HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Kasım 2019 Pazar
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
15 Ekim 2019 Salı Saat: 08:50

HARF DEVRİMİ Yeni Türk Alfabesinin kabulü 1 Kasım 1928

Yaşar Karaduman
HARF DEVRİMİ Yeni Türk Alfabesinin kabulü 1 Kasım 1928

Türklerin kullandığı ilk alfabe, Göktürk Alfabesi'dir. Bu alfabe aynı zamanda ilk milli alfabemizdir


Türkçeyi yazmak için kullanılan Arap harfleri yerine Lâtin alfabesinden alman harfler Türk dilinin özelliklerini belirten işaretlere de yer vererek Türk Harfleri adı ile kabul edilmiştir.

Harf İnkilabı yazı dilinde kullanılan Arap harflerinin yerine yeni Türk harflerinin alınmasını ifade eder.

 

 

Arap harfleri Türk dili için yetersiz ve elverişsizdi. Türkçe Arap harfleri ile kolay yazılıp okunamıyordu. Okuyup yazmayı kolaylaştırmak ve yaymak modern eğitim ve öğretimin gerçekleşmesine çalışmak ancak “Harf Devrimi” ile sağlanabilirdi.
Harf Devrimi 1000 yıllık Arap harfleri ile yazı yazmak geleneğini bırakarak batı kültürü ile yakınlaşma sağladığındanAtatürk'ün önderliğinde kültür devrimine yol açan büyük bir devrimdi.
Atatürk Harf Devrimini sadece kolay okuyup yazma için bir yazı tekniği sorunu olarak ele almamıştır. Lâtin alfabesinden alınan Türk harfleri batı uygarlığına katılma işini de kolaylaştırmıştır. Harf Devrimi aynı zamanda Türkçeleştirme akımına hız vermiştir. 
Harf Devrimi kolay okuyup yazma yanında okuma alışkanlığını da artırmış ve yaymıştır. Harf Devriminin en önemli yönü Kültür Devriminin temel yapısını teşkil etmesi Türk kültürünün gelişmesine imkân vermiş olmasıdır.

 

Atatürk ve Harf Reformu

Mustafa Kemal de bu konuyla 1905-1907 tarihleri arasında Suriye'deyken ilgilenmeye başladı. 1922 yılında Atatürk Halide Edip Adıvar'la yine bu konu hakkında konuşmuş ve böylesi bir değişikliğin sert önlemler gerektireceğini söylemişti.

Eylül 1922'de Hüseyin Cahit'in İstanbul basın yayın üyelerinin katıldığı bir toplantıda Atatürk'e sorduğu "Neden Latin harflerini kabul etmiyoruz?" sorusuna, Atatürk "Henüz zamanı değil" yanıtını vermişti.

Komisyonun tartıştığı konulardan biri eski yazıdaki kaf ve kef harflerinin yeni Türkçe alfabede q ve k harfleriyle karşılanması önerisiydi. Ancak bu öneri Atatürk tarafından reddedildi ve “Q” harfi alfabeden çıkartıldı.

Yeni alfabenin hayata geçirilmesi için 5 ila 15 senelik geçiş süreçleri öngören komisyonda bulunan Falih Rıfkı Atay'ın aktardığına göre Atatürk "bu ya üç ayda olur, ya da hiç olmaz" diyerek zaman kaybedilmemesini istedi.  Alfabe tamamlandıktan sonra 9 Ağustos 1928'de Atatürk alfabeyi Cumhuriyet Halk Partisi'nin Gülhane'deki galasına katılanlara tanıttı.

11 Ağustos'ta Cumhurbaşkanlığı hizmetlileri ve milletvekillerine, 15 Ağustos'ta da üniversite öğretim üyeleri ve edebiyatçılara yeni alfabe tanıtıldı.

Ağustos ve Eylül aylarında da Atatürk farklı illerde yeni alfabeyi halka tanıttı. Bu sürecin sonunda komisyonun önerilerinde, kimi ekleri ana sözcüğe birleştirme amaçlı kullanılan tirenin atılması ve şapka işaretinin eklenmesi gibi düzeltmeler yapıldı. 8-25 Ekim tarihleri arasında resmi görevlilerin hepsi yeni harfleri kullanımla ilgili bir sınavdan geçirildi.

 

Türklerin ilk alfabesi

 Türkler, tarih boyunca değişik alfabeler kullanmışlardır. Türklerin kullandığı ilk alfabe, Göktürk Alfabesi'dir. Bu alfabe aynı zamanda ilk milli alfabemizdir. Bundan sonra Uygur Türkleri kendilerine mahsus bir alfabe kullandılar. İslâmiyet'in kabulünden sonra Arap Alfabesi kullanılmaya başlandı. Arap harfleri, Türk Dili için uygun değildi.

İlerlemenin önündeki en büyük engel cehaletti. Milleti bu durumdan kurtarmaya kararlı olan Mustafa Kemal Atatürk, kurtuluşun yolunu da şu sözü ile gösterdi:

"Büyük Türk milleti, cehaletten az emekle kısa yoldan ancak; kendi güzel ve asil diline kolay uyan böyle bir vasıta ile sıyrılabilir. Bu okuma yazma anahtarı ancak Lâtin esasından alınan Türk alfabesidir".

Okur-yazarlığı yaymak ve cehaleti kısa zamanda gidermek için, Atatürk'ün emriyle bir komisyon kurulup yeni Türk alfabesi hazırlandı. Harf İnkılâbı'nın ilk müjdesini Mustafa Kemal 8 Ağustos 1928' tarihinde, İstanbul'daki Sarayburnu Parkı'nda halka şöyle duyurdu:

"Arkadaşlar, bizim güzel ahenkli zengin dilimiz yeni Türk harfleri ile kendini gösterecektir. ... Yeni Türk harflerini çabuk öğrenmelidir. Vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanperverlik ve milliyetperverlik vazifesi biliniz. Bu vazifeyi yaparken düşününüz ki bir milletin, bir toplumun yüzde onu okuma yazma bilir, yüzde sekseni bilmezse, bundan insan olanlar utanmalıdır".

Bundan sonra yeni Türk harflerinin yaygınlaştırılması için bir seferberlik başlatıldı. Başöğretmen Atatürk, yurt seyahatine çıkıp, kara tahta başında yeni Türk harflerini vatandaşlara öğretti. Ankara'da toplanan öğretmenler birliği kongresinde, öğretmenler, Atatürk'ün açtığı bu yeni yolda sabırla çalışacaklarına ant içtiler. üç ay gibi kısa bir zamanda inkılâp gerçekleşti. 1 Kasım 1928' tarihinde, yeni Türk harflerinin kabulüne ilişkin kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildi. Kanunun kabul edilmesinden sonra geniş halk kitlelerine okuma yazma öğretmek üzere "Millet Mektepleri" açıldı. Atatürk, Millet Mektepleri Başöğretmeni ilân edildi (24 Kasım 1928). Böylece, eğitim ve kültür hayatımızda yeni bir dönem başlamış oldu.

 

Harf devrimi neden yapıldı?

Türkiye’de harf devriminin okuma yazma oranını artırdığı iddia edilir. Bu bir bakıma doğrudur. Çünkü Latin harflerini okuyup yazanların oranında büyük artışlar olmuş Harf devriminden bu zamana kadar okuma yazma seferberliklerinin artmasıyla nüfusun tamamına yakını  okuma yazma öğrenmiştir.
Devrimin yapılma gerekçelerinden biri Cumhuriyetin ilan edildiği yıllarda okuma yazma oranının yüzde 10’un çok altında olduğu iddia edilir. Fakat İttihat ve Terakki hükümetinin savaş öncesi yaptığı bir araştırmaya göre nüfusun yaklaşık yüzde 30-40’ı okuma yazma bilmektedir. 1895 yılına ait Osmanlı istatistiklerine göre bu sayı  yüzde 60’a yakındır. Çünkü ülkenin her tarafına açılan sıbyan ve mahalle mekteplerinde çocuklara okuma yazma öğretilirdi.
Ünye Canik Tarih ve Kent Kültürü Dergisi sayı 18

KAYNAKLAR

1. Yusuf Akçay, “Osmanlı Dönemi Alfabe Tartışmaları Bağlamında Dr. İsmail Hakkı Bey ve Islah-ı Huruf Cemiyeti.”

2. Sinan Meydan, “Cumhuriyet Tarihi Yalanları(1. Kitap).”

3. Yeni Türk Harflerinin Kabulü Öncesinde Halk Eğitimi ve Yazı Değişimi Konusunda Türk Kamuoyunda Bazı Tartışmalar ve Millet Mekteplerinin Açılması(1862-1928)

Bu haber toplam 401 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : HARF, DEVRİMİ, Yeni, Türk, Alfabesinin, kabulü, 1, Kasım, 1928

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler