HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
18 Şubat 2020 Salı
Fındık Fiyatı


19.50 TL - 20.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
1 Şubat 2020 Cumartesi Saat: 09:07

Biri Bizi Gözetliyor mu?

Ahmet Derya Varilci
Biri Bizi  Gözetliyor mu?

Bilgisayar’ın neredeyse tüm yaşamımızı belirleyen bir faktör haline gelmesi, şunun şurasına 10–15 yıllık bir olay. Yani oldukça yeni bir durum...  Bağımlılığın ötesinde, artık yaşamımızın doğal bir parçası haline gelen bu teknolojik ürün; endüstriden eğitimde, finansal sektörden güvenlik işlerine ve ulaşım alanına kadar her yerde karşımıza çıkmaktadır.

 

 

Facebook gibi paylaşım siteleri “röntgenci” ile “teşhirci”nin buluştuğu ideal platform olarak kabul edilmektedir. Bu tanımlamayı yapanların başında, Illinois Üniversitesi Bilişim Uzmanı Prof. Dan Schiller gelmektedir.

Haftada en az iki kere Facebook’a giren ve işlem yapan biri olarak ben, bu tanıma göre hem “röntgenci” hem de “teşhirci” sayılırım. Al başına belayı, bu yaştan sonra bir bu eksikti!

Mesele bununla bitse iyi; bizi bir de birileri, hem de bizimle hiç paylaşımda bulunmayan birileri 24 saat izliyormuş. Üstelik hiçbir çabaya gereksinim duymuyor ve her türlü imkânı biz kendi ellerimizle sunuyormuşuz…

 

Bilişim Çağı

Bilgisayar’ın neredeyse tüm yaşamımızı belirleyen bir faktör haline gelmesi, şunun şurasına 10–15 yıllık bir olay. Yani oldukça yeni bir durum...

Bağımlılığın ötesinde, artık yaşamımızın doğal bir parçası haline gelen bu teknolojik ürün; endüstriden eğitimde, finansal sektörden güvenlik işlerine ve ulaşım alanına kadar her yerde karşımıza çıkmaktadır.

Diğer teknoloji ürünleri gibi insan yaşamını kolaylaştıran bilgisayarın önemli işlevlerden biri de bireysel kullanıma yönelik olmasıdır. Kişisel bilgisayar (Personel Computer, PC) olarak, kişiye özel işlemlerin başında Facebook, Twitter ve diğer sosyal paylaşım alanları gelmektedir.

 

Bir paylaşım platformu olarak Facebook

2004 yılında Harvard Üniversitesi öğrencilerine yönelik bir iletişim platformu olarak kurulan Facebook Mark Zuckerberg tarafından programlandı. Buradan bütün dünyaya yayılarak, dev bir iletişim ağına sahip oldu. 2012 yılı Mayıs’ında halka arz edildiğinde ise piyasa değeri 64 milyar dolardı.

Durumu bizden bir bilişimci şöyle açıklar:

“Bugün 900 milyondan fazla kişi Facebook kullanıyor ve her gün mesai yaparcasına kendileri hakkındaki her şeyi paylaşıyor. Arkadaşlarını, akrabalarını, ilişkide oldukları herkesi ayrı ayrı işaretliyor. Sevdikleri kitapları, filmleri, şarkıları, çektikleri fotoğrafları, gezip gördükleri yerlere ilişkin deneyimlerini ve siyasi görüşleriyle ilgili olayları ve haberleri paylaşıyor. Paylaştıkları fotoğraflardaki kişilerin kim olduklarını, fotoğrafın nerede ve ne zaman çekildiğini belirtiyor. Akıllı telefon kullanıyorsa fotoğrafın çekildiği yerin tam koordinatlarını bile paylaşabiliyor. Kısacası Facebook kullanıcıları hangi durumlarda neye ne kadar sürede tepki verdiklerini, nelerle ilgilendiklerini her gün kendi elleri ile kayıt altına alıp paylaşıyorlar.” (Önder Özdemir, Facebook kullananlar ne yaptığını biliyor mu? Sendika Org. 03 Eylül 2012)

Hal böyle olunca Facebook, kısa zamanda muhteşem bir veri tabanına ulaşıyor. Yukarıda andığım kaynakta; sosyal ağlar ve paylaşım siteleri gibi çevrim içi platformlarda bu verilerin hacmi (2009 yılı itibariyle) yaklaşık 1 zetabyte olarak veriliyor. (1 zetabyte=1 trilyon gigabyte)

2010’da facebook’a yüklenmiş 60 milyar fotoğraf bulunmaktadır.

Bugün sayıları 900 milyonu aşan Facebook kullanıcıları kendilerine ait her türlü bilgiyi paylaşmaktadır.

 

Facebook’un piyasa değeri

Kişiye özel bilgilerin yer aldığı Facebook’a en büyük girdiyi reklamlar sağlamaktadır.

“Kullanıcıların sevdikleri, sevmedikleri, tüketim alışkanlıkları, eğitim durumları, yaş ve cinsiyet gibi demografik özellikleri, bulundukları bölge, başka reklamlara gösterdikleri tepkiler gibi çeşitli ve reklam endüstrisi açısından son derece önemli veriler net olarak ölçülebilmekte ve bu verilerden hareketle kişiye özel, “nokta atışlı” reklam sunumu yapılabilmektedir.” (Ö. Özdenir, aynı eser.)

Demografik verilere dayanan facebook’un reklam endüstrisi, bu alanda ucuz, hatta bedava bir platform oluşturmuştur. Bu durumu “Facebook fabrikasında gönüllü çalışan işçiler” biçiminde açıklayan bazı bilişim uzmanları, facebook’un başarısını şöyle değerlendirirler:

Facebook’un başarısı ilk elde insanların kendi özelini “teşhir etme” ve başkalarının özelini “gözetleme” isteğinde yatmaktadır.

 Dolayısıyla Facebook için “röntgenci” ile “teşhirci”nin buluştuğu ideal platform ifadesini kullananlar haksız değildir.

Ne var ki facebook’un işlevi bunlarla sınırlı değildir. Facebook kullanıcıları kiminle, ne zaman ve nerede ne yaptıklarını paylaşarak “teşhir” ve “gözetleme” isteklerini tatmin ederken birilerinin de onları gözetlemesine olanak vermektedir.

 

Big Brother

Facebook, twitter gibi sosyal siteler, Google gibi arama motorları, kişisel bloglar ve benzeri paylaşım platformları sayesinde ele geçirilen “kişiye özel” bilgiler, onlara gereksinim duyan kişi yahut kurumlara kolayca servis edilebilmektedir. Hem de bir daha silinmemek üzere…

George Orwell’in 2. Dünya Savaşı yıllarında kaleme aldığı Bin Dokuz Yüz Seksen Dört adlı metaforik romanı, tüm bireyleri kontrol eden bir Big Brother’dan (Büyük Birader) bahseder. Distopya (ütopya karşıtı) yapıtlar kategorisinde görülen roman, totaliter yönetimlerin işleyiş biçimini sembolize etmektedir.

İnternet’teki paylaşım sitelerinin işlevi, Orwell’in 1944 yılında yarattığı Big Brother’a benzetilmektedir. Günümüzde artık, insanları fişlemek için özel bir çaba gerekmemektedir. İnsanlar bu işi kendiliğinden, paylaşım siteleri aracılığı ile yerine getirmektedir. Üstelik gönüllü olarak, hem de ihtiyaç sahibine sıfır külfetle…

Özel yazılımlar sayesinde sadece bilgisayarlar değil, gelişmiş cep telefonları, tablet PC’ler, I-Phone’lar, çevremizi kuşatan görüntü cihazları ve MOBESE kameralar sayesinde anbean insanların nerede oldukları ve ne yapmakta bulunduklarını rapor edilmektedir.     

Paylaşım sitelerinde ortaya çıkan “gönüllü” fişlenme sayesinde özel hayatın gizliliği çoktan ihlal edilmiştir. Ancak biz, bu tür platformlarda benzer paylaşımlar üzerinden yapılan istismarı değil, insanların bilgiyi paylaştıkları ve sosyal medyayı bir iletişim aracı olarak kullandıkları başka bir platform üzerinde yoğunlaşmak istiyoruz.

 

 

Teknoloji yaşamımızı kolaylaştırır

Çağımızın gelişmiş ulaşım araçlarıyla seyahat ederken kazaya uğramamız nasıl ihtimal dâhilindeyse, bilgi paylaşımı ve iletişim amaçlı teknolojik ürünlerin kullanımında da aynı ölçüde istismara uğramamız mümkündür.

Kazalar vuku buluyor diye seyahatlerden vazgeçiyor muyuz?

Hayır, her şeye rağmen trafiğe çıkıyoruz ve ulaşım araçlarını kullanmaya devam ediyoruz.

O halde teknolojinin hayatımızı zindan eden öğelerine değil, hayatımızı kolaylaştıran kısımlarına takılmalıyız.

Çağdaş devletler, kişi hak ve özgürlüklerinin istismarını önlemekle yükümlüdür. Bilişim araçlarıyla gerçekleşen istismarların önlenmesinde yine resmi kurum ve kuruluşlar devrededir. Kamu adına hareket eden devlet, bu tür istismardan önce kendini arındırmalı ki, vatandaşın hak ve özgürlüklerini koruyabilsin.     

      

Bu haber toplam 144 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Biri, Bizi, Gözetliyor, mu?

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler