HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
21 Eylül 2019 Cumartesi
Fındık Fiyatı


14.00 TL - 14.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
7 Ağustos 2019 Çarşamba Saat: 08:36

“Sürmeli Naciye” ve sazın büyük ustası Fethi Gençalioğlu

Yaşar KARADUMAN
“Sürmeli Naciye” ve sazın büyük ustası  Fethi Gençalioğlu

Son Üstad:

Ünye her konuda olduğu gibi halk müziği dalında da değerli sanatçılar yetiştirmiştir.. Bunlardan kuşağının son temsilcisi, hala çalınan türküleri ile adından söz ettirmiş Fethi Gençalioğlu’nu sizlere tanıtacağız.

Bu röportajı yaptığımız zaman üstad Fethi Gençalioğlu hayattaydı, bizi  evlerinde ağırlayarak  sorduklarımıza cevap verdi.

Küçük yaşlarda müziğe başlayan merhum Fethi Gençalioğlu  ve kızları Nuran, Nurel ve Nuray Gençalioğlu röportaj teklimizi kabul ederek  bizi evlerinde ağırladılar. Ünye’nin yetiştirdiği bu müzik adamımızı gelecek kuşaklara da aktarmak istedik. Konuşmamız eanasında Fethi Bey’in “Kimseden bir kuruş para almadım, yeter ki Ünye’nin adı duyulsun dedim” demesi biz çok duygulandırdı.

Sürmeli Naciyem ve Ünye’den çıktım başım selamet, türküleri en popüler türkülerindendi, üstad’a ilk sorumuzu sorarak sohbete başladık.

 

Müziğe nasıl ve hangi yaşlarda başladınız, sizi müziğe çeken ne oldu,

Saz çalmayı kimden ve nasıl öğrendiniz?

 

İlkokula yeni başlamıştım Tekkiraz’da Kızılcakese köyünde arazilerimiz vardı, annem Kızılcakeseli idi, yazın oraya giderdik,  sesim güzeldi bana türkü söylettirirlerdi.  Bir defa duyduğum türküyü hemen alırdım henüz saz çalmaya bilmiyordum.

 Saz çalmayı kendi kendime öğrendim. Halk evi vardı o zaman, Ünye’de halk evinde türkü, şarkı da söylerdim sesim güzel olduğu için söylettirirlerdi, sonradan sazla birkaç türkü çalmayı öğrendim kendi kendime.  

 

1951 senesinde İstanbul’a gittim, askeri okula girecektim kazanamadım. Askeri hastanede senin burnunda et var dediler ve beni almadılar. Bir gün baktım gazetede İstanbul Radyosuna kadrolu eleman alınacak diye bir ilan var, gittim,  İstanbul radyosuna alacaklardı, beni rahmetlik babam göndermedi. “Sen şarkıcı mı olacaksın” dedi.

 

İlk bağlamayı nasıl aldınız

 1951 senesinde Beşiktaş’ta bir cemiyet vardı orda bizi imtihan ettiler, türkü söylettiler, ben birincillik aldım. Şarkı da söylüyordum artık. Darbuka ve  çok güzel davul çalarım, hem çalar oynarım. Rahmetli annem Pelitliyatak köyünde bir adam bağlama yapıyormuş ona bana bağlama yaptırdı. Gürgenden bir bağlama yapıldı, ilk bağlama hikayem böyledir. Yanında çalıştığım sırada bağlamayı tam olarak bizim ustamız olan fotoğrafçı Hacı Öndersev’den öğrendim.

 

Ne çalıp söylerdiniz

Çarşamba türküleri, Ordu’nun dereleri, Akkuşun türküleri, Akkuşun türküsü çoktur.,Ünye’nin türküsü Hekimoğlu’nu bir ara söyletmediler, 1950 yıllarında Hekimoğlu yasaklandı, düğünlerde falan söylenmiyordu en çok söylenen Çarşamba türküleri, Ordu türküleri, Akkuş türküleriydi. Ünye’nin çok türküsü yoktur.  Ben birkaç tane yaptım verdim TRT ye. “Ünye’den çıktım başım selamet” Sürmeli Naciye ve daha bir çok türkü benim derlememdir.

 

Fethi Gençalioğlu kimdir?

Ben 1933 senesinde Ünye’de doğdum, ortaokulu burada bitirdim, sonradan askere gittim,  liseyi dışarıdan bitirdim. O zaman lise yoktu Ünye’de. Lise için Trabzon’a Ordu’ya gönderemedi babam.

Babamın adı, Kalaycı Hacı Usta idi. Erzurumlu idi.. Tekkiraz’da jandarma askeri iken, Kızılcakese köyünden Tekkiraz pazarına gelen  annemi görmüş beğenmiş gitmiş istemiş, vermişler, evlenmiş ve Ünye’ye yerleşmiş.

Bizim hala Erzurum’un İspir kazasının Başçeşme köyünde bir sürü arazimiz var. Annemin babası köyün imamı idi Annemin adı Hacer di iki kardeşi kurtuluş savaşında şehit olmuş.

Beş kardeştik, dört erkek birde kız.  Annemden  bir sene sonra peşinden babam öldü. Kardeşlerden hayatta bir tek ben varım.

Ortaokuldayken hanımı kaçırdım. Ortaokulu bitirip 1949 yılında evlendim askere gittim. On tane çocuğum oldu. Çocuklardan beş kız iki erkek, yedisi hayatta Ünye’nin en yakışıklı gençlerindendim. Bu kadar işin arasında müziği de sığdırdım, sonra çok güzel resim yaparım.

 

Çocukluğumuzda radyolardan duyardık,  meşhur türkünüz vardı “oy kargalar kargalar” bu türküyü nerden ve nasıl derlediniz, bunun hikâyesi ne?

 Akkuşun türküsüdür o. Ben bunu Nurettin Çamlıdağ’a verdim. Ahmet Yamacı ile Ünye’ye konsere gelmişlerdi burada tanıştık.  Ankara’ya geldiğin zaman mutlaka uğra bana dedi. Gittim, evinde ağırladı beni, o zaman o türküyü verdim. Türkünün adı “Yarim sana fistan alayım mı?  Kargaları Nurettin Çamlıdağ eklemiş. Türkü bir kadın bir erkek tarafından okunan  çok güzel bir  oyun havasıdır

Türkünün aslı “Yârim sana fistan alayımı mı, oy nerelerine nerelerine,”, şeklindeki idi. Nurettin Çamlıdağ son  satırını  “oy kargalar kargalar, fındık dalı ırgalar,” şeklinde değiştirmiş karga oradan geliyor, benim orijinal derlememde karga yok.

 

Kaç türkünüz var kaç tanesi TRT repertuarına girdi, en sevdiğiniz hangisi, en çok söylenen hangisi, en meşhur olan hangisi

 

TRT repertuarına geçmiş 10 tane türküm var. İçlerinde en çok “Ünye’den çıktım başım selamet” türküsünü seviyorum. Otuz yıl saz çaldım.  Sazı zevk için çalıyordum. Bizim ailece sesimiz güzeldir, kızlarımın da sesleri güzeldir, onlar da arada sırada okurlar. Manisa’ya tayin oldum, 1989 da İzmir’de Türk Halk Müziği bölge yarışması yapıldı. Kızım Nuray Ege bölge birincisi oldu. Türküleri derlemek, çalmak benim için bir zevk.

Ünye’ye sanatçılar geliyordu eskiden, soruyorlardı burada türkü alacağımız kimse var mı diye. Bunlara çok türkü verdim, türkülerimi verirken hiç para almadım, Ünye’nin ismi söylensin istedim.

Ümit Tokcan’a da türkü verdim, Ünye’den çıktım başım selamet türküsünü ilk Ümit Tokcan okudu.  Hiç çalınmamış kimseye vermediğim derlemelerim var. Manisa’dan emekli oldum çocuklarla birlikte 1994 yılında Ünye’ye geldik.

 

Sürmeli Naciye Türküsü benim

Sürmeli Naciye adında henüz hiçbir yerde çalınmamış  bir türküm var.

Naciye Saray camisi müezzini Kör Fethi’nin hemşiresi idi. Ünye’nin en güzel kızı, bir gün Terme’ye gidiyorlar, orada görüyorlar Naciye’yi. Terme’nin zenginlerinden bir aile oğulları Mazhar Beye istiyorlar. Evleniyorlar, Mazhar beyi bir müddet sonra vuruyorlar ve halk ona bu türküyü yakıyor ve yıllarca söyleniyor.

Sürmeli Naciye bu türküyü her duyduğunda ağlarmış.

Bu türküyü ben derledim, TRT ye verecektim Sürmeli Naciye Hanım duymuş “vermesin radyoya ben ölene kadar vermesin” demiş. Naciye hanımı ben tanımıyorum, kızı müşterek tanıdığımız bir avukat arkadaş ile ricada bulundu, “annem her defasında ağlıyor türküyü vermesin” demiş ben de vermedim. Naciye Hanım vefat etti. Şu anda türkü hiçbir yerde çalınmıyor, Naciye Hanım vefat ettiğine göre Türküyü artık birine verebilirim.

Not: Bu türküyü  Fethi Almanyada yaşayan  Ünyeli müzikolog Hamdi Tansese vermiş yalnız o okuyur linki aşağıda:

https://www.youtube.com/watch?v=AIGfUKWRuog

 

Son söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Rahatsızlığım nedeni ile son zamanda müzikle çok ilgim olmadı, evde ki bağlamayı bile verdim. Peşimizden gelen gençler var, çok, daha güzel şeyler bulup yapacaklardır. Hepsine başarılar diliyorum, size de çok  teşekkür ediyorum..

 

TRT Repertuarına geçmiş bazı türküleri:

Ünye’den çıktım başım selamet, Sürmeli Naciye, Yar sana beşik alayım mı? Yayla yaylaya bakar, Şu derenin boyuna

 

Sürmeli Naciye

https://www.youtube.com/watch?v=AIGfUKWRuog

 

Ünye’den çıktım başım selamet

https://www.youtube.com/watch?v=5lrZkNTr_Vk

https://www.dailymotion.com/video/x1jie4h

 

Bu haber toplam 399 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler