HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
21 Eylül 2019 Cumartesi
Fındık Fiyatı


14.00 TL - 14.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
22 Ağustos 2019 Perşembe Saat: 15:38

Ünye’de Dondurmanın Öyküsü

Ahmet KABAYEL / Ahmet Derya VARİLCİ (ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU) CANİK DERGİSİ 15. SAYI Dondurmanın atası antik çağlardan bu yana kullanılan buzlu şerbettir.. Dondurmanın buzlu şerbet olarak kullanıldığı dönem, MÖ. 550 yılına aitti
Ünye’de Dondurmanın Öyküsü

Ünye’de ilk Dondurma imalatı

Ünye’de ticari anlamda ilk dondurma ne zaman ve kimler tarafından imal edildiği bilinmemektedir. 1930’ların sonunda şekercilik ve pastacılıktan ayrı bir uğraş olarak ortaya çıktığını öğrendiğimiz dondurmayı ilk imal edenler arasında Mustafa Çavuşoğlu adı geçmektedir. Temiz ve titiz olmasından dolayı Tozbey diye bilinen bu Ünye esnafı, çoğu Ünyelinin tanıdığı ve birkaç yıl önce vefat eden Bolpaça Nuri lakaplı kurukahveci Nuri Çavuşoğlu’nun babasıdır. Gökhan Çavuşoğlu, dedesi ‘Tozbey’in dondurma servisinde kullandığı 85 yıllık spatulayı bulup bize getirdi. (Bakır alaşımlı spatula fotoğrafta görünmektedir.) 

Önceleri salep kullanılmadan pirinç unuyla yapılan dondurmalar, sonraki yıllarda saleple yapılmaya başlanır. Köylerden toplanan salep yumruları kaynatılıp kurutularak, değirmenden geçirilir. Dondurma asıl lezzetini bu aşamada bulur. Zaten o dönemde ardı arkası kesilmeden Ünye’de kar kuyuları açılmaya başlamış ve dondurmacılık mesleğini icra eden “ilkler” ortaya çıkmıştır.

Konuyla ilgili olarak Topçu Dondurma’nın sahibi Topçu Hüseyin Diktepe’nin oğlu Ahmet Diktepe’den, Şekerci Niyazi Aktuğ’un oğlu Ahmet Aktuğ’dan,  Aşçı Hamit’in oğlu Mehmet Suyabatmaz’dan, Bolpaça Nuri’nin oğlu Gökhan Çavuşoğlu’ndan, emekli terzi Ahmet Yeşil’den ve tabi her zamanki bilgi kaynağımız Ünye’nin yaşayan belleği Recai Çavuş’tan (Ekinci) bilgi aldık. 

1940’ta dondurmacılığa başlayan Hüseyin Diktepe (Topçu), askerlik öncesi Kolçaklar’dan dondurma yapmayı öğrenmiştir. Demek ki, Namık Kolçak’ın dedesi de dondurma yapımıyla uğraşan ilklerden birdir. 

 

Kar Kuyuları ve Dondurma

Kar kuyuları, soğutma cihazlarının olmadığı yahut yaygınlaşmadığı devirlerde, soğutma işlemi için gerekli düzeneklerdir. Kışın yağan karın toplanarak, genişçe açılmış kuyulara gömülmesinden ibarettir. Geniş bir odayı andıran 10 – 15 hatta 20 metre derinliğinde çukurlardan oluşan kuyularda, sıkıştırılarak topaklanmış karın buza dönüşmesi sağlanır. Eğimli arazide açılan bu kuyuların dibinde, bir de su tahliye deliği bulunur. Dip kısım kalaslarla örtülür ve yivdin serilir. Üstü de kapatılarak dışarıdaki havayla teması kesilir. Testere ile kesilerek kalıplara bölünen buzlar, talaşa bulanarak çuha yahut benzeri bezlere ve çuvallara konularak eşek sırtında gerekli yerlere taşınır.

 

Kar Kuyusu Sahipleri ve İlk Dondurmacılar

Karcı Hasbi’nin kuyusu Kiraztepe, Bağbaşı.

Ede Sabri’nin kuyusu Kiraztepe’de.

Saray Cami müezzini Kaplan (Dondurmacı Ali Soytürk’ün anne tarafından dedesi), Çınarlık Mahallesi’nde kar kuyusu var, dondurmacı.

Hüseyin Diktepe (Topçu) – Hacıbekir Dondurma, Gölevi’nde ve Çamurlu Mahallesinde kar kuyuları.

Recai Sırmabıyık, Tepe’de şimdiki Öğrenci yurdu’nun yanında kar kuyusu,

Süleyman Kösecioğlu (İpçi), kar kuyusu ortağı ve dondurmacı.

Mustafa Yiğenoğlu, Kiraztepe, Hamidiye Mahallesi, kar kuyusu vardı ve dondurmacı.

Molla Ahmet’in fındıklığında bulunan kuyu…

Kemal Çakıroğlu (Küçük Asker)- Han Boğazı’nda dondurmacı.

Aşçı Hamit (Suyabatmaz), 1960’lı yılların ortasında ilk makineli imalata geçerek Roma Dondurması’nı kurdu.

İlk dondurma makinelerinden biri de “Park” adıyla bilinen Ünye İskelesinin başlangıcındaki bugünkü Yunus Emre Parkı’ndaydı.

Orta yaş ve üzeri Ünyelilerin belleğinde, çocukluk yıllarının dondurması ve dondurmacıları özeldir. İlginç dondurma arabaları, geniş şapkalar ve Topçu da olduğu gibi rekor uzunluktaki bıyıklarıyla Dondurmacılar sadece bir tat sunmakla kalmıyor, belleğimizde silinmeyen izler bırakıyordu. O günleri yaşamayan bilemez. Delikli kuruşla (2,5 kuruş) dondurma aldığımız günlerdi. Birden beş kuruşluk dondurmaya terfi ettik. İki delikli kuruşu bir araya getiremeyen dondurma yiyemeyecekti. Çocuk yüreğimizde ilk ve belki de en önemli kaygı böyle yaşandı.

Topçu Dondurma

1940 Tarihinde dondurmacılığa başlayan Hüseyin Diktepe’nin daha önceki uğraşı Çataltepe Suyu satışıdır. Askerlik dönüşü Çöremez’de (Ünye’nin Gölevi mevki) bir kar kuyusu açtırarak, profesyonel dondurmacılığa adım atar. Dondurmaya en önemli malzeme olan buzu sağlayan bu ilk kar kuyusu yetmeyince, Diktepe, Çamurlu Mahallesi’ndeki evinin yanına ikinci kuyusunu açtırır. Modern soğutucular ve dondurma makinelerinin yaygınlaştığı 1960’lı yıllara kadar bu kuyuları kullanır. Ahmet Diktepe’nin ifadesiyle, evin yanındaki kar kuyusu neredeyse bir evin sığabileceği genişlikte, 10-15 derinliğindedir. 1978’de her iki kuyu da kapatılmıştır.

Askerliğini topçu olarak yapan Hüseyin Diktepe, yakın çevresinde “Topçu” lakabıyla anılır. Bir aile büyüğünün adından esinlenerek, yaptığı işi Hacı Bekir Dondurma olarak isimlendirir. Yıllar sonra oğlu Ahmet, sürdürdüğü baba mesleğinin adını, baba lakabı uyarınca Topçu Dondurma olarak değiştirir.

1968 Yılında Hüseyin Diktepe, dönemin meslektaşları gibi modern dondurma makinelerine terfi eder. Oğlu Ahmet Diktepe, Ünye’nin nüfusu oranında sayıları bir hayli çoğalan dondurmacılar gibi modern makinelerde dondurma imal etmektedir. Algida, Panda ve Schöller gibi yerli-yabancı ve çoğu çokuluslu firmalarla rekabet etmektedir. Kendisinden aldığımız dondurma tarifi diğer dondurmacıların yaptıklarıyla aynıdır. Ancak, karışımın kaynatılması, karıştırılma işlemi, göz kararı ve el yordamıyla uyguladıkları hassas ölçüler hala sır olma özelliğini korumaktadır. Babasından öğrendiği ve uyguladığı bu sırrı şimdi kendi çocuklarına taşımaktadır.

 

Roma Dondurması

1960’ların ikinci yarısında Ünye dondurması “makineli” döneme girer. İlk makine ile yapılan dondurmalardan biri Aşçı Hamit’e (Suyabatmaz) aittir. Roma Dondurması adıyla Hükümet Caddesi üzerinde ve şu an Yaman Kuyumcu’nun bulunduğu yerde imalatına ve satışına başlanır. Daha yumuşak ve krem kıvamında bir dondurmadır. Roma Dondurması’nın farklılığını ve yapılış biçimini 1932 doğumlu Mehmet Suyabatmaz’dan dinledik.   

Dondurma işine 17 yaşında “Müezzin Emmi”nin yanında başlayan Mehmet Suyabatmaz, makineli dondurmaya ilk geçen yerlerden biri olan Park’ta (şimdiki Yunus Emre Parkı) bir dönem çalışır. O dönem Aydın’ın Nazilli ilçesinde Uğur Dondurma Makineleri adıyla soğutucu imalatına başlanmış ve bütün ülkeye buradan yayılan makineler aracılığıyla bugünkü dondurma sektörü doğmuştur. Halen 120 ülkeye ihracat yapan bu firma, soğutma sektöründe ülkemizin lider kuruluşlarından biridir.

Aşçı Hamit Suyabatmaz’ın kendi mülkü olan işyerinde başlattığı Roma Dondurması uzun yıllar burada hizmet verir. Mehmet Suyabatmaz bu süre zarfında dondurma imal eder ve satış yapar.

Bugün yapılan dondurmalar her ne kadar modern makinelerde gerçekleşse de, karışım oranlarının ayarlanması, kaynatma ve karıştırma sürelerinin ayarlanması ustalık ister. Dondurma lezzetinin sırrı buradadır. Örneğin 25 kg.lık süt ve 1 kg. civarı şeker ilavesiyle kaynatılmış karışım, 15–16 kg. kalana kadar işlem sürdürülür. Tüm süreci kontrol eden, şeker ve salep miktarını ayarlayan usta; karışım miktarını ve süreleri el yordamı ve göz kararıyla ayarlar. İşin sırrı buradadır. Dondurma yapan kişi ancak ustasından görerek ustalaşır ve gelecek kuşaklara aktarır.

 (Bu araştırma Temmuz 2010 tarihinde Ünyekent’te tefrika edilen ÜTAG’ın bir yazı dizisinden derlenmiştir.) 

 

 

 

Bu haber toplam 740 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Ünye’de, Dondurmanın, Öyküsü

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler