HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
6 Aralık 2019 Cuma
Fındık Fiyatı


16.50 TL - 17.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
2 Aralık 2019 Pazartesi Saat: 09:03

TARİHİN SAKLADIĞI SIRLAR: Sümerler Türk'tür “Sümerlerde tufan Tufanda Türkler”

Yaşar KARADUMAN
TARİHİN SAKLADIĞI SIRLAR:  Sümerler Türk'tür “Sümerlerde tufan Tufanda Türkler”

Sümerolog olan Muazzez İlmiye ÇIĞ: “Sümerler kendilerine “Kengerler” diyorlardı. Sümer  ise onların oturdukları bölgeye Akadlar tarafından verilen bir ad. Kengerler halen  yaşamakta olan bir Türk boyu.  Son çalışmalar Sümerlerle Türklerin ilişkisini kesin olarak ortaya koymuştur..

 

Sümerler

 

 İlk medeniyet, ilk devlet ve ilk sosyal toplum. Tarihin başlangıç noktası kabul edilen Sümerler, insanoğlunun dağınık ve otorite altına girmeden yaşadıkları karanlık çağlarda muazzam genişlikte bir coğrafyayı yurt edineler ilk devlet ve yönetim biçimini oluşturmuş, ilk kültürel eserleri ve yazıyı ortaya çıkartarak insanoğluna medeniyeti armağan etmiş efsanevi bir toplum olmuştur.

. Mezopotamya coğrafyasında kurulan Sümerler, birçok uygarlıkla da yakın ilişki halinde olmuşlardır.  Uygarlık tarihinin en önemli uygarlıklarından biri olarak yazıyı icad eden topluluk olarak bilinmektedirler.

 

33 yıl 74 bin çivi yazılı tableti deşifre eden ve 68 yıldır yazdığı her eseri Sümerolojinin kilometre taşı sayılan Muazzez İlmiye ÇIĞ, "Sümerlilerde Tufan, Tufan'da Türkler" adlı kitabında tarihin yeniden yazılmasını gerektiren açıklamalar yapıyor.

Muazzez İlmiye Çığ, son kitabı "SÜMERLERDE TUFAN, TUFAN'DA TÜRKLER"de, Sümerlerin Türk olduklarına ilişkin yapılan son çalışmaları anlatıyor ve "Bugüne kadar 'Tarih Sümerlilerle başlar' deniyordu, fakat Türklerle Sümerler arasında çeşitli konularda ortaya çıkan bağlar dolayısıyla, bundan böyle 'Tarih Türklerle Başlar' dememiz gerekir." diyor.

Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ bu güne kadar Sümerler konusunda yazdığı kitaplardan tanınıyor, yalnızca biz değil, bütün dünya tanıyor ve saygı duyuyor. Çünkü o, dünyaca tanınan ve bu konudaki otoritesine saygı duyulan üç ünlü Sümerolog’dan biri. Muazzez İlmiye Çığ bu güne kadar yazdığı kitaplarda Sümerleri çeşitli yönleriyle anlatmıştı, son kitabında, bu güne kadarki birikimlerini ortaya koyarak, Sümerlerin kökeni konusunu ve Sümerlerle Türkler arasındaki ilişkileri inceliyor.

“Bu güne kadar 'Sümerler Türk’tür' diyemiyorduk, elimizde yeterli veri mi yoktu, yoksa inanmakta mı zorluk çekiyorduk?” şeklinde bir soruya şöyle cevap vermiştir.

“Efendim, son kitabımda ben bunun nedenlerini yazdım. Son kitabıma kadar, bu konuda kesin bir şey söylemek istemiyordum. Çünkü bir şeye kendim inanmadan katiyen yazmam. Sümerler ve Türkler belki baştan bir aradaydılar, sonra ayrıldılar. Ama bazı birliktelikler var. Ben son kitabımda bu ilişkinin jeolojik bulgularını, arkeolojik ve dilsel kanıtlarını ortaya koydum. Mesela, Sümerler kendilerine “Kengerler” diyorlardı.

Sümer, onların oturdukları bölgeye Akadlar tarafından verilen bir ad. Kengerler halen yaşayan ve uzun zamandır yaşamakta olan bir Türk boyu.  Onların en önemli şehirlerinden birinin Kiş olduğunu görüyoruz. Sümerlerin Mezopotamya'da ilk kurdukları şehir de Kiş. Aynı adlı yerleri Anadolu'da da buluyoruz. Örneğin, Bitlis'in Hizan ilçesinde Kiş köyü. Malatya'nın Kablı ilçesinde Kişli Köyü, Urfa'nın Bozova İlçesinde Kişkan Köyü, Sümerlerin Ur/Uri şehri çok önemli. Üç kez burada Sümer krallığı kurulup dağılmıştır.

"Ur" (etrafı surlarla çevrili şehir) ile yapmış yer adlarını hem Asya'da hem Anadolu'da buluyoruz. Adıyaman'da Urgöç, Hilvan'da Urgez, Ardahan'da Ur köyü önümüze çıkıyor. Ardahan'ın Kura nehri yanındaki Ur köyünün Uygur Türklerinin Ur Tigin soyundan gelenler tarafından kurulduğunu öğrendim. Bunlar çok önemli. Uygur beylerine 'Ur' deniyormuş.

Türklerle Sümerlerin yer adları bağlantısı çok önemli. Türkler geldiklere yerlere, çıktıkları yerlerin adlarını da birlikte getiriyorlar. Sümerlilerde de bu gelenek var. İşin ilginç yanı, Sümerler Asya'dan göç ederken bulundukları yerin adını Mezopotamya'ya, Türkler de aynı adları Anadolu'ya taşımışlar. Anadolu'da böyle birçok yer adları var. Şimdi bir bakıyorsunuz Sümerlere, çıktıkları yer Ur, Uruk, Kiş. Türkiye'de Ur'lu Uruk'lu, Kiş'li birçok yer adları var. Belki dağ adlarında, nehir adlarında da bulacağız bu benzerlikleri... Mesela Moğolistan'da "Suber/Sumer" adlı bir dağ bulunmaktadır. Moğol efsanesine göre, dünya yaratıldığında her taraf su imiş.

Bu sudan iki dağ çıkıyor: "Sumerula" Moğolcada "ula" dağ anlamına geliyor. "Sumerula; Sümer dağı" anlamına geliyor. Türkmenistan'da Madau Tepesi, Madan Dağları var. Sümer dilinde mada; yurt, uygarlık yurdu anlamına geliyor. Mezopotamya'daki Lagaş yer adı, Asya'daki Balkaş Gölü'nü anımsatıyor. Son kitabımı hazırlarken gördüm bu ilginç benzerlikleri; çok heyecanlandım.

Demek ki Sümerler geldiklere yerlere kendi kültürlerini taşımışlar. Zaten düşünün, Sümerler, hiç madeni olmayan bir yerde (Mezopotamya) madencilik yapıyorlar. Şaşırtıcı bir durum… Sümerlerin anavatanı olduğu sanılan Türkmenistan'da 4 bin yıl önce maden işçiliği ve tarım yapıldığı biliniyor. Sonra buğday cinsi, koyun cinsi Anadolu'dan gitti Avrupa'ya. Daha sonra da Amerika'ya…

Dil bakımından, efsaneler bakımından, destanlar bakımından, yer adları bakımından ve tufan efsanesi bakımından son derece benzerlikler var. Destanlardaki benzerlikler inanılmaz derecede. Bunlar çok çok önemli bulgular.  Beni en çok heyecanlandıran, Atatürk'ün söylediği çıkıyor.

Avrupalılar yakın zamana kadar Anadolu'da İndu- Avrupa dili hâkimdi diyorlardı. Şimdilerde yeni bir şey buldular: Kurgan dili diyorlar. Ama Kurgan Türkçe. Türkçe demeye dilleri varmıyor. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, Anadolu Türkler etrafından binlerce yıl önce keşfedilmiştir.

 

Sümerce-Türkçe

Sümerce ile Türkçeyi karşılaştırmalarda birçok zorluk var. Sümerce, kendisinden tamamen ayrı bir grubu olan Akat’ça yoluyla çözülüyor. Akadça da, Türkçede olan ı,o,ö,ü sesli harfleriyle ç,f,ğ, n, g gibi sessiz harfler yok. Bir zorluk da, Sümercede bir işaretin çeşitli okunuşları ve anlamları olmasıdır. Örneğin, göğü işaret eden bir işaret hem gök, hem de tanrı olarak okunuyor. Ayrıca bu dilleri çözenlerin kendi dilleri de bir başka dil grubundan. Türkçe ile karşılaştırmak için, en eski Türkçeyi lehçelerinden hiç olmazsa bir kısmını bilmek veya bir kelimenin en eski şeklinden bugüne kadar bütün lehçelerdeki şeklini gösteren etimolojik bir sözlük gerek.

 

Sümerler kendilerine

Kenger diyorlardı

Türkmenistan, Azerbaycan ve Türkiye'de yapılan bu çalışmalarda, Sümerceden fonetik/ses uyumu ve anlam bakımından Türkçeye uyan pek çok kelime saptandı

Bazıları da aynı gruptaki kelimelerin eşleştirilmesi gerektiğini öne sürüyorlar. Bunu ilk deneyen Olcas Süleyman. O, 1975 yılında insan, tanrı, tabiat ile ilgili fonetik ve anlam bakımından uyan 60 kelimeyi karşılaştırmış ve bunları Rusça bir kitapta yayınlamış. Kitap Rusya'da rejim değişinceye kadar yasaklanmış. Şimdi Türkçesi var. (Az İ Ya:) Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı

Bu araştırmada Türkçe ile karşılaştırılan 400'den fazla Sümerce kelime var. - Türk destanları ile Sümer destanları arasındaki başlıca bağlantıyı bize veren, Tufan olayını anlatan kahraman Bilgameş/Gilgameş'tir. Tufandan sonra Uruk Beyliği'nin 4cü kralıdır ve 120 yıl yaşamıştır.

Kaynak:

Prof. Dr. İlmiye Çığ

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı

Ünye Canik Dergisi sayı 20

 

Bu haber toplam 87 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler