HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
21 Eylül 2019 Cumartesi
Fındık Fiyatı


14.00 TL - 14.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
3 Ağustos 2019 Cumartesi Saat: 09:03

Çin Tuzu M.S. Glutomat Kod No. E621

Beyin glutamatlı yiyecekleri son derece lezzetli olarak algılıyor fazla miktarda glutamatlı gıda tüketmeye başlıyorsunuz ve yağ birikimi ile kilo alıyorsunuz.
Çin Tuzu M.S. Glutomat Kod No. E621

Ecz. Dr. TURGAY GÜVEN

 

Beyin glutamatlı yiyecekleri son derece lezzetli olarak algılıyor fazla miktarda  glutamatlı gıda tüketmeye başlıyorsunuz ve yağ birikimi ile kilo alıyorsunuz.

İlk sonuç; obezite. Aşırı alındığında  baş ağrısı, bulantı gibi  genel bazı nonspesifik  hastalık   belirtilerinin yanında pankreas hasarı ile diyabet gelişimi, nörotoksik etki ile merkezi sinir sistemi hasarı ve Alzheimer, Parkinson benzeri hastalıkların artışı, böbrek ve karaciğerde hasar, büyüme hormonu baskılanması, gözün retina tabakasında hasar, astım ile hamilelerde bebeği etkileyebildiği, tümör riski  hakkında literatürlerde yayınlar mevcut.

 

Ucuz Çin mallarının ülkemizde yerli yersiz bol bol satılmasına alışmıştık, ama Çin tuzu denildiğinde şaşırmadım dersem yalan olur. Bu yaşıma kadar bildiğim hep rafine Türk sofra tuzu... Bir de eskiden evlerde yapılan turşulara katılan kaya tuzu vardı. Sonra gerçeği araştırınca bakın neler çıktı…

Olayı baştan alırsak kimyada tuz dediğimiz kimyasal formül bir negatif (-) değerli alkali-baz formül ile bir (+) pozitif değerli asit-proton  formülün birleşimidir.

Tabiatta tuz kimyasal formunun en basit molekülü, en  yaygın bilineni ve en çok kullanılanı bildiğimiz yemek-sofra tuzu olan sodyum klorürdür. Na (+) CL (-) .  Beyaz kristal yapılı, doğada çok fazla sayılabilecek derecede bol, denizler-tuzlu su, karalar- kaya tuzu.

Tuz denilince akla ilk bildiğimiz yemek-sofra tuzu yani rafine edilmiş sodyum klorür geliyor.

Türkiye dünyanın en büyük doğal yemek-sofra  tuzu üreticilerinden biri. İç Anadolu’daki on milyonlarca yıllık bir iç deniz artığı olan Tuz Gölümüzden tuzla adı verilen gölet sistemi ile dinlendirilen tuzlu suyun buharlaştırılması sonucu bolca ve kolayca elde edilebiliyor. Ayrıca ülkemizde bulunan kaya tuzlalarından da hatırı sayılır bir miktar daha tuz üretimi yapılabilmektedir. Elde edilen katkılı, tam saf olmayan bu tuz tekrar değişik saflaştırma işlemlerinden geçirilerek tam rafine hale getirilir ve ondan sonra sofralık yemek tuzu olarak piyasaya sürülür.  Ülkemizin toplam tuz üretimi 2 milyon ton civarındadır ve kendi ihtiyacımızı karşılar.

Hikaye bu ya, vaktin bir zamanı bir ülkede çok varlıklı bir adamın üç kızı varmış. Kızlarına düşkün baba kızların kendisini ne kadar çok sevdiklerini sorduğunda küçük kız hep bir tutam tuz kadar cevabını verirmiş. Kızlar gelin olup giderken mallarını, mülklerini onlara pay etmiş, kendisini altınlar, pırlantalar kadar seven diğer kızlarına altınlarını, mücevherlerini, küçük kızına da tuz küpünü vermiş. Vermiş ama, küçük kızının ne kadar haklı olduğunu, tuzun ne kadar değerli ve ne kadar vazgeçilmez olduğunu tuzsuz kalınca anlamış.

Dört adet tat duyumuz vardır. Dilin üzerinde gözle görünür vaziyette dizilmiş dil papillaları içlerinde yüzlerce tat duyu tomurcukları içerir. Bunlardan tuzun tadını alan papillalar ve tomurcuklar dilin her iki yan kısımlarında bulunur.

Yemek yendiğinde ağızda tükrükle sindirilmeye başlanılan besinlerden ayrılan diğer kimyasal maddeler ile tuz  besindeki koku-aroma ile birleşerek tad duyusunu ve lezzeti oluşturur. Tat duyucuklarından çıkan sinyaller beyne ulaşır ve beyin tarafından yenilmekte olan gıda hakkında daha derinlemesine değerlendirmeler yapılır.

 

Tuzun olması gerektiği kadarına alıştırılmış bir beyin azlığına veya çokluğuna göre ihtiyaç arzusu veya  reddetme şeklinde  tepki reaksiyonu gösterir, vücudu yönlendirir. Kişi yiyeceğine biraz daha tuz katar veya fazlasını dışarı atar.

Bilindiği gibi insanoğlu yaşamında yemeklerde tuzdan kolay kolay vazgeçemiyor. On bin yıllık insanlık tarihinin başından beri yemek tuzunu bilinçli veya bilinçsiz olarak kullanıyor. Ancak, yine de ağız tadı-lezzet ile  doygunluk hissi arasındaki denge çok önemli. Azı yarar, çoğu zarar hesabı.  Sonu belli, yüksek tansiyon. Ardından kalp-damar hastalıklarına ait risk faktörleri. Beyin kanamasına davetiye.

Koruyucu çare;  tuzu azaltmak.

Aziz milletimiz sofraya oturduğunda yemeğin tadına bile bakmadan tuzluğu tabağa boca ediyor. Nede olsa bizim malımız, bol ve ucuz.

 

Gelelim “Çin tuzu” na…

Bilimsel adı; Mono Sodyum Glutamat.

Gıda katkı maddeleri sınıflandırmasında kod numarası

E-621 olarak geçer.

Vücuttaki proteinleri oluşturan yirmiye yakın amino asitten biri olan Glutamik asitin sodyum minerali ile oluşturduğu tuz formudur.

Aslında ilk keşfeden  XIX. yüzyıl ortalarında bir Alman bilim adamı Kimyager Ritthausen. Glutamik asitin yemek tuzu (NaCL) daki sodyum (Na) ile birleşmesinden oluşan (mono) sodyum glutamat  kimyasal özellik olarak yine  tuz özelliği gösteriyor. Mono sodyum glutamat tuzunun kristalleri de  normal yemek tuzunu andıran beyaz renkte. Glutamik asit  çeşitli doğal gıdalarda bolca mevcut. Etler, balıklar, birçok hayvansal gıdalar, birçok deniz ürünü, sebze, tahıl, patates vb. bildiğimiz yüzlerce ürün doğal olarak değişik oranlarda  glutamik asit ihtiva ediyor. Bu tür besinlerden yapılan yenecek ürünlerin tuz katkılı olduğunda tadının artması bu yüzden. Biz bu kimyasal oluşumu zaten yemeklerimizi yaparken farkında olmadan oluşturuyoruz. Çocuğuna kızarttığı patateslerin üzerine tuz serpen anneler, aileye hazırladığı domates sosunun üzerine tuz döken ev hanımları bilinçsizce oluşturdukları  sodyum glutamatla bilinçli olarak lezzet artımını sağlayabiliyor.

Daha sonra konuyla bir Japon bilim adamı ilgilenmiş. Nedeni Japon’ların, Çinlilerin, Güney Doğu Asyalıların geleneksel lezzet olarak kullandıkları deniz yosunu ekstresinde yüksek oranda glutamik asit bulunması. MSG gıdaların orijinal tadını arttırarak daha lezzetli olmasını sağladığı için bunlardan yapılan sosların tadına doyum olmuyor. Tecrübeli uzak doğulu aşçıların mesleksel kabiliyetlerini de kullanarak Asya kıyılarının bereketli deniz ürünlerinden yaptıkları geleneksel bin bir çeşit yemeğin tadı bunlarla güzelleşiyor.

Daha sonraları Japon bilim adamları Monosodyum Glutamatı içinde bulunduğu doğal kompleksten ayrıştırarak patentini de almışlar. Anladığım kadarıyla piyasada “Çin Tuzu” adı altında satılanlar MSG’nin rafine edilmiş-saflaştırılmış kristalize şekli.

Lakin günümüzde bu iş lezzet ustalarının elinden-insiyatifinden çıkmış durumda. MSG’ nin karakterindeki lezzeti daha fazla hissettirme ve bir türlü yenilen besinde doygunluğa ulaştırmama özelliği gıda sektörü tarafından cipsten dönere tuzlu bütün gıdalara mümkün olduğunca yüksek oranda katılarak gıda maddelerinin satışlarını ve kar rantını arttırmak için kullanılıyor. 

Pek iyi, ama, bu iyi bir şey mi oluyor, acaba?   

Bu konuda çok sayıda değişik görüşler var. O zaman biz konuya sodyum glutamatın beyine etki mekanizmasını anlatarak baştan başlayalım.

 

Normal de bir yemek sırasında bile başlangıç ile sonlanış arasında gıdanın tadında fark edilebilecek derecede azalma oluyor. Glutamatlı gıdalarda ise aksine tad duyumuz daha  fazla hassaslaşıyor, beyin glutamatlı yiyecekleri son derece lezzetli olarak algılamaya başlıyor ve bunun sonucu olarak glutamatlı gıdalar (örneğin cips vb.) dan sonra diğer besinleri yeme iştahı azalıyor, sürekli daha fazla miktarda  glutamatlı gıda tüketmeye başlıyorsunuz ve yağ birikimi ile kilo alıyorsunuz.

İlk sonuç; obezite. Aşırı alındığında  baş ağrısı, bulantı gibi  genel bazı nonspesifik  hastalık   belirtilerinin yanında pankreas hasarı ile diyabet gelişimi, nörotoksik etki ile merkezi sinir sistemi hasarı ve Alzheimer, Parkinson benzeri hastalıkların artışı, böbrek ve karaciğerde hasar, büyüme hormonu baskılanması, gözün retina tabakasında hasar, astım atakları vb. reaksiyonlar ile hamilelerde bebeği etkileyebildiği, tümör riski  hakkında literatürlerde yayınlar mevcut.

 

Bazı ülkeler koruyucu tedbirler almaya çalışıyor, bazı  bilimsel yayınlar ise tehlike riskini kabul etmiyor.Aziz ülkemizde ise kullanım serbest.

Sevgili okuyucularım, Türk tuzu ile Çin Tuzu’nun öyküsü böyle.

Bir de Himalaya tuzu var ki, ancak o şimdilik kalsın…

 

 

 

Bu haber toplam 253 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Çin, Tuzu, M.S., Glutomat, Kod, No., E621

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler