HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
19 Kasım 2019 Salı
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
24 Ekim 2019 Perşembe Saat: 08:56

LOZAN ANLAŞMASI Sakarya’dan Lozan’a Lozan’ı halen tanımayan Dostumuz kim?

Yaşar KARADUMAN
LOZAN ANLAŞMASI Sakarya’dan Lozan’a Lozan’ı halen tanımayan  Dostumuz kim?

 “Lozan Antlaşması” diye göğsümüz kabararak okuduğumuz anlaşma, İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B ve Yugoslavya tarafından imzalanmıştır

 

Zürih’te bulunduğum yıllarda çok merak ettiğim  Lozan anlaşmasının yapıldığı Lozan şehrini ve  binayı görmek  fırsatım oldu..

Anlaşma tek bir binada yapılmamıştı. Görüşmeler önce Rivage Palast (Rivage Sarayı)’nda sonra Leman Gölü kıyısındaki (Chateau d'Ouchy) (Uşi Şatosu) nda yapılmıştı.. Görüşmelerin çoğu Uşi Şatosu'nda gerçekleşmiş ve önemli kararlar alınmış, antlaşma Rumine Sarayı’nda şimdi Doğa Bilimleri Müzesi olan eski Lozan Üniversitesinde imzalanmıştı.

Bugün bu binalardan yalnız Uşi şatosunun giriş kapısında duvarda anlaşmanın burada yapıldığına dair bir tabela vardır.

Bu şatoyu çoğunlukla ya özel olarak buraya gelen ya da tesadüfen buradan geçen Türkler ziyaret eder. Şatoya yaklaşıp duvardaki küçük tabelayı okumaya çalışıyordum, tabelada sizin sandığınız gibi “Lozan anlaşması bu binada yapılmıştır” yazmıyordu.. Ben öyle beklemiştim. Anlaşmanın adı bizim bildiğimiz gibi “Lozan Anlaşması” değildir. Fransızlar, (Yakındoğu Barışı) veya (Şark işleri konferansı)  demişlerdir. Tabelada  “Yakın Doğu Barışı” yazıyordu. Yanıma yaklaşan üniformalı görevli Fransızca aksanlı İsviçre Almancası ile “Guten Tag Mösyö,  deminden beri size bakıyorum, Türk müsünüz?” “evet” dedim. Bana şatoyu ve odaları gösterdi, anlaşmanın imzalandığı o da o gün kapalıydı görememiştim daha sonra üç defa daha gittim.

Lozan şehri ve önündeki Leman gölü çok güzeldi. Sonra İşviçre Hükümeti anlaşmanın imzalandığı masayı Türkiye’ye hediye etti. Bunları “Gönlüm Lozan’da Kaldı” adı altında on yıl önce yazdım, bu anılar bazı İstanbul gazetelerinin pazar eklerinde yayınlandı.

Yıllar sonra Fransa’ya yolum düştüğünde Paris’in otuz kilometre dışında ki Sevr anlaşmasının yapı8ldığı binayı da görme fırsatım oldu. İşviçre’deki bina ne kadar sevimli ise Sevr anlaşmasının yapıldığı bina o kadar çirkindi.

 

Türkiye yeniden kurulmuştu
Benim generasyonumun “Lozan Antlaşması” diye göğsü kabararak okuduğu anlaşma, İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileriyle İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, S.S.C.B ve Yugoslavya tarafından imzalanmıştır. Barış görüşmeleri 8 ay sürmüş ve  anlaşma, Türkiye’nin bağımsız ve eşit bir devlet olarak uluslararası topluma kabul edilmesini sağlamıştır.

 Lozan’a Yol Göründü

Türkiye Lozan’a nasıl gelmişti

Dünyayı hayrete düşüren Sakarya meydan savaşı bakın nasıl kazanılmıştı?

Sakarya savaşında 4000 süvariden oluşan süvari gurubunda sadece 118 kılıç vardı, geri kalanı ellerinde sopalarla düşmana saldırdılar.

Halk malının yüzde kırkını orduya verdi. Asker yalınayak subaylar çarıklı idi.

Adana’dan Konya’ya gelen beşinci tümenin son alayını taşıyan tren odun bittiği için yolda kaldı. Alayın Yunan ordusundan önce Sakarya’ya yetişmesi şarttı. Önce vagonların ahşap duvarlarını sonra vagonların tabanlarını sonra cephane sandıklarını yakarak bir demir yığını halinde cepheye geldiler.

Sakarya savaşında 5700 şehit verdik. 17.700 yaralı vardı.

Yaralılar Ankara da hastane yetmeyince Çankırı’ya gönderildiler

hem de yaya olarak

Olağan üstü yokluk ve fakirlik içinde verilen destansı bir savaştan sonra Lozan yolu göründü.

Biz bu vatandan kolay kolay vazgeçemeyiz.

 

Sakarya Savaşında Ünyeliler de vardı

Sakarya Meydan Savaşı’nda Ünyeliler de vardı. Ben bu gazilerden çoğunu tanıdım. Atmışlı yetmişli yıllarda daha sağdılar.

Yaralılar trenle Samsun’a oradan deniz yolu ile Ünye’ye getirildiler. Karadan yol yoktu. Hafif yaralıları sahipleri alarak köylerine götürdüler. Ağır yaralılar Ünye’de iki ev hastane haline getirildi ve oralarda tedavileri yapıldı.  Hayırsever bir Ünyeli  Acem Haydar evini hastane olarak verdi.. Bu evlerden biri de İlk Meçhulasker sonradan Ünye Ortaokulu  binası idi. Hastane olarak kullanılan binayı ilkokul yaptılar okulun adını burada hastane iken hayatlarını kaybeden  bilinmeyen askerler anısına MEÇHULASKER ilkokulu koydular. Bina otuzlu yılların ortalarında Ortaokul oldu ve Meçhulasker ilkokulu biraz aşağıya taşındı. Ben ikinci binasında okudum. Şimdi aynı yerde Meçhuasker Ortaokulu var.

 

Lozan"ı halen tanımayan tek ülke

Dost sandığımız düşman..


Lozan’ı o gün ve halen bu günde tanımayan ve anlaşmayı imzalamayan tek ülke müttefikimiz ve dostumuz Amerika’dır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında imzalanan Sevr Antlaşması’na imza atan Amerika, Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak uluslararası toplumca kabulünü sağlayan Lozan’ı tanımayan tek ülkedir. Amerika,  Türkiye’nin sınırlarını hâlâ tam olarak tanımış değildir. 

Lozan Antlaşmasını neden imzalamamıştır?. Konu çok uzun ve detaylıdır merak edenler bu konuda yazılmış Hulki Cevizoğlu’nun “1919"un şifresi Gizli ABD İşgalinin Belge ve Fotoğrafları” kitabına bakabilirler.

Amerika şok geçirdi..
İsmet Paşa, Lozan’daki salonun kapısına “Amerikalıları istemiyoruz” yazılı bir levha astırdı, Amerikalı gözlemciler şaşkına döndü.
New York Times, 23 Kasım 1922 tarihli nüshasında, Lozan’daki konferans salonu’nun kapısında  “Amerikalıları İstemiyoruz” yazdığını, Amerikalı gözlemcilerin ise şok geçirdiklerini bildiriyordu. Yazının altında İsmet İnönü’nün imzası vardı.

Kendilerini dünyanın egemenleri sananlar şaşkına dönmüşlerdi.

 

Aldıklarımızı tek tek geri veriyoruz

Bir akşam, İngiliz delegesi Lord Curzon İnönü’ye şöyle demişti:

"Aylardır görüşüyoruz. Müzakere üstüne müzakere, anlayış göstermiyorsunuz, sizden memnun değiliz. Ama reddettiklerinizi atmıyoruz, cebimize koyuyoruz. Yarın gelecek  bu cebime koyduklarımı çıkarıp önünüze koyacağım."

Yıllar sonra zaman zaman gidip kapılarını çaldık, İMF gibi, Ortak Pazar gibi.. O gün ceplerine koyduklarını tek tek çıkarıp önümüze koyarak o gün alamadıklarını almaya çalışıyorlar.

Canik Dergisi sayı 18

Bu haber toplam 326 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler