine çok önem verirler ve çocuklarına en başta kutlu Türkçelerini öğretirler. Hatta çocuklarına “Ey, sen nesoy Gagauzsun, açan bilmersin bizimce laf etmee?” diye sorarak, onları öz dillerine bağlı kılmaya çalışmışlardır.

Gagauzlar, Türkçü düşünür Necip Hablemitoğlu’nun da desteği ile 1993 yılında, o yıla kadar kullandıkları “Kiril alfabesini” değiştirip, “Latin alfabesini” kabul etmişlerdir. Onların dillerinde Slav – Latin kökenli yabancılaşmaların meydana gelmemesinin önemli bir nedeni ise, ünlü Gagauz Profesörü Ay Baba Mihail Çakır’ın İncil’i Türkçeye çevirmesi ve böylece ibadet dilinin Türkçe yapılmasıdır. Gagauz Türklerinin adları, genellikle dini adlar olduğu için Türkçe değildir. (Mariya, Dimitri, İvan, Saveliy…) Fakat soyadlarının neredeyse hepsi Türkçe kökenlidir. (Sarı, Kuru, Demirci, Kazancı, Taşoğlu…) Ayrıca yer adları da hep Türkçe kökenlidir.

Gagauzya’da oldukça zengin bir kültür bulunmaktadır. Oradaki yaşam, ne tamamen Türk yaşantısına benzer ne de Hıristiyan yaşantısına benzer.

Çok kaliteli üzümler yetiştiren Gagauzlarda, hemen hemen her evde bu üzümlerden şarap yapılır. Her evin bodrum katında bulunan bir bölümde  şaraplar yapılıp mayalanmaya bırakılır. Konuklara şarap ikram edilmeden bırakılmaz.

Zaten ürettikleri şarapların çoğunu, yurt dışına çok iyi paraya satıyorlar. Hem böylesine güzel bir gelir kaynağı sağlayan hem de artık kültüre işleyen şaraba bu bağlamda çok önem verilir. Üzümün dışında, ayçiçeği, tütün, soya… Tarımı da yapılıyormuş. Sanayi pek gelişmemiş; fakat yine de irili ufaklı 50′ye yakın farklı dallarda fabrikalar bulunmaktaymış.

Gagauzlar‘da ekonomik durum orta düzeydedir. Eğitim ise oldukça gelişmiştir. Gagauzya genelinde 45′e yakın kütüphane, ilk – orta ve lise düzeyinde eğitim veren 55 tane okul ve Türkiye Cumhuriyeti’nin de katkılarıyla kurulan Komrat Üniversitesi bulunuyor.

Bunların dışında TİKA’nın desteğiyle kurulan Atatürk Kültür Evi ve müzeler de var. Türkiye’ye çok ilgili olan ve Türkiye Türklerini çok seven Gagauzların, genellikle Komrat bölgesinde dinlenebilen Gagauz Radyosu’nda Gagauzca yayınlar yapılıyor ve yayınlardan kalan kısımlarda TRT-FM yayınları veriliyor. Ayrıca her gün, hemen hemen her eve bir gazete girer. Roman, öykü, şiir… gibi türlerde eserler de yazılıp basılmaktadır.

Gagauzlar yüzlerce yıldır soydaşlarından ayrı yaşadıkları hâlde öz dilini kullanan, Türklüğüne bağlı ve çoğu Türkçülerden oluşan bir Türk topluluğudur.

XI asrın başlarından XIIIV asrın başlarına kadar Balkanlar'da oturmuşlar ve 1880’ci yıllardan başlayıp 3 cü Aleksandr tarafından çıkarılan fermana göre Besarabya'dakı Bucak bölgesine göç etmişler. Fakat bu zorlu göçe rağmen halkın bir kısmı Bulgaristan'ın Varna ve Romanya'nın Dobruca bölgesinde oturmaya devam etmiş ve günümüze kadar birçok asimilasyonlara rağmen, kendi kimliklerini korumaya çalışışmışlardır..

Göç ettikleri topraklar susuz ve çöl halindeyken Gagauzlar bugün bu yerleri cennete dönüştürmeyi başarmış. Üzüm üretimi, hayvancılık Gagauzların en büyük gururlarından biri haline gelmiştir.

Her bir Gagauz’un evinde mutlaka şarapla dolu mahzenleri bulunur, gelen misafire mutlaka en temiz ve lezzetli şaraptan ve ev yapımı peynirden ikram etmeden bırakmazlar.

(Kaynak:Yavuz Tanyeri)

Bu haber toplam 280 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler