HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Kullanışlı
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Beğenmedim
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
19 Eylül 2019 Perşembe
Fındık Fiyatı


14.00 TL - 14.50 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
6 Temmuz 2019 Cumartesi Saat: 08:56

Ünye Hapishaneleri

Ünye mahkemeleri hafif suçluları yargılar, hapishane görevi için kimi zaman bir debboyu, kimi zaman bir camiyi, jandarma komutanlığı bodrumunu, kimi zaman da halktan kiralanan bir binayı kullanırdı.
Ünye  Hapishaneleri

İrfan IŞIK

 

Ülkemizde, 1928 yılında yapılan ilk nüfus sayımı ile 1955 yılında yapılan sayım arasında Ünye kasabasının merkez nüfusu hep beş bin kişi civarında olmuştur. 

Suç da, suçlu da azdı o yıllarda Ağır ceza mahkemesinin Ünye’de bulunmadığı  o yıllarda, ağır suç zanlıları, Ordu ceza evinde tutulur, Ordu ağır ceza mahkemesinde yargılanılırlardı. Ceza evi olarak kullanılan bina Ordu’daki falezin en yüksek noktasına inşa edilmiş olan kiliseydi. Şimdi müze olarak kullanılıyor.

Ünye mahkemeleri hafif suç zanlılarını yargılar, hapishane görevi için kimi zaman bir debboyu, kimi zaman bir camiyi, jandarma komutanlığı bodrumunu, kimi zaman da halktan kiralanan bir binayı kullanırdı.

 

Benim ceza evi binaları ile tanışmam, İkinci Dünya Savaşı yıllarına rastlar. Türkiye, bu  savaşta tarafsız kalmayı başarmış, ancak savaş biterken yararımıza olacağını sandığımız siyasi bir kararla 23 şubat 1945 tarihinde Almanya ve Japonya’ya savaş ilan etmiş fakat silah atmamıştı.

 

TSK 45 yaşına kadar olan erkek nüfusunu  yedek asker olarak  silah altına almış, en büyük ordu olarak savaşa hazır tutmuştu. TBMM bu aşırı mevcutlu orduyu ve halkı olası bir savaşta besleyebilmek için bir  kanunla tüm gıda maddelerine ve üretimine el koymuş, büyük bir erzak depolama işine girişmişti. İhtiyaç maddeleri ve özellikle de ekmek temini karneye bağlanmıştı.

İnsanların ekmek ihtiyacının standart gramajı, büyük ölçüde, ekmekle beslenen Türk insanına yetmiyordu. Ekmek karaborsadaydı.

Hapishanedeki mahkum ve tutuklular, günlük istihkakları olan ekmeklerini satıyorlardı. Hapishane idaresi de bu duruma göz yumuyordu.]

Depremden sonra Saray camii Ceza evine dönüştürülmüştü. Caminin hapishane yapılmasının baş nedeni, ahşap ve tek katlı bir bina olmasıydı galiba.  1939 Erzincan depreminden sonra çok az sayıda olan Ünye mahkumları  için bu küçücük  ahşap ve alçak bina, depreme hem daha dayanıklıdır, hem de yeterlidir diye düşünülmüş olmalı. 

Saray camii,depremden önce  ibadete açık değildi. Haraptı. Terk edilmişti.

Zaten depremden sonra kurtarma ve enkaz temizliği için tüm hapishaneler boşaltılmış, mahkumlar Erzincan’a gönderilmişti.  

Askerler, mahkumlar ve sağ kalan yerli halk, otuz üç bin ölüyü gömecek mezarı kazamıyorlardı. Çünkü yerde bir m. kalınlığında kar vardı. Soğuk eksi otuz dereceydi. Toprak elli Cm kalınlığında beton blok gibi donmuştu. Kazma işlemiyordu toprağa. Dağlardaki kurtlar şehre ve depremin vurduğu köylere inmiş, ölüleri yiyorlardı. Kurtarıcılar ölüleri topluyor, ayakta kalmış duvarların dibine yığıyor; Sonra da duvarı üstlerine yıkarak enkaz altına gömmüş oluyordu ölüleri.

Kurtarıcılar can ve gönülden çalışıp bahara kadar depremin izlerini sildiler.

Mahkumların bir teki, idamlıklar bile bu felaketten faydalanıp kaçmamıştı. Çalışmalar biter bitmez 1940 yılında, bu soylu davranış genel bir afla ödüllendirildi.

Uzun süre hapishane olarak kullanılan bir başka bina, Tepe mevkiindeki Debboy’du. Ünye Osmanlının bir Sancağı iken yapılan bu bina askeri mühimmat deposu olarak kullanılmıştı.

Ünye’ye ağır ceza mahkemesi gelip mahkum ve tutuklu sayısı artınca, cami ve kiralık bina gibi küçük ceza evleri ihtiyacı karşılayamaz olmuş, görev bu kez, büyük bir devlet binası olan Debboy’a verilmişti.

Debboy bir taş  binaydı. Ve kent merkezine bakan cephesinde küçük bir avlusu vardı. Avlu kalın ve çok yüksek bir taş duvarla çevrilmişti. Bu avlu tutuklu ve mahkumlar tarafından dışarıda temiz hava alma ve yürüyüş yapma  (volta vurma)  alanı olarak kullanılıyordu.

Tutuklu ve mahkumların buradan mahkemeye götürülüşleri, görenleri şoke ederdi her seferinde. 

Kelepçe ile önlerinde bağlanan elleri yetmezmiş gibi bir de, zincirle birbirlerine bağlanıp asker adımlarıyla yürüyüşleri insan vicdanını yaralayan bir görünüştü.

 

Bugünkü, modern mimari planla özel olarak yapılmış M tipi Açık ve Kapalı Ceza İnfaz kurumu isimli sonuncusuyla beş adet ceza ve tutuk evi ile kadın hapishanesi olan bir İmamevi gördüm Ünye’de.

Bu beş ceza evini Sırasız olarak saymak gerekirse birincisi debboydu.

İkincisi Saray camii…Üçüncüsü, şimdiki emniyet binasının yerinde eskiden iki bina vardı. Biri Adliye, öteki jandarma komutanlığı binası olarak kullanılıyordu. Jandarma komutanlığının bodrum katı hapishaneydi.

Dördüncüsü:

Kaledere İlköğretim okulunun arsası, okulun oraya yapılması kararı alındığı sırada artık ölü gömülmeyen terk edilmiş bir  mezarlıktı. Mezarlık duvarının önünden bir sokak geçiyordu. Mezarlığın tam karşısında, sokağın öte yakasında, kapısı sokağa açılan iki katlı küçük bir taş bina vardı.

Daha sonra Adalet Bakanlığı o binayı kiraladı . Ceza ve tutuk evi olarak kullandı. Büyük cami önünden  Çınarlık mevkiine çıkan yol genişletilip yeniden yapılırken, önce mağaza, sonra hayvan yemi deposu, daha sonra da hapishane olarak kullanılan bu kagir bina yıkılarak arsası yol oldu.

 

 

Bunların dışında bir de İmamevi

Kadın hapishanesi vardı

Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nun yanından yukarı çıkan yolun sağındaki bir evdi hapishane. Evin sahibi kadın, Hapishanenin kadın gardiyanıydı ayni zamanda. Gardiyanın  Erkek  lakaplı kızı, orta okul sınıf arkadaşımdı.

Bir-ikiyi geçmeyen mahkum ve tutuklu kadınların bir odası mı var evinizde, yoksa birlikte mi kullanıyorsunuz evin odalarını? Diye sorduğumda:

Lan gebertirim seni diye üstüme yürür, cevap vermezdi. Güzel ve alımlı bir kızdı. Evlerinin cezaevi olarak kullanılmasını hazmedemiyordu galiba.

Osmanlıdan kalma bu sistem cumhuriyet Türkiye’sinde de hiç değişmeden Uygulandı uzun yıllar.

Mahkemelere götürülen ağır suçlarda kadına verilen cezalar için özel bir hapishane yoktu.

Kadının bulunduğu beldedeki en yaşlı ve en güvenilir imamlardan birinin evi ceza infaz evi olur, mahkum kadın onun nezaretinde cezasını çekerdi.

Bu haber toplam 257 defa okunmuştur
Anahtar Kelimeler : Ünye, Hapishaneleri

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler