HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
4 Ağustos 2020 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
2 Ocak 2020 Perşembe Saat: 08:52

Aynalar

CANİK DERGİSİ
Aynalar

Fatih Sultan Mehmet kendini hiçbir zaman net göremedi..

Ayna görüntünün yalnızca yüzde 85'ini yansıtabiliyor,


Her an her yerde kolayca bulabileceğimiz ve bize nasıl göründüğümüzü anlatan ayna, 17ci yüzyıla kadar hayal bile edilemeyecek bir eşyaydı. Kendisini suya veya bir metal parçasına bakarak tanıyan insanın görüntüsü, 19 cu yüzyılda netleşti. 

 

Birçok kişinin sabah kalkar kalkmaz ilk baktığı şeyfdir o. İnsanın kendisiyle hesaplaştığı, konuştuğu, hüznünü ve sevincini paylaştığı bir cam parçasıdır. Evde, iş yerinde, kuaförde ve her yerde rastlayabileceğiniz bir dosttur. Kırılırsa uğursuzluk getireceğine inanılandır; aynadır.

Fazla bakıldığında da ya çok güzel ya da çok çirkin olduğumuza inandırıp bizi paranoyakça düşüncelere iten bir eşyadır. Peki, aynaya bir iki gün de olsa hiç bakmadığınız oldu mu?

Yüzünüzü hiç tanımadan, neye benzediğinizi bilmeden bir ömür geçirmeyi hayal edebiliyor musunuz peki? Gerçi, ayna da bizi olduğumuz gibi aynen göstermiyor.  ama yine de suya ya da bir metal parçasına bakmaktan yüzlerce kat daha iyi.

 

Fatih, kendisini asla net göremedi…

17ci yüzyıla kadar insanlar kendilerini, parlak metallere bakarak bulanık bir şekilde tanıyorlardı. Yani Fatih Sultan Mehmet 1453'te İstanbul'u fethettiğinde, gözlerindeki zafer sevincini ve yüzündeki gururunu görememiştir.

Bu yüzden belki resmini yaptırmaya karar vermişti. Aynasız dönemlerin aynasıydı belki ressamlar da. İnsanların kendilerini net görebildikleri tek yerdi, bir ressamın fırçasından çıkan tablo.

17ci yüzyıldan sonra ayna niyetine kullanılan metaller yerlerini, biraz daha iyi görüntü veren, bir yüzü çok ince metal katmanıyla kaplanmış cam levhalara bıraktılar.

Milattan önceki zamanlarda da Mısırlılar, Etrüskler, Yunanlılar ve Romalıların bronz el aynaları kullandığı bilinmektedir.

 

VENEDİKLİLERİN SIRRI

Yakın bir zamana kadar ise, bulanık görüntülerle geçen binlerce yıldan sonra aynaya kavuşmuş olan insan için ayna yapımı, sihirli bir zanaattı. Çok az kişi tarafından biliniyor ve uygulanıyordu. Günümüzden yalnızca üç yüzyıl öncesine kadar Venedik Cumhuriyeti, Avrupa'da cam eşya, özellikle de ayna yapımının gizine sahip tek ülkeydi. Venedikliler bu sırrı, büyük bir özenle saklıyorlardı. Ayna ve cam eşya fabrikalarını Murano adasında kurmuşlardı ve bu adaya camcı ustalarından başkasının girmesine izin vermiyorlardı. Bu sırrı Fransızlar, adadan zorla kaçırdıkları dört usta sayesinde öğrendiler ve bundan sonra ayna yapımı bir giz olmaktan çıkmaya başladı.

 

19 cu YÜZYIL NETLEŞTİRDİ

Venediklilerin kullandığı yöntem, 19cu  yüzyılda yerini yeni bir yönteme bıraktı.

Alman kimyacı Justus von Liebig (1803-1873), camın üzerine bir çözeltiyle gümüş kaplama yöntemini bulmuş ve bu yöntem günümüzde bile günlük amaçlar için kullanılan aynaların üretiminde uygulanmaya başlanmıştır. Bilimsel çalışmalarda kullanılan aynalarda ise, camın ışığın bir bölümünü kaybetmesini önlemek amacıyla ön yüzler de gümüşlenir.

 

Aynanın bulunuşu  yaklaşık dört bin yıl öncesine kadar gidiyor. Ortadoğu ve İtalya’nın kuzeyinde, yanardağ lavlarının parlak artıklarının cilalanmasıyla, görüntüyü aksettiren ilk aynalar yapılmıştır. Gümüşleme yöntemi ile ayna yapma tekniği ise, 14cü yüzyılda Venedik’te geliştirildi. Venedikliler, bir cam tabakasının arka yüzeyine cıva sürerek, ayna yapmayı başardılar ve o tarihten sonra bu cam parçası, özellikle kadınların ellerinden düşmez oldu. Asıldıkları odanın içinde bulunan her şeyi yansıtan dışbükey aynalar, ilk kez 14cü yüzyılda Almanya’nın Nürnberg kentinde yapıldı.

 Günümüzde ayna yapmak için kullanılan yöntemi ise, 1835 yılında, Alman kimyageri Justus von Liebig tarafından bulundu. Gümüş- nitrat, özel bir yöntemle cama tatbik edildiğinde, içindeki gümüş cama yapışıyor ve böylece son derece net görüntü veren bir ayna elde ediliyordu.

 

Ayna Çeşitleri

Düz aynalar:

Bir cismin veya noktanın düz bir aynada görünen şekline “görüntü” denir. Düzlem aynada görüntü, cismin tam simetriğidir. Yani cisim ve görüntünün, aynaya uzaklıkları ve boyları birbirine eşittir.

Küresel aynalar:

Yansıtıcı yüzeyi, küre kapağı şeklinde olan aynalardır. Yansıtıcı yüzey, küre kapağının iç yüzeyi ise bu aynalara “çukur”, “konkav” veya “içbükey” aynalar denir. Yansıtıcı yüzey, küre kapağının dış yüzeyi ise böyle aynalara “tümsek”, “konveks” veya “dışbükey” aynalar denir.

Parabolik aynalar:

Yansıtıcı yüzeyleri parabolik olan aynalardır. Otomobil farlarındaki aynalar birer parabolik aynadır. Diğer ayna türleri arasında silindirik aynaları saymak mümkündür. Bu tür aynalar gerçek görüntüye benzemeyen görüntüler verirler. Panayır yerlerinde ve fuarlarda eğlence maksadıyla kullanılan bu tip aynalar, parabolik ve silindirik aynaların bir araya getirilmesiyle elde edilir.

 

Nasıl Yapılır?

Ayna yapımında Venediklilerin kullandığı yöntem özetle şöyleydi; İnce bir kalay yaprak düz bir şekilde yayılır, üstü cıva ile kaplanır. Cıvanın fazlası sıkıştırılarak alındıktan sonra, üstüne bir kâğıt ve onun da üstüne bir cam levha konur. Şimdi sıra aradaki kâğıdın yavaşça çekilip alınmasına gelmiştir.

Alman kimyacı Justus von Liebig (1803-1873), camın üzerine bir çözeltiyle gümüş kaplama yöntemini bulmuş, bu yöntem günümüzde bile günlük amaçlar için kullanılan aynaların üretiminde uygulanmaya başlanmıştır. Yumuşak gümüş tabakasının çizilmemesi için bakır sülfat gibi maddelerle kaplama ve boyama işlemleri yapılmaktadır.

Canik Dergisi sayı 20

Kaynak:

1-Bilim sayfası.com

2-Halk kültüründe Ayna

3-Prof. M. Selami Kılıçkaya, “Temel Fizik”

Bu haber toplam 341 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Aynalar

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler