HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
19 Kasım 2019 Salı
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
30 Ekim 2019 Çarşamba Saat: 08:53

Efsane Hoca Osman Hoca (Osman Öztuncer)

Hürmüz ASLANTÜRK
Efsane Hoca  Osman Hoca (Osman Öztuncer)

Osman Hoca Samsun Terme doğumlu, Çürüksu Gürcüsüdür. Köy şartlarında yetiştirilmiş olmasına rağmen, bir köy çocuğudur.

Üvey annesi 11 yaşlarında karakterinin güzelliği, ahlakı nedeniyle köyde ziyan olmasın diye, sırtında taşıyarak Samsundaki yetim mektebine getirilmiştir. 

Yetim mektebinde iken Atatürk’le karşılaşmış Atatürk onu ve ablasını evlatlık almak istemiştir

 

 

Öncelikle babamı anlatma fırsatını bana sunduğu için Canik Dergisi’ne teşekkür ederek sözlerime başlamak isterim.

Onunla bölüştüğüm zaman dilimlerini şimdi daha çok yoğun hissediyor ve dostluğunu özlüyorum. Bunca zaman geçmesine rağmen anılması üstelik ''Güzel ''anılması benim içinde gurur vermektedir. Bugün bu olanağı sağlayan tek olgu, kendini gösterdiği takdim ettiği, bir eser meydana getirmesinden çok; İnsan ilişkilerindeki sevecenliği, kompleksiz oluşu, insan doğa, hayvan üçgenindeki sevgisini sunma biçimi, onca öğrenci yetiştirmesi, olduğu gibi görünmesi, kendine has kişiliği olması, farklı olması ile bağlantılıdır.

Aslında yazılı bir sürü çalışmaları vardı, çocukken gördüğüm onun yazma zevki, daha sonra ne nedenle bilinmez ama bitmiştir. Fakat çocuk aklımla, onları ne okuyabilmiş, ne de sahip çıkabilmiştim. Belki de kalıcı eser bırakmak istemeyişi kendince haklı nedenlere bağlıdır. Ama yazdığını, koca koca defterlerde bu anıların olduğunu biliyorum.
Onu bize anımsatacak ne yazık ki eserleri sadece öğrencileri ve onlara, insan ilişkilerindeki davranışlarının hafızalarda kalışıdır. Bunun için bana onu aktarmamı sağlayan herkese sevgi ve saygılarımı sunarım. Benim ona duyduğum sevgi çok güçlü bir sevgi idi. Onu benim kadar olmazsa bile seven herkese müteşekkirim.



Osman Hoca Samsun Terme doğumlu, Çürüksu Gürcüsüdür. Köy şartlarında yetiştirilmiş olmasına rağmen, bir köy çocuğudur. Köy çocuğu olmasına karşın kırsal bölge alışkanlıklarına sahip olmayan, tüm özellikleri ile kentli olmayı başarabilmiş, kırsal kesim değerlerini de içinde tutmuş bir Osmanlı beyefendisidir.

Daha sonra üvey annesi tarafından 11 yaşlarında Samsundaki yetim mektebine getirilmiştir.  Çocuğun karakterinin güzelliği, ahlakı nedeniyle'' köyde ziyan olmasın '' diye, sırtında taşıyarak annesi onu yetim mektebine bırakmıştır. O okulda Cumhuriyetin yeni kuruluş yıllarında  ilk temel bilgi ve kültürleri almıştır. Öyle ki; Bugün ilkokulları bırakın lisede dahi verilmeyen bir sürü, onun deyimiyle ''Beşeri Kültürleri'' almıştır. İlkokul 4. sınıfta piyano dersi yanısıra, gelişmiş bir sürü bilgi ve beceriyi kazandıktan sonra ,''Sivas Muallim Mektebi''ne geçiş yapmıştır. Burada da ,o döneme ait bir sürü kaliteli, yurt dışında eğitim almış, yazar, ressam, sanatçı, değerli eğitimcilerin eğitiminden  geçerek öğretmen olarak okuldan mezun olmuştur.

Hatırladığım kadarıyla sırasıyla görev yaptığı yerler Sivas, Kars (evlendiğinde 1937 de Kars ta oturmuşlardır) Samsun (Tekkeköy ve Papazköy) ve Ünye 'de idarecilik yapmış ve  50  yıl hayatını geçirmiş, Ünye’yi çok sevmiş bir insandır.
Ünye sevgisi bende olduğu kadar anne ve babamda da çok gelişmiş idi. Mezarları, son istirahat yerleri konusunda çok düşünmüşler ama aile büyüklerinin Samsun'da oluşları, mezarlarının orada olması nedeniyle Samsun’u istemişlerdir..


 Kırk yıllık kıyafetleri vardı. Çok kaliteli kumaş ve iyi terzilere yaptırılmış bu kıyafetleri 30 yıldan daha eski idiler. Ve annem çok bunları suya sokmaz siler havalandırır, ütüler dolaba yerleştirirdi. Ayakkabılarına ben bayılırdım. Yazlıkları fileli olur, onları boyatmak için eve kapı önüne boyacı gelir, bir sürü ayakkabı verilir, boyattırılır, bir de evde ne varsa ikram edilip, parası ödenerek uğurlanırdı. Ne güzeldi o günler..
Kocaman bedenine uymayacak şekilde duygusaldı ve asla ağlamaktan

çekinmezdi..

 


Türk Sanat müziği konusunda bilmediği şarkı yoktu, ailece evde beraber fasıl da yaptığımız olurdu. Bazen Müfettiş Fikret Amca (Özgürdal) lara gider orada sazlarla fasıllar yapılırdı. Benim o dönemde sesim iyiydi... Ama nedense bu fasıllarda ben dinleyici olurdum. Avni Mutlu Amcalarda, nur içinde yatsınlar şarkılar söylediklerini anımsadım şimdi. Ne güzel günlerdi o günler... O zaman da farkında ve mutlu idim.

Osman Hoca , akerdeon, keman çalmayı iyi bilirdi, futbol da oynamış ama

bırakmıştı. Hayatının sonuna dek bırakmadığı, dans ve şarkı dinlemek arada söylemek ti belki... Dans hayatımın en güzel uğraşlarından biriydi benimde. Güzel valsler, tangolar yapardık onunla...


Sinema, tiyatro, Konser, hiç kaçırmazdık. Filmlerde duygulu sahnelerde ağlardı. Şu an canımı acıtan şey kapalı kutu gibi hiç derdini sızısını ölene dek bildirmedi. Son yıllarda midesini tutarak dolaşır, yüzü hep gülerdi. O yattığında ben tv izliyor, ya da kitap okuyor olsam yatmam için güler yüzle rica eder, baskı yapmazdı. Ama bilirdim ki herkes uyuduğunda rahat uyumak isterdi.

 

Fransızcayı bilirdi. Bazı matematiksel formülleri de çok iyi bilirdi. Bu onun tuhaf bir farklı kültürü idi. Aslında çok güzel gelirdi bana, bazen geceleri eğer onları kaybedersem ne yapacağımı bilemez, kendi kendime üzülür ağlardım. Evet bugün o boşluğu içimde dolduran bir baba sevgisi, hatta başka sürekli sevgi bile olmadı. O benim idolümdü. Ne güzel bakışları vardı. Yemyeşil gözleri hafif çatık kaşları, çok biçimli burnu, adeta ressam çizgisi gibi dudakları ve gülüşüyle bana ne güzel gelirdi.

 

 

Yetim Mektebinde
Samsun Yetim mektebinde, ablası da oraya gelmiş, beraber okurlarken Atatürk okula ziyarete gelmiş. Bu arada Osman Hocanın öz tek ablası vardı, Atatürk halamı muhacirlere benzetip Ülküden önce almak istemiş o kırmızı yanaklı sarışın mavi gözlü çok güzel bir kadındı. Kardeşimden ayrılmam diye ağlamış, o zaman Atatürk ''onu da alalım peki '' deyince ikisi bir bağıra bağıra ağlamaya başlamış okuldan ve öğretmenlerinden hoşnut olduğu düşünülerek vazgeçilmesi babamı daha sonra üzmüştür. Kader işte..

Atatürk konusuna dönersek, ona hayranlığı şükran duygusunu da içinde taşırdı. Bugünün Türkiye'sinde onun emeğine ihanet etmedi hiç. Bayrağı katlarken hep yaptığı bir şey vardı, alnına götürüp öperdi. Atatürk'ten bahsederken hep o yeşil güzel gözleri dolardı yaşla. Atatürk'ün kurduğu parti olan CHP'yi hiç bırakmadı.

Onların gözlerim önünde daha da yaşlanmış olmaları beni hep üzerdi. O kaçınılmaz son geldiğinde, Ünye'den Samsun babamı aldırmıştım. Orada bulunan akrabalarım babamı acilden yukarı alamamışlardı. Ankara'dan gelip, arkadaşlarımı devreye sokup, ona oda bulmuş, yorgunluktan bitmiştim. Akrabamın evine yatmak için gitmek istediğimde bana bakışı ‘GİTME’ der gibiydi. Bunu fark ettiğim halde onu kaybedeceğim aklıma gelmedi, yorgundum ve gittim.

İşte o bakışları hep bende kaldı. Sabaha karşı çağırıldık. Mide Kanseri idi. Kalbi dayanamamıştı. Günlerden 19 Haziran, yıl 1999 Koca Çınarı kaybettiğim gündü... ve Samsun’a defnettik….

Ben anlatabildim mi onu iyice bilemiyorum. Bir sürü insanı okutmuş, yardım etmiş ,evlendirmiş bu essiz karıkoca sevilen insanlardı. Pek çok kişi de bu emekleri görüp onları anmaktadırlar. Benim hayatımda ise çok büyük imzaları vardır. Emekleri vardır. Karşılığını onlara belki hissettiremedim ama çok sevdim.

İçimde kocaman boşlukları durmakta, Ünye’ye gitmek bile bazen bana işkence gibiydi, neyse ki bunu atlattım artık Ünye’ye gidebiliyor. Birlikte gezdiğimiz her yeri görebildiğim, onlarla hiç oturmadığımız bir çay bahçesinde oturup (Yüzüncü yıl Parkı) eski evimizin az ilersinden, uzaktan hayallerime bakıp, onları canımı acıtmadan izleyebiliyorum... Bunu bazen günübirlik ,kimse beni görmeden bunu yapıyorum....

Şimdi, tek bir şey istek kalıyor geriye, orada buluşabilmek...

Canik Dergisi sayı 18

Bu haber toplam 271 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Efsane, Hoca, Osman, (Osman, Öztuncer)

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler