HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ukrayna nakliyat belarus nakliye Moldova Nakliyat ordu reklam ajansı
15 Haziran 2020 Pazartesi Saat: 10:53

BAŞKA BİR BOYUTTA MAHMUT AMCAYI ZİYARET... MAHMUT AMCA VE MEYVE BAHÇESİ – (6.Bölüm) VE ÜNYE'NİN TÜM DUT AĞAÇLARI YASTA...

İKSAN ABİ'NİN YERİ/ Mizahçı Karikatürist: İhsan KOCAGÖZ /Mizah Editörü: İsmail CANBULAT
BAŞKA BİR BOYUTTA MAHMUT AMCAYI ZİYARET... MAHMUT AMCA VE MEYVE BAHÇESİ – (6.Bölüm) VE ÜNYE'NİN TÜM DUT AĞAÇLARI YASTA...

BAŞKA BİR BOYUTTA MAHMUT AMCAYI ZİYARET...

MAHMUT AMCA VE MEYVE BAHÇESİ – (6.Bölüm)

(Mahmut Amcanın kızı Afife Ak hanımefendiye ithaf edilmiştir.)

Ünye Hamidiye Mahallesinin güzel insanı, en güzel meyve bahçesinin sahibi, ağaç sever, alçak gönüllü, merhametli ve beyefendi insan Mahmut Sabitsan Amcanın ve meyve bahçesinin çocukluğumuzda bıraktığı unutulmaz “insanlık izlerini” anlattığım komik ve hüzünlü hikâyemizi kaleme alırken; bir an, uyku ile uyanıklık arası bir “ziyaret” durumum hasıl oldu; Sanki başka bir boyuta geçmiş hissi ile gözlerimi açtım…

Aman Allah’ım ne muhteşem bir yere düşmüştüm!! Her yer yeşillik içinde! Yeşilin bir milyon ton değişik renkleri mevcut! Adım başı akan nehirler; Tatları kuş sütünden daha bir tatlı… Kuşların, kelebeklerin, arıların, kaplumbağa gibi hayvanların renkleri daha bir çekici…

Hiç görmediğim açık tonda bir gökyüzü. Şırıl şırıl akan çeşmeler… Buz gibi suları var bu çeşmelerin. Anlayamadığım bir aydınlık etrafı aydınlatıyor. Güneşin parlaklığı çok sönük kalır bu aydınlığın karşısında.

"Mahmut Sabitsan, bir ziyaretçin var” sözüyle irkildim! Ahenkli ve tok bir sesti bu. Başımı sesin geldiği yere doğru çevirdim. Koca gövdeli ağacın altında birisi oturuyordu. Üzerinde süt rengi bir giysi vardı. Ten rengi göz alıyordu.

Gözlerimi kısarak baktım, Mahmut Amcadan başkası değildi bu kişi!! Bir an nutkum tutuldu...

Hamidiye Mahallesinde bir vahayı andıran bahçesinde çocukluğumuz geçmişti. Her türlü meyve ağacı mevcuttu bu vahada. Ergen yaşlarda İstanbul’a gitmiştim bu vahayı geride bırakarak.

İki sene sonra bir izin vesilesi ile Ünye'ye geldim. Bu vahadan eser kalmamıştı. Yeni binalar yapılmak için parsellenerek satılmıştı o güzelim meyve bahçesi...

Mahmut Amca 'gel bakalım Hasan'ın oğlu!" diye seslendi bana. Habersiz yediğimiz meyveleri için bir azar yeme korkusu ile yanına yaklaştım… "Ünye Hamidiye Mahallesindeki bahçeme sahip çıkmamışsınız İhsan... Meyvelerini ne güzel mideye indiriyordunuz ama..." diye söylendi... Sözlerinde kırılgan bir serzeniş hâkimdi. Ne diyeceğimi bilemedim bir an. Ağlayacak gibi oldum. Zor tuttum kendimi.

"Ben İstanbul’a gittim o aralar. Geri döndüğümde her şey bitmişti" diyebildim mahcup ve üzgün...

Gözleri bir an daldı… Beni görmez gibiydi sanki. Daha da bir söz söylemedi... Karşısında öylece kalakaldım. Gözlerimin kenarında hafif bir ıslaklık hissettim. Elimi gözlerime götürdüğüm sırada başım döner gibi oldu… Kendime geldiğimde televizyonun karşısında bulunan koltukta olduğumu fark ettim.

(“Nihai” Bölümle DEVAM EDECEK: “BAHÇEDEKİ BÜYÜK BULUŞMA”-İksan abi, mahalle arkadaşlarını artık olmayan meyve bahçesinin “hayalinde” bir araya topluyor ve “itiraf edin ulan!” diyor!)

 

ÜNYE'NİN TÜM DUT AĞAÇLARI YASTA...

Ünye'li olup onu tanımamak mümkün değil. Mutlaka bir anlık olsa da gözünüz değmiştir ona. Ya dut Ağaclarına ne demeli? Belki onlar daha fazla tanıyorlar yas tuttukları kişiyi.

Brandacı Arslan Uygun amcamız sonsuz aleme göç etmiş.

Tam dut mevsiminin başladığı bu güzel yaz ayı başlangıcında...
Çıktığınız koca dut Ağacının
dutlarını neyin üzerine silkeleyeceksiniz? Altta bir branda olması gerek. Ayrıca bu brandayı özenle tutan dört kişi de şart. İşte bu brandaların hepsinde el izi olan biri Arslan amca. Ünye esnaflarının duayeni Arslan amca Ünyenin tüm brandalarını öksüz bırakarak göç etmiş bu yalan dünyadan.
İnsanlardan çok
dut ağaclarının gözü yaşlı. Kendilerini o kadar yüksekten ne kadarda rahat aşağıya bırakırlardı. Biliyorlardı aşağıda Arslan amcanın brandası var.
Ünye esnaflarının piri sayılan Arslan amcama buradan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun.
Onun eserleri olan brandala
r, dut ağaçlarının altlarında artık boynu bükük yetim gibiler. Ya dut ağaçları?..


MEKÂNIN CENNET OLSUN ARSLAN ABİ..

 

İnna Lillahi Ve İnna İleyhi Raciun..

Ünye’nin abide şahsiyetlerinden ve örnek esnaflarından Arslan Uygun abimiz güler yüzlü, çalışkan, dürüst, iyi bir insan ve sevilen örnek bir Müslümandı.

Hısımım Yaşar Argan abimin deyimiyle; “Elindekini fakir fukarayla, garip gurabayla paylaşırdı. Cami, cemiyet ve cemaat adamıydı.” Merkez Büyük Camiinin yapımında emeği, hedefinde Kuran’a uymak ve sünnete tabi olarak Allah rızasına kavuşmak vardı onun. Şahidiz biz...

Rabbim Lütfu ve Rahmetiyle muamele etsin.

Mekânı Cennet olsun.

 

Editör İsmail Canbulat







Bu haber toplam 1.865 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler