HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
19 Kasım 2019 Salı
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
28 Ekim 2019 Pazartesi Saat: 08:49

Ünye Dizdar Kabadirek Mezarlığı Ve mezar taşları

Yaşar Karaduman
Ünye Dizdar  Kabadirek Mezarlığı Ve mezar taşları

Bin yıllar içersinde Ünye’de yaşamış kavimler çeşitli izler bırakmışlardır.

Dizdar ve Yaycı köyü sınırında Kabadirek Camiin önündeki mezarlık Türklerin dört dönem mezarlık ve mezar kültürünün yan yana bulunduğu ender rastlanan bir tarih hazinesidir.

Caminin arkasındaki ormanlıkta ise, Türklerin Ortaasyada kullandıkları “Balbal” dedikleri mezartaşları  vardır. Burada muhtemelen bir savaş cereyan etmiş ve ölenler buraya gömülmüşlerdir.

 

 

Ünye ve çevresi en eski yerleşim yerlerinden biridir. Ünye’nin tarih öncesi dönemi ile ilgili en kapsamlı araştırma,  Ünyeli olan Ankara Dil - Tarih Coğrf. Fak. Arkeoloji Bilimdalı Profesörlerinden rahmetli İsmail Kılıç Kökten tarafından yapılmıştır. Hocanın 1963 yılında Cevizdere’de yaptığı kazılara çok genç bir gazeteci iken yine Orhan Bora hocayla birlikte katılmış, İsmail Hoca bana epeyi toz toprak taşıtmış ve eletmişti.

İsmail Kılıç Kökten’in Ünye’nin Yüceler köyündeki mağaralarda ve Cevizdere vadisinde yaptığı kazılar sonucu, bu yörede yontma ve cilalı taş devirlerine ait aletler ve silahlarlar ile toprak kapların yanı sıra, insan ve evcil hayvanlara ait iskelet, çakmaktaşından bir el baltası bulmuştur.

Prof. İsmail Kılıç Kökten’in katkılarıyla Ünye’den Anadolu Medeniyetler Müzesi’ne bir çok eser gitmiştir. Bu eserler daha önce Ünye’de eski Anafarta İlkokulunda Ünye’nin ilk müzesi sayılabilecek bir cam dolapta saklanıyordu.

Yapılan kazılar sonucu Milattan 15 bin yıl önce Ünye’de toprağa yerleşik hayatın başladığı anlaşılmıştır. Ünye ve çevresinde yerleşen ilk topluluk Kaşkalardır. MÖ 2000'lerden itibaren tarih sahnesine çıkan Kaşkalar bugünkü Sinop ile Perşembe arasındaki bölgede yerleşmişlerdi. Kaşkalardan sonra, Hititler, İskitler, Kimmerler ve Khalipler bölgemizde egemenlik kurmuşlardır.

MÖ. 370 Yıllarında bölgede Yunanlılar koloniler kurmaya başlamışlardır. Daha sonra Ünye Perslerin, İskender’in ve Pontus Devletinin, Roma ve Bizans hâkimiyetinin ardından 1200 yılında Türklerin eline geçmiştir. Büyük Selçuklu Devletinin 1080 yılında Anadolu’ya hâkim olmasıyla başlayan süreçte sırasıyla; Danişmentliler, Anadolu Selçukluları ve ardından 1461 yılında Osmanlı Devletinin idaresi altına girmiştir.

 

Ünye’de yaşamış kavimlerden

günümüze ulaşan izler

 

Bu bin yıllar içersinde Ünye’de yaşamış halklar ve kavimler çeşitli izler bırakmışlardır. Bin yıllar önce buraya gelip yaşamaya başlayan insanların ömürleri çok kısaydı. Bazen otuz yaş bile onlar için çok uzundu. Çok değişik ölü gömme şekilleri, mezarlık ve mezar taşları kullandılar. Bir kısmı ölülerini yaktı, küllerini gömdü. Bir kısmı, uzaklara götürerek ağaç dalları üzerinde bıraktı. Bir kısmı mumya yaptı. Bir kısmı taş mezarlar yaparak toprağa gömdü.. Bir kısmı taştan lahitler oydu içine koydu. Bir kısmı ulaşılması zor yerlerde kayalara mezar oydular. Bir kısmı eşyaları ile gömüldü. Bir kısmının mezarına atını, eşyalarını ve yiyecek koydular. Kimi Tümülüs yani tepe şeklinde yığma mezarlar yaptı. Kimi kavimler dikine gömdü. Bazıları yalnız eti yakarak kemikleri bir beze sararak gömdüler. Bazıları uzak tepelere gömmeden bıraktı. Bazıları ölülerini dağ başları veya kaya oyuklarda kurutarak muhafaza etti.

 

Dört dönem ve dört ekol

mezar taşları bir arada

 

Dizdar köyünde bulunan bu mezarlık, Kabadirek Camiin önünde dir. Türklerin dört dönem mezarlık ve mezar kültürünün yan yana bulunduğu ender rastlanan bir tarih hazinesidir. Buranın koruma altına alması gerekmektedir. Bu taşlar buradan bilinerek ve bilmeyerek yok edilebilir. Caminin arkasındaki ormanlıkta ise, Türklerin Ortaasyada kullandıkları “Balbal” dedikleri mezartaşları da vardır. Burada muhtemelen bir savaş cereyan etmiş ve ölenler buraya gömülmüşlerdir.

Oğuz Han’ın oğullarından Günhan’ın dört oğlundan biri olan “Çepni” nin soyundan gelen Danişmentliler, 1071 Malazgirt savaşından sonra Sivas yöresine gelerek burayı fethetmişler ve burada Danişmentli Beyliğini kurarak “Niksar’ı da başkent yapmışlardı. Danişmet Ahmet Gazinin ölümünden sonra yerine geçen Emir Melik Gazi emrindeki oymak beyleri Dizdar Bey, Yunus Bey, Menteş Beyle Akkuş dağlarını aşarak Ünye’ye kadar inmişler ve Dizdar köyünde geçen bir savaşta Dizdar Bey ve çok sayıda asker şehit düşmüşlerdir. Diğer Oymak Beyleri Yunus Bey Ünye Kiraztepe’de, Menteş Bey ise biraz aşağıda Kabakçı mevkiinde şehit olmuşlardı. Üç komutan da şehit olduktan sonra mezarları kutsal sayıldı ve ziyaret yeri olarak günümüze kadar geldi.

 

Kabadirek Mezarlığı

Birinci dönem

Çepni Türklerinden olan Danişmetliler Ortaasyadaki anayurtlarında Müslüman değillerdi. Şamanizm adlı yine tek Tanrılı (Göktanrı) bir dinleri vardı. Bu dinde ölülerini yine toprağa gömerler ve başına taşlar dikerlerdi. Bey, komutan ve savaşçılar ölünce bir bir buçuk metre boyunda taşlar diğerlerine daha alçak taşlar konurdu. Türklerin Müslümanlığa geçişleri üç yüz sene sürdü. En son Malazgirt’ten yüz sene önce Müslüman olan boylar vardı. O nedenle daha mezar ve mezar taşı kültürleri oluşmamıştı. Ölülerinde eski dinlerinde kullandıkları taşları dikiyorlardı. Burada bulduğumuz mezar taşları işte bu eski dinlerinde kullandıkları mezar taşları idi. Yeni dinlerinde daha bir mezar taşı kültürleri oluşmamıştı. Bu birinci dönemdir. Bu ilk dönem taşlara “Balbal” denirdi bunlardan caminin önündeki mezarlıkta ve arkasındaki orman içindeki mezarlıkta çok sayıda vardır.

 

İkinci dönem

Bir müddet sonra buradaki savaşta şehit olan oynak beyi Dizdar Bey’in mezarının yanına bir cami yapılmış ve burası Dizdar Beyin yakınına gömülmek istenmesi nedeni ile yavaş yavaş bir mezarlık hüviyetine bürünmeye başlamıştır. Aynı zamanda yeni dinleri olan Müslüman mezar taşları kültürü de oluşmaya başlamıştır.

Taşlara, şekil verilmiş, bazı geometrik motifler yapılmaya ve yazı yazılmaya, taşlarda bazı meyveler, çiçekler, ağaçlar kullanılmaya, baş ve ayak taşları diye ayrılmaya başlanmıştır. Bu Selçuklu tarzı mezar taşları ve Anadolu Selçukluları ekolüdür.

 

Üçüncü Dönem

Üçüncü dönem mezar taşları Osmanlı tarzı mezar taşlarıdır. Selçuklu mezar taşları tarzı yerini Osmanlı tarzına terk etmiş ve bu ekolde mezar taşları taş işçiliğinin en üst noktasına ulaşmıştır. Mezar taşlarına ölenlerin günlük hayattaki yaşamlarına uygun şekiller verilmiş, ölenin hayta iken yaptığı işi yansıtan taşlara kavuk, serpuş, fes gibi simgeler işlenmiş kadın mezar taşlarında süslemeler ve bezemeler yapılmıştır.

 

Dördüncü dönem

En kötü dönem bu dördüncü ve son dönem olan  günümüz mezar taşları ekolü ve kültürüdür. Buna ne ekol denir ne kültür. Bu bir karmaşa ve çirkinliktir. Birbirine benzemeyen taşlar, tarz tamamen kaybolmuş şekilsiz ve çirkin mezar taşları yaparak ya çok abartmışız da hiç önem vermemişiz.

Bugün mezarlıklarımızda mezarlar ve mezar taşları bir faciadır. Osmanlı  bu taşları teknolojinin bugünkü kadar gelişmiş olmadığı dönemlerde daha iyi yapmıştır. Ünye’de Osmanlı mezarlığı ve mezar taşlarına örnek çamlık mevkiindeki çok kötü restore edilen mezarlardır.

Ayrıca çok sayıda Osmanlı ekolü mezar taşı Ortayılmazlar Mahallesi Osman Ağa Camisinin bahçesinde bakımsız ilgisiz yok olmaya bırakılmışlardır.

Geçen dönem belediye yönetimi bunları bir “Açık hava Taş Eserleri Müzesi” şeklinde bir yerde toplanmak istiyordu, kısmet olmadı, yeni yönetimin de müzeden-eserden pek haberi yok gibi geliyor bana pek haberi yok geliyor bana.

Bu haber toplam 307 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Ünye, Dizdar, Kabadirek, Mezarlığı, Ve, mezar, taşları

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler