HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
6 Aralık 2019 Cuma
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
19 Kasım 2019 Salı Saat: 08:35

Çeyiz Sandıgı Kaybolan Bir Geleneğimiz

CANİK DERGİSİ
Çeyiz Sandıgı Kaybolan Bir Geleneğimiz

Geçmişte kızın çeyizi, ailesinin onuru, saygınlığı demekti

Eskiden çeyizsiz kız gelin etmek ayıp sayılırdı. Ancak öksüz ve yetim genç kızların çeyizi olmazdı.  Çeyizi zayıf kızlar, gelin gittikleri evlerde soğuk karşılanırdı, ailesince önemsenmemiş sayılırdı, yoksul bile olsa, evladının sandığına koyacak bir şeyleri mutlaka bulunmalıydı…

 

Sandık, eski Mısır’dan günümüze kadar kullanılan bir mobilya türüdür. Türk evlerinde de Avrupa ile ilişkilerin arttığı 19. yüzyıldan itibaren sandık kullanımı yaygınlaşmıştır. Türk toplumunun düğün geleneğinde çeyiz; gelinin ev ve mutfak eşyası, işlemeli ve dantel örtüleri, havluları, takı ve giysileridir; damadın düğün masrafları karşısında sunduğu eşyalardır. Bu eşyalar, evlenene kadar sandık içinde saklanır ve gelinin evine de sandıkta taşınır. Sandığın malzemesi, üzerindeki süslemeler gelinin varlığını ifade etmesi açısından çok önemlidir. Varlıklı ailelerin gelin sandıkları masif ağaçtan sedef kakmalı, telkâri süslemeli ve/veya oymalı mobilyalardır.

Çeyiz sandığı geleneği, artık kentlerde uygulanmamaktadır.

Yerleşik düzendeki Türkler değerli eşya, giysi, örtü, havlu gibi dokuma ürünlerini ve çeyizlerini bohçaya sararlar, eski Türk evlerindeki gömme dolapların içinde saklanırdı.. Sandık kullanımının yaygınlaşmasıyla bu bohçalar sandık içlerine yerleştirildi.. Sandıkların düzenli olması, aralıklarla havalandırılması çok önemliydi. Sandıkların ve içindeki bohçaların, özellikle de çeyiz sandığının düzeninin korunması için büyük özen gösterilirdi.

 

Artık Kızlar Çeyiz Yapmıyor

 

Artık her yerde olduğu gibi Ünye ve çevresinde de kızlar çeyiz işlemiyor.. Gelin olacak kız için hazırlanan çeyiz sandığı kültürü yavaş yavaş kaybolmaya başlamıştır. Hele büyük kentlerde doğup büyüyen kızların çeyiz sandığını hiç bilmiyorlar, ve istemiyorlar.

Eskiden çok önemli sayılan bu kültür evlilikte gereken her türlü eşyanın her an bulunabilmesi nedeni ile unutulmaya yüz tutmuştur.

Çeyizi zengin olan kız, çevresinde hünerli, becerikli diye tanınırdı. Anneler, kızlarını bu konuda yönlendirirlerdi. Bir evin kızı biraz boylanıp serpildi mi, hemen ona bir çeyiz sandığı, bir de dikiş makinesi alınırdı. Varlıklı aileler mutlaka ceviz ağacından yapılma, oymalı, işlemeli, gül motifleriyle bezeli bir sandık alıp sandık odasının bir köşesine yerleştirir; gelip geçenin eli değmesin diye de üzerine halı, kilim denkleri koyardı…

Aile orta gelirli ise cilalanıp parlatılmış kavak ağacından olurdu. Nazı yörelerde sandıklara küçük aynalar, renkli kuş resimleri yapılırdı. Ya da resimli madeni bordürler çakılırdı. bir Sandığın içi, desenli kâğıtla kaplanarak süslenirdi. Ayrıca kokusu çamaşırlara sinsin diye lavanta, kurutulmuş gül, kokulu sabun, küçük şişe esans bırakılırdı. Sonra ana kız başlarlardı sandığın içini doldurmaya.

Yatak örtüleri, yastık kılıfları, havlular, hamam takımları, masa örtüleri, sehpa örtüleri, taş baskılı yazmalar, dört bir yanı işlenmiş, mendiller, damat adayı için özene bezene kravatlar işlenirdi… Bu işlemelerde mutlaka çifte kumru motifleri bulunurdu. Kuşların gagası mutlaka uç uca getirilirdi! Kız sözlüyse, nişanlıysa mendilin bir köşesine erkeğin adının baş harfi işlenirdi.

Eli iğne tutamayan,  kızların çeyiz sandığını doldurmak için anneleri parayla yaptırırdı bu işleri… Banyo lifinden, patiska örtülerden oyalı yazmalara, dantel sehpa örtülerinden ipekli iç çamaşırlarına, havlulara, yorgan yüzlerine, yastık başlarına kadar tek tek ısmarlanır, satın alınır, sandığın bir köşesine, kutsal emanetler gibi özenle yerleştirilirdi.

Sandık, genç kızın kendine özgü sırlarını da saklardı. Hatırası olan bir mendil, bir mektup, ya da resim bohçaların en altında saklanırdı.

Eskiden çeyizsiz kız gelin etmek ayıp sayılırdı. Ancak öksüz ve yetim genç kızların çeyizi olmazdı. Kızın çeyizi, ailesinin onuru, saygınlığı demekti. Çeyizi zayıf kızlar, gelin gittikleri evlerde soğuk karşılanırdı, ailesince önemsenmemiş sayılırdı, yoksul bile olsa, evladının sandığına koyacak bir şeyleri mutlaka bulunmalıydı…

.

Şimdilerde  bu gelenek her geçen gün kayboluyor. Belki kırsal yörelerde, belki kıyı bucak kasabalarda birkaç aile kalmıştır.… Ama işin gerçeği, dünya hızla değişiyor.

Evler de değişti. Beton binalarda küçük apartman katlarına sığdırıldı geleneksel Türk ailesi…

O geniş evlerin sandık odaları, babaanne ve dede ile birlikte geçti gitti sadece hatıralarda kaldı. Çeyiz sandıkları da yaşlı kuşağın anılarını süsler oldu. Bazen de  antikacı dükkanlarında rastlanır oldu.

Anadolu’nun hemen köşesinde çeyiz sandığı yapan ustalar bu işe rağbet azalınca işeri bıraktılar, kimileri yaşlanıp köşesine çekildi… Kimileri hâlâ uğraşıyor..

Türklerde Çeyiz Geleneği ve Çeyiz Eşyası

Türk toplumunun/milletinin düğün geleneğinde çeyiz; gelinin ev ve mutfak eşyası, işlemeli ve dantel örtüleri, havluları, takı ve giysileridir; damadın düğün masrafları, başlık parası karşısında sunduğu hediye/eşyalardır. Bu eşyalar evlenene kadar sandık içinde saklanır ve gelinin evine de sandıkta taşınır. Sandığın kullanım amacı, her gün kullanılamayacak kadar değerli eşyaların saklanmasıdır. Günlük kullanılan eşyalar ise dolap içlerine kolayca erişilebilecek şekilde bohçalarla yerleştirilirdi.

Çeyiz eşyasının muhafaza edilmesinde bohçalar da çok önemliydi. Genç kızın ve ailesinin varlığı, sandık üzerindeki süslemeler kadar bohça sayısının fazlalığı ile de anlaşılırdı. Nişan için hazırlanan telli, süslü çeyiz bohçaları oğlan evine gönderilir ve burada sergilenirdi. Çeyiz kız ailesi için övünç kaynağı olurdu. Oğlan tarafının hazırlattığı gelinlik ile kız tarafının yaptırdığı damatlık da iki tarafın evlerine düğün öncesinde süslü bohçalarla ulaştırılırdı.

Çeyiz nedir?

Çeyiz, Türk Kültüründe bir evlenen kızın evliliğe eşya olarak katkılarıdır. Geleneksel olarak çeyiz kız daha küçükken biriktirilmeye başlanır ve evlenene kadar tamamlanır. Bunlar çoğunlukla el emeği ile üretilmiş halılar, dikiş-nakışlar, yastıklar, yorganlar, havlular vs. gibi tekstil eşyalarıdır.

Günümüzün büyük kentlerinde Çeyiz'e eskisi kadar önem verilmez çeyizin büyük bir kısmı ya da tümü satın alınır. Değişen hayat şartlarına rağmen, kökü Selçuklu ve Osmanlılara dayanan çeyiz âdeti bugün az da olsa devam etmektedir. Yöreden yöreye çeyizler şu eşyalardan oluşur: Çeyiz sandığı, El işlemeleri- Nakış, dantel… Mutfak eşyası- Değerli kumaşlar, Yorgan-yatak.

Özellikle Anadolu’da ailenin gurur kaynağı olan çeyizlikler düğün öncesi evlerde sergilenir.

Geçmişte de günümüzde de kız evladına verilen çeyiz, ailenin ekonomik durumunun bir göstergesi olduğu için aile anlayış ve görgüsüne göre çeyizi yapardı.
Anadolu’nun birçok yöresinde ve büyük şehirlerde çeyiz bir seyirliktir. “Çeyiz serme veya çeyiz yayma” denilen bu adet dolayısı ile kız ailesinin kızına verdikleri kıymet de sergilenirdi.
Çeyiz, önemli bir folklor malzemesidir, bir kültür hazinesidir.
(Kaynak: Necati Güngör)

Bu haber toplam 160 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Çeyiz, Sandıgı, Kaybolan, Bir, Geleneğimiz

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler