HABER ARAMA
  • DOLAR5,3343
    % 0,27
  • EURO6,0986
    % 0,31
  • ALTIN209,5152
    % 0,71
  • BIST 10093.616,45
    % 0,34
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Kasım 2018 Cumartesi
Fındık Fiyatı


13.00TL
PUAN DURUMU

BAL LİGİ 4. GRUP PUAN DURUMU
NoTakımAAVP
01YOZGATSPOR 1959 FK251921
02ÜNYE 1957 SPOR15916
031074 ÇANKIRI SPOR22915
04YENİ AMASYA SPOR161113
05ALTINORDU BELEDİYESPOR12313
06LADİK BELEDİYESPOR11213
07SİNOPSPOR19310
08ÇARŞAMBASPOR1438
09TURHALSPOR12-18
10HAVZA BELEDİYESPOR9-97
11SUNGURLU BELEDİYESİ SPOR9-36
12KASTAMONU ÖZEL İDARE KÖY HİZ.SPOR9-66
13SAFRANBOLU BELEDİYE SPOR2-400
14
NAMAZ VAKİTLERİ
21 Mayıs 2018 Pazartesi Saat: 08:49

Çanakkale’de Savaşında gönüllü Ünyeliler ve Ünyeli Ali Rıza

Çanakkale savaşlarını yazan araştırmacılar beş Ünyeli gönüllü Ünyeli Ali Rıza’nın kahramanlıklarından bahsederler. Yaptığımız araştırmalarda Çanakkale’de üç tane Ünyeli Ali Rıza bulduk. Biri Ünye’den beş arkadaşı ile
Çanakkale’de Savaşında gönüllü Ünyeliler ve  Ünyeli Ali Rıza

Beş arkadaş olarak gönüllü giden Ali Rıza ile ilgili hikaye ise şöyle:

Haziran ayının sonlarında idi. Seddülbahir cephesinde, Kerevizdere mıntıkasında 7ci tümenimizin siperlerinde günlerden beri devam eden şiddetli muharebeler artik sükûnet bulmuştu. Ara sıra baskın ve baskın ihtimaline karşı şiddetli ateş muharebelerinden başka, yalnız düşmana altı metre mesafedeki bomba siperlerinde muharebeler oluyor ve her iki taraf zayiat veriyordu.

Tümenin sağ tarafındaki 21ci Alay'ın Yüzbaşısı Saip komutasındaki 1ci bölüğünün siperleri ile düşman siperleri arasında mesafe altı metreden yüz elli metreye kadardı.

 Bu günlerden birinde tabur emir subayı 1ci Bölüğe beş sivil şahıs getirdi. Bunlar Karadeniz kıyıları halkından idiler. Çanakkale cephesinde şiddetli savaşları haber almışlar, orada ateş altında ve memleket müdafaasında ölmeyi istemişler ve müracaat etmişlerdi.

Bu arzularına müsaade edilmiş ve bunların keşif hizmetinde, siper baskınlarında, bilhassa subay esir almada, ağır makineli ganimet etmede kullanılacakları bölük komutasına verilmişlerdi.

Kendileri teçhiz edildi ve bir gün bölüğün cephesi gösterilerek misafir edildikten sonra ertesi gün vazifeye başladılar. Dönüşümlü bölüğün ilerisine emniyet ve keşif hizmeti için gönderiliyorlardı. Düşman keşif kollarına baskınlar yaptılar ve aldıklar silahlar getirdiler.

On gün içinde bunlardan ikisi şehit olmuştu. Diğerleri bölük komutanına geldiler "Yüzbaşım dediler, üç gündür gözetleme yapıyoruz, makineli tüfek ve bomba topu mevzilerini keşfettik. Bu gece yarısından sonra üçümüz makineli tüfek yuvasına baskın yapacağız"

Bölüğün bütün subay ve eratı, birçok arkadaşlarını şehit etmiş veya yaralamış olan düşman ağır silahlarının keşfinden memnundular. Bunlara karşı baskını ise, sevinç dolu heyecanla karşılıyorlardı. Fakat bir defa düşman siperine kadar yaklaşmak ve sonra çok kuvvetli olan tel örgülerden geçmek ve nihayet  istihkâma baskın yapmak çok zor bir işti, muvaffak olunacağı şüpheli bir hareketti ve muhakkak ölümle karşılaşılacaktı. Bölük komutanı gibi, bütün bölük eratı da bu yeni arkadaşlarını kaybetmek istemiyorlardı.

Fakat onlar ölümü aramaya karar vermişlerdi. "Millet uğrunda canımız feda olsun"  diyorlardı. Nihayet arzuları  kabul edildi. Bu üç kişinin nereden ne suretle gidecekleri ve baskını nasıl yapacakları tespit edildi. Yanlarına yalnız beşer bomba ile kasatura ve kamalarını aldılar ve üç kahraman saat 1,30 da siperden çıktılar ve ölüm dolu korkunç karanlığa daldılar.

Tekmil bölük siperlerinde bu küçücük müfrezenin baskının neticesini bekliyordu. Bir saat geçti; hiçbir ses seda yoktu. Nihayet saat 2,45 de şiddetli bir bomba gürültüsü baskının başladığını anlattı. Derhal bütün İngiliz siperlerinde silahlar harekete geçtiler ve on beş dakika bu ateş bütün şiddeti ile devam etti. Ondan sonra ortalığı tekrar bir sükut bürüdü. Şimdi bütün gözler karanlıkları delerek bu kahramanların avdet edip etmeyeceklerini gözlüyordu.

Biraz sonra karanlıklarda sürüne sürüne gelen bir hayal göründü. Bu, kucağında bölük cephesini yan ateşine alan ağır makineli tüfek olduğu halde Ünyeli Rıza idi. Yanında arkadaşları yoktu.

"Yüzbaşım dedi: Sessiz bir hareketle sipere sokulduk, fakat düşman burayı kuvvetli tutmuştu ve uyanık bulunuyordu. Bombalarla sipere atladık. Iki arkadaşım süngü ile hücum eden İngilizlerle boğuşurken ben kamamı çekerek tüfeğin basındaki dört İngiliz'i vurdum ve tüfeği aldım. Arkadaşlarım gırtlak gırtlağa yaptıkları bu savaşta süngü ile şehit edildiler"

Bölük komutan, Rıza'nın alnından öptü ve bütün siper eratı  onu candan kutladılar. Bu kanlı sahada bıraktığı arkadaşlarının elemine gözleri yaşaran Rıza artik vatani vazifesini yapmış memleketine dönüyordu.  

Kaynak: Kadri Perk, Çanakkale Savaslari Tarihi, askeri mecmua sayi 55, 1939, sayfa 175-176 (Kadri Perk, kitabina aldigi bu anektodu Çanakkale Muhaberelerinde Sebdül Bahir Cephesindeki Kerevizdere Mintikasinda harp eden 7.ciTümene bagli 21.ci Alayin 1ci  Bölüğü Komutani Yüzbasi Saip Avcinin notlarindan aldığını belirtmektedir.)

 Sabri Bacacı, Basbakanlık  Devlet ArşivleriGenel Müdürlüğü, Sultanahmet -İstanbul

 

Ünlü Şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca, Ünye’de köylerinde iken Çanakkale Savaşını duyan ve orada savaşmaya gönüllü giden kahramanlardan Ali Rıza’nın kahramanlık hikayesini duymuş ve onun şiirleştirmiştir.

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiiri aşağıdadır. Diğer dört Ünyelinin ismi bilinmemektedir.

Yaptığımız araştırmalarda Ali Rıza hakkında başka bir bilgi bulamadık, Ünye’de hangi köydendi Çanakkale’ye nasıl gitmişlerdi, Ünye’de bıraktıkları kimseleri var mıydı bulamadık.

Yaşları ellinin üzerinde olan bu gönüllü kahramanların muhakkak geride bıraktıkları çocukları vardı, bunlar kimlerdi, halen yaşayan kimseleri var mı bilmiyoruz. Bilinen tek şey Çanakkale’deki kahramanlıkları idi.

Ruhları şad olsun.

 

Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiiri

ÜNYE’Lİ RIZA 

Beş Karadenizliydiler, 
Yaşları elliden öte köy köy, 
Köylerinde duymuşlardı Çanakkale Savaşlarını, 
Başvurdular komutanlığa gönüllü oldular, 
Verildiler 21ci Alayın 1ci Bölüğüne, 
Üstleri başları köy köy. 

Gözetlemelerde, keşiflerde çalıştılar 
On gün içinde ikisi şehit düştü köy köy. 
Üçü, dediler ki öğrendik şu kan yiyen düşman makinelisinin yerini. 
Aşacağız tel örgülerden siperlerden, ulaşacağız, Tüfeği alıp getireceğiz, ha yüzbaşım?
İstediler, dayandılar, direndiler köy köy. 

Kasaturalarını, kamalarını, beşer de bomba aldılar yanlarına, 
Saat 1.30, karanlıkta yok oldular, düşmana doğru köy köy.
Bütün İngiliz Siperlerinde fırladı silahlar uykularından; 
Tıs yok.

Gece daha gece. 2.45 de bomba patlamaları kocaman göklerce. 
15 dakika toprak ateşle kükredi orda, 
Sonra en kalın bir sessizlik sardı yeryüzünü köy, köy. 

Bizimkiler bekliyordu göz kesilip, kulak kesilip varlığın öbür ucuna dek, 
Biraz sonra sürünen bir karaltı, köy köy. Bu Ünyeli Rıza, kucağında düşman makinelisi, kan içinde, 
Anlattı: Bombalardan sonra arkadaşları gırtlak gırtlağa boğuşurken, şehit olurken, 
O makinelinin dört erini kamalamış, almış tüfeği, 
Dönüvermiş Yüzbaşım köy köy. 

Kaynak:

Fazıl Hüsnü Dağlarca:

ÇANAKKALE. DESTANI, S. 32-33.

Kitap Yayınlan, Ekin Matbaası İstanbul

Bu haber toplam 1.360 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler